BMİ 5

2014 yılında kıpırdayan işçi sınıfı, metal greviyle ayağa kalkıyor

B.Umutcan - 29 Ocak 2015 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Bu yazı, 2014 yılının değerlendirilmesi için kaleme alındı. İşçi hareketinin genel bir durumunu yansıtmayı amaçlıyordu. İşçii sınıfı için acılarla (Soma cinayeti gibi) aynı zamanda mücadelelerle de geçen bir yıl oldu. 2015 yılının daha il ayındayız ve 15 bin metal işçisi 44 fabrikada grevin ilk etabına başladı. Metal grevini hazırlayan koşulların işkoluna dair özel nedenleri olsa da işçi sınıfının 2014 yılında uğradığı baskı ve sömürüye artık isyan edeceğinin de kıvılcımlarının yangına dönüşebileceğinin işareti oldu. Metal işçilerinin grevini destekliyor ve dayanışma içinde olduğumuzu ifade ederken, geçen yılki mücadeleleri ve ödediğimiz bedelleri aklımızdan ıkartmamamız dileğiyle…

***

2014 YILI: HAKSIZLIKLARA, BASKILARA VE SÖMÜRÜYE KARŞI MÜCADELELER SÜRÜYOR

2002 yılında çıkarılan 4857 sayılı iş yasasının işçi ve emekçilere karşı getirmiş olduğu esnek ve kuralsız çalışmanın sonucunda her yıl ortalama bin işçi, işçi cinayeti sonucu yaşamlarını yitiriyor. Özellikle de Sermaye çevrelerinin aşırı kar hırsı yüzünden Türkiye 2014 yılında işçi mezarlığına ( resmi rakamlara göre, 12 yılda 14 bin 455 işçi) döndü.

2014 yılı, işçi direnişleri ve grevlerin yaşandığı bir yıl oldu. Son dönemlerde işçiler ve emekçiler için yaşamak daha da zorlaştı. Yüksek işsizlik oranları, ücret düşüklüğü, taşeronlaştırma ve esnek ve kuralsız çalışma dayatmalarına karşı, işçiler, emekçiler ve tüm ezilen kesimler bulundukları alanlarda bu saldırı politikalarına karşı mücadelelerini sürdürüyorlar. Bu yaşanan mücadeleler bugün dağınıkta olsa mücadelelerini sürdürme çabası içinde olması sınıf dostlarını umutlandırıyor.

  • Metal iş kolunda İşveren sendikası Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile DİSK Birleşik Metal-İş arasında 100 bin civarında işçiyi ilgilendiren 2014-2016 dönemi Grup TİS görüşmeleri 15 Eylül’de başladı. 6 Kasım’da Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecinde 60 günlük yasal sürenin son gününde yapılan görüşme uyuşmazlıkla sonuçlandı. TİS görüşmelerinde MESS’le uyuşmazlık zaptının tutulmasının ardından Birleşik Metal-İş sendikası uyarı eylemlerine başladı.
  • İstanbul Halkalı’da bulunan Temapark Mesa Blokları şantiyesinde çalışan yüzlerce inşaat işçisi, sigortasız çalıştıklarını, maaşlarını düzenli alamadıklarını, yemeklerin yetersiz ve kalitesiz olduğu, banyo ve tuvalet gibi kişisel temizlik alanlarına erişimlerin sınırlı olduğuna tepki gösteren inşaat işçileri, iş bırakma eylemi yapmıştı.
  • İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan park bahçe işlerinin taşerona devredilmesine karşı, DİSK Genel-İş Sendikası 2 Nolu Şube’ye bağlı bin 170 İzenerji işçisi İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde taşeron zinciri oluşturmuş, oturma eylemi yapmıştı.
  • Tek Gıda-İş Sendikası ile Kent Gıda işvereni arasında sürdürülen toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamayınca sendika 15 Temmuz’da greve çıktı.
  • Kocaeli Gebze’de fabrika önünde greve başlayan 800 işçi Ramazan Bayramı’nı da grevle karşıladı. Tek Gıda-İş en son 23 Temmuz’da işveren ile masaya oturdu. Mutabakat ile anlaşma noktasına gelindi ve toplusözleşme görüşmelerinde alınan kararlar işçinin onayına sunuldu. 733 kişinin oy kullandığı referandumda, 659 işçi greve devam dedi. İşçilerin kararlı duruşu sonucunda patron sendikayla anlaştı.
  • 1 Ocak 2014-31 Aralık 2015 tarihleri arasında yürürlükte kalacak 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nde varılan anlaşmaya göre, birinci 6 ay’da 1500 TL’nin altında ücret alanlara 50 TL iyileştirme zammı uygulanacak ve daha sonra tüm işçilere seyyanen ayda 200 TL zam, ikinci 6 ayda ise ayda 130 TL seyyanen zam yapılacak.
  • Böylelikle 1500 TL’nin altında ücret alan işçiler ilk yıl toplam 380 TL, 1500 TL’nin üstünde ücret alanlar ise toplam 330 TL ücret zammı almış olacak. İkinci yılda ise yıllık enflasyon oranına 1 puan ilavesiyle bulunacak oranda zam uygulanacak.
  • Kristal- İş sendikası 20 Haziran günü, Şişe Cam Topluluğu bünyesindeki 10 cam fabrikasında başlattığı, Toplu iş sözleşmesinde yanan uyuşmazlık sonrasında 5 bin 800 cam işçisi greve çıktı. İşçilerin greve çıkmasının nedenlerinin başında, “ücret zammı”, “düşük ücretli çalışanlar için talep edilen iyileştirme zammı”, “işe giriş ücreti” gibi talepler bulunuyor.
  • Hükümetin Yatağan santralinin özelleştirmesine karşı işçilerin uzun süredir yürüttükleri mücadeleye sessiz kalan Türk İş yönetimini protesto etmek ve sürece sahip çıkması için mücadeleye Ankara’ya taşıdı. İşçiler,  Ankara’da Kurtuluş parkında devam ettirdikleri direnişi sahiplenmeye, Yatağan işçilerinin taleplerine kulak vermeyen Türk İş Yönetimine sendikayı basarak kararlı olduklarını vurguladılar.
  • Antalya’da Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) ANTEKS Dokuma Fabrikası’nda 1200 işçi işten çıkarıldıkların, maaşlarını ve kıdem tazminatlarını alamadıklarından dolayı eyleme geçti. Patron, işçileri işten atmakla yetinmediği gibi bir de alacaklarını vermeyerek pişkinlik yapmaktan da geri durmuyor. İşçiler alacaklarını almakta kararlı olduğunu göstermek ve kamuoyu oluşturmak için, Antalya- Burdur Karayolu’nu trafiğe kapattı. Fabrikanın CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın damadına ait olduğu, işçilerin toplam alacakları maaş, ikramiye, kıdem tazminatı olan 22 milyon liranın ödenmesini talep etti.
  • İstanbul Zincirlikuyu’da bulunan Zorlu Center AVM inşaatında, taşeron firmada çalışan 90 civarındaki taşeron işçileri, 2 aydır alamadıkları ücretleri ve hak gaspları için direnişe geçti. Direniş sürecinde Zorlu Holding patronu ve  üst yüklenici taşeron firma yetkililer ile İnşaat İşçileri Sendikası arasında yapılan görüşmeler sonucunda işçilerin tüm alacak ücretleri ödendi.
  • Can güvenliği koşullarının sağlanmasını istedikleri için işten atılan DİSK’e bağlı Enerji-Sen üyesi 26 işçinin direnişi BEDAŞ Genel Müdürlüğü önünde devam ediyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği istedikleri için işten atılan işçiler, Taksim’de bulunan BEDAŞ Genel Müdürlüğü önünde kurdukları direniş çadırı ile eylemlerini sürdürüyor.
  • DİSK Nakliyat-İş üyesi PTT taşeron işçileri, taşeron şirketin ödemediği ücretlerini alabilmek için dört gün süren direniş gerçekleştirdi. İşçiler, hem geçen yıldan kalan ücretlerin ödenmesini sağladı, hem de bu direniş nedeniyle işten atılmak istenen 5 işçinin işten çıkarılmasını engelledi.
  • Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 98 işçi, DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş Sendikası’na üye oldukları için 6 Aralık günü işten çıkarıldı. Yaşadıkları haksızlığa boyun eğmeyen işçiler, hastane bahçesinde çadır kurdu, direniş başlattı. Yıllarca kötü koşullarda çalıştıklarını söyleyen işçilerin direnişi sürüyor.
  • Bursa Karacabey’de bulunan Nestle Fabrikası’nda çalışan işçiler Öz Gıda-İş Sendikası’na tepki göstererek Tek Gıda-İş’e geçti, bunun üzerine patron 28 işçiyi işten attı. İşçiler, direnişe geçti. Direnişlerinin 175. gününde bulunan işçiler, direnişlerinin 168 ve 169. günlerinde Karacabey’deki fabrika önünde yaptıkları eylem dolayısıyla gözaltına alındılar. Nestle işçilerinin kararlı direnişleri sürüyor.
  • Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde bulunan Deva İlaç Fabrikası’nda, 20 Haziran 2014 tarihinde Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için 24 işçinin işten atıldı. Deva işçileri mücadelelerine devam ederken bir yandan da Çalışma Bakanlığı’na yetki tespiti başvurusu yapıldı. Başvuru sonucunda sendika bakanlıktan yetkiyi aldı fakat bu kez de patron itiraz etti. Bu süreçte 6 işçi daha işten atıldı. İşçiler açtıkları davada duruşma gününü bekliyor.
  • İstanbul Topkapı’da bulunan Ülker Fabrikası’nda, Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş’ten istifa ederek DİSK’e bağlı Gıda-İş’e geçti. Bunun üzerine patron 10 işçiyi işten attı. Yaşananların haksızlık olduğunu belirten 8 işçi fabrika önünde direnişe geçti. İşçiler, Öz Gıda-İş’in, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve meslek hastalıkları gibi sorunlar konusunda herhangi bir adım atmadığını belirtti. İşçilerin direnişi sürüyor. Ülker patronu, dün işçilerin çadırlarını ve pankartlarını kaldırmaya çalışmış, işçiler direniş alanlarına sahip çıkmıştı.
  • Sütaş’ta Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan 66 işçinin direnişi de sürüyor. Sütaş’ta mücadele, 2012 yılında başlamış, 30 işçi sendikalaştıkları için çıkarılmıştı. Mücadeleleri süresince sürekli kötü muameleyle karşılaşan işçilerin, her sabah toplandıkları alana hayvan pisliği dökülmüştü. Geri adım atmayan işçiler, alanı temizlemiş ve mücadelelerine devam etmişti. Sütaş’a boykot çağrısı yapan işçiler işe iade davaları açtılar ve dava sonuçlarını bekliyorlar.
  • Abdi İbrahim ve Mustafa Nevzat gibi ilaç fabrikalarına hizmet veren Zet Farma Lojistik firmasında, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş sendikasına üye olan 10 işçi ile sendika üyesi olmayan 2 işçi 31 Ekim’de işten atıldı. Esenyurt, Hadımköy, Kıraç ve Kağıthane’de işyerleri olan şirkete karşı mücadele eden işçiler yaklaşık iki aydır direnişte.
  • Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ICF Ankastre Cihazları Fabrikası’nda DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan 5’i kadın 13 işçinin direnişi 139. gününde. “Kadro daraltma” bahanesiyle işten atılan işçiler, tüm zorluklara rağmen fabrika önünde kurdukları direniş çadırında eylemlerini sürdürüyor.
  • Bilecik’te bulunan Toprak Demirdöküm Fabrikası sahibi işçileri, açlık, sefalet ve belirsiz bir geleceğe mahkum etmek istiyor. İşçiler aylardır ücret alamıyor. İşçiler, 11 Aralık günü Bilecik’ten İstanbul’a gelerek Toprak Holding’in Beşiktaş’taki binası önünde eylem yaptı.
  • Sonuç olarak, sermaye ve siyasal iktidarın saldırıları sonucu işçi ve emekçilere dayatılan çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün daha da kötüye gidiyor.

