yunanistan-hayir-dedi

Referandum sonuçlarına dair: Asıl şimdi başlıyor…

- 7 Temmuz 2015 - Dünya Solu / Güncel Politika / Teorik Tartışmalar

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail


Yunan emekçileri, IMF ve AB’nin dayattığı yapısal uyum programına çok güçlü bir “hayır” dedi. Bu sadece Yunan işçi sınıfı için değil, bütün Avrupa emekçileri için büyük bir zaferdir. Sermayenin, medyanın, AB yetkililerinin, muhafazakârından sosyal demokratına hemen hemen bütün eski siyaset esnafının, bilinçle kışkırttığı korku iklimine, açık tehditlere rağmen “hayır” oylarının “evet” karşısında ezici bir zafer elde etmesi, Yunan emekçilerinin kaderlerine sahip çıkmak için nasıl bir kararlılık içerisinde olduğunu göstermiştir.

Oyların niteliksel analizi, gençlerin, işsizlerin, yoksulların ezici bir biçimde hayır, zenginlerin, sahip olanlarınsa evet dediğini gösteriyor. Yunan toplumu sınıfsal temelde derin bir kutuplaşma yaşıyor. Bu kutuplaşmaya dipten gelen bir radikalleşme eşlik ediyor. Hayır çıkarsa avro’dan, hatta AB’den çıkılacağı tehditlerine karşın bu sonuç, bu radikalleşmenin nasıl bir derinliği ve cüreti olduğunu ortaya koyuyor.

Evet etrafında kenetlenen sermaye bloku derin bir yara almış, yönetenlerin ülkeyi eski biçimde yönetme kabiliyeti büyük ölçüde zedelenmiştir. Halkın referandumla kazandığı özgüven bu yönetememe krizini daha da derinleştirecek temel faktördür.

Referandumla aylar süren müzakere parodisi bir an için son bulmuş, halk yeniden kendi geleceğini ellerine almak için sahneye çıkmıştır. Hükümetin yalpalamalarına ve hazırlıksızlığına, bazen geri basmaya hazır olduğu izlenimi vermesine karşın geniş halk kitleleri tereddüt etmemiş, kendi kaderinin efendisi olmak için fedakârlığa hazır olduğunu göstermiştir.

Syriza liderliğinin bu sonucu yanlış yorumlamaması gerekir. Bu zafer hükümete, AB ve IMF ile kotaracağı daha “ılımlı” bir yeni kesinti programı için verilmiş bir açık çek değildir. Referandum sonuçları hükümetin “daha sıkı” pazarlık etmesini sağlayacak bir pazarlık kozunda ibaret değildir.

Bu yoksulluğa, işsizliğe, krizin bedelinin emekçilere ödetilmesine, krizden emeğin ucuzlatılıp güvencesizleştirilmesiyle çıkılması şeklindeki sermaye saldırısına verilmiş bir “hayırdır”. Bu “hayırın” devamı, sokaktaki, okullardaki, iş yerlerindeki, meydanlardaki mücadelelerle gelecektir. Bu “hayırın” gereği, halkın kendi doğrudan eylemi ve özörgütlülüğünü daha da pekiştirmektir.

Zaman geri basma zamanı değildir. Şimdi avro’dan çıkıştan bankaların kamulaştırılmasına bir dizi cesur adımı atma zamanıdır. Halk buna bütün cüreti ve kararlılığıyla hazır olduğunu göstermiştir.

Bu daha hâlâ başlangıç ve yol uzun…

baslangicdergi.org

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 5 Temmuz Referandumu / AB / SYRİZA /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.