hdp_tusiad_gorusme

HDP’nin TÜSİAD ziyareti üzerine…

Yunus Öztürk - 13 Haziran 2018 - Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu / Ulusal Sorun

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

HDP’nin sermayenin en büyüklerinin içinde yer aldığı ve istediğinde ‘hükümet deviren’ patronların örgütüyle, onun başkan ve yöneticileriyle görüşme yapması, basit ve masum bir olay değildir. O partinin sınıfsal duruşunu gösterir.

Kuşkusuz TÜSİAD’ın daveti üzerine bu görüşmenin yapıldığı söylenebilir. Ancak, HDP eş başkanlarının açıklamaları, bu görüşmenin bir diplomatik ziyaretten çok, fikir alış verişi olduğunu gösteriyor. HDP’yi patronlara anlatma fırsatı olarak değerlendiriliyor.

Oysaki, Türkiye sınıflar mücadelesi önümüzdeki yakın dönemde son derece gerilimli, çatışmalı bir evreye gececeğinin emarelerini veriyor. Güçlü bir kemer sıkma programı uygulanacağı belli. Bu durumda sermaye sınıfıyla çatışma kaçınılmaz olacakken nasıl bir ortak zemin yakalamayı umuyor HDP yönetimi?

TÜSİAD Demirtaş’ın serbest kalması için bile açıklama yapmamışken, programınızı sermaye anlatmanızın ne faydası olabilir?

Kimilerine detay gelebilir, insanın aklında kalan ilk görünüş, izlenimdir. Bu sebeple HDP heyetinin TÜSİAD heyeti karşısındaki kılık, hal ve duruşları seçim meydanlarındakine benzemiyordu. Resmiyet, işi ciddiye aldıklarını gösteriyor ve sermaye sınıfının temsilcileriyle yapılan görüşmeye verdikleri değeri ifade ediyordu.

Nitekim görüşme sonrasında TÜİSAD Başkanı Erol Bilecik ile birlikte kısa bir açıklama yapılmış. Basına yandığı kadarıyla şöyle:

“Bilecik konuşmasında “Çok değerli HDP eş başkanımızı ağırladık. Konularımız içerisinde Türkiye’nin sahip olduğu bir sürü konuya değinme şansımız oldu. Ekonomi başta olmak üzere, toplumsal ilişkiler, eğitim, yatırım ortakları, teşvik ve Kürt sorunu gibi konuştuğumuz bütün alanlarda çok değerli istişareler yapma imkânımız oldu. Ben tekrardan bize vermiş oldukları bu ziyaretten dolayı teşekkür ediyorum” demiş.

“HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ise “Bu nazik davet için Sayın Başkana teşekkür ediyoruz. Bu olanak sayesinde programımızı kendileriyle paylaştık. Ağırlıklı olarak programımız iki temele dayanıyor. Biri demokrasi programımız, diğeri iktisadi programımız. Ayrıntılı bir şekilde anlatma olanağı bulduk” demiş.

TÜSİAD’a söylediler mi bilmiyoruz ama HDP Eş Başkanı Sezai Temelli Milas’ta yaptığı konuşmada “Diyorlar ki; ‘Türkiye’de bir enkaz var.’ Olsun o enkazı kaldıracak güç HDP’de var. Bu ülke bir daha İMF’lerden borç almayacak. Hep birlikte demokratik siyaseti ve demokratik ekonomik modeli inşa edeceğiz” dedi.

Yani burjuva düzenin içinde burjuvazinin bir önceki dönem ‘enkazı’nı HDP kaldıracak, öyle mi?

HDP listelerinde onlarca sosyalist/komünist olarak bilinen adaya rağmen, sermaye sınıfının temsilcilerine ‘kendini anlatma’ ne anlama geliyor?

İlk akla gelen iki sonuç var: Birincisi ‘biz zararlı bir parti değiliz’. İkincisi, ‘demokrasi ve ekonomi programımızda sizinle benzerlikler var, size anlatabiliriz’.

Böyle bir ziyaretin sosyalist medya tarafından ‘eleştirisiz’ haber yapılması (örn. sendika.org ve etha) tuhaf değil mi? HDP’den aday olmanın sebep olduğu bir ketumluk mu?

Aynı gün sosyal medyaya yansıyan küçük bir haberde AKP’li Burdur milletvekili Bayram Özçelik, CHP il örgütünü ziyaretinde elini sıkmayan bir gence saldırmış, boğazını sıkmıştı. Bu CHP’li gencin öfkesi ve kinine sahip değilseniz, 24 Haziran’dan sonraki dönemi göğüslemekte zorlanacaksınız demektir.

HDP’nin proleter sosyalist bir parti olmadığını biliyoruz, böyle bir iddiaları da yok zaten. Ancak tutarlı bir demokratik, devrimci siyasal oluşum sermayeden ve devletten bağımsız olmalıdır. HDP’ye oy verme çağrısı yaparken, HDP içinde yer almayışımız ve bununla birlikte eleştirilerimizi açıkça söylememiz tam da bu yüzden. Bayraklar karışmasın!

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: HDP / TÜSİAD /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir