hdp

Demirtaş’tan mesaj: ‘Ayağa kalkmanın zamanıdır’

Sol Defter- Haber - 6 Ağustos 2017 - Güncel Politika / Türkiye Solu / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Yoğurtçu Parkı’ndaki ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ 6’ıncı ve son gününde.

Vekilleri bu sabah da günün ilk ışıkları ile uyandı ve önce çevre temizliği yaptı ardından da hazırladıkları kahvaltı sofrasına oturdu.

Vekiller ardından günlük olarak yaptıkları değerlendirme sohbetine geçti. Değerlendirmelerde  “Engel ve ablukaya rağmen İstanbul nöbeti amacına ulaştı, sıra Van’da” tespiti yapıldı.

Demirtaş’tan mesaj: Korkmanın değil cesaret ve ayağa kalkmanın zamanıdır

HDP Eş Genel Başkanı Nadir Yıldırım ise düzenlenen günlük basın açıklamasında HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden nöbet eylemine gönderdiği mesajı okudu.

Mesajında ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni kutladı ve “Korkmanın değil cesaret ve ayağa kalkmanın zamanıdır diyorum” ifadelerini paylaştı:

Demirtaş’ın mesajı şöyle:

Ağır faşizan baskıların ve akıl almaz hukuk dışı uygulamaların kesintisiz yaşandığı bir dönemde başlatmış olduğunuz ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ eyleminizi kutluyor, başarılar diliyorum. Faşizmin öncelikli ihtiyacı toplumun her kesiminde korku iklimi yaratmaktır. Bu nedenle faşizme karşı ideolojik mücadeleyi yok saymadan, cesareti ön plana çıkarmak acil bir gerekliliktir.

Bizler, içeride ve dışarıda, faşizmin panzehirinin cesaret olduğunu bilerek direnmek zorundayız. Direnişin küçüklüğüne, büyüklüğüne, kitleselliğine, tekilliğine bakılmaksızın, kesintisiz bir şekilde sürdürülmesi önemlidir. Toplumun her kesimini, HDP’nin başlatmış olduğu, faşizme karşı cesareti ve birlikte mücadeleyi esas alan bu anlamlı nöbetle dayanışmaya davet ediyorum.

AKP, ele geçirmiş olduğu yürütme, yargı, yasama, medya ve bürokrasi aracılığıyla, rantla beslenen kendi yandaşları haricinde, toplumun her kesimine karşı ahlaksızca, hukuksuzca ve acımasızca bir saldırı yürütmektedir. AKP-MHP faşist bloğuna biat etmeyen herkes bu saldırının hedefindedir. Bu nedenle faşizme karşı direniş cephesinin de bütün mağdurları kapsaması ve birleştirmesi gereklidir.

‘Türkiye tarihinin en kritik dönemini’

Türkiye tarihinin en kritik dönemini yaşıyoruz. AKP-MHP faşist bloğu, kendi dar ideolojik menfaatleri ve liderlerinin kişisel çıkarları için Türkiye’yi bir ateş çemberinin içine atmaktadır. Bu faşist blok, zaten yeterince birliğini sağlayamamış olan Türkiye toplumunu kendi içinde iyice bölmekte, param parça etmektedir.

‘Tek yol güçlü bir demokrasi mücadelesi etrafında birlik olabilmektir’

“Devletin bekası tehdit ve tehlike altındadır” diyerek ve “ülke bölünüyor” söylemi ile toplumdan destek isteyen AKP-MHP faşist bloğunun bizzat kendisi Türkiye’yi adım adım bölünmeye götürmektedir. Her geçen gün içeride ve dışarıda Türkiye’yi adeta bir ahtapot gibi saran tehditler büyümektedir. Bu tehditleri ortaya çıkaran da AKP-MHP faşist bloğunun hatalı politikalarıdır. AKP ve MHP seçmenleri ise bilmeden ve istemeden de olsa, kendi oyları ile ülkeyi bölünmenin ve parçalanmanın eşiğine getirmişlerdir. Bu saatten sonra Türkiye’yi tehlike ve tehditlerden koruyabilmenin tek yolu, güçlü bir demokrasi mücadelesi etrafında birlik olabilmektir.

Faşist bloğun demokrasi ilkelerinde uzlaşmaya gelmesi imkânsız ve kendi varlık nedenlerine aykırıdır. Ancak AKP ve MHP seçmenleri de destekledikleri partinin hatalarını görmeli, demokrasi bloğunda yer alarak, Türkiye’nin geleceğini kurtarmak adına destek sunmalıdırlar. Bizi Türkiye’de bir arada tutacak şey, Türklüğümüz ya da Kürtlüğümüz değildir; Aleviliğimiz ya da Sünniliğimiz değildir; sağcılığımız ya da solculuğumuz değildir. Eşitliği, adaleti, özgürlüğü ve barışı sağlayacak güçlü bir demokrasi ancak bizi bir arada tutabilir.

Ortak paydalarımızı ön plana çıkararak yan yana durmayı kolaylaştırmalıyız’

HDP, Türkiye’de kurulacak güçlü bir demokrasinin parçası ve asli unsuru olacağını ispatlamış bir partidir. Bu açıdan HDP’ye yönelik sistematik saldırılar ve tasfiye operasyonları sadece HDP’yi değil Türkiye’nin demokratik geleceğini de hedeflemektedir. HDP’ye sahip çıkmak, bir siyasal partiye değil demokrasiye ve birlikte yaşama sahip çıkmaktır. Türkiye toplumu, kendi içinde barındırdığı bütün inançları ve kimlikleri tanıyarak, saygı duyarak, eşit kabul ederek bu zor günlerden alnının akıyla çıkabilir. Faşizme karşı demokrasi bloğunu inşa edemezsek, topluma daha ağır bedeller ödettirilecektir. Ortak paydalarımızı ön plana çıkararak yan yana durmayı kolaylaştırmalıyız.

Bizler HDP olarak Türkiye’nin bölünmesinden değil birliğinden yanayız. Şiddetten değil barışçıl, meşru mücadeleden yanayız. Tekçilikten değil çok kültürlülükten yanayız. Dincilikten değil laiklikten yanayız. Tek adamlıktan değil çoğulculuktan yanayız. Irkçılıktan değil eşit yurttaşlıktan yanayız. Ezenden değil ezilenden yanayız.  Türkiye’yi ortak vatanımız olarak korumak ve birlikte huzur içerisinde yaşayabileceğimiz bir barış adasına dönüştürmek için; ilkelerimiz doğrultusunda herkesle yan yana gelmeye, birlikte mücadele etmeye kararlıyız.

Siyasi görüşümüz, etnik kimliğimiz ve inancımız ne olursa olsun, her bir yurttaşımızı, her bir kardeşimizi Türkiye’nin ortak geleceği için faşizme karşı yan yana durmaya ve mücadele etmeye çağırıyorum.

‘Erdoğan ve Bahçeli’nin toplamı Türkiye değildir’

Erdoğan ve Bahçeli’nin toplamı Türkiye değildir. Türkiye’de biz de varız. Bizi yok sayanları ve yok etmeye çalışanları kendi utançları ve yalnızlıklarıyla baş başa bırakıp, bütün Türkiye olarak el ele verelim, geleceğimizi kazanalım.

‘Cesaret ve ayağa kalkmanın zamanıdır’

Bu günler gelip geçicidir. Her gün giderek büyüyen mücadelemiz karşısında faşizm ve faşist blok dağılacak, tuzla buz olacaktır. Kazanan demokrasi ve barış yanlıları, kazanan bütün Türkiye olacaktır.  Bu duygularla Edirne hapishanesinden bütün Türkiye’ye en içten selam ve sevgilerimi iletiyor, korkmanın değil cesaret ve ayağa kalkmanın zamanıdır diyorum. Mutlaka kazanacağız.

Nöbetin 6’ıncı gününde de parka HDP ilçe örgütlerinin yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütü ve kurumlardan temsilcilerin destek ziyaretleri bekleniyor.

Akşam saat 18.00’de ise Kadıköy İskele Meydanı’nda yapılacak kitlesel basın açıklamasının ardından nöbet eylemi İstanbul’da sonlandırılarak Van’a devredilecek.

Van’daki nöbet ise 8 Ağustos Salı günü başlayacak.

Nöbet eylemine ilişkin konuşan HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, adaletsizliğe maruz kalan tüm kesimlere nöbet eylemine destek vermeye çağırdı.

Botan şunları söyledi:

Faşizm 80 milyonun hayatını zehirleyen bir durum. Herkes için Türkiye açık bir cezaevine dönüştürülmüştür. Karanlık imparatorluğunun inşa ve tahkim edildiği bir süreçteyiz. Dolayısıyla bütün toplumsal kesimlerin topyekun bir şekilde harekete geçmesi lazım. Vicdan ve Adalet etkinliğimiz de bu temelde önemlidir. İstanbul bütün engellemelere rağmen büyük bir destek görüyor. Van’da da biz çok büyük destek, güç ve moralle bu süreci götüreceğiz. Bu temelde bütün Serhat’a ve bütün toplumsal kesimlere, halkımıza çağrımızdır. Artık korkmanın durmanın zamanı geçti. Direnerek kazanacağız. Direniş kazandıracak ve direniş ile toplumsal barışı yakalayabiliriz. Bu şiarla Serhat kentlerindeki halkımızı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davet ediyoruz.

Gazete Karınca

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: HDP / Vicdan ve Adalet Nöbeti /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.