ÖDP HDP

Türkiye solunun önüne tarihi bir fırsat çıkmıştır – Mustafa Karasu

Sol Defter- Haber - 5 Şubat 2015 - Güncel Politika / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Yunanistan’da SYRİZA’dan sonra PODEMOS hareketi İspanya’yı sallıyor. Radikal demokrat yeni sol hareket İspanya’da siyaseti belirleyecek konuma gelmiş bulunuyor. İspanya’da seçimden birinci parti çıkarsa hiç sürpriz olmayacaktır. Yunanistan ve İspanya seçimleri irdelenmeye değer büyük bir tecrübeyi ifade ediyor. Kısa sürede neden bu kadar geliştiler, bunu yaratan etkiler nelerdir konularının cevabı önemlidir. Kuşkusuz Türkiye buralara benzemez. Ancak Türkiye için de ışık tutacak bir çok tecrübe çıkarılabilir.

Yunanistan ve İspanya’da sistemin sağı ve solu toplumda bir karşılık bulmuyor. Sistem içi çözümler toplumların sorunlarına çare olamıyor. Özellikle kapitalizmin derinleştiği toplumlarda kapitalist modernite yaşamı toplumları tatmin etmiyor. Kapitalizmin toplumu değersizlik üzerinden şekillendirmesi toplum tarafından kabul edilmiyor. Kapitalizm her ne kadar bireyciliği çok geliştirmiş olsa da toplum hala vardır. Bireycilik de topluma saldırı olduğundan toplum bir yerde tepkisini, direncini ortaya koyuyor. Çünkü kapitalizm toplumun varlığını tehdit etmektedir.

Kapitalizm sadece sermayeyi derinleştirip yaygınlaştırmıyor, toplumsal sorunları ağırlaştırıyor ve çözümsüz bırakıyor. Toplumsal sorunlar bizzat kapitalizm tarafından yaratıldığından bu sistemin sağı ve solu tarafından çözülemezler. Ya da devletçi kapitalist sistem tarafından çözülemezler. Bu nedenle dikkat edilirse Yunanistan ve İspanya’da klasik sosyal demokratlar çökmektedir. Çünkü kapitalist modernitenin soludurlar. Son on yıllarda “sağ-sol birbirine yaklaştı” tezi vardı. İşte Yunanistan ve İspanya bu yaklaşımın sonucu yeni bir sol arayışı içine girmiştir. Bu da kapitalist moderniteye teslim olmayan, sorunların çözümünü köklü ele alan bir siyasi anlayışı gerekli kılmaktadır. 

Yunanistan ve İspanya’daki yeni sol, alternatif, klasik sosyalizmden dersler çıkarmıştır. Reel sosyalizmden dersler çıkararak kendisini yeniden yapılandırmıştır. Ne sistem içinde erimeyi kabul eden, ne de eskide çakılıp kalan bir karakter ortaya koymaktadırlar. Zaten başarılarını getiren de budur. Bu yönüyle incelenmeye değerdir.

Yunanistan’da ve İspanya’da sosyal demokratlar güçlüydü. Hatta Avrupa’nın diğer sol-sosyal demokratlarına göre daha sol görünüyorlardı. Buna rağmen tutunamadılar ve dağıldılar. Kapitalizmin yarattığı toplumsal sorunlar, bu ülkelerdeki sol geleneğin güçlü olması ve sosyal demokrasinin sistem içinde bir çözüm projesinin olmaması bugünkü sorunları yaratmıştır. 

Türkiye’de radikal demokratik bir harekete ihtiyaç var
Aslında bazı yönleriyle Türkiye ile benzerlikleri vardır. Bu ülkeler kadar olmasa da Türkiye’de de sol gelenek güçlüdür. Özellikle 1970-80 arasında sol çok önemli damarlar ve gelenekler yaratmıştır. Bunlar toplum derinliklerinden her an yüzeye vuracak bir birikime sahiptir. Türkiye’de toplumsal ve siyasal sorunlar ise Yunanistan ve İspanya’dakinden daha ağırdır. Bu nedenle mevcut siyasal partilerin sorunları çözmesi zordur. Türkiye’de sosyal demokrat olarak tanınanlar ise Yunanistan ve İspanya’daki sosyal demokratlardan daha geri ve sistem içidir. Özellikle Türkiye’nin temel sorunu olan Kürt sorununda toplum, demokrasi ve özgürlük güçleri yanında değil, devlet yanında konumlanmış bulunmaktadır.

Bu açıdan Türkiye’de solun merkezinde olduğu radikal demokratik bir harekete ihtiyaç vardır. Bu da programıyla ve dayandığı mücadele geleneğiyle HDP’dir. CHP’nin böyle bir alternatif olması mümkün değildir. Aksine CHP’yi Yunanistan ve İspanya’da esen rüzgarın bir parçası olarak görmek, bu gelişmelerden hiçbir şey anlamamaktır. Bazıları CHP, HDP ve diğer sol güçler ortak hareket etsin diyor. Böyle bir yaklaşım Yunanistan ve İspanya’da başarı kazanan siyasi tarzı boşa çıkarmak anlamına gelir. Yunanistan ve İspanya’da sistemin solu olan sosyal demokratlara, hatta kendine sosyalist diyen partiye tavır koyarak yeni kimliklerine kavuşmuşlar ve başarılı olmuşlardır. Oralardaki sosyal demokratlardan geri olan CHP’ye yedeklenerek böyle bir rüzgar yaratacağını sanmak kafayı kuma gömmektir. Hatta sol kimliklerin karakterinden uzaklaşmaktır; sistemin yedeğine girmektir. Böyle önerileri duyduğumuzda şaşırıyoruz. Solun bu kadar kendine güvensiz olması; CHP’yi aşan yeni bir sol demokrat hareketin ortaya çıkarılacağına inanılmaması bir ruh halidir. Yanılgılı bir ruh halidir.  Kendi köklerini ve potansiyelini iyi tanımamaktır. Şu anda CHP’ye yedeklenmek solun önüne gelmiş tarihi fırsatı kaçırmaktır. CHP’ye suni teneffüs yapılması hiçbir şeyi kurtarmaz. Çokça söylenen AKP’yi de zayıflatmaz. CHP, HDP, solun bir arada seçime girmesini isteyen öneri sadece AKP’yi güçlendirir, yaşatır. CHP, HDP, sol; bunların toplamından daha geri bir durumda kalmayı ifade eder. Mevcut karakterle ve siyasi ortamda böyle bir seçim ittifakından bir şeyler beklemek seçim aritmetiği ve geometrisinden habersiz olmaktır. Bunu en son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin anlayışı ve pratiğinde gördük.

Ortada seçim aritmetiğinden öte bir durum vardır. CHP bir sinerji yaratacak ne zihniyet, ne programa sahiptir. Şu andaki CHP, 1970’ler CHP’sinden çok çok geridedir. O yıllarda toplumsallık bu kadar dağıtılmamıştı. Kaldı ki o zamanki CHP’yi bile sol ayakta tutmuştu. Şimdiki CHP ise kapitalizmin hakim olduğu bir ülkenin sosyal demokratıdır, sistemle hiçbir çelişkisi yoktur. Aksine sistem içileşmek için yarışmaktadır. CHP’nin ulusalcı sol kanadı ise on yıllar öncesinde çakılıp kalmış, Kürt halkı karşısında Kürtler üzerinde kültürel soykırım yürüten klasik devleti korumak ve yaşatmak istemektedir. Bu her iki kanat da solun ve sosyalistlerin yakınlaşacağı bir zihniyet ve politikaya sahip değildir. 

