HDP logo

Erdoğan Diyarbakır’da konuşuyor, kronoloji akıyor – İrfan Aktan

Sol Defter- Haber - 4 Haziran 2018 - Güncel Politika / Ulusal Sorun

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

Tayyip Erdoğan’ın bugünkü Diyarbakır mitingini izlerken bir yandan da 2014’ten beri tuttuğum 300’ü aşkın sayfadan oluşan kronolojinin sayfalarını çeviriyorum.

Erdoğan Diyarbakır’da konuşuyor: “Bizim için asla değişmeyecek ve hep öyle kalacak olan resmi dilimiz Türkçe ne kadar değerliyse anadiliniz Kürtçe de o kadar kıymetlidir.”

Önümdeki kronoloji akıyor.

2 Haziran 2015: Diyarbakır’da anadilinde eğitim veren Dibistana Seretayî a Ferzad Kemanger İlkokulu’nda gönüllü ders veren Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Yıldırım Aslan ve TZP-Kurdî Genel Başkanı Sebahattin Gültekin hakkında “örgüt talimatıyla okul açmak” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

3 Haziran 2015: Seçim çalışmaları için Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Serpmekaya köyünden dönen ve uzun namlulu silahlı saldırıya uğrayan HDP’nin seçim aracının şoförü Hamdullah Öğe yaşamını yitirdi. Ankara’nın Gölbaşı ilçesinin İncek köyünde seçim konvoyu yapan HDP’lilere silahlı saldırı oldu.

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

3 Haziran 2015: Bingöl’de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarıyla çözüm süreci arasında hiçbir ilişki olmadığını söyledi ve ekledi: “Çözüm sürecini biz bunlarla başlatmadık ki. Biz demokratik açılım diyerek başladık. Milli ve kardeşlik projesi diyerek devam ettik, daha sonra çözüm süreciyle devam etti. Milletimizle başladık, aynı şekilde devam edeceğiz.”

İKTİDAR OLMAZSAK HERKES HER ŞEYİNİ KAYBEDER

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

4 Haziran 2015: Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Bülent Arınç’ın “Biz olmazsak çözüm süreci olmaz” sözlerinden sonra, “8 Haziran’da Ak Parti iktidar değilse çözüm sürecinin ruhuna Fatiha”dedi. Akdoğan, AKP’nin iktidar olmaması halinde “herkesin her şeyini kaybedeceğini” de sözlerine ekledi.

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

4 Haziran 2015: Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ile HDP’nin koalisyon yapabileceğini ileri sürdü: “Şimdi gelmeyiz dedikleriyle bir araya gelirler. Şu anda HDP ile de bir araya gelebiliriz dediği anda MHP’nin oyları taban yapar.” “MHP-HDP koalisyon yapar mı” sorusuna Erdoğan şu yanıtı verdi: “Tabii canım, hiç kuşkunuz olmasın. Şu anda biz koalisyon yapmayız derken acaba nasıl oyları yükseltiriz bunun derdindeler.”

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

‘HDP VE MHP KOL KOLA’

4 Haziran 2015: Başbakan Ahmet Davutoğlu Edirne’de yaptığı konuşmada “HDP’ye yazılan oy Kandil’e ve PKK’ya verilmiş olur” dedi.

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

4 Haziran 2015: Erdoğan, 7 Haziran seçimlerini Kurtuluş Savaşı’na benzetti, MHP ve HDP’yi ortak hareket etmekle itham etti: “Pazar günü bir seçim. Bunun arifesindeyiz. Yine bir kurtuluş savaşının içindeyiz. Biz yeni Türkiye’nin inşaası için canla başla çalışırken karşımızda bir eski Türkiye koalisyonu var. Musluklardan kan akıtan parti ile milliyetçi olduğunu iddia eden parti kol kola girdi.”

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

5 Haziran 2015: IŞİD tarafından HDP’nin Diyarbakır mitingine yönelik bombalı saldırıda beş kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi de yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren IŞİD üyesinin Suriye’den giriş yaptığı, Türk polisi tarafından “arandığı”, ancak saldırıdan sadece üç gün önce kaldığı otelde asker kaçağı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındığı halde serbest bırakıldığı ortaya çıktı.

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

HDP’Lİ YAKILIYOR, BEREN SAAT LİNÇ EDİLİYOR

5 Haziran 2015: Erzurum’daki HDP mitingine Karayazı’dan katılan yurttaşlara dönük yapılan saldırıda bir HDP’li yakılarak öldürüldü. 70’e yakın kişi yaralandı, 100 kadar araç ise hasar gördü. Saldırıya ünlü oyuncu Beren Saat de tepki verdi. Saat, sosyal medya hesabından “Erzurum’da HDP minibüsünü kullanan şoförü yaktılar! Terörist diye diye, halk terörist oldu. Nasıl bir nefret yarattınız” mesajını paylaştı. Beren Saat tweetinin altına gelen tehdit ve hakaretlerden sonra mesajını sildi.

