ceylanpinar-da-tum-saniklar-beraat-etti-434267-5

‘Süreci bitiren’ Ceylanpınar cinayetleriyle ilgili kim, ne demişti?

Sol Defter- Haber - 2 Mart 2018 - Güncel Politika / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Bianet, faili meçhul kalan cinayetleri dönemin siyasileri tarafından nasıl yorumlandığını derledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sitesinden yazılı açıklama yapmış, “Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde terör örgütü PKK tarafından iki polisimizin öldürülmesini şiddetle lanetliyorum” demişti:

“PKK ve DAEŞ de dahil olmak üzere terörün her türüne karşı olan devletimiz, Suruç’ta 32 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine yol açan terör saldırısının faillerini ve Ceylanpınar’da iki polisimizi şehit edenleri ortaya çıkarmak için tüm imkanları seferber etmiş durumdadır.

“Bazı kesimlerin, iki polisimizin şehit edilmesini üstlenen PKK’nın alçakça cinayetlerini görmezden gelmeleri, söz konusu terör örgütünü neredeyse şirin göstermeye yeltenmeleri, niyetlerinin ne olduğunu açıkça göstermektedir.

“Sırtını terör örgütüne dayadığını alenen ifade eden çevrelerin PKK’nın vahşi terör eylemleri karşısında sessiz kalması, yaptığı saldırıları kınayacak cesareti bile gösterememesi, utanç verici bir durumdur. Ülkemizin huzur ve istikrarına, milletimizin birlik ve beraberliğine kastedenlere ne adına olursa olsun asla izin verilmeyecektir.”

Dönemin Başbakanı Davutoğlu

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Ceylanpınar’da öldürülen polislerin görev yaptığı Ceylanpınar Karakolunu ziyaret etti ve ardından belediye binasından halka seslendi.

Saldırılara sessiz kalınamayacağını söyleyen Davutoğlu’nun Kürt siyasetçileri de suçladığı konuşması şöyleydi:

“HDP Şimdi ‘Çatışmasızlığa dönelim’ diyor, evet dönelim. Biz hiçbir zaman çatışmayı, şiddeti savunmadık. Ama çatışmasızlıktan kasıtları, yine başka bir gece, başka polislerimizi katledeceklerse biz buna sessiz kalmayacağız, biz buna izin vermeyiz. Burada kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen herkes kahrolsun, haince saldıran herkes kahrolsun.”

Davutoğlu, dönemin Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, Brüksel’e gitmesiyle ilgili de şu yorumu yapmıştı:

“Brüksel’e, Avrupa Birliğinden ya da diğer ülkelerden yardım istemeye gidiyorlar. Oralarda konuşuyorlar. Neden biliyor musunuz? Çünkü Ceylanpınar’ın yüzüne bakmaya onlarda yüz yok.

“Biz çözüm süreci derken eski acılar unutulsun, bu yavrularımız Doğu-Batı diye ayrılmasın, annelerin yüreğine ateş düşmesin dedik. Ama onlar diyorlar ki şehit polislerin annelerinin yüreğine ateş düşsün, onlar diyorlar ki askerlerin yüreğine ateş düşsün, kendilerine itaat etmeyen Kürtlerin yüreğine ateş düşsün.

“Allah şahit olsun ki biz bu kardeşliği bu topraklarda hep yaşatacağız. Onların bozmak istediği kardeşliği yaşattığımız gibi, bu ülkede özgürlükleri hep yaşatacağız. Herkes kendi anadiliyle konuşacak, herkes kendi kültürü, örfü ile gurur duyacak. Kimse kimseye zulüm etmeyecek. Ne erkeğin zulmü olacak, ne 90’ların faili meçhulleri, ne de şimdilerin PKK terörü olacak. Hiç birine izin vermeyeceğiz. Hep beraber bu topraklar barış içinde kardeşlik içinde güzel günlere yürüyeceğiz. Bu toprakların hiçbir evladı bir başkasına düşman, hasım, rakip gözüyle bakmayacak.”

Dönemin HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş

HDP’nin o dönemki eş genel başkanı Selahattin Demirtaş ise “Kan, kanla yıkanmaz” demişti:

“Ceylanpınar’da katledilen polisler, ezilen halkın, emekçilerin çocuklarıdır… Keşke 32 genç, asker, polis ölmeseydi de biz koltuklarımızdan vazgeçseydik.

“Biz artık ülkemizde kan ve gözyaşı görmek istemiyoruz. 32 canımız kaybettik. Fakat şunu da biliyoruz. Kan kanla temizlenmez. Kan kanla yıkanmaz.

“Çok öldük, çok fazla ağladık fakat bunu gidermenin yolu savaş değildir, barıştır. Biz adalet, demokrasi ve barış ilkelerimizden vazgeçmeyeceğiz.

“Bu gençlerin canı, milyonlarca oyumuzdan daha kıymetlidir. Biz canımızdan vazgeçmeye hazırız. Barış için siyaset yapıyoruz.”

CHP lideri Kılıçdaroğlu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da cinayetin ardından sağduyu çağrısı yapmıştı:

“Ülkece çok hassas bir süreçten geçiyor, acı üstüne acı yaşıyoruz. Şanlıurfa’da şehit edilen iki polisimize Allah’tan rahmet diliyorum. Her zamankinden çok sağduyulu ve birlik içinde olmalıyız. Unutmayalım ki ayrışırsak, birbirimize düşman olursak kan dökenlere güç katarız.”

MHP lideri Bahçeli 

Cinayetin ardından en sert mesaj ise Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’den gelmişti:

“Eminim vicdanına susturucu takmamış, ahlakına maske geçirmemiş hiçbir vatan evladı bugünkü ülke manzarasından huzur ve mutluluk duymuyordur. Her gün bir fecaat, her gün bir felaket ve fenalık önümüzü kesiyor, şiddet ve ölüm etrafımızda sanki saltanat kurmuş, dokunulmazlık kazanmış!

“Açılım diyorlardı çözüm diye mangalda kül bırakmıyorlardı; açıla açıla, çöze çöze Türkiye’nin tüm emniyet ve güvenlik kapılarını indirdiler! Analar ağlamayacaktı, iddiaları buydu. Bayrağa sarılı tabutlar gelmeyecekti, beyanatları böyleydi. Ama Türkiye tabuta girdi, haberleri yok.

“Ceylanpınar’da kar maskesiyle girdikleri evde iki polisimizi uyurken ensesinden vuran kahpelere bu cüreti kimler vermişti?”

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: FETÖ / müzakere süreci / Urfa /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.