hitler suikast

Hitler’e suikastın 70’inci yıldönümü

Sol Defter- Haber - 20 Temmuz 2014 - Dünya / Teorik Tartışmalar

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Albay Claus Schenk Graf von Stauffenberg ise, halen de Almanya’yı yıkımdan kurtarmaya yetmeyen suikast girişiminden dolayı onore ediliyor.

Alman ordularının özellikle 1942-1943 yıllarındaki Afrika ve Rusya cephesi bozgunlarından sonra müttefik kuvvetleri karşısındaki gerilemesi durdurulamıyordu. 6 Haziran 1944’de müttefik kuvvetleri Nazi işgali altındaki Fransa’nın Normandiya bölgesine çıkartma yapmış ve hızla Fransa içlerine ilerliyordu. Hitler’in bir yandan savaşı son adamına kadar sürdürme gayreti, diğer yandan da komutanlarının tavsiyelerini dinlemek yerine askeri konularda kendi başına kararlar alması ordu içindeki bazı komutanları rahatsız ediyordu. Almanya’nın savaşta varacağı son noktayı önceden gören bu ordu mensupları Hitler’e yönelik suikast planı yapıyorlardı.

Alman Yedek Ordusu’nun Berlin Bendlerblock’taki karargâhında General Ludwig Beck gibi birçok General, Hitler’in tasfiye edilmesi konusunda hemfikir olmuşlardı.

‘WALKÜRE OPERASYONU’ İÇİN DÜĞMEYE BASILIYOR

Adolf Hitler’in iktidarı boyunca hem Alman devleti ve ordusu içinden hem de müttefikler tarafından 14 suikast gerçekleştirilmiş ve hiçbiri başarılı olamamıştı. Hitler’e yönelik son suikastı gerçekleştirme görevini ise başarılı bir subay olan Albay Claus von Stauffenberg üstlendi. Suikast, İskandinav mitolojisinde ‘büyük tanrı’ Odin’in bakire savaşçıların sıfatı olan ‘Walküre’ adı verilen bir darbe planının parçası idi.

Alman Yedek Ordusu’nun kurmay başkanlığına atanan kurmay Albay Claus von Stauffenberg, bu görevi sayesinde Adolf Hitler ile haftalık düzenli buluşma imkânına sahip oldu. Stauffenberg, Berlin’deki diğer Hitler karşıtı ordu mensupları ile yaptığı planı 20 Temmuz 1944 günü uygulamayı planlıyordu.

KARARGAHA ÜSTLERİ ARANMADAN BOMBAYI SOKUYORLAR

20 Temmuz günü saat 11’de suikast planından haberi olmayan Feld-Mareşal Wilhelm Keitel ile birlikte Hitler’in de geleceği Doğu Prusya’nın Rastenburg yakınlarındaki Wolfsschanze adlı karargâha giriş yapan Claus von Stauffengberg’in yanında tümgeneral Helmuth Stieff ve üsteğmen Werner von Haeften de bulunuyordu. Üç subay, komutanları kıdemli orgeneral Friedrich Fromm’un da bilgisi dâhilinde suikasta girişiyorlardı ve Mareşal Keitel ile birlikte geldikleri için girişte aramaya tabi tutulmadılar. Stauffenberg’in yanındaki Helmuth Stieff, 7 Temmuz’da benzeri bir bombalı suikast düzenlemek istemiş, ancak bombayı patlatmakta tereddüt ettiği için planı başarısızlığa uğramıştı. Böylelikle bu görevi Stauffenberg üstleniyordu.

