kader-ipek-altinbulak-disk-genel-baskanligi-adayi-oldu

DİSK 16. Genel Kurulu: Neresinden tutsanız elinizde kalıyor

İşçilerin Sesi - 15 Şubat 2020 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

DİSK’in 16’ıncı Genel Kurulu, Haliç Kongre merkezinde yapılıyor. Gösterişli bir yer. Önceleri AKP’nin şov merkeziydi. Bu yerde bu kez DİSK var.

DİSK yöneticileri mekandan çok memnun olmalı ki, genel sekreterinden genel başkanına kadar ev sahipliği için belediyeye teşekkür etmekten geri durmadılar. Yetmedi, genel kurul teammüllerine uymayan bir şekilde, Genel Başkandan sonra söz sırasını İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verdiler. Gerçi bu yeni değil: 2019 1 Mayıs mitinginde de DİSK yine ona, işverene söz vermişti.

İmamoğlu kurnaz. Dersine çalışmış. DİSK yöneticileri İmamoğlu’nu ‘ev sahibi’ sıfatıyla kürsüye çağırdılar. Ama İmamoğlu nasıl ‘iyi’ bir işveren olduğunu anlattı. Sosyal demokrat bir işveren olarak konuştu. Kani Beko ve Arzu Çerkezoğlu ile nasıl toplu sözleşme imzaladıklarından söz etti.

DİSK yönetimi üzerinde CHP’nin etkisi hissediliyor. Genel Kurul delegelerinin önemli bölümü CHP’li belediyelerden gelen Genel-İş delegeleri. Genel Başkanın referans aldığı kişi Abdullah Baştürk, karşılaştırma yaparsak Kemal Türkler değil örneğin. Baştürk 15-16 Haziran olaylarına yol açan ve DİSK’in kapanması anlamına gelen yasa teklifinin altında imzası olan CHP milletvekili.

Divan Başkanı eski bir genel başkan ve eski DSP milletvekili Rıdvan Budak. Son derece yersiz, gayri ciddi müdahalelerle genel kurulu iyice cıvıklaştırdı.

Kemal Kılıçdaroğlu ise, delegelere siyasi hiza veriyor. Bütün ülkelerin işçileri birleşin, yerine demokratları birleşin demeliymişiz!

Oysa çok değil, bir hafta önce Oscar’da ‘En İyi Kısa Belgesel’ ödülüne layık görülen yönetmen Julia Reichert işçilerin hayatlarını konu ediyordu ve orada gördüklerinden vardığı sonucu açıkladı: ‘Eğer dünyadaki tüm işçiler birlik olursa hayatlarının iyileşebileceğine inanıyoruz”.

Kılıçdaroğlu’nun işçi sınıfıyla ilgisi yok. Onun derdi kendi siyasi programını işçi sınıfına ‘yenilik’ olarak dayatarak, ‘işçi’ yerine ‘demokrat’ geçmesini istiyor, hem de işçi sendikası genel kurulunda! Salonun ‘Dünya yerinden oynar işçiler birlik olsa’ haykırışları CHP genel başkanına yanıt olmuştur.

DİSK yöneticileri görselliğe ve sunuma özen göstermişler ancak ‘kırmızı’yı bol kullanarak sınıf sendikacılığı yapmış olmuyoruz. Yapılan konuşmaların çoğu genel kurul salonunda kalacak hamasette. Bayram söylevi. Pazartesi günü bu konuşmaların izi bile kalmayacak.

Dünyanın her yerinden çağrılan sendikacılarla yapılan konferans da derinliği olmayan, selamlamayla geçen etkinlik oldu. Sadece ‘5 kıtadan 45 sendikacı geldi’ denilecek…

Kongrede kimin seçileceği baştan kurulmuş, kesinleşmiştir.

Yarın seçimler yapılacak ama sonuç belli: Genel başkan devam ediyor ve geçen kongre krize neden olan Genel Sekreterlik görevini Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu bu sefer kabul ediyor. Başkan yardımcılığı sayısı ikiye çıkıyor, birini Laksitk-İş diğerini Genel-İş alacak. Devrimci sendikacılık koltuğu Limter-İş’ten alınacak yerine Gıda-İş gelecek.

Ortada ne bir muhasebe var, ne sınıf hareketinin sorunları, çözüm önerileri.

Bu oyunu sembolik olarak bozacak hamle, Nakliyat-İş’ten geldi. Real Market işçisi Kader İpek Altınbulak genel başkanlığa aday oldu. Kuşkusuz delege pazarında bu adaylığın bir kıymeti yok. Bunca cıvıklığın olduğu bir ortamda varsın karşılığı olmasın. Ancak siyasi bir anlamı var ve delegeleri ‘asker’ olmaktan çıkartıp sınıf gözünü açmaya, vicdanlarını harekete geçirmeye yarayacak bir adaylıktır bu.Tabii ki desteği de hakediyor.

Özetle, kürsüde 100 bine yakın işçinin işvereni olan İmamoğluna öncelik söz vereceksin, divan başkanlığına Rıdvan Budak gibi DİSK tarihinin en berbat sendikacısını koyacaksın, devrimciyim deyip Abdullah Baştürk’ü referans yapacaksın, delege pazarlıklarıyla dengeler kuracaksın işçi sınıfından, sınıf sendikacılığından söz edeceksin.

İzleyebildiğimiz kadarıyla sosyalist soldan gelip konuşma yapan siyasi parti temsilcilerinin hiçbiri DİSK’i eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutmadılar. Metal sözleşmesi felaketini dile getirmediler. DİSK’in üyesi olmayan sendikalarının varlığını sorgulamadılar. Tencere-kapak misali, böyle DİSK’e böyle sosyalist sol yakışır. Tabii ki, bütün bunlar CHP cizgisinde hizaya girmenin göstergeleridir.

iscilerinsesi.org

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: DİSK / DİSK 16. Genel kurul /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.