Erdoğan Diyarbakır mitinginde konuşurken, Tahir Elçi’nin ayaklarının dibinde öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare’den söz ediyor. “Dört Ayaklı Minare’yi yıkmaya teşebbüs ederek aramıza girmeye çalıştılar.” Tahir Elçi’nin adını anmıyor.

Ve kronoloji akıyor.

6 Haziran 2015: Diyarbakır’daki kitle örgütleri, HDP mitingine yönelik saldırıyı protesto etmek üzere yürüyüş yaptı. Protesto eyleminde konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, saldırıların sandık başında da yaşanabileceğinden kaygı duyduklarının altını çizerek, “Saldırıya zemin hazırlayanlar, saldırıyı gerçekleştirenler kadar suçludur” dedi.

NE KÜRT SORUNU, NEYİN EKSİK SENİN?

Erdoğan Diyarbakır’da konuşuyor: “Biz ‘Kürt yoktur’ demiyoruz, Türkiye’nin artık bu noktadan geri dönüşü mümkün değildir, biz Kürtlerin bizatihi kendilerini bir sorun olarak gören anlayışa nazire olarak ‘Kürt sorunu yoktur’ diyoruz.”

Erdoğan Diyarbakır konuşmasına hız verdikçe kronoloji hızlanıyor. Biraz daha geriye dönüp sayfaları çeviriyorum.

15 Mart 2015’te, yani Dolmabahçe Mutabakatı’ndan iki hafta sonra, Erdoğan Balıkesir mitinginde konuşuyor: “Kardeşim ne Kürt sorunu ya? Artık böyle bir şey yok. Neyin eksik senin?”

17 Mart 2015: Selahattin Demirtaş, partisinin o günkü parlamento toplantısında uzun uzadıya konuşmak yerine Kürtlere “neyin eksik senin” diyen Tayyip Erdoğan’a hitaben şunu söyledi: “Biz bir pazarlık partisi değiliz. AKP ile aramızda kirli bir pazarlık olmadı, asla olmayacak. Kirli bir alışveriş, işbirliği asla olmadı, asla olmayacak. Tek bir cümleyle Türkiye’ye bütün bu sorunların çözümünü hatırlatmak isterim. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça, HDP’liler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen başkan olamayacaksın. Sayın Recep Tayyip Erdoğan seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız.”

Demirtaş’ın “kirli pazarlık” derken kastı, en büyük muhalefet partisi olan CHP’nin iddialarıydı. Zira CHP’ye göre HDP 7 Haziran seçimlerinde AKP’nin tek başına iktidar olmasını sağlamak üzere gizli bir anlaşma yaptı. 3 Mart 2015 tarihinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu iddiasını açıkça ifade etmişti: “AKP ve HDP arasında bir seçim işbirliği var, samimi ve dürüst değiller. İki tarafın da gizli kişisel ajandaları var.”

AKP KAYBEDİYOR, ÇÖZÜM SÜRECİ BİTİYOR

Erdoğan konuşuyor, kronoloji akıyor.

7 Haziran 2015: HDP, yüzde 10’luk seçim barajını yüzde 13 oy alarak geçti ve parlamentoya 80 milletvekili soktu, AKP ise tek başına iktidar olabilecek çoğunluğa ulaşamadı.

Kronoloji akıyor.

20 Temmuz 2015: Kobanê’yle dayanışmak üzere Suriye sınırında bulunan Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bir araya gelen bir grup sosyalist gence IŞİD tarafından canlı bomba saldırısı gerçekleştirildi. 34 kişi hayatını kaybetti, 100 kişi yaralandı.

Kronoloji akıyor.

23 Temmuz 2015: Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis memuru evlerinde katledildi. 7 Haziran’dan sonra AKP tek başına iktidar olamadığı ve koalisyon hükümeti kurulamadığı için Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun başında bulunduğu geçici hükümet, bu saldırıyı PKK’nin gerçekleştirdiğini söylese de, zanlı olarak yakalanıp tutuklananların olayla ilgisi olmadığı daha sonra ortaya çıktı; dördü tutuklu dokuz kişi 1 Mart 2018’de tahliye edildi.

Kronoloji akıyor, çözüm süreci bitiyor.

24 Temmuz 2015: Kandil’le yönelik ilk kez büyük bir hava saldırısı gerçekleştirdi, çözüm süreci fiilen bitti.

Kronoloji akıyor.

16 Ağustos 2015: İlk sokağa çıkma yasağı Muş-Varto’da ilan edildi.

ANKARA’DA 101 KİŞİ KATLEDİLİYOR, AKP’NİN OYLARI ARTIYOR

Kronoloji akıyor.

21 Ağustos 2015: AKP-MHP ortaklığıyla hükümet kurulması engellendi ve Erdoğan, 1 Kasım’da erken seçimlere gidileceğini açıkladı.

Kronoloji hızlanıyor.

7 Haziran’dan sonra başlayan sokağa çıkma yasakları ve artan şehir savaşlarında, Diyarbakır-Sur, Şırnak merkez ve Cizre ilçesi, Mardin’in Nusaybin, Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi başta olmak üzere çok sayıda şehirde büyük bir yıkım yaşandı.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı verilerine göre 16 Ağustos 2015- 1 Mart 2018 tarihleri arasında 11 il ve en az 49 ilçede resmi olarak tespit edilebilen en az 299 sokağa çıkma yasağı ilanı gerçekleşti.
TİHV’e göre 16 Ağustos 2015 ile 18 Mart 2016 tarihleri arasında en az 310 sivil yaşamını yitirdi.

ERDOĞAN ‘KÜRT SORUNUNU BİTİRDİK’ DİYOR, KÜRT SİYASETÇİLER HAPİSTEN İZLİYOR

Erdoğan 24 Haziran seçimleri öncesinde Diyarbakır’da konuşuyor ve kronoloji akıyor.

10 Ekim 2015: 1 Kasım seçimlerinden 20 gün önce, çatışmaların sonlanması ve barış talebiyle Ankara’da düzenlenen yürüyüşe IŞİD eliyle yapılan saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti. Davutoğlu katliamdan sonra oylarının arttığını açıkladı. Haklı çıktı. AKP, 1 Kasım’da tek başına iktidar oldu.

Erdoğan Diyarbakır’da konuşuyor, kayyım uygulamasını övüyor: “Geçtiğimiz 1,5-2 yıldır kayyımlar görev yapmaya başladıktan sonra şehirlerimiz hizmet görmeye başladı. Ama artık bunlara ‘dur’ demenin zamanı geldi. Siz isterseniz bu alçak oyunu bozarsınız.” Erdoğan “ama artık bunlar dur demenin zamanı geldi”, “bu alçak oyunu bozarsınız” derken kayyımları kastetmiyor galiba ama kronoloji akıyor.

11 Eylül 2016: 1 Kasım’da tekrar iktidara gelen AKP, kayyım uygulamalarına başladı. Demokratik Bölgeler Partisi’ne bağlı başta Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olmak üzere 103 belediyenin 83’üne kayyım atanırken, 89 belediye eş başkanı da 27 Mart 2017 tarihi itibariyle tutuklu bulunuyordu.

Erdoğan Diyarbakır’da konuşuyor, “Sizleri, tarihinizden, kültürünüzden, inancınızdan, ahlakınızdan, geleneklerinizden kopartıp marjinal örgütlerin kulu kölesi yaparak, aramıza girmeye çalıştılar”diyor.

Kronoloji akıyor.

8 Ocak 2017: Kayyım uygulamalarıyla birlikte belediyelerdeki 37 kadın merkezi kapatıldı. Kürtlerin işkenceyle andığı Diyarbakır 5. Nolu Askeri Cezaevi’ni hatırlatan müze de kapatılırken, belediyeye atanan kayyım, 8 Ocak 2017 tarihinde, Diyarbakır’da bulunan ve 28 Aralık 2011’de TSK uçakları tarafından öldürülen 34 köylünün anısına dikilen Roboski Anıtı’nı kaldırdı. Kayyımlar hafıza tazeleyici tüm simgeleri, Kürtçe tabelaları kaldırıldı, park, cadde, sokak isimlerini tekrar Türkçeleştirildi. Dönemin Başbakanı Davutoğlu’nun “Toledo gibi yapacağız” dediği Sur’un önemli bir bölümü yerle bir edildi.

Erdoğan, Diyarbakır’da konuşuyor, “Kürt sorununu bitirmeyi başardık” diyor.

4 Kasım 2016’da Diyarbakır’daki evinden gözaltına alınan ve “seni başkan yaptırmayacağız” diyen Selahattin Demirtaş dahil binlerce HDP’li, milyonlarca Türkiyeli, zihinlerindeki bu kronolojiyle Erdoğan’ı televizyondan izliyor.

Kimileri kanal değiştiriyor ve kronoloji akıyor.

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Diyarbakır / HDP /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir