PKK Lideri Abdullah Öcalan’la 2 Mayıs’ta yapılan görüşmede yer alan Avukat Newroz Uysal, kamuoyuna açıklanan mesajın İmralı’da bulunan tüm tutkluların imzasıyla deklare edildiğini hatırlatarak, “Sayın Öcalan’ın bu noktada ‘Biz hata yapmayacağız. Herkes ders çıkarmalı. Herkes tarihi iyi okumalı. Herkes samimi olmalı. Siyaset çözüm üretebilmeli’ ifadelerinden sonra diğer 3 müvekkilimizle bu ortak metin ortaya çıktı” dedi.

Asrın Hukuk Bürosu avukatları 6 Mayıs’ta bir basın toplantısı düzenleyerek, İmralı F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile 2 Mayıs Perşembe günü bir görüşme gerçekleştirdiklerini açıklamış, basın toplantısında Öcalan’ın mesajı da paylaşılmıştı.

Uysal şunları söyledi:

“20 yıllık İmralı tecrit sürecinin ardından, Bu rutin başvurumuz bizlerin savcılığa iletmiş olduğu avukat görüşme başvurusu onayı da aynı şekilde rutin olarak bize faks ya da telefon üzerinden iletiliyor. Bu 8 yıldır böyle gelişiyor. Ancak bu son süreçte 21 Temmuz 2016 tarihinden sonra var olan fiili engellemeler gerekçeler bir mahkeme kararına dönüştürüldü. Bu mahkeme kararı aslında Olağanüstü Hal (OHAL) süreci boyunca aile, iletişim yasağı ve İmralı’da herhangi bir teması hukuka aykırı bir mahkeme kararıyla tescillendi. O tarihten bugüne kadar da bu karar belli sürelerde tekrarlanarak bugüne kadar getirildi.

Bizlerin bu kararlara yaptığımız itirazlarda 22 Nisan tarihinde yasaklama kararının kaldırıldığına dair bir karar tebliğ edildi. Bu karardan öncesinde de sonrasında da haftalık rutin başvurularımızı yapmaya devam ettik. Mevcut görüşme de yaptığımız rutin başvuruların bir geri dönüşü şeklinde gerçekleştirildi. Ancak 4 avukat olarak başvurmamıza rağmen iki avukatın adaya gidebileceği bildirildi ve biz iki avukat olarak bu görüşmeye gidebildik.”

‘ORTAK METİN, ÖCALAN’IN DİĞER TUTUKLULARLA YAPTIĞI GÖRÜŞMELERLE ORTAYA ÇIKTI’

“İmralı’da bulunan tutukluların kendi aralarında görüşmeleri sağlayabildiğini belirten Newroz Uysal, ortak metnin nasıl oluşturulduğu hakkında da bilgi verdi:

“Biz metinde imzalar olması bağlamında ve diğer 3 müvekkilimizle görüşemediğimizi kendisine ilettiğimiz zaman Sayın Öcalan diğer 3 müvekkilimizle günlük spor ve ortak alan üzerinden görüştüğünü, kendilerinin iyi olduğunu, ailelerine ve kamuoyuna selamları olduğunu bize belirtti. Bu şu demektir, günün 1 saatini beraber geçiriyorlarken hala günün 23 saati tek başınalar. 23 saatini tek başına geçiren bir Sayın Öcalan var. Toplum bu süreci ‘Öcalan’ın tecridi bizim tecridimizdir, toplumsal tecrittir’ diye tanımlıyor. Sayın Öcalan’ın geçmişte yaptığı savunmalarda da şahsıyla beraber Kürt sorunundaki çözüm iradesinin, Kürt halkının tecrit edildiğini belirtmişti. Biz bir kez daha kendi içerisindeki denklemin tekrarlandığını gördük. Mevcut 7 maddenin ortaklaşması da kısıtlı görüşmelerin sonucu olarak ortaya çıktı.

Bu metin ilk defa Sayın Öcalan’ın şahsi imzası üzerinden değil, İmralı’da bulunan tüm tutsakların imzasıyla deklare edildi. Sayın Öcalan’ın bu noktada “Biz hata yapmayacağız. Herkes ders çıkarmalı. Herkes tarihi iyi okumalı. Herkes samimi olmalı. Siyaset çözüme hazır olmalı, çözüm üretebilmeli” ifadelerinden sonra diğer 3 müvekkilimizle bu ortak metin ortaya çıktı.”

‘İMRALI DURUŞU’

Görüşmenin gerçekleşmesine ve tartışılan konu başlıkları hakkında da bilgi veren Newroz Uysal, ‘’İmralı Duruşu’ olarak tarif edilen 7 maddelik başlıklar hakkında şunları söyledi:

“Biz giriş yaptıktan sonra farklı bir bekleme noktasında bekletildik. Sayın Öcalan bizden önce avukat görüş odasına alındı. Sesi ve konuşmaları bizim beklediğimiz odaya geliyordu. Biz odaya girdiğimizde kendisi ayakta bizi bekliyordu. Selamlaştık oturduk. Elinde bizim kamuoyuna duyuru olarak ilan ettiğimiz ve açıkladığımız metin bulunuyordu. Bu metinin anlatımıyla bir görüşme başladı. Yaklaşık 50-55 dakika sürdü bu görüşme. Görüşmenin büyük bir çoğunluğu Sayın Öcalan’ın ‘İmralı Duruşu’ olarak tarif ettiği ve  ifade ettiğimiz 7 maddelik başlıkların açıklanması şeklinde gerçekleşti. Bu son 3 yıllık süreçte iki defa aile görüşmesi gerçekleşti. Her iki aile görüşmesi de hukuka uygunlukla değil açlık grevlerinin aratmış olduğu toplumsal, ulusal ve uluslararası basınçla gerçekleşen görüşmeler oldu. Bizim gidişimizin de bundan çok farksız olmadığını var olan açlık grevlerinden ve yaratmış olduğu uluslararası yankılardan bağımsız değildir.

‘MEVCUT DURUŞU BARIŞTAN, DEMOKRATİK ÇÖZÜMDEN YANA’ 

Sayın Öcalan’ın elinde bir metinle gelmiş olması bu metnin kamuoyuyla paylaşılması noktasında bir irade göstermesi gidişimizden, açlık grevleri sürecinin geldiği noktadan haberdar olduğunu, bunu öngördüğünü gösteriyor. Bu görüşmenin içeriği noktasında sağlığının, koşullarının, mevcut olan durumun, hukuksal tecride alındığını üzerinden de gelişti. Aynı zamanda diğer 3 müvekkille görüştürülmediğimizi, 4 avukat başvurup 2 avukat götürülmemizi de kendisine belirttik. Kendisinin bu görüşme çerçevesinde ortaya koyduğu tablo somut olarak bizim açıkladığımız metindir. Başlıklara bile baktığımızda sayın Öcalan 20 yıllık İmralı’daki mevcut duruşu barıştan, demokratik çözümden yana duruşunda bir değişiklik yok aksine kendisinin de tariflediği gibi daha derin daha anlamlı daha tarihsel ve daha çok netliğe kavuşan bir İmralı duruşuyla karşı karşıyayız.”

‘YENİ BİR GÖRÜŞMENİN GARANTİSİ YOK’

Abdullah Öcalan ile ikinci bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sorusuna yanıt veren avukat Newroz Uysal, bir daha görüşme olacağının hiç bir garantisi olmadığını söyledi:

“Sayın Öcalan’ın görüşme sırasında altını çizdiği bir husus var ki o da bir daha görüşüp görüşmememizin bir garantisi olmadığıdır. Biz bunu adaya giderken de biliyorduk. Sayın Öcalan’ın da bize aktardığı bir öngörüsü yok. Biz avukatları olarak bizde de şu an mevcut halde böylesi bir bilgi maalesef yok. Bizler avukatları olarak her hafta yaptığımız gibi geçen hafta da bu hafta da avukat görüşlerinin gerçekleşmesi noktasında başvurularımızı yaptık. Geçen Cuma günü Pazartesi için yapılan aile başvurusu açıklama yaptığımız gün bir cevap alınmamıştı. Bu bir yerde reddedildiği anlamına da geliyor. Biz avukatların başvurusuna da henüz bir dönüş almış değiliz. Biz bugün de görüşmelerin gerçekleştirilmesine dönük yeni bir başvuru yaptık. Yasak kararı varken de, fiili gerekçeler sürdürülürken de, mevcut tecridin OHAL gerekçesiyle devam ettirildiği süreçlerde de bizler ret gerekçesi ne olursa olsun  başvurularımızı yapmaktan geri durmadık. Bu saatten sonra da başvurularımızı yapmaya devam edeceğiz.” (HABER MERKEZİ)