ist tabeip

Sağlıkta Dönüşüm Programı Çöktü – Onur Hamzaoğlu

Sol Defter- Haber - 26 Mart 2015 - Güncel Politika / Teorik Tartışmalar / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Başlık oldukça iddialı bulunabilir. Ancak, ortaya çıkan bulgular başlıktaki iddiayı kanıtlıyor. Çünkü Sağlıkta Dönüşüm Programı 1. “Çocukları aşılamıyor”, 2. “Bebekleri öldürüyor”! Türkiye’de yüz çocuktan yalnızca 74’ünün aşıları yapılabiliyor, bin canlı doğumdan altısı bir-oniki aylıkken ölüyor. Söz konusu saptamaların kaynağı, Sağlık Bakanlığı’nın da tarafı olduğu Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2013’ün raporunda paylaşılan veriler.

Bilindiği gibi, Nüfus ve Sağlık Araştırması, Türkiye’de 1968 yılından itibaren beş yıllık aralıklarla düzenli olarak yapılıyor. Söz konusu araştırmaların anıldığı yıl verinin toplandığı yılı ifade ederken, elde edilen ölçütler, ayrıca özel olarak paylaşılmamışsa, veri toplanmasından önceki beş yılın ortalama değerini göstermektedir. Bu araştırma, AKP Hükümetleri’nin Sağlık Bakanlığı’nda icracı olduğu dönemlerde, ilki 2003, ikincisi 2008 ve son olarak 2013 yılı olmak üzere üç kez gerçekleştirildi. Bunlardan son ikisinin verileri (TNSA-2008 ve TNSA-2013), doğrudan AKP’nin kendi sağlık politikalarını uyguladığı, kendi sistemini kurduğu 10 yılın sağlıktaki sonuçlarını yansıtmaktadır (Tablo). Kendi ifadeleriyle, sevabı da günahı da yalnızca ve yalnızca AKP’ye ait olan döneme aittir.

Türkiye’de, AKP’nin sağlık politikalarıyla bir ilke daha imza atıldı. Postneonatal ölüm(doğduktan sonra 1-12ay arasında ölen bebekler) hızı 1968 yılından beri tüm araştırmalarda her yıl azalarak iyileşirken, TNSA-2013’ün verilerine göre, tarihinde ilk defa artmıştır. Oysa ki, postneonatal ölümler, aşılama, bebek izlemi vb. sağlık hizmetleri düzenli ve kapsayıcı olarak sunulduğunda engellenebilmesi en kolay olan bebek ölümleridir. AKP, Sağlıkta Dönüşüm Programı ile önlenebilir bebek ölümlerindeki azalmayı tersine çevirerek artırmayı ‘başardı’. 2003-2008 döneminde bin canlı doğumdan yalnızca dördü, birinci-onikinci ay arasında yaşamını kaybederken, bu hız 2008-2013 döneminde %33’lük bir artışla binde altıya çıkmıştır. Bir başka ifadeyle, 2008-2013 döneminde canlı doğan bin bebekten altısı birinci-onikinci ay arasında yaşamını yitirmiştir. Söz konusu durumun, Türkiye tarihinin son 45 yıllık döneminde başka bir örneği bulunmamaktadır.

Bu durum tabii ki kendiliğinden, bilinmeyen nedenlerle ortaya çıkmamıştır. Aynı araştırmanın sonuçlarına göre, 2003-2008 döneminde yüz çocuktan 81’inin bütün aşıları yapılabiliyorken, tam aşılı çocukların oranı, 2008-2013 döneminde yaklaşık %9 azalarak yüz çocuktan ancak 74’ünün aşıları yapılabilmiştir (Tablo). Başka bir ifadeyle son beş yıllık dönemde tam aşılı çocuklarımızın oranı azalmıştır. Durum böyle olunca ortaya çıkan ölümler bir rastlantı değildir. Adeta ölüme davetiye çıkartılmıştır.

Bu davetiye, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın önemli bir bileşeni olan aile hekimliği modelinin uygulanmasıyla hazırlanmıştır. ‘Herkesin hekim seçme hakkı olacak’, ‘herkesin özel hekimi olacak’ söylemleriyle taraftar toplamaya çalıştıkları aile hekimliği sistemi ile kişiye ve çevreye yönelik sağlık hizmetlerini çağımıza uygun olmayan bir biçimde birbirinden ayırdılar, ev ziyaretlerini yapılamaz-yasak hale getirdiler. Yetmedi, yılda ortalama beş başvuruyla birinci basamak hekimliğini yalnızca ayakta hasta tanı ve tedavi uygulamasının yapılabildiği, kişisel koruyucu sağlık hizmetlerinin bile verilemediği birimlere dönüştürdüler.

Söz konusu kötüleşme, sağlıkta dönüşümün durdurulması ve Türkiye’de önceliği HALKIN SAĞLIĞI olan toplumcu, kamucu sağlık sisteminin yeniden inşası ile tersine çevrilebilinir. Bunun için de en yakın fırsatın 7 Haziran 2015 seçimleri olduğunu söyleyebiliriz. Sandık başına gitmeden önce, oy vereceğimiz partinin sağlık programında saydığımız ilkelere yer verip vermediğine bakar, beraberinde hayata geçirebilecek olanı belirler, tercihimizi ona göre yapabiliriz. Çünkü, sağlık sisteminde söz konusu yeniden kuruluş hedefi, Türkiye’de hayatın hemen bütün alanlarının benzer biçimde yeniden kuruluşu anlamına gelmektedir.

Tablo.  Türkiye’de Yıllara ve Çeşitli Sosyoekonomik Özelliklere Göre Tam Aşılanmış 15-26 Aylık Çocuklar(yüzde) ve Perinatal Ölüm Hızı

OnH

http://www.halkinsagligi.org/?p=220#.VRO8TFf3hic.facebook

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: sağlıkta dönüşüm programı /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.