Sonuç olarak, sermayenin aşırı kar hırsı yüzünde Türkiye bir işçi mezarlığına döndürüldü. Sermaye ve onların borazanlığını yapan iktidarlar, işçilerin yaşamlarına kast edenleri cezalandırmak yerine ödüllendirmeyi tercih ederek safını belli ediyor.

AKP hükümetin 12 yıllık iktidarı döneminde özelleştirme ve taşeronlaştırma hız kesmeden devam etmiş, bugün taşeronlaştırma ayyuka çıkmış durumdadır. Sermaye çevreleri yasallaştırılan saldırı yasalarından da güç alarak fırsata çevirmenin adı da, uzun çalışma saatleri, esnek ve kuralsız çalışma koşulları ve düşük ücret oluyor.

Sermaye ve AKP hükümetinin saldırılarına karşı sendikalar ne yapıyor?

Her ay yüzlerce işçinin çalışma koşullarından kaynaklı yaşamlarını yitirmelerine sendikaların seyirci kalmasını nasıl açıklayabiliriz.

Bugün sendikal bürokrasi ne işçi cinayetlerine, ne de işçilerin çalışma koşullarının düzeltilmesine karşı her hangi ciddi bir çalışma yapmıyorlar. Bugün sermayenin izlediği kar hırsı politikaların sonuçlarını Soma’ da,Ermenek’te veya Torunlar Center da yüzlerce işçinin yaşamına mal olan bu süreci, basın açıklamalarıyla yetinen bir hat sınıf hattı olabilir mi?

2014 yılı işçilere, emekçilere, yoksul halk kitlelerine sömürünün katmerleştiği, yoksulluğun arttığı, yaşam alanlarınıza dokunulduğu bir yılı geride bıraktık. Umutluyuz. Çünkü tüm bu saldırılara karşın işçiler, emekçiler, HES mağdurları, köylüler başta olmak üzere ülkenin tüm alanlarında mücadeleler sürüyor. Bugün bu mücadelelerin dağınık olmasının nedenlerini tartışabiliriz. Ama bu mücadelelerin yaşanması bizleri umutlandırıyor. Umudun yeşerdiği ve yeşertildiği bir mücadele yılı olması dileğiyle…

UMUDUMUZ MÜCADELEDE… METAL İŞÇİSİNDE!

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2014 yılı işçi hareketi / İşçi Hareketi / meal grevi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.