Kürt Sorununa Askeri Çözüm Yok!

9 Eylül 2012 / Aykut Özer

Öncelikle siyasi yaşamın demokratikleşmesi yönünde ciddi adımlar atılıp yasal düzenlemeler yapılmalı, BDP ile sağlıklı bir diyalog geliştirilmelidir. Çatışmalarla geçen her gün ciddi bir kayıptır. Yarın, herkes için çok geç olabilir.

Diyarbakır Miting Yasağı Yine Gösterdi: Demokratikleşme Olmadan Barış Gelmez

16 Temmuz 2012 / Aykut Özer

Kürt sorunu, Kürt halkının meşru demokratik taleplerinin, devlet ve siyasi iktidarlar tarafından karşılanmamasından kaynaklanan, ülkenin bir iç sorunudur. Bu sorunun çözümünün yolu, Kürtlerin taleplerini de karşılayacak şekilde, topyekûn bir demokratikleşmeden geçmektedir.

15–16 Haziran’da Dilenenler Değil, Direnenler Kazanacak

12 Haziran 2012 / Aykut Özer

15–16 Haziran Büyük İşçi Direnişi tarihe mal olmuş bir olay değil, her dönemde işçi sınıfı mücadelesinin önünü aydınlatan, ona yol gösteren paha biçilmez değerde bir deneyimdir.

Kürt Sorununu Ne ABD Ne de Barzani Çözebilir

15 Mayıs 2012 / Aykut Özer

Ne ABD yönetimi ne de Barzani’nin, siyasi iktidarın askeri çözüm stratejisi içinde bir rolü olmadığı görülmeli, bir an önce bu yanlış siyasetten vazgeçilerek, barışçı siyasi çözümün önü açılmalıdır.

Bindik Bir Alamete, Gidiyoruz Kıyamete!

5 Kasım 2011 / Aykut Özer

Gelinen noktada, “uçurumdan düşüşün” önünü kesecek bir “brandaya” acilen ihtiyaç vardır. Bu “brandanın” bir ucu Ankara’dan diğer ucu Diyarbakır’dan kavranmalıdır. Yani siyasi iktidar ve Kürt siyasi hareketi, barışçı, siyasi çözüm için yeniden müzakereye başlamalıdır.

12 Eylül Vesilesiyle: Askeri Darbeler Tarihe mi Karıştı?

13 Eylül 2011 / Aykut Özer

Çoğunluğu siyasi iktidar yandaşı, birçok yazar, akademisyen ve düşünür, askeri darbelerin artık tarihe karıştığını iddia ediyor. Bu iddia bir yanıyla ve kısmen doğrudur. Üst düzey askeri bürokrasinin, siyasi ihtirası nedeniyle ya da siyasi tercihlerinden kalkarak, darbe planları yapması, darbe girişiminde bulunması artık çok zayıf bir ihtimaldir. Ancak bir başka çıkış yolu kalmadığında, yani siyaset sınıfı, geleneksel kurum ve araçlarla sistemin yaşamsal çıkarlarını savunamaz hale geldiğinde, askeri darbeler her zaman mümkündür. Bu noktada Genelkurmay Başkanının ve kuvvet komutanlarının kim olduğunun hiçbir önemi yoktur.

Hello world

28 Haziran 2011 / Aykut Özer

Hello world