HDP’de köklü değişiklikler gerekiyor
Türkiye solunun temel ittifaklar yapacağı esas güç Kürt Özgürlük Hareketi’dir. Kaldı ki Kürt Özgürlük Hareketi de bu gelenek ve damardan kopuk değildir. Türkiye solu geleneğinden gelen ama o gelenekten hiçbir zaman kopmayan, hatta o geleneğin, büyük devrimcilerinin anısını mücadelesinde yaşatmaya çalışan bir yaklaşıma sahiptir. Dayanakları bile dikkate alındığında CHP ile HDP arasındaki fark görülür. Hangi sol ya da sosyalist kendisini CHP’ye Kürt Özgürlük Hareketi’nden yakın görebilir ve HDP yanında CHP’yi tercih edebilir? Biz CHP’yi tercih etmiyoruz, her ikisini bir araya  getirmek istiyoruz demek de mevcut durumda ihtiyaca cevap vermiyor. Eğer Yunanistan ve İspanya anlamlı görülüyorsa HDP etrafında bir ittifak kurmak önemlidir. HDP’de görülen eksiklikler varsa sol güçlerin bu ittifak içinde yer alması bu durumu da giderir. CHP sola bir çıkış yaptıramaz, ancak HDP sol güçlerle ortak bir program etrafında Türkiye siyasetine müdahale edebilir. Çünkü HDP için köklü değişiklikleri getirecek adımlara ihtiyaç vardır. Bu da daha sol olan program ve adımlarla olur.

Kürt Özgürlük Hareketi tamamen kapitalizm ve kapitalist modernite karşıtı bir harekettir. Hatta mevcut yükselen solu bile tamamen kapitalist ve kapitalist modernite karşıtı görmüyor. Ancak kapitalizme karşı durmada ve geriletmede önemli bir adım olarak görüyor. Bu açıdan kim daha çok sol tartışması içine girmeden sistem karşıtı bir hareket yaratmak gerekir. CHP sistem karşıtı değildir; sadece AKP yerine iktidar olmak isteyen bir güçtür. Şu anda buna değil, alternatif olacak yeni bir radikal demokrasi hareketine ihtiyaç vardır. Biz radikal demokrasi derken topluma, yani tabana dayalı bir toplumsal ekonomik sistemden söz ediyoruz. Yoksa sistem içi, birinin diğerinden radikal olduğu bir radikalizmden söz etmiyoruz. 

Türkiye’de Kürt sorununu, Alevi sorununu, emekçiler sorununu, kadın sorununu, diğer etnik ve dinsel toplulukların sorunlarını, inanç toplulukların sorunlarını CHP ya da etrafında oluşacak bir seçim bloğu çözemez.

Biz seçim bloğu önermiyoruz; Türkiye’yi köklü değişime uğratacak bir radikal demokratik blok istiyoruz. Seçimden sonra da ortak davranacak bir demokrasi ittifakı istiyoruz. Bunun çok doğru anlaşılması gerekir. Tüm sol güçler ve demokrasi güçleriyle Türkiye’nin karakterini değiştirmek istiyoruz. Bundan en az Kürtler, Aleviler, emekçiler kadar sosyalistler de kazanacaktır. Bunun çok iyi görülmesi gerekmektedir.

HDP’nin sistem yedeği olması isteniyor
Bazı çevrelerin HDP’nin bağımsız olarak seçime girmesini çarpıtan bir kampanya yürüttükleri görülmektedir. HDP parti çatısı altında seçime girerse barajı aşmayacak ve AKP tek başına hükümet yapılacak biçimindeki söylemler tamamen maksatlı, özellikle CHP tarafından üretilen yalandır. Sadece CHP değil, tüm devlet ve AKP hükümeti de HDP’nin bağımsızlarla seçime girmesini ve HDP’nin sistemin yedeği ve Kürt süsü haline gelmesini istemektedir. Böylece Türkiye’nin AKP’ye muhtaç olması durumu devam ettirilecektir. AKP’yi durduracak tek proje HDP’nin parti amblemiyle seçime girerek yeni bir demokrasi hareketi başlatmasıdır. Bu nedenle AKP’yi HDP’nin barajı aşacağı korkusu sarmıştır. Ortadoğu’daki gelişmeler, IŞİD saldırılarının kırılması, Yunanistan ve İspanya’daki gelişmeler HDP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı oy oranını daha ileri götürmesini sağlatacaktır. Bunu HDP’nin bağımsızlarla seçime girmesini isteyenler dışında herkes görmektedir.

Özgür Politika

İmralı’da Kürt Halk Önderi AKP ile anlaşmış; AKP iktidara gelecekmiş de, bundan sonra da AKP Kürt sorununda adım atacakmış, Kürt Halk Önderi özgürleştirilecekmiş! Bunlar tamamen uydurulmuş bir senaryodur. Kürt Halk Önderi ve Özgürlük Hareketi AKP’ye seçimden önce adım attırmak istiyor. Daha doğrusu böyle bir yaklaşımla AKP’yi netleştirmek istiyor. Çünkü seçimden önce adım atmayan bir AKP hükümeti seçimden sonra hiçbir adım atmayacaktır. Seçimden güçlenerek çıkacak bir AKP’nin ilk hedefi 2011 seçimlerinde olduğu gibi Kürt Özgürlük Hareketi’ne saldırmak olacaktır. Zaten şu anda Tayyip ile mevcut Genelkurmay Başkanı bir zamanların Çiller ve Doğan Güreş’i gibi Kürt Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmede anlaşmışlardır. Bazı yöntem değişiklikleri olsa da esasta böyle bir anlaşma vardır. 2007 yılında Yaşar Büyükant’la yapılan anlaşma şimdi de mevcut Genelkurmay Başkanıyla yapılmıştır. 

Kürt Halk Önderi de, Kürt Özgürlük Hareketi de HDP etrafında tüm solun birleştiği bir ittifak yaratarak Türkiye’nin kaderini değiştirmek istiyor. Büyük devrimciler olan Mahir, Deniz ve İbrahim’in yarattığı değerleri ve birikimi canlandırmak istiyor. Kürt Özgürlük Hareketi’nin ve Önderinin tutumunda bunun dışında bir şey aramak amiyane deyimle münafıklıktır. 

Sol-sosyalist güçler HDP öncülüğündeki bloğa kilitlenmeli
HDP AKP ile anlaştı, bu nedenle parti amblemi altında seçime giriyor yaklaşımı ve  iftirası, 2004 yılındaki 1 Haziran gerilla hamlesinin yapıldığı sırada bu hamlenin Kürt Halk Önderi ile Genelkurmay arasında yapılan anlaşma sonucu gerçekleştiğini söyleyenlerin yalanına ve iftirasına benziyor. Bu iftiraya göre gerilla eylem gerçekleştirecek, Türk devleti  bu eylemleri gerekçe yaparak Güney Kürdistan’a girecek ve oradaki kazanımları tümden yok edecekti! Özellikle milliyetçi Kürt çevrelerinde böyle iddialar yaygınca dillendirilmişti. KDP de bu yönlü yalan ve iftira propagandasını teşvik etmişti. Ancak şimdi çok iyi görülmüştür ki 1 Haziran 2004 gerilla hamlesi olmasaydı Güney Kürdistan federasyonu kendisini koruyamazdı. Hatta Türk devleti bu federasyonu tanımamaya devam ederdi. Ancak 2004 gerilla hamlesi Türkiye’yi sıkıştırmış, Güney Kürdistan federasyonunu kabul etmek zorunda bırakmıştır.

HDP’nin parti amblemi altında seçime girmesi en başta da sol ve sosyalistleri güçlendirme ve on yıllardır ağır bedeler verilerek yaratılan değerleri canlandırma amaçlı olmasına rağmen tersyüz edilip başka gösterilmesi gerçekten de sindirilecek bir durum değildir. 

Sol-sosyalist güçler, tüm devrimci demokratlar, demokrasi güçleri bu propagandaya kulak vermemeli, tamamen HDP etrafında oluşacak bloğa kilitlenmelidirler. HDP barajı aştığında –ki kesinlikle aşacaktır- Yunanistan ve İspanya seçimleri sonucundan daha köklü sonuçlar yaratacaktır. Türkiye on yılların demokrasi, özgürlük ve sosyalizm birikimine dayanarak bir patlama yapacaktır. Bugün ağır sorunlar yaşayan Türkiye böyle bir demokrasi bloğu projesiyle sorunlardan kurtulup Ortadoğu’da demokratik, özgürlükçü yerini öncü düzeyde alacaktır.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2015 Seçimleri / HDP / ÖDP / radikal sol /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.