BİLGİLENDİRME YAPARKEN BOMBAYI YERLEŞTİRİYOR

Mareşal Wilhelm Keitel ile birlikte üzerleri aranmadan Wolfsschanze karargâhına giren Stauffenberg, savaştaki durum ile ilgili Hitler’e bilgilendirme yapacaktı. Hitler, yanında bulunan üst düzey komutanlar ile birlikte her geçen gün gerileyen Alman ordularının durumunu masaya yatırmıştı. Karargâhta bir saat kaldıktan sonra Hitler ile görüşme yapacak olan Stauffenberg, bir bahane ile girdiği bir barakada çantasına bombaları yerleştirdi. Saat 12.37 gibi Hitler’in bulunduğu bölüme alındı. Burada elinde bulunan çantayı Hitler’in hemen yanındaki masanın altına yerleştiren Stauffenberg, 3 dakika sonra emir eri olan Werner von Haeften tarafından ‘telefonla arandığı’ gerekçesi ile dışarı çağrıldı. Bombanın patlamasına ise sadece birkaç dakika kalmıştı.

BRANDT’IN ANİ REFLEKSİ VE HESAPTA OLMAYAN AYRINTILAR

Ancak o esnada hesapta olmayan bir şey yaşandı. Hitler’e harita üzerinde bilgi veren General Adolf Heusinger’i dinleyen Albay Heinz Brandt’ın ayağı masanın altında bulunan çantaya değdi. Brandt, bombanın yerleştirildiği çantayı ağır masa ayağının olduğu tarafa yerleştirdi.

Brandt’ın ve yanında bulunan birkaç askerin daha hayatına mal olacak olan bu refleks aynı zamanda Hitler’in de hayatını kurtaracaktı. Hitler, bombanın masanın ağırayağının diğer tarafında olması nedeniyle patlamadan hafif yaralarla kurtulurken, askeri barakada bulunan birçok asker patlamanın şiddetiyle pencerelerden dışarı fırlıyordu. Hitler’i kurtaran bir diğer etmen ise, toplantının güçlendirilmiş beton bunkerde yapılmak yerine ağaç bir barakada yapılmış olmasıydı. Böylelikle bombaların kapalı alanda yapacağı etki azalmıştı.

Hitler’in o gün yapılacak toplantıyı 15 dakika kadar erkene alması da suikastin başarısız olmasına neden olmuştu. Daha önce aldığı bir yara nedeniyle başparmağını kullanamayan Claus von Stauffenberg, toplantının erkene alınması nedeniyle ikinci bombayı hazırlayamamıştı.

Bombanın patlaması ile birlikte Hitler’in öldüğünden emin olan Claus von Stauffenberg ve yanındakiler buradan derhal askeri uçak ile başkent Berlin’e geçmeye karar verdiler. Hitler’in ölümüyle Alman ordusu yönetimi ele alacak ve ülkeyi yönetme görevini aralarında daha önce kapatılan siyasi parti üyeleri ve askerlerden oluşan geçici bir kabineye bırakacaktı.

UÇAKTAYKEN YAKALANMA EMRİ VERİLİYOR

Hitler’in öldüğünü düşünen Stauffenberg, saat 15.45’te Berlin’e inerken, 16.30’da Bendlerblock’taki generallerle yaptığı görüşmede suikastın başarılı geçtiğinde ısrar ediyordu. Oysaki suikasttan hemen sonra saat 13’te Propaganda Bakanı Joseph Goebbels, Hitler’e suikast düzenlendiği ve başarısız olduğu bilgisini alıyordu. Goebbels, hemen ardından Nazi polis örgütü Gestapo’yu arayarak, suikasti düzenlendiği anlaşılan Stauffenberg ve Werner von Haeften’in yakalanmasını emretmişti.

Her iki subay ile birlikte suikast planında yer alan Albrecht Ritter Mertz von Quirnheim ve Friedrich Olbricht adlı üst düzey askerler de tutuklanması istenenler arasındaydı.

HİTLER’E SADIK ASKERLER BENDLERBLOCK’U BLOKE EDİYOR

Hitler’in suikasttan sağ çıkması nedeniyle darbede yer alacak olan Heinrich Fromm, Walküre planı gereği atılması gereken adımları atmadı. Ordunun üst düzey yönetimi de bizzat Hitler ile telefonla görüştükten sonra, ‘Führer’in yaşadığına ikna oldular ve ‘Bendlerblock karargâhından gelecek hiçbir emrin dikkate alınmaması’ talimatını gerekli tüm askeri birliklere bildirdiler. Böylelikle, karargâhtaki Hitler karşıtı generaller ve yanındaki askerler etkisiz hale gelmişti. Darbe planında yer alan Heinrich Fromm ise, aynı gün darbeci askerlere karşı harekete geçmiş ve birçoğunun ölüm emrini vermişti.

Claus von Stauffenberg ve darbe planında yer alan askerlerin Bendlerblock’taki çabaları sonuç vermemiş, birçok birlik Hitler’in ölümü üzerine yaşanan belirsizlik nedeniyle planı uygulamamıştı. Stauffenberg, Hitler’in öldüğünü bizzat gördüğünde ısrar etse de, Hitler karşıtı askerleri harekete geçirmeyi başaramamıştı. Akşam saatlerinde General Wolfgang Thomale, kendisine bağlı tank birliğine Walküre darbe planının yapıldığı Bendlerblock’un kuşatılması ve içeridekilerin etkisiz hale getirilmesi emrini verdi. Gece 23.00’te kuşatılan Benderblock karargâhında bulunan Stauffenberg, diğer üst düzey subaylar ve yardım eden askerler etkisiz hale getirilirken, gece yarısından hemen sonra karargâhın bahçesinde infaz edildiler.

Adolf Hitler ise saat 01.00’de radyo üzerinden konuşma yaparak, suikasttan sağ kurtulduğunu ilan ediyordu.

YIKIMI DURDURABİLİRDİ…

Hitler’in bu suikasttan da sağ kurtulması ile Almanya İkinci Dünya Savaşı’nı henüz tam bir yıkıma uğramadan bitirme şansını da kaybetti. Hitler, 30 Nisan 1945 günü Sovyet Kızıl Ordusu’nun başkent Berlin’e dayandığı bir günde intihar edene kadar, Walküre planı ve 20 Temmuz 1944 suikastına bir şekilde dâhil olan yüzlerce subay ve asker de infaz edildi. Askerlerin aileleri de sürgünlere ve hatta suikasttan doğan zararları ödemeye mahkûm edildi.

20 Temmuz Suikastı aynı zamanda Alman ordusunun en tanınmış generallerinden Erwin Rommel’in de hayatına mal olacaktı. Rommel’in yakın çalışma arkadaşlarının da suikast planında yer aldıklarının anlaşılması nedeniyle yargılanması gündeme gelmiş, ancak Hitler böylesi başarılı bir generalin açıktan yargılanmasının halkın moralini bozacağından korkmuştu. 17 Temmuz 1944 günü bir müttefik saldırısı sırasında yaralandığı için evinde tedavi görmekte olan Rommel’e 14 Ekim’de Hitler’den getirilen ya intihar etmek ya da ‘halk mahkemesinde’ yargılanmak tercihleri sunuldu. Rommel, arabasına binen bir generalin verdiği siyanür ile yaşamını yitirirken, Nazi diktatörlüğü meşhur generalin müttefik saldırısında başına aldığı yaralar nedeniyle öldüğünü ilan etmiş ve bunu bir propaganda malzemesi olarak kullanmıştı.

Claus von Stauffenberg ve diğer askerler ise savaş sonrasında Almanya’yı kurtarmaya çalışan ‘kahramanlar’ olarak tarihteki yerlerini alırken, anılarına birçok anıt dikildi. Halen 20 Temmuz günü hem hükümet hem de Alman ordusu tarafından törenler düzenlenerek, günün birkaç saati Wolfsschanze suikastçıları ve diğer Hitler karşıtı askerlere adanıyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Faşizm / Hitler / İkinci Dünya Savaşı /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.