toplanti syriza

Syriza İçinde Kavga, Parlamento Dışı Sol ve Genel Durum – Y. Doğan Çetinkaya

Sol Defter- Haber - 15 Temmuz 2015 - Dünya Solu / Güncel Politika / Teorik Tartışmalar

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Bugün (15 Temmuz 2015) Çipras’ın Troyka ile yaptığı ve 3. Memorandum olacak anlaşma Yunan parlamentosuna gelecek. Daha önce AB’ye gitmeden zaten Çipras’ın meclisten geçirdiği tasarı bugün akşam saatlerinde hem bir yasal gereklilik olarak hem de AB’nin isteği üzerine onaylanmak üzere parlamentoya gelecek. Hatırlanacağı üzere mevcut Syriza-Anel hükümeti “hayır” kullanan ve oylamaya katılmayan vekiller ile meclisten güven oyu alamayacak bir sayı ile tasarıya “evet” almak zorunda kalmıştı. Tasarının onaylanarak AB’ye gitmesi ancak sağ partilerin desteği ile sağlanmıştı. Ancak Syriza’dan “evet” oyu kullananların bazıları bile yaptıkları açıklamalarla anlaşma onay için tekrar geldiğinde “hayır” oyu vereceklerini ortak ya da bireysel deklarasyonlar ile açıklamışlardı. 5 Temmuz referandumundan alınan yüzde 62 “hayır” sonucuna rağmen Çipras ekibinin ters yönde hareket etmesi büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaratmıştı. Şimdi bu hayal kırıklığının sonuçları ve biçimleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.

Referandum sonucundan hemen sonra önceki sağ hükümetlerden daha ağır şartlar içeren bir taslak ile Troyka’ya giden Çipras yurda dönüşünden hemen sonra ilk tepkilerle karşılaşmaya başladı. Parti Genel Sekreteri Thasos Koronakis Syriza Politbüro’sunu topladı ve burada Çipras’ın Avrupa’da yapmış olduğu anlaşmayı görüşüldü. Yapılan açıklamaya göre politbüro 11’e karşı 3 oyla Çipras’ın yapmış olduğu anlaşmanın mecliste reddedilmesi gerektiğine karar verdi. Seçimden sonra Syriza’nın hükümet olması ile bakanlar ve parti yönetimi ayrıştırılmıştı. Özellikle sol, partinin hükümeti denetlemesi için partinin hükümetten bağımsızlığını savunmuştu. Bundan dolayı Çipras politbüro’da değil. Hükümet üzerinde bir bağlayıcılığı olmayan bu karar ve sonuç gereği olarak olarak Thasos Koronakis Çipras’ı Syriza’nın Merkez Komitesi’ni (biz bunu parti meclisi olarak okuyabiliriz) ve Syriza meclis grubunu hemen ayrı ayrı toplantıya çağırmaya davet etti. En azından yapılan anlaşma meclise gelmeden önce partinin yetkili kurullarının da onu tartışabilmesi için. Çipras bu öneriyi reddetti ve eğer isteyen olursa bireysel olarak karşı oy kullanabileceklerini belirtti.

Yine bugün birçok seçim bölgesinde ve parti ilçe teşkilatlarında toplantılar yapılarak meclise gelecek tasarı üzerine görüş beyanları yapıldı. Ve bunların bir çoğunda kesif bir çoğunlukla olmasa bile Troyka ile varılan anlaşmanın reddedilmesi gerektiği açıklandı. Bu yazı yazıldığı saatlerde Selanik, Zakintos, Kalamata gibi birçok yerde “hayır” oyu kullanılması gerektiği açıklandı. Birçok seçim bölgesi bu kararlarını o bölgeden seçilen vekillerine de iletti. Bu noktada partide çok büyük bir feveran ve tepkinin varlığından çok, vakur bir duruştan bahsedebiliriz. Bu politik atmosfere tekrar değineceğim. Zira çok büyük bir kavgadan ve parti içi mücadeleden bahsetmek çok mümkün değil. Bir kongre toplanması gerektiğini ve Çipras’ın parti ve seçim programına aykırı bir anlaşma yapmasının hesabını vermesi gerektiğini söyleyen cılız sesler de dün duyuldu. Ancak şimdilik çok etkili olacakları olası değil. Yapılan anlaşmanın bir darbe olduğunu söyleyenler çok gür bir sesle kongre çağrısı yapmıyorlar. Aslına bakılırsa genel kanı Çipras ekibinin delege dengeleri düşündüğünde çok güçlü olmadığı. Yani böyle ciddi bir baskı olsa Çipras ekibinin ve hatta kendisinin bile kongrede indirilme olasılığı çok yabana atılır bir olasılık değil. Ancak kongrelerin en önemli özelliklerinden bir tanesi sosyalist ve radikal ağırlıklı delegelerden oluşması ve çok önemli kararlar almasına rağmen aldığı kararların bugüne kadar çok da uygulanmamış olması. Partinin merkez ekibi tarafından neden uygulanmadığı sorulan birçok karar var. Bu da partinin daha önceki yazılarımda değindiğim özelliğine bir delil teşkil ediyor. Çipras’a karşı ortaya çıkan sembolik tepkilerden bir tanesi de selefinin açıklaması. Partiyi daha fazla gençleştirmek için Çipras’ın önünü açarak onu başkan yaptığı söylenen Alekos Alavanos kendisiyle artık kahve içmek için bile masaya oturmayacağını açıkladı.

Bu anlamda bir tepki, yaşanan hayal kırıklığı ve moral bozukluğu çerçevesinde dile geliyor, ortaya çıkıyor ama bir isyan biçimini de almıyor. Yani demek istediğim büyük bir politik hesaplaşmanın yaşanabileceği bir tepki yok. Bugünkü oylamada Syriza solunun meclisteki temsilinin 50 vekil civarında olması bekleniyor. Ancak bu da kesin değil. Bu rakam daha az veya çok olabilir. Lafazanis’in sözcülüğünü yaptığı sol platformun 30 civarında, 53’ler[i] olarak anılan grubun 14 civarında, Maocu KOE’nin 4 ve Troçkist DEA’nın 2 vekilinin (toplamda 50 civarında milletvekilinin) “hayır” demesi bekleniyor. Bu arada Çipras gün boyu yaptığı açıklamalarda kendisinin görevi bırakıp kaçmayacağını, tasvip etmese de bir zorunluluk olarak imzaladığı anlaşmanın arkasında olduğunu tekrarlardı. Çipras ekibinden vekiller ise bu kadar karşı iseler “hayır” diyecek partidaşlarının tepki koyarak istifa edebileceklerini dile getiriyorlar. Zira Yunan parlamento sisteminde bir milletvekili istifa ettiğinde yerine aynı partiden sıradaki vekil adayı meclise giriyor. Bundan dolayı partinin solu ve bu bloku destekleyenler muhalif vekillerin istifa etmelerini engellemeye çalıştı dün. Ancak tam teyit edemesem de bir KOE’li vekilin istifa ettiği bilgisi geldi (en son ikna edilmeye çalışılıyordu). Bu durum kısa bir süre içinde bir kavgaya ve mücadeleye dönüşebilir.

Gelelim neden büyük bir tepkinin olmayışına ve moral bozukluğu durumunun kasvetini bozacak bir hamlenin yokluğuna. Genel kamuoyundaki ve Syriza’nın içindeki kanı ve zihniyet aslında yapılacak bir şeyin olmadığı yönünde. Yani geçen yazımda da altını çizmeye çalıştığım gibi Syriza’nın teslimiyet ve devrimci adımlar atma ikileminde kalmış olması. Devrim ve kopuşun imkansız kabul edilmesi ancak kısa dönemde atılmış onur kırıcı bir geri adımlar ve geçen sene eleştirilen sağ partilerden daha ağır anlaşmaya neden olmak psikolojik bir yıkım yaratmış durumda. Sıradan insanlardan “bugüne kadar AB’ye posta koyan, en çok direnen bu çocuk oldu ama o da bu kadar direndi” sözlerini duymak işten bile değil. Syriza üyeleri içinde de bu anlaşmanın bir zorunluluk sonucu yapıldığını düşünen ve Çipras’ı son kertede haklı bulan önemli sayıda insan var. Örneğin en muhalif olan mahalle teşkilatlarından Exarhia’da dün gece yapılan toplantıda önemli bir grup mecliste anlaşmaya “evet” denilmesi gerektiğini savundu. Yine Syriza’nın solunun içinde de partinin dağılmaması için ve bir çöküş yaşanmaması için “evet” denilmeyecekse bile kesinlikle “hayır” denilmemesi gerektiğini savunanlar az değil. Bundan dolayı da bugün 50 hayır oyunun bulunup bulunmayacağını kimse bilmiyor. Ne olursa olsun partiye sahip çıkılması istenci ile daha yeni yapılmış genel seçimde söylenmiş sözlerin çiğneniyor oluşu çok yıpratıcı bir sinizme yol açıyor. Moral bozukluğu katmerleniyor. Bu arada Syriza bakanlarından parlamento dışı sola yakın olduğu düşünülen Nikos Voutsis gibi isimlerin de Çipras ile kader birliği yaptıkları görülüyor. Yine aslında Varoufakis’ten daha solcu olduğu düşünülen, yukarıda adı geçen 53’ler çevresinden gelen Tsakalotos’un böyle bir anlaşmayı yapmış olması da yaşanan şaşkınlık ve tepkiyi hayal kırıklığı boyutunda bırakıyor. Bu arada Yunan sağından Çipras’a yönelik arka arkaya tebrikler de eksilmiyor gün boyu. Her ne olursa olsun hükümetin bu hayır oylarıyla güven oyu alacak bir sayıyı kaybedeceği de bir gerçek. Hükümet aslında politik olarak düşmüş olacak. Bu anlamda da erken seçimden farklı hükümet olasılıklarına yakın gelecek birçok farklı olasılığa gebe. Syriza’ya yakın sol çevreler muhalif 50 kadar milletvekilinin gayr-i resmi bir grup da oluşturabilecekleri üzerine düşünüyor.

Syriza’nın içi böyle, peki ya parlamento dışı Sol? Dün ne yapmak gerektiğine dair Antarsia’nın öncülüğünde geniş bir toplantı yapıldı. Antarsia’nın bütün bileşenleri ve onlar dışında Komünist Yeniden Oluşum gibi daha birçokları ve Syriza gençliğinden temsilcilerin katıldıkları bu toplantı hemen küçük bir açıklama kaleme almaya çalıştı. Ancak bunda muvaffak olamadı. Genelde üstünde durulan durumun netice itibariyle Syriza dışı Sol içinde de ağır bedelleri olacak bir yenilgi olduğuydu. Burada da “ihanet” sözcüklerinin hava uçuştuğu büyük bir feveran yerine, bir tedirginlik, kaygı ve moral bozukluğu söz konusuydu. Bundan dolayı solun ne yapması gerektiğinin tartışılacağı geniş katılımlı bir forum kararı alındı. Bu forum Cuma günü Exarhia’da gerçekleştirilecek.

Bugün yapılan anlaşma mecliste görüşülür ve oylanırken parlamento dışında Syntagma Meydanı’nda bir miting olacak. Anlaşmayı protesto etmek için. Yine bugün kamu emekçilerini temsil eden konfederasyon ADEDY genel grev yapacak. Özel sektör işçilerinin örgütü GSEE ise protesto gösterilerinde ve tepkilerde yok. Zira bu konfederasyon referandumda da açıkça “evet” çağrısı yapmıştı ve bugün de anlaşmadan yana bir tavır sergiliyor. Yani Türkiye’de birçok sol sitede dile getirildiği gibi topyekûn bir örgütlü işçi sınıfı isyanından bahsetmek çok olası değil. Bugün akşam saatlerinde de ADEDY’nin çağrısına emekçilerin ne oranda icabet edeceklerini göreceğiz. Şu anda bu tepkinin nitelik ve nicelik olarak sönük geçmemesi için teyakkuz haline geçilmeye çalışılıyor. Bu arada genelde Yunan solunda kendini ayırmaya özel bir özen gösteren komünist partisi KKE de bugünkü eyleme iştirak edecek.

Dün Podemos da yapılan uzlaşmaya karşı bir açıklama yaptı. Zira bu anlaşma içinden geçmekte olduğumuz dönemde yaşanılan çok ciddi bir yenilgi ve sadece Yunanistan ile ilgili değil. Türkiye’de yaşanan işçi sınıfı hareketliliğinden neoliberalizme isyan etmiş bütün dünya halklarının başka bir dünya tasavvuru için önemli bir darbe. Bundan dolayı bu durumun sol için topyekun bir yenilgi halini almaması için Syriza içi ve dışındaki solun dayanışma içinde bir alternatifi var etmeleri zorunlu gözüküyor. Şu anda çokça duyulan “sol adına değil” sloganlarının ete kemiğe büründürülmesi gerekiyor. Tek bildiğimiz işimizin kolay ve başka çaremizin olmadığı.

(Bu yazı gece geç saatlerde kaleme alındı. Sabah gelen son habere göre Syriza içinden gelen tepkiler sonucu partinin meclis grubu görüşmelerde geçilmeden saat 14:00’de toplanacakmış)


 

[i] 53’ler Syriza merkez komitesi içinde zamanında Synaspismos’un sol kanadı, Akoa, Roza ve Kokkino’nun bir kolunun oluşturdukları Anasa’nın Kızıl-Yeşil ile birleşerek oluşturdukları grup. Bu grubun şu an mecliste 20 civarı vekile tekabül ettiği varsayılıyor.

baslangicdergi.org

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Çipras / memorandum / SYRİZA / Troyka /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.