KURESELLESME CAGINDA BUYUME GELIR DAGILIMI VE EKONOMIK POLITIKA

Kemal Derviş’in neo-sosyal demokrasisi ve CHP (AKP)…

E.Ahmet Tonak - 29 Mart 2015 - Teorik Tartışmalar / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Geçtiğimiz Perşembe günü Kemal Derviş ta Ankara’ya kadar giderek Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Merkezi’nde buluştu. Tam bir gazeteciler-birlikteliğimizi-fotoğraflasınlar durumu yaratıldı. Fotoğraflar çekildi, anlamsız laflar edildi. Bu arada, Derviş’e alelacele bakanlık sözü bile verildi!

Bir iki alıntı yapalım.

Kılıçdaroğlu: “Ekonomiye (Derviş’in) yaptığı katkıları, Türkiye’yi krizden çıkarma aşamasındaki çabalarını sadece CHP olarak biz değil bütün Türkiye takdirle anıyor.

Derviş: “Hızlı büyümek için bugünkü çağda artık yeni teknolojiyi getirmek, yeni teknolojiyi Türkiye’nin şartlarına uyarlamak, onunla istihdam yaratmak ve tabi onunla istihdam yaratabilmek için de eğitimde büyük hamleler yapmak gerekiyor… (S)osyal demokrat boyutu güçlü olan CHP’nin de söz sahibi olduğu bir iktidar kurulursa o zaman tekrar görüşürüz dedik birbirimize …Sosyal demokrasi demek bu çağda özel sektöre, piyasa ekonomisine gerçek anlamda destek olmak… ve ekonomiyi ileri götürmektir.”

Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi krizden çıkaran adam olarak takdire şayan bulduğu Derviş “CHP’nin de söz sahibi olduğu bir iktidar” ile ne kastetmiş olabilir bilmiyoruz. Bir koalisyon ima eder gibi. Öte yandan, Derviş’in sosyal demokrasiyi “özel sektöre, piyasa ekonomisine gerçek anlamda destek” veren siyaset olarak tanımlama çabası muhteşem. Neo-sosyal demokrasi bu olsa gerek!

Nereden nereye geldik?  Sendikalara dayalı, kamu iktisadi kuruluşlarına öncelik tanıyan, çalışanların refahını gözetmeye ve piyasayı denetlemeye çalışan klasik sosyal demokrasiden piyasacı, özel sektörcü neo-sosyal demokrasiye.

3 Mart 2001’de Bülent Ecevit hükümetinde ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı görevini üstlenen Derviş’in eski maceralarını bilmeyenler için kısa bir yorum:

“Derviş züccaciyeci dükkanına giren fil gibi her şeyi kırıp dökmüş, tarımsal desteklemenin son kalıntılarını da yok etmiş, tütün ve şeker pancarı üreticisini tasfiye edecek adımları atmış, doğalgaz piyasasını yabancılara açmış, Telekom, THY gibi stratejik kuruluşların Batı sermayesine peşkeş çekilmesinin önündeki engelleri kaldırmış, buna direnmeye çalışan Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ü, ‘Ya o, ya ben!’ Ben, gidersem de IMF’den para gelmez,” şantajıyla koltuğundan etmiş, gereksiz yere Hazineye 45 katrilyonluk tahvil ihraç ettirerek Türkiye’yi iç borç batağına gömmüş, fakat ne yaptıysa Türkiye’den dışarı sermaye kaçışını engelleyememişti, çünkü yapılan işlerin ekonomide istikrarı sağlamak için alınması gerekli tedbirlerle hiçbir ilgisi yoktu.” (S. Somçağ. 2006. Türkiyenin Ekonomik Krizi. İstanbul: 2006 Yayınevi. s. 136)

Ayrıca, 2002 itibariyle gerçekleşen büyüme ile ilgili (o yıl GSYİH artışı %7.7 olarak duyurulmuştu) unutturulmaya çalışılan, o zamanki adı ile DİE’nin (TÜİK) skandal hesaplamalarından da söz etmek gerekir.  Selim Somçağ, hem yukarıda alıntı yaptığımız kitapta hem de İktisat, İşletme ve Finans dergisinde (Haziran 2003) bu konuyu afişe ederek, %7.7’lik büyümenin tam 7 puanının stok artışlarından kaynaklandığını ve de bunun görülmemiş bir saçmalık olduğunu göstermişti.

Kılıçdaroğlu’nun, Derviş’i ekonomide istikrarı sağlayan kurtarıcı olarak lanse edereken yaptığı siyasi hesapları bilemeyiz.  Bir ihtimal, aynı programı 2002’de benimseyerek uygulamaya devam eden AKP’nin ekonomik “başarıları”nın CHP’li yeni bakan (?) Derviş’in eseri olduğunu hatırlatmak istemesi olabilir.  “Başarı” konusu ayrı bir yazı gerektirir.  Sadece, o gün bugün işsizliğin, ekonominin nispeten büyüdüğü dönemlerde bile yapısallaştığını hatırlatalım.  İç ve dış borçların artması, sıcak para bağımlılığı da cabası.

Neo-sosyal demokrasi, kim uygularsa uygulasın, ekonomi politikalarındaki tercihler itibariyle aynı. AKP versiyonunu yaşadık, biliyoruz.  CHP versiyonunu yaşamak isteyen çıkacağını sanmıyorum.  CHP’ye tavsiyem PASOK’tan ders çıkarmaları.

sendika.org

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: CHP / Kemal Derviş / neoliberalizm /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.