tofas-eylem8

Dipteki Sendikalaşma – Şükrü Karaman

Sol Defter- Haber - 24 Temmuz 2015 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Kuşkusuz çalışanların sendikalı olması hem maddi hem de sosyal anlamda bir kazanımdır. Özellikle sendika üyesi işçiler, bağıtlanan toplu iş sözleşmesi ile sağlanan ücret artışının yanı sıra sosyal haklarda da ciddi kazanımlar elde etmektedir.

Önemli haklar sağlamasına karşın Türkiye’de sendikalaşma oranı Batı ülkelerine göre çok düşüktür. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre 12 milyon 200 bin işçiden yalnızca 1 milyon 300 bini sendika üyesi. Buna göre sendikalaşma oranı yüzde 10.6 düzeyinde. Yani 10 işçiden ancak biri sendikalı.

Oysa bu oran OECD ülkelerinde yüzde 17, AB’de ise 23 seviyesinde. İşçi sendikalarında üyelik oranı bu denli düşük, dipte iken memur sendikalarında üyelik oranı yüzde 70’ler gibi yüksek düzeyde. Her 4 memurdan 3’ü sendika üyesidir. Memur sendikacılığındaki bu yüksek oranda, sendikalı memura ödenen toplu iş sözleşmesi yardımı önemli rol oynamaktadır.

2013 yılında bağıtlanan toplu iş sözleşmesi uyarınca sendikaya üye olan memurlara 3 ayda bir 60 lira ödenmekte, bundan damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmamaktadır. Kuşkusuz bu ödeme memurun sendikalı olmasını teşvik etmektedir.

Grev haktır! 

Çalışma yaşamında delikanlılık çağını yaşayan memur sendikaları kamu çalışanları için önemli bir kazanım olmakla birlikte grev haklarının olmaması da o denli bir eksikliktir.

Grev hakkından yoksun memur sendikaları ancak hükümetin verdiği zamla yetinebilmektedir. Grev hakkının bulunmaması toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde memur sendikalarının adeta elini kolunu bağlamaktadır

Hükümete yakın Memur- Sen’in 2013’te önerilen düşük zammı daha çok üye amacıyla itiraz etmeksizin kabul etmesi, kamu çalışanlarının kaybını daha da artırmıştır. Memur-Sen’in bu tutumundan ötürü, milyonlarca kamu çalışanı 2014’te enflasyon farkı ödemesinden yararlanamayarak büyük hak kaybına uğradı.

Türkiye’de çalışan işçilerden sadece yüzde 10.6’sının sendikalara üye olması, sendikalaşma oranının diğer ülkelere göre son derece düşük kalması, çalışma yaşamının olumsuz bir tablosu olarak kendini gösteriyor.

Peki, neden düşük?

Kuşkusuz bu soruya verilecek birinci yanıt, özellikle özel sektörde işverenlerin sendikalaşmaya soğuk bakması, sendika üyesi işçileri işten atmakla tehdit etmesidir.

Sendikalara üye olan işçi bir anda kendini kapının önünde bulmaktadır.

Toplumda sendikalara karşı olumsuz bir algının var olduğu da yadsınmaz bir gerçek. Bu algının kırılmasında öncelikli görev bizatihi sendikalara düşmektedir. Sendikalar artık salt ücret sendikacılığı yapan kurum niteliğinden arınmalı, gerçekten çalışanların her türlü çıkarı için mücadele eden şeffaf bir yapıda demokrasiden ve özgürlüklerden yana bir politika izlemelidir.

Geçen aylarda Bursa’da metal işçilerinin gerçekleştirdiği eylem, emekçi ile sendikası arasındaki güvensizliği gözler önüne seren çok güzel bir örnek.

Sendika fobisi 

Önceki yıllarda işçi sendikaları kamu kesiminde hiçbir engelleme ile karşılaşmadan çok sayıda emekçiyi üye yapabiliyordu. Ancak KİT’lerin özelleştirilmesinden sonra buralarda örgütlenmek daha zor, hatta olanaksız hale geldi. Bu da üye kayıplarına yol açtı. Özelleştirmelerden ötürü önemli kalelerini yitiren sendikalar, güçlerini özel sektöre yoğunlaştırdı.

Ne ki, özel sektörde sendikalaşmak kamu kesimine göre çok zor olunca sendikalı işçi sayısı, dolayısıyla sendikalaşma oranı da düşük kaldı. Her ne kadar eleştirilse, toplumda olumsuz bir algı oluşsa da sendikalar emekçilerin hakları için vazgeçemeyeceği birer sivil toplum örgütüdür.

Öcü değiller!

Sendikalar emekçi kadar, işyerlerine de başta iş sağlığı ve güvenliği olmak üzere pek çok konuda katkı sağlar, işverenle birlikte sorunlara çözüm arar. Bundan ötürü işverenler sendikaları öcü gibi görme fobisinden arınmalı, bu kurumlara daha hoşgörü ile yaklaşmalıdır. Ne kadar eleştirilse, saldırılsa da sendikalar öcü değildir. Türkiye’nin bu olumsuz tablodan kurtulması için sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalı, teşvik edilmelidir. (Cumhuriyet)

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: İşçi Hareketi / sendikalaşma /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.