hdk logo

HDK 5. Genel Kurul’una giderken… Can Ateş

İşçilerin Sesi - 15 Kasım 2014 - Güncel Politika / Teorik Tartışmalar / Türkiye / Türkiye Solu / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 15-16 Kasım’da Ankara Kocatepe Kültür Merkezi’nde 5. Olağan Genel Kurul’unu toplayacak. HDK, tüzük gereği biri seçimli olmak üzere yılda iki genel kurul topluyor. 5’inci genel kurulla birlikte 3 yıllık bir dönem geride kalacak.

HDK “yeni” bir oluşum

Kürt özgürlük hareketinin içinde yer alması sebebiyle kamuoyunun ilgisini çeken HDK, kuruluşundan itibaren AKP yandaşı medya ve ulusalcı sol çevrelerin hedefi oldu. KCK benzetmesi yapıldı, Kürt hareketinin güdümünde, denetiminde “kuyrukçu” bir oluşum dendi.

HDK içinde yer alan sosyalist kurum ve bireylerin Kürt özgürlük hareketiyle boy ölçüşmesi tabii ki mümkün değil. Ancak, Kongre önermesi, Kürt hareketinin Batı ile ve sosyalistlerle yanyana durma ihtiyacının bir ifadesiydi. Çatı partisi veya seçim Bloklarından farklı olarak, çok daha esnek ve yüzü eyleme dönük; aynı zamanda kendi içinde her siyasetin özerk olabildiği bir siyasal eylem ve kümelenme hareketiydi.

Kürt özgürlük hareketiyle sosyalist birey ve kurumların, mücadele alanlarında birleşmesini önemseyen; parti olmayan ve aşağıdan meclisler aracılığıyla faaliyetlerini düzenleyecek bir mücadele örgütü olarak HDK, kendi program ve tüzüğüyle bağımsız bir hareket olmayı amaçladı. Ancak baskılar sebebiyle buluştuğu kesimlerlerle adım adım ayrıştı. Dolayısıyla, HDK amaç ve hedeflerine ulaşamadan, kendi içinden doğan partinin gölgesinde kaldı. HDK’nın bülteni bile Mart 2013’ten beri yayınlanmıyor!

Nitekim, HDK Yürütme Kurulu, yayınladığı kongre çağrı metninde kısmen yapılamayanlardan söz ediyor: “Şu aşamada var olan meclislerimiz ‘kurucu meclisler’ yani meclisleri örgütleyecek olan girişimler tarzındadır” ifadesi kısmi bir özeleştiri sayılabilir. Nitekim bu üç yıllık süre içerisinde HDK’nın alemet-i farikası olan “meclisler” oluşturulamadı.

Seçim endeksli siyaset ve HDP

Yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimleri gündeme geldi. 2015 yılında milletvekili seçimleri var. Bu üç seçim için HDK’nın bir “seçim partisi” kurması kararı alındı ve ne olduysa bu karardan sonra oldu. HDK süreci fiilen tamamlandı. Kongre giderek ikinci plana düştü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) öne geçti.

BDP milletvekillerinin kendi kararlarıyla HDP’ye katılmasıyla birlike, HDP seçim partisi olmaktan çıkıp “radikal demokrasi” programlı bir siyasi partiye dönüştü. Böylece Kongre bileşenleri için iki yol göründü: Ya sosyalist programlarını terkedip HDP’ye katılacaklar ya da HDP’ye katılmayıp HDK içinde, ikinci planda kalacaklar!

Kongre bileşenlerinden bağzıları, HDP’ye katılmayacağını açıkladı. Kaldıraç ve Söz ve Eylem sessizce süreçten çekildiler; EMEP ve İşçilerin Sesi partiye katılmayacağını açıkladı. HDK’ya sonradan katılan TÖP-G de HDP’ye katılmadı. Marksist Tutum her ne kadar HDP’ye kurucu üye verse de, HDP ve HDK ile ilişkisini siyasal destekle sınırladığını açıkladı.

HDK’nın geleceği tartışılıyor

HDK’nın geleceğine dair tartışmalarda iki eksende sürmekte. Birincisi, EMEP’in ifade ettiği “gerçekçi” analiz; yani meclisler kurulamadığına göre, meclisler kurulamıyor demektir, bundan vazgeçelim. Diğeri ise, meclisler kurulamadı ama bunun için HDK bileşenleri, başka Kürt hareketi olmak üzere yeterince ağırlık vermedi.

Tartışmaların son gelinen noktası ise, Kürt hareketinin, HDK meclislerinde HDK program ve tüzük anlayışıyla yer almaya karar vermiş olduğunu açıklamasıdır. Böylece, HDK’nın canlanma ihtimalinden söz edilebilir.

Ancak şu var ki, sosyalistlerle eşitsiz güç ilişkileri sebebiyle, HDK’nın Kürt hareketinin denetimine geçmesi (kendi ifadeleridir) gündeme gelebilir ki, bu da HDK’yı çekici kılmayacaktır. Öyleyse, meclislerin yeniden oluşturummkası ve pratik eylemliğe dönük faaliyetlerle HDK yeniden ayağa kalkabilir mi?

Bu sorulara baştan verilebilecek olumlu bir yanıt bulunmuyor. Türkiye sosyalistleri Kürt hareketine dayanarak bağımsız bir siyasi kuvvet olamayacağına göre, fiili mücadelenin içinde boylu boyunca yer almaksızın HDK’yı çekici kılmak mümkün olmayacaktır. Nitekim, “Birleşik Haziran Hareketi” adıyla yanyana gelen sosyalist ve sosyal demokrat sol kesimlerin yeni oluşumu, Kongre hareketinin gerilemesi sebebiyle mümkün olduğuna dair iddialar çok.

“İşçilerin Sesi” HDK’da olacak…

İşçilerin Sesi gazetesinin temel kalkış noktası, Kürt halkıyla dayanışma ve demokratik zeminde ortak mücadeledir. Türkiye’nin geleceği üzerinde etki yapabilecek bir siyasal güç olan Kürt haraketiyle şovenizme, ırkçılığa karşı yanyana durmaktır. Kürt halkının demokratik taleplerine deestek vermektir.

Ancak HDP bir parti ve onun siyasi bir programı ve hedefleri var; bu program sosyalizmden çok farklı: Seçim endeksli, kendini radikal demokrasiyle sınırlayan bir parti.

İşçi sınıfının sosyalizm mücadelesinde yer alan küçük bir grup olarak, program ve hedeflerimiz HDP ile bir değil. Dayanışma içinde olabileceğimiz, hatta oy desteği verebileceğimiz bir parti, ne bir eksik ne bir fazla; sadece o kadar.

İşçilerin Sesi Gazetesi’nin Kasım 2014 32’inci sayısından alınmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: HDK / HDP / İşçilerin Sesi Gazetesi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.