secimler

AKP’nin rakibi artık siyasi partiler değil – Gökhan Bacık

Sol Defter- Haber - 26 Haziran 2018 - Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

24 Haziran 2018 seçimlerinin iki önemli sonucunun altını hemen çizmek gerekiyor:

Birincisi, Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin ilk tam yürütme yetkisi olan Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.

İkincisi, Erdoğan siyasi zaferini MHP’nin desteği ile sağlamıştır.

AKP ülke genelinde %42.5 oy almıştır ve bu bir önceki Kasım 2015 seçimlerine göre yaklaşık 7 puanlık düşüş anlamına geliyor.

Dolayısıyla, MHP’nin sayesinde kazanılan bu zaferin sonucu MHP’nin “küçük ortak değil” neredeyse “eşit ortak” muamelesi talep edeceği bir politik aritmetiktir.

Bu koalisyon bozulmadığı sürece Türkiye’de politik kültürü şekillendirecek yeni bir dinamiğin var olduğunu kabul etmek gerekiyor: Popülist İslamcılık ile Ülkücülük gibi iki güçlü ideolojik bakış başta devleti sonra toplumu etkileyecek.

Tarihsel süreç açısından bu durum şaşırtıcı değildir. Geleneksel sol Kemalist milliyetçiliğin başından beri en büyük iki alternatifi İslamcılık ve Ülkücülüktü. Nihayet bu iki ideolojik kamp, tamamen iktidarı eline aldı.

Erdoğan’ın MHP ile kurduğu seçim ittifakı beklenenin üstünde başarılı sonuç vermiştir. Burada anahtar şu olmuştur: Erdoğan kendi seçmenine adeta “benim partimden memnun değilseniz MHP’ye oy vererek tepkinizi belli edebilirsiniz” demiştir.

Başka bir ifade ile MHP ile girilen ortaklık, oy değişimini aynı blok içinde tutmakta başarılı olmuştur.

Nitekim, artık politik tercihleri AKP ile MHP arasında gidip gelen bir seçmen kitlesi oluşmuş durumdadır. Bu kitlenin içindeki pek çok seçmen MHP’yi partisi Erdoğan’ı ülkenin lideri olarak görmektedir.

AKP-MHP koalisyonunun yumuşak karnı AKP’nin Kürt sorununda atacağı adımlardır. Ancak AKP’nin burada elini kolaylaştıran bir nokta da Kürt seçmenin tavrıdır. Kürt seçmen HDP’yi gümbür gümbür desteklememiş, bu parti barajı CHP’den gelen seçmenlerle geçmiştir.

HDP neredeyse devlet ablukası altında bir seçime girmiştir ve bu şartlarda barajı geçmesi de başarı olarak görülebilir. Ancak, Kürt seçmeninin ortaya koyduğu tercihler, Erdoğan’a MHP’nin de razı olabileceği yeni bir sürece HDP’yi zorlayabileceğini gösteriyor.

Eğer bozulmaz ise, Erdoğan liderliğinde ve MHP ile parlamentoda bir koalisyona dayanan yeni iktidar kompozisyonu, Türkiye’yi sadece yönetmeyecek kaçınılmaz biçimde kültürel ve ideolojik olarak yeniden tanımlayacaktır.

Başka türlü yazarsak karşımızda hegemonyacı bir iktidar bloğu var artık.

Bu blok, ülkeyi eğitimden günlük hayatın geçtiği mahalleye kadar kendi ideolojik bakışına göre yeninden kurgulamak isteyecektir. Aynı iktidar bloğu patates fiyatını düşürmek ülkeye yollar yapmak ile yetinmeyecek ülkede yeni bir kültürel ve ideolojik rejim inşa etmeyi deneyecektir.

Şunu açıkça yazmak gerekiyor: Erdoğan isterse Atatürk gibi yeni bir politik rejim kurgulamak ve bunun doğal sonuçlarına göre bir toplum projesi meydana getirmek imkanına sahiptir.

Açıkçası toplumun yarısından fazlası ülkenin geleneksel seküler-Kemalist politik ve sosyal kodlardan çıkmasını istiyor. Bunun yerine daha İslami ve popülist Anadolu kültürünü yansıtan politik ve sosyal kod talebinde bulunuyor.

