baris mitingi

Demirtaş: Barış Blokundan Halk İktidarına yürüyoruz…

Sol Defter- Haber - 9 Ağustos 2015 - Güncel Politika / Türkiye / Türkiye Solu / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Barış Bloku AKP’nin topyekün savaş politikasına karşı “AKP savaş istiyor biz barışı biz inşa edeceğiz” şiarıyla Bakırköy’de miting düzenledi. Mitingde konuşan Demirtaş, “Erken seçim istiyorlarsa, erken seçim yaptıklarına onları pişman edeceğiz. Hazır mısınız buna? O yüzde 41’i bir daha bulamayacaklar” dedi. On binlerin Kürtçe, Türkçe ve İngilizce “Barış” yazılı dövizleriyle akın ettiği alanda, hep bir ağızdan barış için haykırdı.

HDP, ESP, EMEP, ÖDP, Halkevleri gibi bir çok siyasi parti, emek örgütleri, sendikalar, dernek, inisiyatif ve çeşitli platformlardan 90 örgüt tarafından oluşturulan Barış Bloğu tarafından düzenlenen mitingde buluşan on binler “Kadınlar sana savaş yaptırmayacak”, “Saray savaş haklar barış istiyor”, “Katil devlet hesap verecek” ve “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” gibi bir çok dövizleri ve “Emperyalizm düşmandır halklar kardeştir” “Yaşasın hakların kardeşliği “, “savaşa hayır barış hemen şimdi” sloganlarıyla barış taleplerini haykırdı. HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, CHP’li birçok milletvekili, Barış Bloğu bileşeni siyasi partilerin genel başkanları ve platformların sözcüleri de katıldı.

Yoğun güvenlik altında kurulan arama noktalarından geçirildi. Alana gelen binlerin, “Katil Erdoğan”, ile “Şerefsiz Bahçeli” sloganları damgasını vurduğu mitingde, “Saray savaş haklar barış istiyor”, “Kadınlar sana savaş yaptırmayacak”, “Saray savaş istiyor halklar barış istiyor”, “Katil devlet hesap verecek” ve “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP” dövizleri taşındı. Halklar hep bir ağızdan, çözüm sürecine geri dönülmesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sonlanması ve barış yeniden tahsis edilmesi istendi. Suruç şehitleri için yapılan bir dakika saygı duruşu sonrası, “Şehîd namirin” sloganları eşliğinde açılış konuşmasını Barış Bloku Sözcüsü Gencay Gürsoy yaptı.

Başta Suruç’ta ve Amed’de bedenleri havaya uçurulan gençler ve kadınları saygıyla anarak konuşmasını başladı. Yüksekova’da inşaat işçilerine uygulanan polis vahşetini hatırlatan Gürsoy, bu dehşet vericiydi. 90’lı yılları aratmayacak görüntüler izliyoruz. Yüzüstü yere yatırılmış ve elleri arkadan kelepçelenmiş ve bir polisin “Ne yaptı lan bu devlet” diye tehdit yağdırdı. Ben söyleyeyim sana ne yaptığını, “Dersim, Maraş, Çorum, Diyarbakır, Mamak, Gazi mahallesi, 19 Aralık operasyonu yaptı. daha sayalım mı” dedi. Bugün ülkenin iki kampa dönüştüğünü kaydederek, bu kampın bir tarafında barışın bir tarafında ise savaşın yer aldığını söyledi. Gürsoy, bu ülkede yaşayan halkların savaşın ne olduğunu çok iyi bildiklerini dile getirdi.
Gürsoy, savaşın öncelikli olarak gerçeğin öldürülmesi anlamına geldiğini, Rojava’da yükselen kadın devriminin gölgelenmesi anlamına geldiğini kaydetti.

Savaşın göçe zorlanmak anlamına geldiğini kaydeden Gürsoy, savaş olduğunda var olan erkeklik halinin kendini daha bariz şekilde ortaya çıkardığını ifade ederek, “Savaş Cudi’nin, Lice’nin Silvan ormanların yakılması demektir. Bugün Kürtlerin evleri ateşe veriliyor. Kürtler ateşle terbiye edilmek isteniyor. Alevi dernek başkanlarına silahlı saldırı yapıldı. Zergelê’de küçük çocuklar öldürüldü. Daha üç gün önce Silopi’de yurttaşlar öldürüldü, hastaneler ablukaya alındı. Dolmabahçe’de masayı bir tarafa bırakan hükümet, savaşa oynuyor. Karanlık günler bekliyor bizi. Bu savaşın startı seçimlerden önce verildi. Seçimlerden yenilgi ile çıkan saray ve AKP hükümeti halklara karşı büyük bir savaş başlatmıştır. Barajı geçtiği için HDP suçlu ilan edilmiştir. 90’larda olduğu gibi cenazelerden medet ummaya başlanmıştır. Bu umut boşunadır. Türkiye eski Türkiye değildir. Bugün burada toplanan insanlar sarayın iktidarı ayakta kalsın diye ölümü reddeden insanların sadece bir grubudur” dedi.

Hükümetin yalan söylediğini kaydeden Gürsoy, “IŞİD’e yönelik başlatıldığı söylenen operasyonlar Kürtlere yönelik saldırıların provasıdır. Suriye halkının bombalanmasına izin vermeyeceğiz. Barış Bloku olarak sınırımız içerisinde ve dışındaki bir savaşa izin vermeyeceğiz. Sarayın himayesinde çıkmayan hükümet, halkı sindirmek için her türlü şeyi yapıyor. Artık rüzgar tersine döndü. Artık halklar ölümü değil, barış ve demokrasi istiyor” ifadesinde bulundu.

Gürsoy, Barış Bloku olarak taleplerini şu şekilde sıraladı:
-Savaş çığırtkanlığına derhal son verilsin, bombalar, silahlı saldırlar, operasyonlar, tutuklamalar durdurulsun
-Eller tetikten çekilsin
-Kürt sorununda çözümsüzlüğü dayatan politikalara bir an önce son verilsin, çatışma ortamı son bulsun
-Saray için ölmeyelim, öldürmeyelim
-Bu ülkenin bütün hakları, kadınları erkekleri olarak savaşa dur diyelim
-Özel güvenlik bölgesi uygulamalarına derhal son verilsin
-İçeride ve dışarda savaşa izin vermeyelim

ERGİN: BİZİ BİR GEMİYE BİNDİRMEK İSTİYORLAR, AMA BİZ BARIŞI İSTİYORUZ

Barış Annesi Döndü Ergin yaptığı konuşmada, “Ben ne avukatım, ne başbakanım, ben anneyim, anneyim bu kanı durdurun. Ne gerilla ölsün, ne asker, artık ölümleri durdurun. Benim iki çocuğum şehit düştü. Bizi bir gemiye bindirmek istiyorlar ama biz barışı getireceğiz. Burada polis annesine de sesleniyorum ne zamana kadar susacaksınız. Ne zamana kadar çocuklarınız ölecek. Batıda da doğuda da annelerin gözyaşı aynıdır. Yeter artık. Burada vicdanlara sesleniyorum. Ne zamana kadar savaşacağız. Savaş kış gibidir her şeyi dondurur, barış yaz gibidir her kesi ısıtır. Türk halkı pasif olmasın. Yıllardır beraber savaştık beraber yaşattık, bundan sonrada bir olalım ve kardeşliği, barışı getirelim. Savaş isteyenler karşı bir olalım ve barış isteyelim. Dünya malı onların olsun, çocuklarımız artık ölmesin. Acaba siz yastığa başınızı koyduğunuz zaman rahat uyuyor musunuz. Bir olalım, bir olalım. Yüreğimizdeki acıyı kesin. Barış için susmayın, haykırın artık” dedi.

Ardından söz alan Vatan Budak’ın babası Murat Budak, “32 canımızı katlettiler. Biz burada dimdik ayaktayız. Katiller boşuna sevinmesin. Halkların barış ve kardeşlik bayrağı dimdik ayakta” ifadesinde bulundu.

DEMİRTAŞ: SAVAŞIN NASIL YAPILACAĞINI İZLEMEK İÇİN AKP’YE BAKMAK YETERLİ

Mitingde son olarak ise HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bir konuşma yaptı. Konuşmasına “Bu ülkede birilerinin çıkarı, siyasi rant hesabı, iktidar sevdası, için evlatlarımızı feda etmeyeceğiz diyenlerin sesine bin selam olsun” ifadeleriyle mitinge katılanları selamlayarak başlayan Demirtaş, savaşın nasıl yapılacağını izlemek için AKP’ye bakmanın yeterli olacağını söyledi. Barışın inşasının nasıl yapılacağının ise barış sloganıyla alanları dolduranlara bakılması gerektiğini ifade eden Demirtaş, “Savaş nasıl olur onu AKP’yi izleyerek anlayabiliriz. Bir savaş nasıl bir çirkin politikayla bu hale getirilir AKP’yi izleyebiliriz. Ama barış nasıl yapılır, bunu da görmek isteyenler bu meydana baksınlar. Kürdü, Türkü, Alevisi bir araya gelir size savaş yaptırmaz. Siz nasıl savaş ilan ediyorsanız halklar barış ilan eder. Halkların bu birlikteliği karşısında size ancak susmak düşer” dedi.

İstanbul’dan yükselen on binlerin barış sesinin Türkiye’nin her yerinden yankılanması durumunda savaşı sürdürenlerin bir gün bile daha savaşı sürdüremeyeceğini belirten Demirtaş, “İnanın ki bu ses Türkiye’nin her yerinde aynı şekilde yankılanırsa, meydanları doldurursa bir gün bile bu savaşı sürdüremezler. Bizler evlatlarımızı feda etmeye hazırız diyor. Evlat dedikleri de sizsiniz. Anneler ‘biz evladımızı siz saraylarda oturasınız, çalıp çırpasınız diye feda etmeyiz’ demeli. Şu anda ülkedeki en büyük çılgınlık AKP tarafından dayatılan çılgınlıktır. Toplum barış istiyor, PKK barış yapmaya hazır olduğunu ilan ediyor ama ille de biz savaş yapacağız diyorlar” diye konuştu.
Demirtaş konuşmasına Barış Bloğuna değinerek devam etti. Demirtaş, “Barış Bloğu Türkiye’de sadece savaşa durduracak blok değildir. AKP ve onun dayattığı faşizan politikalardan kurtuluşun ön adımıdır” dedi. Hükümetin erken seçim isteğine ilişkin de konuşan Demirtaş, “Halka sandığa gitmekten korkan namert olsun. AKP’den kurtulup artık özgürlüğe doğru giden yolu açmamız lazım. Erken seçim istiyorlarsa, erken seçim yaptıklarına onları pişman edeceğiz. Hazır mısınız buna? O yüzde 41’i bir daha bulamayacaklar. Evlatlarımızın kanı üzerinden her gün oy hesabı yapanlar, her gün anketlerle ‘yeterince oy almadık biraz daha operasyonları tırmandıralım’ diyenler bir daha yüzde 41’i göremeyecekler erken seçimde AKP’den kurtulacağız kendi sorunumuzu kendimiz çözeceğiz” dedi.

Barışın pratiğinin olması gerektiğini ifade eden Demirtaş, “Barış öyle istemekle olmuyor. Barışın pratiği olmalı. Halkımız her yerde örgütlenmeli. Savaştan beslenen kapitalizmin en aşağılık halini bize dayatan, insanlığımıza ait neyimiz varsa elimizden alan bu politikaya dur dememiz lazım. Barış o zaman barış olur. Barışın ayakları o zaman yere basar. Sadece silahların susması değildir barış. Elbetteki karşılıklı ateşkes derhal olmalı. Şu saatte istiyoruz. Hükümet buna sessiz kalamaz artık” dedi.

Başbakan Davutoğlu’na da seslenen ve HDP’ye talimat vermekten vazgeçmeye çağıran Demirtaş, “Sayın Davutoğlu bize oradan sürekli talimat vermekten vazgeç, bu savaşı başlatan sizsiziniz. Bu ateşkesi bozan sizsiniz. Bize talimat verme. Sana düşen şey terörle arana mesafe koy. Önce IŞİD terörüyle arana mesafe koy. Çünkü HDP elindeki demokrasi imkanlarıyla, sivil siyasetle seni iktidardan al aşağı etti. Siz ne yaptınız silaha sarıldınız. Silahla arasına mesafe koyması gereken sizsiniz. Asıl siz bu halka hesap vermelisiniz. IŞİD’e gönderdiğiniz silahlar, TIR’larla gönderdiğiniz bombalar, IŞİD’e sağladığınız lojistik, bunların hepsi suç. Biz mi yaptık bunları. Silahtan medet uman sizsiniz. HDP ile demokratik alanda baş edemeyince silaha sarılan sizsiniz” dedi.

AKP’nin kirli ölümlerden medet umduğunu belirten Demirtaş havuz medyasında bugün “Zargele tam isabet” manşeti ile servis edilen manipülasyonlara da tepki gösterdi. Demirtaş, “Sizler bu ölümlerden medet umuyorsunuz. Sözde köşe yazarlarınızla, havuz medyanızlar bir de bunu ters yüz etmeye çalışıyorsunuz. Bu kadar pişkinlik üzerine halka katliam dayatan geri dönüp bizi terörist ilan eden böyle pişkince bir siyaset karşısında pes diyoruz. Zergele’de 8 sivili katlettiler. Sayın Davutoğlu, Zergele’nin emrini biz mi verdik? Niye bunu konuşmuyorsunuz. Bak senin havuz medyan 8 sivilin katliamıyla ilgili manşet atıyor. ‘Zergele’de tam isabet’ diyor. Demek ki hedefinize ulaştınız. Sivilleri katlettiniz. Roboski’de, Gezi’de Kobane’de tam isabet ettirdiniz. Demek ki hedefiniz bu. Sivil halkı katledip HDP’nin siyasette iradesini kırmak. Sandık yine kurulacak, o çok heveslendiğiniz tek başına iktidar için o sandık kurulacak. Bakın bu defa tam isabet yapacağız. Sandıkta bizler tam isabet yapacağız. AKP’yi sandığa göreceğiz. Tam isabet neymiş o zaman göreceksiniz” dedi.

Halklara barışın sesini yükseltme çağrısı yapan Demirtaş, “Bedel ödememizi istiyorsa ne zaman korktuk ki. Bir gider bin geliriz. Bizi vurmak kurtuluş mu? Her yerde sesinizi yükseltin. Bulunduğunuz her yerde sesinizi yükseltin. Siz isterseniz barış olur. Yarın değil barış hemen şimdi derseniz barış olur. Bizleri tehdit edecekler ama dik duracağız. Her şeyi denediler daha da deneyecekler. Onlar hep yenildiler. Bu kirli savaşı dayatanlar hep yenilen tarafta oldular. Biz her gün büyüyerek özgürlük yolunda coşkuyla yürüdük. Yine onlar kaybedecek halklar kadınlar emekçiler gençler kazanacak” dedi.
Miting Demirtaş’ın konuşmasının ardından son buldu.

yeni özgür politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Barış Bloku /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.