reno eylem

Birleşip mücadele etme zamanıdır!

İşçilerin Sesi - 8 Mart 2016 - Güncel Politika / İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Foto: Renault işçilerinin eylemine polis müdahalesi, 21 kişi gözaltına alındı

AKP hükümeti, savaşın ardına sığdırdığı rejim değişikliği faaliyetlerini “başkanlık sistemi”, “yeni Anayasa” ile gizlemeye çalışsa da, Türkiye’nin her yanında kendisi gibi düşünmeyenlere saldırısını eksiltmeden sürdürüyor.

İktidarın saldırıları karşısında ise, birbirinden bağımsız itiraz, direniş ve mücadelelere tanık oluyoruz. Bu mücadele alanları fiili olarak iktidarın otoriter ve sömürücü politikalarına karşı yapılıyor. Ancak siyasi olarak birbiriyle bir bütünlük ifade etmiyor.Artvin Cerattepe’de, iş cinayetine kurban verdiğimiz 301 maden işçisinin devam eden mahkemelerinde, Küçükarmutlu’da kentsel dönüşüme karşı mücadelede, Renault işçilerinin sendika seçme özgürlüğü ve ek zam taleplerinde, Diyarbakır’da “seni başkan yaptırmayacağız” dediği için cezalandırılan yoksul Kürt gençlerinin direnişindeki ortak duygu, ortak itiraz AKP rejimine, AKP devletine boyun eğmemektir.

AKP ve Erdoğan yönetiminin, adına “başkanlık sistemi” dedikleri otoriter, sömürücü, kadın düşmanı, Sünni mezhepçi, ırkçı yönetim dayatmasına, Türkiye’nin dört bir yanından farklı düzeylerde gösterilen tepkiler iyi ki var. Demek ki, umut var!

AKP’nin gizli ajandasında yeraldığı artık apaçık olan rejim değişikliği dayatmasına karşı kazılan mevziler, hendekler henüz yan yana ve elbirliğiyle inşa edilmiyor olsa da, mücadele içinde olanların hergün birbirini daha iyi anladığına eminiz.

Bursa’da “terörist değil emekçiyiz” diyen Renault işçisi; Artvin’de “burası Sur, Cizre değil Cumhuriyet kenti” diyen sosyal demokratın söylemi ya da ellerindeki Türk bayrağı onları rejimin polis baskısından, gözaltına alınmaktan kurtarmıyor.

Sadece demokratik muhalefet kanalları değil, AKP gibi düşünmeyen Zaman Gazetesinin türbanlı okurları, Artvinli MHP’li köylü ya da Renault’ta AKP’ye oy veren işçi de görüyor ki, rejime boyun eğmiyorsan, çok çabuk devlet düşmanı sayılabilirsin, gözaltına alınıp yerlerde sürüklenebilirsin, işten atılabilirsin, tutuklanabilirsin!

AKP hükümetinin yönettiği sömürü ve baskı rejiminin hedef aldığı alanlardaki halkın ortak karakteri ise, yoksul, işçi, emekçioluşudur. Bu Artvin Cerattepe’de de, Diyarbakır Sur’da da böyledir. Öyleyse, kırmızı çizgimiz Türk/Kürt, Sünni/Alevi olmak değil, ezilen ve sömürülen olmaktır; işçi olmaktır.

Onlar ise; AKP, Erdoğan, Koç Holding dahil büyük sermayenin önemli bir bölümü, ordu ve kolluk kuvvetlerinin şefleri ezen ve sömüren egemen sınıfı oluşturuyorlar. 75 milyonluk nüfus içinde sadece küçük bir azınlığı oluşturuyorlar.

Üstelik, işledikleri suçların farkında olarak diken üstündeler. En küçük bir çözülmede dağılacaklarını biliyorlar. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararı karşısında Erdoğan’ın ifade ettiği panik bunun göstergesidir. Her vesileyle Gezi ve Gezicileri dillerinden düşürmüyor olmaları da bu nedenle.

Öyleyse, kırmızı çizgimizi çekelim ve sınıf çıkarlarımız temelinde birleşip, her düzeyde işyerlerinde örgütlenip birleşik mücadele olanaklarını inşa etmek için çalışalım!

İşçilerin Sesi Gazetesi Mart 2016, Sayı 48

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: AKP / Renault işçileri /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.