taşeron mitingi

Taşeron Sistemini yok etmek için, Birleşik Mücadele şart!

Seyfi Adalı - 4 Haziran 2014 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

Taşeron Çalışma biçimi Soma’daki maden cinayetlerinin ardından yeniden tartışılıyor. Hükümet de belirli değişiklikler yapacağına dair açıklamalarda bulundu. Çalışma Bakanı ise, “taşeronu kaldıracağız” bile dedi. Soma’nın ateşi yüksekken söylenen bu sözlerin üzerinden neredeyse iki hafta geçti ve ortada somut bir adım gözükmüyor. Tek söylenen “kadro verilmeyeceği” oldu ki, onu da Maliye Bakanı net biçimde ifade etti.

İş Yasasına girdi, şimdi can alıyor!

2003 yılında yapılan yeni İş Kanununa giren “alt işverenlik”, “katı çalışma ilişkileri”nin esnekleştirilmesini öngörüyordu. Kamu ve özel sektöre, üretim için gerekli olan emek gücünün bir kısmını dışarıdan hizmet satın alarak yapabilme hakkı tanındı. Kamuoyuna da yeni iş sahası yaratılacak diyerek müjdelendi.

“Alt işverenlik” olarak bilinen “taşeron” çalışma biçiminin en yaygın olduğu sektörler başlangıçta belediyeler oldu: Temizlik işleri taşerona verildi. Fabrikalarda, okullarda yemekhane, güvenlik, ulaşım işleri taşerona verildi. Eskiden beri bilinen “götürü” iş ilişkisinin yaşandığı inşaat sektörü taşeronun tavan yaptığı saha oldu.

Kimse ses çıkartmadığı için, taşeron çalışma ilişkisi, yasada yer almamasına rağmen, üretim sürecine girdi. Kurumların asıl işleri de taşeronlara verilmeye başlandı. Bu işte de kamu sektörü öncülük yaptı. Hastaneler, karayolları gibi iş alanlarında hızla taşeron şirketler asıl işleri yapmaya başladı.

Çalışma yaşamının güvencesiz, esnek, düşük ücrete dayalı, yıllık izin, yemek, servis gibi hakları olmayan; sigortalarının düzensiz ödendiği, kıdem tazminatı hak edecek kadar uzun çalıştırılmayan bir çalışma biçimi ortaya çıktı.

Soma’da gördüğümüz üzere 301 işçinin kıyımıyla birlikte, insan yaşamının yok sayıldığı ve yalnızca kamunun veya özelin kâr etmesine, üretimin artırılmasına dayanan çalışma biçimi ortaya çıktı.

Adı değişse de kendi devam edecek

Taşeron çalışma sistemi, kamu ve özel sermayenin yeni “birikim rejimi”ni; bu rejimin “çalışma ilişkisini” temsil etmektedir. Dolayısıyla, hükümet yetkililerinin ifade ettiği gibi, öyle kolayca kaldırabilecekleri bir çalışma ilişkisi değildir. Kuşkusuz, belirli sınırlamalar, geçici önlemler alınarak kamuoyunun sakinleştirilmesine gidilebilir. Ancak, sermayenin genel dünya krizi içinde, azalan kâr oranlarını koruyabilmesinin tek yolu, işçi maliyetlerini mümkün olan en alt düzeye çekmeyi gerektiriyor. Bunun mümkün olabilmesi içinse, esnek, güvencesiz, sosyal haklardan budanmış, çıplak asgari ücrete çalıştırılacak iş ilişkisinin kurulmasıdır.

Taşeronun sisteminin adı değişebilir; nitekim inşaatlarda “götürü iş verme”, madenlerde “rödövans sistemi, dayıbaşıcılık”, fabrikalarda “yevmiyeci, gündelikçi” olabilir… Taşeron sisteminin yerini Özel İstihdam Büroları alabilir. Hükümet ve sermaye çevrelerinde bunun adı “Güvenceli Esneklik”tir.

Dolayısıyla, sermayenin birikim rejimi gereği, iş ilişkisinin esnekliğine ve güvencesizliğine dokunulmayacağı apaçıktır. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “kadro yok” diyerek bunu peşin peşin belirtmiştir. Kamuda çalışan taşeron işçilerinin yıllardır bekledikleri, uğrunda mücadele ettikleri, hatta iş müfettiş raporları ve iş mahkemesi kararlarıyla “işyerinin asıl işçisi” olduklarını ispat ettikleri halde, bu işçilere kadro verilmemektedir. Karayollarında, hastanelerde kazanılmış sayısız karara rağmen, işçiler kadrolu işçilerin haklarından bile yararlandırılmamaktadır.

Taşeron sisteminin faturayı işçi sınıfına çıkarttığını toplu işçi kıyımıyla bir kez daha gördüğümüz şu günlerde, taşeron işçileri hakları olan kadrolu, güvenceli iş, iş güvencesi, yeterli ücret talepleri için, kamu-özel ayrımı yapmadan örgütlenmeli, hükümete ve sermayeye “taşeronu kaldırın” isteklerini dayatmalıdır. Soma işçisi bu doğrultuda kimi adımlar attığını basından öğreniyoruz. Sıra diğer taşeron işçilerinin hem Soma işçileriyle dayanışmasında hem de hep birlikte, kamuoyu da hazır işçilerden yana iken, taşeron sisteminin kaldırılması için kararlı, kitlesel mücadelelere girişilmesindedir. (26.05.2014)

 

İşçilerin Sesi Gazetesi Haziran 2014, Sayı 27’den alınmıştır.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Birleşik Mücadele / Taşeron sistemi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.