ilisu-baraji-iscileri-silahli-saldiriya-ugradi

Taşeron işçilerine karşı artan sermaye şiddeti ve silahlı saldırılar – Mahmut Yılmaz

Sol Defter- Haber - 28 Haziran 2015 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Son dönemde ücretlerini alamayan taşeron işçilerinin eylemlerine patronun ya da sair efradının silahlı saldırıları, yaralama ve kavga haberlerine sıklıkla rastlar olduk. 1970’lerde grevlere, sendika önderlerine yapılan faşist saldırılardan farklı olarak bu saldırılar taşeron düzeniyle doğrudan alakalıdır. İşçilerin ücretlerini aylarca ödemeyen, işçiler talep ettiğinde işe silah çekme, yaralama, dövme/dövdürme yollarına başvuran patron tipinin siyasal alandan da oldukça çok özdeşim figürleri mevcuttur.

Mafyatik ilişkilerin daha çok gözlemlendiği taşeron ilişkileri çoğunlukla küçük ölçekli işletmeler hem ucuz işgücü hem de yasal hiçbir yükümlülüğün ve sendikal faaliyetin olmadığı, sol politik girdinin az olduğu, sendikal faaliyet çabalarının işten atma ve sendikal hak ihlalleriyle sonuçlandığı işyerleridir. Taşeron işçileri niceliksel olarak çoğunlukla sigortasız, düşük ücretli, niteliksiz, örgütsüz işçilerden oluşmaktadır. Bu da hak gaspları durumunda işçileri korunaksız bırakmaktadır. Taşeron düzeni, siyaset ve mafya ilişkileri işçilerin aylarca ödenmemiş ücretlerini dahi gasp eden, hak aradığında da şiddetle karşılık veren bir düzeye evrildi. Taşeron çalışma ilişkileri ağırlıklı olarak inşaat işçilerini, hizmet sektörü çalışanlarını, montaj işçileri, tersane işçilerini, maden işçilerini, belediye işçilerini, çağrı merkezi işçilerini, organize sanayi bölgelerinde yan sanayi kuruluşlarını,  kadınlar ve erkekler, yetişkinler ve çocuklar, göçmenler ve göçmen olmayanlar, vasıflı, yarı-vasıflı ve vasıfsız olanları kısacası üretim, hizmet, dağıtım vb alanlarda çalışan işçilerin önemli bir kısmını kapsıyor.

Bahsettiğimiz sıklığı gittikçe artan silahlı saldırılara güncel birkaç örnek verelim:

-21 Nisan 2015’te Mersin’in Tarsus ilçesi Alifakı mahallesinde yapılmakta olan yeni cezaevi inşaatında çalışan işçilere taşeron firma yetkilileri silahlı saldırıda bulundu. 6 işçi yaralandı.

-01 Mayıs 2015’te Batman Emekli TOKİ inşaatında çalışan 20 taşeron firma işçisi, maaş ve SSK’ları yatırılmadığı gerekçesiyle iş bıraktılar.  Yetkililerle görüşmeye giden işçilerin firma yetkilileri tarafından burada silahlı saldırıya uğradı. Silahlı saldırı sonucu işçilerden Fehmi Barış’ın göğsüne isabet eden kurşunla yaralandı.

-20 Haziran 2015’te 2007 yılında yapımına başlayan ve bütün tepkilere rağmen yapımına devam edilen Ilısu Barajı’nın inşaatında taşerona bağlı çalışan işçiler, görüşmeye gittikleri işverenin proje müdürün korumalarının silahlı saldırısına uğradı. Saldırıda 3 işçi yaralandı.

Bu haberlerin altında yatan maddi ilişkiler siyaset/ihale, taşeron/mafyatik ağlara odaklanmayı gerektirmektedir. “Cebir ve cendere” diye adlandırılabilecek bu ilişkiler taşeron çalışma düzenini siyasi, iktisadi, ideolojik yapılarla bağını kurarak tartışmayı gerektirmektedir. Taşeron düzeninde işçiler mal ve hizmet üretmenin yanında iş bulmak ve yaşamlarını idame ettirme stratejisi olarak siyasal ilişkilere ve onun yeniden üretilme biçimlerine de dâhil olmaktadır. AKP teşkilatları gerek kamusal, kısıtlı istihdam olanaklarını gerek işçi havzalarındaki iş olanaklarını etkin bir siyasal işlevle değerlendirmektedir.

Düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, güvencesizlik, iş güvenliği ve işçi sağlığı politikalarının oluşturduğu vahim tablo siyasal alanda sosyal ağlarla ve cemaat tipi dayanışma usulleriyle dengelenmektedir.

Taşeron sistemi, güvencesiz, esnek çalışma biçimleri sermaye birikim rejimiyle ve ülkenin ideolojik politik söylemleriyle bağlantılıdır. Sadece metal direnişi boyunca AKP sözcülerinin beyanlarının analizi bu gerçeği gözler önüne sermeye yeter de artar. Neoliberal yıkımın siyasal icracılarının amacının işgücü maliyetlerini sermaye açısından düşürmek ve çalışan sınıfların yasal, kurumsal ve örgütsel korunaklarını aşındırarak sermayenin emek üzerinde sınırsız ve sorumsuz bir tasarruf alanı oluşturmak olduğu bilinince bu beyanlar da şaşırtıcı olmaktan çıkmaktadır. Öte yandan AKP iktidar yıllarında sermaye birikim rejimleri ve emek rejimlerinin yeniden üretilmesine uygun bir alan oluşturdu.  AKP iktidarı boyunca sendikalar kanunu, toplu sözleşme kanunu ve iş kanunu başta olmak üzere birçok yasada sermaye lehine değişikliğe gidildi. Sendikasızlaştırma ve taşeron yaygınlaştı. Grevler fiili olarak yasaklandı ve Danıştay’da AKP’nin yasaklarına hukuk ihlali kararlarla adeta tüy dikti. AKP, çoğunlukla devletin kaynaklarını kullanarak ve hukuku araçsallaştırarak, sendikal alana dolaylı veya direkt müdahale etti. Sarı sendikaların yöneticilerinin usulsüzlüklerini bir şantaj aracına –aylık 70 bin lira maaş, lüks, çocuklarının düğününün faturasını sendikaya ödetme, sendika parasıyla kurulan şirketler vs- dönüştürüp kıdem tazminatı gibi konularda dahi adım atamaz hale getirdi. Öte yandan yandaş, doğrudan güdümlü Hak-İş ve Memur Sen gibi makbul aparatlar yarattı.

Bu tablo göstermektedir ki; sendikaların etkin olmadığı, ücretlerini zamanında alamayan ya da ücretleri gasp edilen, yıllık izinlerini kullanamayan, fazla mesai ücretleri ödenmeyen, kıdem-ihbar tazminatlarından mahrum edilmiş ve piyasada en çok örgütlenmeye ihtiyaç duyan kesimlerden biri olan taşeron işçilerinin yaşam alanlarında örgütlenmesi sendikal örgütlenme bilincini de güçlendirecek yeni sendikal modeller ve ilişkilerin güçlenmesini sağlayacaktır. Öte yandan örgütsüz taşeron işçilerinin haklarının gasp edilmesine ve silahlı saldırılar örneklerinde olduğu gibi ciddi durumların önlenmesi örgütlenme ile mümkündür.

Burada bir hatırlatma da yapmakta fayda var: Geçmişte patronların, işçilerin haklarını sol grupların baskılamasıyla vermek zorunda kalabiliyorlardı. Sendikalarda ya da işçi derneklerinde örgütlenmek emek ve sosyal haklar mücadelesi açısından temel gerekliliktir. Diğer bir gereklilik de emeğin gündemi ile demokrasi ve özgürlükler gündemini birleştiren bir sol siyasetin varlığıdır.

*DirenEmek 2015 yılı sonunda bu saldırıların toplu dökümünü yayınlayacaktır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: silahlı saldırı / taşeron işçilik /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.