akademisyenler_davasi_destek_4aralik2017

Barış isteyen akademi yargılanıyor!

Sol Defter- Haber - 4 Aralık 2017 - Güncel Politika / İşçi Gündemi

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Mezopotamya Ajansı – KESK Eğitim-Sen, Türk Tabipler Birliği (TTB) ve Sağlık Emekçiler Sendikası (SES) gibi emek ve meslek örgütleri, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atmaları için “terör propagandası yapmak” iddiasıyla yargılanan akademisyenlerin yarın (5 Aralık) Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde başlayacak ve bir hafta devam edecek dava öncesi basın toplantısı düzenlendi.

İstanbul Tabip Odası’nda (İTO) gerçekleştirilen toplantıya, Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, TTB Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel ve SES Eş Genel Başkanı Gönül Erdem yanı sıra çok sayıda akademisyen katıldı. “Akademi biat etmedi etmeyecek” pankartının açıldığı toplantıda, açıklamayı Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan yaptı.

 “Geleceğimiz yargılanıyor”

Aydoğan, “Savaşın, şiddetin, suç ve cezanın hükümdarları, akademisyenler şahsında bir kez daha barış talebini, düşünce ve ifade özgürlüğünü, evrensel hukuk ilkelerini ve ortak geleceğimizi hedef alıyor” dedi. Bildiride ifade edilen düşüncelerin siyasi iktidarı rahatsız ettiğini belirten Aytekin, ancak söz konusu eleştirilerden “suç” çıkarma çabası, bu topraklarda artık “düşünce ve ifade özgürlüğü” gibi evrensel bir hakkın kullanımının mümkün olmayacağının tescili anlamı taşıyacağını söyledi.

Dünyanın hiçbir yerinde savaşa karşı barışı savunmak ve barış talep etmenin suç olmadığını ifade eden Aytekin, “Bu basit gerçeği öğrenebilmek ve ortak değerlerimiz arasında sıralayabilmek için insanlığın çok ağır bedeller ödediği unutulmamalıdır. Bu nedenledir ki barış talebini yargılamak, yaşam hakkını, demokrasiyi ve ortak geleceğimizi yargılamak anlamına gelmektedir” dedi.

 “Davaya sahip çıkalım”

Aydoğan, “Bizler çok iyi biliyoruz ki insanlığa bırakılacak en önemli miras, demokrasi, barış, eşitlik, özgürlük ve adalet için gösterilen mücadele ve dayanışma kararlılığıdır. Mücadele kararlılığımızdan asla taviz vermeyeceğimizi ve bu hukuksuzluklar son bulana kadar imzacı akademisyenlerin yanında olacağımızı belirtiyor, bir kez daha tüm emek, demokrasi ve barış güçlerini barış akademisyenlerinin davalarını takip etmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

 “Akademi düşünce özgürlüğünden ayrı düşünülemez”

Üniversitelerin akademik, bilimsel özgürlüklerin yer aldığı kurumlar olduğunu ve bunları düşünce özgürlüğünden ayrı düşünemeyeceklerini vurgulayan TTB Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel de, “Akademisyenler topluma gerçek bildiklerini aktaracaklardır ve akademisyenlerin doğru bildiklerini ifade etmeleri hiçbir şekilde engellenmemeli, bir yaptırımla karşı karşıya kalmamalıdır” diye belirtti.

 “Bildiri ağır koşulları durdurmak için imzalandı”

Ardından söz alan SES Eş Genel Başkanı Gönül Erdem de, şunları söyledi:

Ağır insan hakkı ihlallerinin yaşandığı, demokrasinin tamamıyla askıya alındığı, hukuktan bahsetmenin mümkün olmadığı, dönemler yaşandı. Kürdistan’da ayları bulan sokağa çıkma yasakları yaşandı. Kentler tank ve toplarla yerle bir ediliyordu. İşte böyle bir dönemde akademisyen ve hocalarımız yaşananlara bir ‘dur’ demek, itiraz etmek ve aynı zamanda itirazla beraber de çözüm önerilerini sunma üzerinden de bildiri imzaladılar. Onların bu süreçte de yanlarında olacağız.

 “Üniversite ibareleri görevlerini yapmadılar”

Akademisyen Özgür Müftüoğlu da, iktidarda gördükleri yanlışları söylemek ve uyarmakla mükellef olduklarını, çünkü akademisyen olduklarını hatırlattı. Müftüoğlu, şunları dile getirdi:

Ülkede hukuk kuralları uygulanmıyorsa bizim yapmamız gereken bunu saptamaktır. Üniversite idareleri görevlerini yapmadıkları için biz akademisyenler bu görevi üstlendik. Yaptığımız büyük ses getirdi ve bu da bize yaptığımız işin doğru olduğu anlamı çıkardı.

 “Darbe dönemi daha insaniydi”

Daha sonra söz alan Prof.Dr. Gençay Gürsoy ise, askeri darbe döneminde de üniversiteden atıldığını fakat askeri dönemin bu dönemden daha insanı olduğunu vurguladı. Gürsoy, sözlerini şöyle tamamladı:

En azından o dönemki bize yöneltilen hakaretlerin dozu daha insaniydi, bunu net olarak söyleyebilirim. Tarihin tekerrür etmesi insanı hüzünlendiriyor fakat farklı olarak, geçmişte atıldığımızda kimse bize sahip çıkmamıştı ama bu sefer arkamızda binlerce kişi var.

 

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Akademi / Barış İçin Akademisyenler / KHK /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir