polis-devlet

Hangi devlet? Kimin için devlet?

İşçilerin Sesi - 7 Ağustos 2017 - Güncel Politika

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

AKP üst yönetimi inkar etse de, MKYK eski üyesi Ayhan Oğan itiraf etti: ‘Şimdi biz yeni bir devlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin bu yeni devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan’dır’.

Bu sözlerin parti genel merkezince inkar edilip ‘Cumhuriyet’in kurucu lideri Atatürk’tür’ kabilinden yapılan açıklamalara inanmamız beklenemez. Görüp yaşadıklarımız apaçıktır ki, AKP-Erdoğan siyaseti kendi toplumsal tabanını da oluşturarak adım adım yeni tipte bir devlete doğru yürüyor. Bundan eminiz.

Üstelik bu yeni devlet bize ‘eski ceberrut, bürokratik devletin’ tasfiyesi gibi bir radikal reform olarak sunulmaya çalışılıyor. Özellikle bilgi kaynağı bugünkü radyo, televizyon ve gazeteler olan geniş kitleler için İslami kurallara uygun ve dinini serbestçe yaşayabileceği bir devlet olarak tanıtılıyor. Gündelik ifadesiyle ‘başörtüsüne karışmayan bir devlet’.

Şimdilerde bu yeni devletin hayatımızda bir reform olacağına inanan yok, ama AKP-Erdoğan ekibi Fetullah Gülen ile birlikte bir ABD projesi olarak reformcu olduklarını tüm dünyaya yutturdular. Ergenakon, Balyoz operasyonlarıyla; hatta müzakere sürecinin dolambaçlı yollarında bir ileri bir geri giderken bize yutturmaya çalıştıkları buydu. Öyle ki, bu yutturmacaya solun bazı entelektüelleri, hani şu 2010 referandumunda ‘yetmez ama evet’ çağrısı yapan ama şimdilerde hapiste olan birçok gazeteci bu tezgahta Erdoğan’a kefil olmuştu.

Avrupa Birliği ülkeleri Erdoğan’ın reformlarından bir hayli memnun gözüküyordu. İstedikleri kadar sermaye ihraç edebiliyorlar, borsa ve emlak alanında spekülasyon yapabiliyorlar, siyasi olarak bir tetikçi bulduklarına seviniyorlardı. Şimdilerde iktidar ve Erdoğan hem cemaat, hem eski solcu yazar dostları hem de AB ile kavgalı. İsrail ile arayı düzeltip Rusya ile stratejik işbirliği peşinde koşuyor. Ağına düşürebileceği parçalar arıyor. Ama Rus ayısıyla aynı çuvala girmenin bedelinin en olacağının farkında değil.

Merkezinde CHP’nin yer aldığı siyasi eğilimler ise, eski devletten, parlamenter sistemden yanalar. Bu devletin işçilere, köylülere, devrimcilere, Kürtlere, kadınlara, Alevilere sömürü, baskı dışında birşey vermediğini yaşadık, gördük. Ötekileştiren, tepeden bakan ve geçmişinde 3 askeri darbe olan bir devlet bu. En nihayetinde AKP’yi yaratan da bizzat eski devlet.

AKP ise başkanlık sistemi sebebiyle yeni bir devlet istiyormuş süsü verse de, bizzat Erdoğan’ın tek şefliğine taliptir. ‘Tek millet, tek devlet’ siyaseti eski ikna ediciliğe sahip değil. Üstelik Gezi İsyanı, 16 Nisan referandumu AKP’nin façasını bozdu. Toplumun en az yüzde 50’si Erdoğan’a karşıdır.

17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları ve 15 Temmuz Darbe girişimi de iktidar bloğunu parçaladı. Dolayısıyla AKP-Erdoğan ekibi toplumsal meşruluğa ve ikna edebilir moral üstünlüğe sahip değil. Geriye sadece zor yoluyla bu yeni devleti kurmak kalıyor.

Nitekim Erdoğan patronlara seslenirken ‘OHAL hanginize zarar veriyor, sizi grevlerden koruyoruz’ diyerek güçlü bir sınıf mesajı verdi. Erdoğan güçlü lider profiline güveniyor ve ‘şirket gibi yönetilebilen’ bir devlet tanımıyla patronların desteğini alıyor.

Süreç, eski ve yeni devletin birbirinden farklı olmadığını, üstelik AKP-Erdoğan devletinin eski devlete göre çok daha kanunsuz, adaletsiz ve sömürücü olduğunu gösterdi.

Kuşkusuz, eski devletin zoru, ve sözde yeni devleti savunan AKP’nin OHAL kanunları, sömürüsü altında kalan bütün işçilerin, ezilenlerin, kadınların, Kürtlerin, Alevilerin yeni bir devlet talebi vardır. Ancak soru şu: Kimin için yeni devlet istiyoruz?

Bu devlet işçilerin, köylülerin, yoksulların, kadınların devleti olmalı. Dinle, ulusla tanımlanmamalı. Yeni sınıf ayrıcalıklarına yol açmayacak, insanca yaşayacak bir iş, ücret ve geleceği güvenceye alacak bir devlet olmalı. Böyle bir devlet ise, bizzat eski/yeni devletten acı çekenlerin, işçilerin ve yoksulların mücadelesiyle inşa edilebilir. Ne CHP ne de AKP bize böyle bir devlet verecektir. Gerçekten ezilen ve sömürülenler için yeni bir devlet olacaksa, bu işçi sınıfının devrimci bir eseri olabilir.

İşçilerin Sesi Gazetesi Sayı 65 Ağustos 2017

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Yeni Devlet /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir