uğur kurt o.meydanı c.evi

Polis ‘idari önleme görevi’ yaparken Kurt’u vurmuş!

Sol Defter- Haber - 6 Temmuz 2014 - Güncel Politika / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İSMAİL SAYMAZ

ismail.saymaz@radikal.com.tr

Okmeydanı Cemevi’nde cenaze beklerken polisin açtığı ateşle yaşamını yitiren Uğur Kurt’un ölümüne ilişkin, “meşru müdafaa” iddiasında bulunan Savcı Hasan Yılmaz, ilk kez kendisini savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın soru önergesine yanıt veren Savcı Yılmaz, Kurt’un “izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında olaya müdahale edip idari önleme görevi ifa eden polislerden S.K.’nın silahından çıkan kurşun” ile öldüğünü anlattı. Yılmaz, “ güvenlik riski nedeniyle bir gün sonra olay mahalline gidebildiğini” de söyledi. Ancak, savcı Yılmaz, aradan geçen 44 güne ve bir ‘güvenlik riski’ bulunmamasına rağmen şüpheli polisin ifadesinin neden almadığı açıklamadı.

Bir gün boyunca delilleri koruma altına almayıp cemevine gaz atan polisler hakkında bir işlem yapıp yapmadığına ilişkin ise Yılmaz, “Olay mahallinin koruma altına alınmaması ve delillerin karartılmasına yol açılması şeklinde bir tespit dosyada mevcut değildir. Bu sebeple herhangi bir soruşturma yapılmamıştır” dedi. Oysa Kurt’un vurulduğu avludaki kan birikintisi, bir bankla koruma altına alınmış ve bir gün boyunca savcının gelmesi beklenmişti. Kimi mermi kovanları da avukatlar tarafından toplanıp savcılığa sunulmuştu.

Bu arada, İstanbul Valiliği şüpheli polis hakkında soruşturma izni verdiği halde Savcı Hasan Yılmaz 18 Temmuz’a kadar izinde olduğu için herhangi bir işlem yapılamadığı ortaya çıktı.

‘İDARİ ÖNLEME YAPARKEN…’

Umut Oran, 22 Mayıs’ta Okmeydanı Cemevi’nin avlusunda polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümüne ilişkin Adalet Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakanlık adına, soruşturmayı yürüten Savcı Hasan Yılmaz, 26 Haizran’da Oran’ın sorularına yanıt verdi.

Oran, “Uğur Kurt’u vuran silah kime aittir” diye sordu. Savcı Hasan Yılmaz ise Piyalepaşa Caddesi’nde “izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında olaya müdahale edip idari önleme görevi ifa eden polislerden S.K.’nın silahından çıkan kurşunun, baş bölgesine isabet etmesi” sonucu Kurt’un öldüğünü kaydetti. Savcı Yılmaz, Kurt’un ölümünden sonra S.K. dahil olmak üzere 12 polise ve üç araca ait, toplam 15 silaha el konulduğunu ve Adli Tıp’a gönderildiğini belirtti. Adli Tıp’tan gelen rapor üzerine S.K.’nın silahının adli emanete alındığını, diğer silahların ise sahiplerine iade edildiğini anlattı.

CEMEVİNE GAZ ATANLAR HAKKINDA İŞLEM YOK
Oran’ın, “Görevli savcı kimdir” sorusuna karşılık Savcı Yılmaz, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin suçlara bakmakla yükümlü birimin ‘Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’ olduğu için dosyaya kendisinin baktığını bildirdi. Oran, “Savcı, vurulmanın üzerinden 24 saat geçtiği halde neden olay mahalline giderek, inceleme yapıp delilleri koruma altına almadı?” diye de sordu. Savcı Yılmaz, kendisini şöyle savundu:

“Olay yerinde soruşturma işlemlerinin sağlıklı yürütülmesi imkânı olmadığı, ilerleyen saatlerde civarda bombalar atılması sonrasında kolluk görevlilerinin yaralanması ve bir vatandaşın ölmesi üzerine güvenliğin sağlanamaması nedeniyle nöbetçi savcı olarak gidemediğinden olay yeri keşfi, mesafe ölçümü, tanık dinlenmesi, biyolojik materyaller toplanması ve diğer delil toplama, inceleme yapma, usuli soruşturma işlemleri olayın hemen akabinde yapılamamış ancak bir gün sonrasında gerekli güvenlik önlemler sağlandığına dair bilgi verilmesi üzerine gerekli incelemeler yapılmak üzere olay mahalline gidilmiştir.”

Oran soru önergesinde, “Olay mahallini koruma altına almayarak kanıtların karartılmasına yol açan emniyet personeli hakkında soruşturma başlatıldı mı?” sorusuna karşılık Savcı Yılmaz, “Olay mahallinin koruma altına alınmaması ve delillerin karartılmasına yol açılması şeklinde bir tespit dosyada mevcut değildir. Bu sebeple ilgili personel hakkında büromuzca herhangi bir soruşturma yapılmamıştır” dedi. Aynı şekilde Oran, “Kanıtları korumak yerine cemevine ve avlusuna gece boyunca gaz bombası atılmasına yol açan personel hakkında girişimde bulunuldu mu?” diye sordu. Savcı Yılmaz da “Bu hususlara ilişkin herhangi bir tespit ve bulgu soruşturma dosyasına yansımamıştır” dedi.

SAVCI TATİLDE

Bu arada, müfettişlerin yürüttüğü soruşturma sonunda polis memuru S.K. hakkında soruşturma izin verilmesi için dosya İstanbul Valiliği’ne gönderildi. Vali Hüseyin Avni Mutlu da 30 Haziran’da soruşturmaya izin verdi. Fakat Savcı Yılmaz, 18 Temmuz’a kadar izinli olduğu için herhangi bir işlem yapılmadı. Savcı Yılmaz, cinayetin işlendiği günden beri şüpheli polisin ifadesini almadı.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Cemevi / Okmeydanı / Polis şiddeti / Uğur Kurt /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.