bursa-da-metal-fabrikalarinda-isciler-ofkeli

“Metal işçilerinin kurtuluşu Birleşik Metal’de örgütlü mücadeleden geçer”

Sol Defter- Haber - 21 Nisan 2015 - Genel / İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Bursa’da metal iş kolundaki işçiler son günlerde fabrikalarında yeni bir hareketlilik içerisindeler. Renault, Tofaş, Coşkunöz gibi metal sektöründeki fabrikalarda işçiler yemekhanelerinde, vardiya giriş ve çıkışlarında Türk Metal yönetimini ve fabrika patronlarını protesto ediyor, bu süreç nasıl ortaya çıktı?

16 Aralık 2014 günü metal iş kolunda 100 bin işçiyi ilgilendiren Grup Toplu İş Sözleşmesi imzalandı. Birleşik Metal – İş sendikası hem 3 yıllığı hem de ücret zammını kabul etmediğinden dolayı süreci devam ettirdi.

Türkiye’de bütün sözleşmeler yasada 3 yıl olmasına rağmen 2 yıllık olacak şekilde imzalanıyordu. Ancak Türk Metal yine bir gece yarısı 3 yıllık ve işçileri memnun etmeyecek bir toplu sözleşmeye imza attı.

Bu sürecin içerisinde olan fabrikalar bundan yararlandı ama bu sürecin içerisinde yer almayan fabrikalar bundan yararlanamadı. Bunlardan bir tanesi Bosch Fabrikası’ydı. Bosch Fabrikası’nın Türk Metal ve Birleşik Metal arasındaki yetki davasının halen sürüyor olmasından sözleşme imzalanamamıştı. Geçtiğimiz hafta 13 Nisan’da yetki davası sonuçlandı ve yetki Türk Metal’in oldu. Süreci devam ettirdiler ve Bosch’ta da sözleşmeyi imzaladılar.

Tabi burada örgütlenme süreci içerisinde işçilere, ‘Biz sizlerle birlikte sözleşmeyi hazırlayacağız, imzalamadan toplu sözleşme sürecini sizlerle paylaşacağız, aynı Birleşik Metal gibi olacağız’ ne kadar deseler de yine bir gece yarısı, Türk Metal ile Bosch sözleşmeyi imzaladı. Basından takip ettiğimiz kadarıyla sözleşmenin iyi bir nitelikte olduğu yönünde. İşin garip tarafı imzalanan toplu sözleşmeyi sendika panolarına asmaya cesaret edemediler, asamadılar.

Biz aslında bunu daha evvelden çözmüştük, Türk Metal’in örgütlü olduğu diğer fabrikalarda buna karşı reaksiyonların olacağını, tepki oluşacağını biliyorduk. Ve geçtiğimiz hafta itibariyle bu tepki çoğalmaya başladı. Bugün bölgemize baktığımızda Bursa Tofaş ve diğer işyerlerinde Türk Metal’in örgütlü olduğu yerlerde imzalanan toplu sözleşmenin olumlu sonuçları neticesinde tepkiler oluşmaya başladı ve ciddi tepkiler meydana geldi.

Yani Bosch’ta imzalanan toplu sözleşmeyi diğer fabrika çalışanları, kendi fabrikalarında da istedi.

Evet, evet. ‘Bir, niçin 3 yıllık sözleşme imzaladınız, iki madem daha iyi bir sözleşme imzalanabiliyordu, niçin bize de imzalamadınız?’ diye metal işçileri tepki göstermeye başladı Renault’da, Tofaş’ta ve diğer fabrikalarda. Bosch’ta imzalanan toplu sözleşmesinin yüzde ellilik kısmıdır iyi olarak gözüken. Eğer daha iyi bir mücadelede edilmiş olsaydı, Birleşik Metal grup toplu sözleşme sürecine müdahil olmuş olsaydı ya da Türk Metal sendikası da bu konuyu daha da zorlamış olsaydı biz diyoruz ki hem 3 yıllık sözleşme yapılmazdı hem de mevcut imzalanan sözleşmenin iki katı daha MESS patronlarına sözleşme imzalatılabilirdi. Onun için bugün Türk Metal’e bağlı olan işyerlerindeki metal işçileri haklı bir konumda, madem daha iyi bir sözleşme imzalanabiliyordu niçin bize imzalatmadınız diye Bursa bölgesinde böyle bir hareketlilik oluştu.

Biz çok açık ve net şekilde söylüyoruz. Halen grup toplu sözleşmesini imzalamadık, biliyorsunuz TİS kurullarımızda mücadeleye devam kararı aldık. Toplu sözleşme sürecinde, yasal prosedür anlamında arabulucu raporu elimize geldikten sonra grev kararımız çıktı. Grev kararımızla birlikte grev uygulamasına başladık. İki gün sonra da Bakanlar Kurulu kararıyla da bizim grevimizi ertelediler. Daha sonra Danıştay ayağında birlikte bizim grevlerimizi yok olma ile karşı karşıya bıraktılar. Yani bizim grevlerimizi kaldırma aşamasına getirdiler. Bu da bize bugünkü ortamda şunu gösteriyor, metal işçileri birlikte hareket emiş olsalardı hem daha iyi sözleşmeler yapacaklar hem de 3 yıllık sözleşmeyle karşı karşıya kalmazlardı. Bugün Bursa’da metal işçilerinin tek dayanağı Birleşik Metal ile birlikte aynı mücadeleyi vererek, bundan sonraki sözleşmeleri hem sosyal anlamda hem de ücret anlamında nitelik bakımından çoğaltabilirler.

Şimdi, Bosch’ta görece iyi bir sözleşme imzalandı, Bosch’ta görece iyi bir sözleşme imzalanmasının nedenlerinden biri olarak ordaki Birleşik Metal’in örgütlülüğü diyebiliriz değil mi?

Evet. Birleşik Metal’in Bosch’ta yürüttüğü sürecin etkileri bunlar.

Çünkü diğer fabrikalarda böyle bir tehlike yok, zaten Türk Metal’in üyesi. Ama Bosch’ta bulunan Birleşik Metal’in üyelerinden kaynaklı sendika özellikle bakın biz geldik, biz çabalıyoruz diyebilmek için toplu sözleşme yapmak zorunda kaldı. Şimdi Birleşik Metal’in sürece dair müdahil olma çabası var mı?

Biz buradan bütün metal işçilerine şunu söylüyoruz, evet, Türk Metal 3 yıllık yetki almıştır ve bunun üzerinden bu işbirlikçi, sarı sendika metal işçilerini tehdit etmektedir. İşçilerin gerekli olan tepkilerini doğal karşılıyoruz ama uzun vadede buradaki hareketliliğe ve metal işçilerine zarar verir. Eğer metal işçileri bu işbirlikçi sendikadan kurtulmak istiyorlarsa bizimle muhakkak irtibata geçmeleri lazım. Bosch örgütlenme sürecindeki gibi bir çalışmayla bunlardan Bursa bölgesinde kurtulabiliriz. 3 yıl çok uzun bir süre değil sonuçta Türkiye gibi bir yerde. Şurada geçti bir yılımız kaldı iki yıl. Bir buçuk yıl sonra tekrar yetki aşamasına geleceğiz. O yetki aşaması süreci içerisinde arkadaşlar, bizimle irtibat kurup, yol yürüyeceklerse biz bütün arkadaşlarla, bu işbirlikçi sendikadan kurtulabiliriz.

Tofaş’ta, Reno’da işçiler şu anda sendikalarına karşı muhalif bir durumda. Bu durumdan kaynaklı sizinle irtibata geçen var mı?

Var ama o kadar planlı bir çalışma içerisinde değiliz. Bosch’ta daha büyük ve planlı bir çalışma içerisindeydik. Şurdan şunu söylemek istiyorum: Reno işçileri 98’de bir duvara tosladılar. 2000’de, 2010’da yine bir duvara tosladılar. Yani her toplu sözleşme sürecinde saman alevi gibi parlayıp, sönmelerini istemiyoruz. Eğer bizimle birlikte, irtibat halinde olup bu işbirlikçi, sarı sendikadan kurtulmanın yolu, örgütlü çalışmaktan ve mücadele vermekten geçiyor.

Biz çok iyi biliyoruz, Renault’da işçiler ‘Biz bu sarı sendikadan kurtulmak istiyoruz, bizim önümüze geçmeyin.’ demelerine rağmen İnsan Kaynakları Müdürü ‘Ben bu konuda herhangi bir şey yapamam.’ demiştir. İnsan kaynaklarında çalışanlar da aslında saman altından su yürüterek, bu işin bastonu oluyorlar. Çünkü onlar o sendikayı istedikleri şekilde yönetebiliyorlar.  Eğer işçiler, DİSK Birleşik Metal ile hareket ederlerse, o tür yöneticilerin de bizi yönetemeyeceklerini biliyor sermaye.

Bu konuya dair metal işçilerine son olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı?

Metal işçilerinin bu işbirlikçi sarı sendikadan kurtulmalarının yolu, Birleşik Metal ile hareket edip, örgütlü şekilde mücadele etmek olduğunu bir kez daha söyleyebilirim.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Birleşik Metal-İş / metal işçileri / Türk Metal /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.