kent gıda

Kent Grevinde Tekgıda-İş Bürokratları İşçi İradesini Tanımadılar!

Sol Defter- Haber - 16 Ağustos 2014 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Hesabını verecekler…

Kent grevi, 24. gününde Tek Gıda İş Sendikası’nın satışı ile sona erdi. Tek Gıda İş Sendikası’nın grev hamlesinin göstermelik olduğunu grev sürecindeki tutumlarından ve grevi kapalı kapılar ardında bitirmelerinden sonra daha net anlaşıldı. TEKEL’den çok iyi tanıdığımız Tek Gıda İş Sendikası uğursuz rolünü oynuyor demiştik, oynadı da.

Grevin göstermelik olup olmadığını grevin ön sürecinden itibaren şöylece bir baktığımızda anlayabiliyoruz. Grev tarihinin önceden işçilere söylenmedi. Grev tarihinin öncesinde üretimin düşürülmesi yönünde herhangi bir eylemsel adım atılmadı. Hatta bu süreçte işçiler yoğun olarak mesaiye bırakıldı, sendikanın burada da uyarıcı olmak gibi bir derdi olmadı. Depoların tamamen boşaltılması da diğer bir yanı. Bunların hepsi grevin gücünün azaltılmasına neden olan etmenler ve grev etkisi zayıflayarak başlamış oldu. Grev tarihinin senelik izinlerin ve bayram tatilinin olduğu zamanda seçilmesi de manidardı.

Tüm bu zayıflıklarıyla başlayan grev, zaten bayram öncesinde patronla yapılan görüşmeden beri sendika tarafından bitirilmeye çalışıldı. İşçiler devam edeceklerini kitlesel bir şekilde grev alanında gösterseler de referandum hamlesini denediler. Orada da işçilerin kararlılığına çarpan sendika bürokratları kararlılığı parçalamak için canhıraş bir çaba içerisine girdiler. Bu tarihten itibaren işçileri sessiz bir bekleyişlere ittiler.

Bayramın ikinci günü gerçekleştirilen bayramlaşmada Tek Gıda İş Genel Sekreteri Mustafa Akyürek, patronun verdiğini kabul etmek gerektiği üzerine bir konuşma yaparak sendikanın safını ortaya koydu. “Siz ne karar alırsanız tabii ki sendikanız arkanızda” cümlesinin sadece sendikanın tutumunu maskelemek için söylendiği son derece açıktı.

Sendika yöneticileri işçilerin kararlılığını kıramayınca işçilerin kararını yok sayarak, göstermelik bir onaylama ihtiyacı dahi görmeden imzayı attı. Ve “mutlu son” diye sitesinden ilan etti. Kimin içindi bu mutlu son? Elbette patron ve sendika için.

TEKEL’den Kent’e işçileri satanlar hesap verecek!

Sendikanın ne kadarlık zamma imza atıp atmadığı işçilerin yaşamını için önemlidir ama burada asıl önemli olan işçilerin iradesinin ve inisiyatifinin çiğnenmiş olmasıdır. Kent Gıda işçileri, tarihinde ilk defa greve çıktı. Bilinç, deneyim ve örgütlülük olarak zayıf olsa da istedikleri talepleri kazanmak için kararlı davranmaya çalıştılar. Tüm eksikliklerine rağmen sendikanın her sözüne kanarak hareket etmediler. Ama sendikayı aşacak bir örgütlülüğe sahip olmamaları grev sürecinde sendikayı zorlayan veya sendikanın satışının ardından gelişen “sendika istifa” tepkisinin başka bir noktaya taşınamamasına neden oldu. Grev, Kent Gıda işçileriyle sendikal bürokrasinin karşı karşıya gelişinin birinci raunduydu. İşçiler, taban inisiyatifini geliştirip mücadeleye devam ederse zorlu bir mücadele başlayabilir.

TEKEL sürecinden de yakından tanıdığımız Tek Gıda-İş Sendikası’nın bürokratları, işçilerin kararlılığını güçlendirmek yerine sönümlendirmeyi, sınıf bilincini ileriye taşımak yerine köreltmeyi kendi saltanatlarının garantisi saymaktadırlar. Ama günü geldiğinde TEKEL’in de Kent’in de hesabını vermek zorunda kalacaklarını akıllarından asla çıkarmamalıdırlar.

Gebze’den sınıf devrimcileri

14 Ağustos 2014 – Kızılbayrak

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Kent Gıda Grevi / sendika bürokrasisi / Tekgıda-İş /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.