taşeron

Hükümet torba yasa tasarısı ile örtülü sıkıyönetim ilan ediyor – Av. Dr. Murat Özveri

Sol Defter- Haber - 15 Haziran 2014 - Güncel Politika / İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

Av. Dr. Murat Özveri
Çalışma ve Toplum Dergisi Yayın Yönetmeni

  • Torba yasa tasarısı yargı kararlarının uygulanmaması ve uygulamayanların ceza kovuşturmasının engellenmesi hükmüyle hukuk devletini askıya almıştır.
  • Yargı kararlarının bağlayıcılığı ilkesi ortadan kaldırılarak Anayasanın 2. Maddesinde tanımlanan hukuk devleti ilkesi yok sayılmıştır.
  • İdarenin her türlü eylem ve işleminin yargısal denetime tabi olması, yargı kararlarının herkesi bağlaması ilkesi, siyasi iktidarın yapmış olduğu atamalar, görev değişiklikleri, nakiller, göreve son verilmelerde uygulanmayacak ilkelere dönüştürülmüştür.
  • Yargı kararlarını uygulamayan kamu görevlilerine ceza dokunulmazlığı getirilerek aslında sıkıyönetim ilan edilmiş, idare keyfilik alanını genişletmiştir.

I-Torba Yasayla Birbiriyle İlgili İlgisiz Toplam 44 Yasa da Değişiklik Yapılmaktadır.

Tasarının tam adı “İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” olan torba yasa tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonu Alt Komisyonunda 60 maddeden 106 maddeye çıkartıldı. Bu yazıda söz konusu torba yasa tasarısında Plan Bütçe Alt Komisyonunda yapılan değişiklikler ele alınmaktadır.

Madencilerin haklarını düzenlemek için taslak hazırladık dediler, taslakta iş yasasından iskan yasasına, idari yargılama hukukundan avukatlık yasasına, borsalardan, esnaf yasasına kadar ilgili ilgisiz tam 44 yasada değişiklik yapan bir metin yarattılar. Tam 44 yasa veya kanun hükmünde kararname bir tek yasayla değiştirilmektedir. Her şeyden önce, bir biriyle ilgisiz 44 yasada yapılan değişikliklerin incelenmesi, yasanın getirip götürdüklerinin değerlendirilmesi fiilen olanaklı değildir. Her birisi ayrı uzmanlık gerektiren 44 yasanın bir yasayla değiştirilip adına torba yasa denilmesi yasama faaliyeti olarak kabul edilemez. Yapılan iktidar partisinin istediği değişikliklerin meclise onaylatılmasıdır. (Değiştirilen yasaların listesi yazı ekinde yer almaktadır.)

II. Madencinin Haftalık Çalışma Süresi Yine 45 Saat

Tasarının değiştirilen 6. Maddesine göre, “Yer altı işlerinde çalışan işçiler için yer altındaki çalışma süresi; haftada en çok otuz altı saat olup günlük altı saatten fazla olamaz.”

Hüküm açık madenci haftalık 45 saatlik çalışma süresinin en fazla 36 saatini yer altı işlerde geçirecek, kalan 9 saatini yer üstü işlerde tamamlayacaktır. Madde haftalık çalışma süresini azaltmamakta, sadece yer altında geçirilecek süreyi 36 saatle sınırlandırmaktadır. Yer altında 36 saatin üzerinde fazla çalışma ödenerek madencinin çalışmasını sürdürmesi de yine olanaklıdır.

Plan Bütçeden önceki halinde madencilerin haftalık çalışma süresi 36 saate indirilmişken, yapılan değişiklikle bundan vaz geçilip, haftalık çalışma süresi korunmuş, sadece yer altında çalışma 36 saate indirilmiştir.

III. Tasarının Yasalaşması Halinde Yasayla Özelleştirmeye İlişkin Kesinleşmiş Yargı Kararlarının Uygulanmaması ve Atamalara İlişkin Yargı Kararlarının Uygulanamaz Hale Getirilmesi Hükmü Getirilmiş Olacak.

