tunus-1

Tunus’ta protestolar: ‘Ekmek isyanı’ mı, 2011’in devamı mı?

Sol Defter- Haber - 10 Ocak 2018 - Dünya / Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Gazete Karınca –  Pazartesi gününden itibaren devam eden gösterilerde bir kişinin yaşamını yitirdiği öğrenilirken, yazar Safwan M. Masri, Tunus’taki protestoların 2011 yılındaki Yasemin Devrimi’nden ziyade 1983 yılındaki ‘ekmek isyanı’na benzediği değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Para Fonu (IMF), 2016 yılındaki 2,3 milyar dolarlık kredi anlaşması çerçevesinde Tunus’tan kamu sektörünün küçülmeye gidilmesi ve kamu kurumlarının özelleştirilmesi gibi taleplerde bulunmuş, Tunus da son olarak vergileri yükseltme ve maaş zammında kesintiye gitme kararı almıştı.

Kamu sektöründe işe alımların büyük oranda durdurulduğu Tunus’ta benzin, telefon kartı, internet kullanımı, otel odaları ve hatta meyve ile sebzeye vergi artışı öngören yeni bütçenin 1 Ocak’ta yürürlülüğe girmesinin ardından ise ülkenin en az 10 kentinde protestolar çıktı.

Salı günü başkent Tunus’ta sokağa çıkan göstericiler, 23 yıldır Tunus’u yöneten Zeynel Abidin Bin Ali’nin 2011 yılında ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanan ayaklanmada olduğu gibi Habib Bourguiba Bulvarı’nda bir araya geldi.

Çoğu kişi 2015 yılında yolsuzluk karşıtı başlayan hareketin sloganı olan “Manich Msamah” (Seni affetmeyeceğim) ifadesinin yer aldığı tişört giyerken, bazıları saat resmi ile beraber “Neyi bekliyoruz?” sloganının olduğu kıyafetler ve pankartlar taşıdı.

Öte yandan Pazartesi gününden itibaren devam eden gösterilerde ülkenin başkenti Tunus’un 30 kilometre uzaklığında yer alan Tebourba şehrinde 45 yaşındaki Khomsi el-Yerfeni yaşamını yitirdi.

Polisin birçok kez biber gazı attığı eylemde yer alan görgü tanıkları, eylemcinin, polis aracının kendisine çarpmasının ardından yaşamını yitirdiğini öne sürerken, İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada eylemcinin kronik olarak nefes darlığı yaşadığı, vücudunda şiddet ve ezilme izlerine rastlanmadığı iddia edildi.

Gösterilerde şu ana kadar 44 kişi gözaltına alınırken, iki karakol ateşe verildi.

Başbakandan açıklama, işçi sendikasından çağrı

Yeni bütçenin uygulamaya sokulmasının bir hafta ardından başlayan protestolara ilişkin başbakan ve muhalefetten açıklama, sendikalardan ise çağrı geldi.

Başbakan Yusuf Şahid

Tunus Başbakanı Yusuf Şahid, Salı günü yaptığı açıklamada isyanın “yasa dışı” olduğunu belirtirken, şiddeti teşvik eden davranışlarda bulunanların tutuklanacağını ifade etti.

Şahid, son olarak “Biz demokrasi içindeyiz. Protesto etmek isteyenler bunu gece değil, gündüz yapabilir” açıklamasında bulundu.

Muhalefetten Hamma Hammami ise sokakta kalacaklarını ve “adaletsiz” olarak nitelediği finansal yasa değişene kadar protestonun hızını artıracaklarını söyledi.

Öte yandan işçi sendikası olan UGTT’nin lideri Nourredine Taboubi, hükümete çağrıda bulundu.

Taboubi, bir hafta içerisinde asgari ücret ve yoksula verilen destek tutarında artışa gidilmesini talep etti.

Tunus’ta asgari ücret

Tunus’ta asgari ücret 600 TL civarındayken, ekonomistler, sadece iki kişiden oluşan bir ailenin bile bir aylık geçim için en az 900 TL’ye ihtiyacı olduğunu belirtiyor.

Eylemcilerden 27 yaşındaki Akrem, yaşadığı Tebourba kentinde işsizliğin yaygın olduğunu belirterek, artık 500 dinar (760 TL) ile bile geçinilemeyeceğini söylüyor.

Tunus’ta ikinci ‘Yasemin Devrimi’ mi?

Tunus, 24 Ocak 2011

Tunus’ta protestolar yeni değil.

Daha iki ay önce, Kasım ayında 5 çocuk annesi bir kadın, Sejnane’de ekonomik zorlukları protesto etmek için kendini ateşe vermişti.

Şimdiyse fiyatlardaki artıştan dolayı kamuoyunun tepkisi artıyor.

Sorunlara barışçıl çözüm arayışındaki ‘International Alert’ isimli örgütün Tunus yöneticisi Olfa Lamloum, yaşananların “devrimden önceki aynı anlatıya sahip olduğunu” belirtiyor.

Lamloum, ötekileştirilmiş yerlerde bulunan göstericilerin yetkililer ve ana akım medya tarafından “çapulcu” ve “suçlu” olarak gösterildiğini ifade ediyor.

“Tunus: Bir Arap Anomalisi” kitabının yazarı Safwan M. Masri ise yeni gösterilerin, eski protestolara ilişkin olduğu yorumunda bulunuyor.

Tunus’ta 1983 yılında yaşanan ‘ekmek isyanı’na atıfta bulunan Masri, o dönemdeki yapısal düzenlemelerin de böylesine eşitsizlikleri görmezden geldiğini belirterek, ülkenin merkezinde ve güneyinde yer alan gelişmekteki bölgelere yatırım yapılmadığını aktarıyor.

51 yaşındaki kamu personeli Leila Ghrairi ise başka bir Arap Baharı yaşanmayacağı değerlendirmesinde bulunuyor.

Ghrairi, “Bunun yeni bir devrime yol açacağını zannetmiyorum; çünkü bu tür protestoların hükümetle diyaloğa yol açabileceğine dair umuda sahibiz. Ancak polis şiddetinin sona ermesi gerekiyor” diyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Halk Ayaklanması / İMF / Tunus /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.