taksim dayanışması

Dünyanın en güzel “suç örgütü” yargılanacak(mış)

Osman Öztürk - 11 Haziran 2014 - #direngeziparkı / Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Geçen yılın 8 Temmuz Pazartesi günüydü.

Gezi Parkı 15 Haziran akşamı hükümet güçleri tarafından geri alınmış…

Topçu Kışlası yapılmasından vaz geçildiği resmi olarak açıklanmasa daçimlendirilmiş, çiçeklendirilmiş, düzenlenmiş…

Gene halkın eline geçer korkusuyla günlerce polis muhasarası devam etse de…

Sonsuza kadar kapalı kalması mümkün olmadığından sonunda açılmıştı.

Taksim Dayanışması da o gün akşam saatlerinde, artık herkese açık olan Park’a gitmeye kalkmış…

Bunun üzerine, açıldığı daha birkaç saat önce bizzat İstanbul’un Mutlu Valisi tarafından ilan edilen Gezi Parkı tekrar kapatılmış…

Hükümet güçleri İstiklal Caddesi’nin girişinde gene TOMAlarla, AKrePlerle, biber gazlarıyla saldırmış…

Dayanışma üyeleri gözaltına alınmış…

Evleri basılıp kapıları kırılmış…

Dört gün boyunca nezarette tutulmuşlardı.

***

Sonra on iki tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişler ve hepsi serbest bırakılmış…

Hazırlanan ilk iddianame mahkemeden geri dönmüş…

Ve fakat Taksim Dayanışması’ndan suç örgütü yaratma ısrarı devam etmiş…

Ve nihayet dava açılmıştı.

Davanın ilk duruşması yarın görülecek.

Bizim Ali, Mücella Abla, Beyza, Ender ve Haluk “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”…

Süleyman, Akif, Cansu, Hakan, Erkan, Kamil, toplam yirmi bir arkadaş da Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten yargılanacaklar.

***

Duruşma yarın başlayacak, önce kimlik tespiti, sonra iddianamenin okunması, savunmalar, sorgular, tanıkların dinlenmesi filan diye devam edecek…

Dava muhtemelen aylarca sürecek de…

Malûm, adalete yardım etmek her yurttaşın görevidir…

Ben görevimi bugünden yerine getirivereyim…

Şu “suç örgütü” meselesini, kişisel tanıklığıma dayanarak anlatıvereyim istedim.

***

Başlangıcında 128 meslek odası, sendika, dernek, siyasi parti ve inisiyatiften oluşan…

İsteyen her kurumun, her vatandaşın,her bireyin toplantılarına serbestçe katılabildiği…

Bir kurumu temsil etsin etmesin herkesin, her bileşenin eşit söz ve karar hakkının olduğu…

Uzun saatler boyunca süren toplantılar herkes için yorucu olsa da bir sonraki toplantıya gene herkesin geldiği…

Her türlü görüş, düşünce, öneri ve katkının dikkatle dinlenildiği…

Sonra, eğer zaman kaldıysa(!), kararların hep birlikte alındığı…

Toplantılarda farklı öneriler tartışılırken zaman zaman gerilinse de öncesi ve sonrasındaki sohbetlerde herkesin kırk yıllık dostmuşçasına muhabbet ettiği…

Ajandasının her Çarşamba gününü Taksim Dayanışması toplantılarına ayıran müdavimlerle benim gibi Taksim civarına yolu düşmüşken gelenler arasında hiçbir ayrımın yapılmadığı…

Hiçbir ülkenin hiçbir hukuk sisteminde, hiçbir kanunda, hiçbir kara kaplı hukuk kitabında tanımı yapılmamış, zaten istense de yapılamayacak olan…

Dünyada eşi benzeri olmayan bir “suç örgütü”dür Taksim Dayanışması.

Dünyanın en güzel “suç örgütü”dür!..

***

Değil yarın karşınıza çıkacak yirmi altı “sanığın”…

Değil şimdiye kadar Türkiye’nin dört bir yanında hakkında dava açılan binlerce “sanığın”…

Mehmet’in, Ethem’in, Abdocan’ın, Medeni’nin…

Ahmet’in, Ali İsmail’in, Hasan Ferit’in, Berkin’in…

Haziran İsyanı’nda ağacına, parkına, yaşam tarzına sahip çıkan…

On bir yıllık baskı, zulüm, yağma rejimine isyan eden milyonlarca halkın “suç örgütü”dür Taksim Dayanışması.

Ne adalet sarayları, ne mahkeme koridorları…

Ne yüksek sesle bağırışan mübaşirler, ne on parmak yazan zabıt kâtipleri…

Ne iddianameler, ne sorgu tutanakları…

Taksim Dayanışması yargılanamaz!..

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Gezi İsyanı / Taksim Dayanışması /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.