Torba Yasa Tasarının 82. Maddesinde denildi ki;

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme, naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereği iki yıl içinde; ilgilinin kazanılmış hak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanması suretiyle yerine getirilir.

“Kamu görevlileri hakkında yapılan bu tür idari tasarruflar; telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmaz.”

“Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme, naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereğini yerine getirmeyen kamu görevlisi hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılamaz; ancak disiplin hükümleri saklıdır.”

Bu hükmün pratik anlamı şu:

1. İdare Kesinleşmiş Yargı Kararlarını Atama İşlemlerinde İki Yıl Uygulamama Özgürlüğünü Kazanmaktadır.

Siyasi iktidar kendisine yandaş olmadığı için, kendisine göre şu ya da bu görüşte olduğu için, şu hatırlı kişinin ricasını yasaya aykırı bulup yerine getirmediği için, veya görevini gerektiği gibi yapmadığı iddiası ile her hangi bir kamu görevlisini görevden alıp bir başka ile, ilçeye, atayabilecek.

Bu atama karşında hakkında işlem yapılan görevli yargıya başvurup, yürütmeyi durdurma kararı veya iptal kararı aldığında idare bu kararı İKİ YIL İÇERİSİNDE UYGULAYABİLECEK. ÜSTELİK UYGULARKEN AYNI GÖREVE DEĞİL Görevlinin “KAZANILMIŞ HAK AYLIK DERECESİNE UYGUN BAŞKA BİR KADROYA” ATAYARAK UYGULAYACAK.

Somut örnekten gidecek olursak, bir kısım polis müdürleri “paralel yapı üyesi oldukları için”, görevlerinden alınıp bir başka ile atandıklarında, yargıya başvurup yürütmenin durdurulması kararı aldıklarında bu kararı idare iki yıl bekletip iki yıl sonra üstelik bir başka yere atayarak uygulayabilecek.

İki yıl sonra uygulanacak bir yargı kararının üstelik kazanılmış hak derecesine uygun bir başka göreve atanarak yerine getirilmesini yargı kararının uygulanması olarak kabul etmek, her şeyden önce mantık kuralarına aykırıdır.

2- Atama İşlemlerinde Telafisi Güç veya İmkansız Zararı Yargıcın Belirleme Yetkisi Yargıcın Elinden Salınmakta, Yargıç Atama Durumlarında Zarara Oluştuğunu Görse de Telafisi Güç Zarar var Diyemeyecektir.

İdari yargıda hangi durumların telafisi güç zararlara yol açacağının taktiri yargıca bırakılmıştır. Torba Yasa iktidarın tama yapması durumları için yargıcın taktir yetkisini ortadan kaldırmaktadır. Torba yasa da yer alan “Kamu görevlileri hakkında yapılan bu tür idari tasarruflar; telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmaz” hükmü gereği, atanan memurun aile düzeni parçalanmış olsa da, çocukları okullarından eşi işinden olsa da bu durum yasa buyurduğu için telafisi güç zarar olarak nitelendirilemeyecektir.

3-Yürütmeyi durdurma kararı verilebilmesi için telafisi güç veya imkansız zarar ve açık hukuka aykırılık unsurlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. tasarı atama kararının telafisi güç ya da imkansız zararlara yol açamayacağı hükmünü getirerek gerçekte atanma kararlarında idarenin yürütmeyi durdurma kararı vermesini olanaksız hale getirmektedir.

İdari yargı önüne atama kararı geldiğinde yürütmeyi durdurma için gerekli iki koşullardan birisini yasa hükmü gereği yok sayacağından, açık hukuka aykırılık görse de yürütmeyi durdurma kararı veremeyecektir.

4-Yargı Kararları yargı Yasama Yürütme ile Gerçek ve Tüzel Herkesi Bağlar. Herkes yargı Kararlarına Uymak Zorundadır. Tasarı Yasalaşırsa Yargı Kararlarını Uygulamayan Görevlilere Ceza Kovuşturması Yapılamayacak.