Hal böyle olunca, iki yüz yıldır Batıcı aydınlanmacı seçkinler üzerinden tasarlanan Türkiye projesi dün itibari ile bitmiş görünüyor. Bundan sonra İslamcı seçkinlerin ortaya koyacağı tasarıyı hep beraber izleyip neye benzediğini göreceğiz.

Benim jenerasyonumun gördüğü standart öğretmen, hakim, subay tiplemesinin yerini daha İslami karakterleri yansıtan tiplemeleri alacak.

Beş yıl sonra parti ile devletin birbirine karıştığı otoriter bir İslamcı rejim görebiliriz. Öte yandan, kendisine yönelik politik risklerin azaldığını görerek İslamcı elitler, daha makul bir rejim de tasarlayabilir. Bütün bunları görmek için beklemek gerekiyor.

Ancak şunu unutmamak lazım Türkiye’nin artık kurucu felsefesi Kemalizm değil İslam’dır.
İlginç biçimde bu İslamileşme trendini dengelemek imkanına sahip parti artık MHP’dir. Eğer koalisyon bozulmasa genel stratejiyi AKP belirleyecek bazı ince ayarları MHP yapacaktır. Bu ince ayar AB ile ilişkiler, Kürt sorunu, eğitimin İslamileşmesi gibi pek çok konuda artık fevkalade önemli bir faktördür.

Zaten artık Türkiye yoğun bir milliyetçi etki altındadır. Ancak bu seküler milliyetçilik değil Anadolucu ve dini motiflere yakın bir milliyetçiliktir.

16 yıldır iktidarda olan AKP’nin aldığı %42.5 oy bir önceki seçime göre azalmış olmakla birlikte önemli bir başarıdır. Burada şunu sormak gerekiyor: Bu kitle neden AKP’den vazgeçmiyor? Bu sorunun maddi ve manevi nedenlere dayalı açıklamaları olduğunu düşünmek gerekiyor.

İlk olarak, bu kitle AKP’nin genel siyasetinden içine ekonomik sonuçları da alacak biçimde memnun görünüyor. Yine aynı bağlamda, bu kitle AKP’nin bazı sorunları çözemediğini kabul etse de hiç bir partinin ondan daha başarılı olacağına ikna olmuyor.

İkincisi, bu kitle artık ideolojik olarak büyük ölçüde konsolide olmuş İslami bir grubu içinde barındırıyor. Bu çekirdek grup, AKP’den ne olursa olsun vaz geçmiyor çünkü bu partiden başka İslami siyaseti temsil eden bir parti olamayacağını kabul ediyor.

Seçim sonuçlarından sonra anlaşılan odur ki AKP’nin artık rakibi politik partiler değil Türkiye’nin reel sorunlarıdır. Ancak burada şöyle bir temel konu daha var: AKP inşa etmeye çalıştığı yeni rejim ile birlikte bu sorunları çözmek durumundadır.

AKP’nin doğal olarak temel açmazı Türkiye’nin sorunlarını çözmek ile yeni rejimi kurmak için uğraşırken karşısında bulacağı sorunlar arasında kalmak olacaktır.

Büyük olasılıkla AKP ilk hedef olarak yeni bir düzen kurmayı belirleyecek ancak bazı reel ekonomik ve diğer sorunları çözmek için bu ajandadan zaman zaman sapmak zorunda kalacaktır.

Kısacası 2018 seçimlerinin ürettiği düzenin özeti şudur: MHP ve Türkiye’nin reel sorunlarının türlü politik ve sosyolojik sonuçlarından başka AKP’yi dengeleyecek hiç bir karşı güç artık ülkede yoktur.

Siyasette seçim sonuçları fizik kurallarına benzer. Beğensek de beğenmesek de bizi bağlar hayatımızı etkiler. Sanırım bunu en iyi anlayacak kişi de kendisi bir fizik öğretmeni olan Muharrem İnce’dir.

https://ahvalnews2.com/tr/secim-ertesi/akpnin-rakibi-artik-siyasi-partiler-degil

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: AKP / erken seçim 2018 / MHP /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.