Tasarının hükmü açık,

  1. Kamu görevlileri bir yere atandığında

b. Kamu Görevlisi görevden alındığında

c. Kamu görevlisinin görevine son verildiğinde, ,

d. Kamu Görevlisi naklen veya vekâleten atandığında,

e. Kamu Görevlisi yeri değiştirildiğinde,

f. Kamu Görevlisinin görev ve unvan değişikliği yapıldığında,

Bu işlemlere maruz kalan görevli yargıya gidip işlemi iptal ettirdiğinde veya yürütmeyi durdurma kararı aldığında bu kararı uygulamayan kamu görevlisi hakkında suç duyusunda bulunamayacak, yargı kararını uygulamayan kamu görevlisi ceza kovuşturmasına tabi tutulamayacak.

YARGI KARARLARI HERLESİ BAĞLAYACAK ANCAK KENDİSİNİ YARGI KARARAI İLE BAĞLI HİSSETMEYEN KAMU GÖREVLİSİ CEZA KOVUŞTURMASINA TABİ TUTULAMAYACAK. İKTİDAR İSTERSE YARGI KARARAINI YERİNE GETİRECEK İSTEMEZ İSE YERİNE GETİRMEYECEK. İKTİDARIN İSTEDİĞİNİ YAPMAZ İSE DİSİPLİN SOUŞTURMASI YOLU AÇIK. YARGI KARARAINI YERİNE GETİRMEZ İSE CEZA KOVUŞTURMASI YOLU KAPALI.

5- Torba Yasayla Kesinleşmiş Yargı Kararına Göre SEKA Balıkesir İşletmesini on Yıldır Hukuk’a aykırı Elinde Tutan Albayraklar Artık Kesinleşmiş Yargı Kararıyla Bağlı Olamayacak.

Tasarının 85. Maddesiyle 4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanuna eklenen geçici maddeye göre

“Bu Maddenin yayımı tarihi itibarıyla devir ve teslim işlemlerinin tamamlanmasının üzerinden beş yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında verilmiş olan yargı kararları ile ilgili olarak sözleşmelerinde belirtilen haller dışında bu kuruluşların geri alınması yönünde herhangi bir işlem tesis edilmez.”

SEKA Balıkesir işletmesinin Albayraklara değerinin ellide biri fiyatına satılmasını idari yargı iptal etmiş, karar kesinleşmişti. Kesinleşen yargı kararını Albayrak uygulamayıp, devlete ait işletmeyi kesinleşen yargı kararına karşın yılarca hukuka aykırı bir şekilde ellerinde tutular. Şimdi taslak yasalaşırsa, kesinleşmiş yargı kararını beş yıl süreyle uygulamayan, özelleştirmeden işletme alanlar, hukuka aykırı bir şekilde beş yıl işletmeye el koymaları karşılığı işletmenin sahibi olarak ödüllendirilecekler.

AÇIKÇA YASA YOLUYLA YARGI KARARLARININ UYGULANMAYACAĞI HÜKÜM ALTINA ALINMAKTADIR.

IV. Sendikaların Yetki Alması İçin Aranan İş Kolu Barajı Türk İş, DİSK, Hak İş Üyesi Sendikalarla Sınırlı Olarak %3 Den %1’e Düşürülmüştür.

Torba Yasa taslağının 21. Maddesiyle 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasasının Geçici 6. maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 1 – 41 inci maddenin birinci ve beşinci fıkraları ile 43 üncü maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde üç üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konseye üye konfederasyonlara bağlı işçi sendikaları için yüzde bir olarak uygulanır.”

Ekonomik ve Sosyal Konsey perde bir kavramdır. Bu konseye üye konfederasyonlar sadece Türk İş, DİSK ve Hak İş dir. Taslak bu konfederasyonların adını açıkça anarak yapılan eşitsizliği görünür kılmak yerine “”Ekonomik ve Sosyal Konseye üye” kavramını kullanmış, Türk İş, DİSK ve Hak İş’i baraj oranını düşürerek ödüllendirmiştir.

V. Taslak Tefecilik Yapanlara, İhale Alıp Artan Akaryakıt Fiyatları ve Özel Tüketim Vergisi nedeniyle Fark Alamayanlara Kolaylık Getirmeyi de Unutmamıştır.

Taslağın 72. Maddesinde tefecilik yapanlara çağrı yapılmıştır. Maddeye göre;

“ Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2013 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.

Taslağın 91. Maddesinde ise bir başka işadamı veya iş adamları tarif edilerek özel korunmaya alınmışlardır. Maddeye göre;

“4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan ve ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanabilmesine ilişkin hüküm bulunan yapım işleri ihalelerinde, yaklaşık maliyetin yarısından fazlasını akaryakıt giderinin oluşturduğu ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla geçici kabulü yapılmamış veya fesih/tasfiye edilmemiş işlerin, 22/9/2012 tarihinden sonra gerçekleştirilen kısımlarında kullanılan akaryakıta ilişkin olarak fiyat farkı hesaplamasına esas alınan endeks yerine Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan uygun bir endeksin kullanılabilmesine ve özel tüketim vergisinde gerçekleşen değişiklik nedeniyle fiyat farkı hesaplanabilmesine dair esas ve usulleri tespite Kurumun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

SONUÇ: Torba yasa özellikle yargı kararlarının uygulanmaması ve uygulamayanların ceza kovuşturmasının engellenmesi hükmüyle hukuk devletini askıya almıştır.

Yargı kararlarının bağlayıcılığı ilkesi deforme edilerek Anayasanın 2. Maddesinde tanımlanan hukuk devleti ilkesi yok sayılmıştır.

İdarenin her türlü eylem ve işleminin yargısal denetime tabi olması, yargı kararlarının herkesi bağlaması ilkesi, siyasi iktidarın yapmış olduğu atamalar, görev değişiklikleri, nakiller, göreve son verilmelerde uygulanmayacak ilkelere dönüştürülmüştür.

Yargı kararlarını uygulamayan kamu görevlilerine ceza dokunulmazlığı getirilerek aslında sıkıyönetim ilan edilmiş, idare keyfilik alanını genişletmiştir.

Tüm bunları yaparken madencilerin acısını kullanmış, 44 yasa da değişiklik yapan yasa taslağının adının başına “İş Kanunu” sözcüğünü koyup, “ile” bağlacıyla 43 kanun daha eklemiştir. Böyle bir yasa çıkartma faaliyetini yasama faaliyeti olarak nitelendirmek olanaklı değildir.

 

Ek: Torba yasada değiştirilen kanunların isimleri ve kanun numaraları şunlardır:

1) 4857 sayılı İş Kanunu,

2) 4734 sayılı Kamu İhale Kanununu,

3) 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununu,

4) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununu

5) 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

6)6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu

7)4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun

8)492 sayılı Harçlar Kanununu

9)4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununu

10)3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

11)3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun

12)5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu

13)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu

14)5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu

15)5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun

16)657 sayılı Devlet Memurları Kanununu

17)375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname

18)2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu

19)5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu

20)5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu

21)2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun

22)406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununu

23)6245 sayılı Harcırah Kanununu

24)1136 sayılı Avukatlık Kanununu

25)2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununu

26)3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu

27) 4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun

28)4458 sayılı Gümrük Kanununu

29)4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun

30)5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununu

31)5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

32)5393 sayılı Belediye Kanunu

33)5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun

34)5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun

35)5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu

36)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununu

37)6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunu

38)233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

39)233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

40)637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

41)655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

42)5543 sayılı İskan Kanunu

43)6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun

44)6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: maden işçiliği / Taşeron sistemi / Torba Yasa /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.