Sarı Toplu Sözleşme Yasası

4 Kasım 2011 / Aziz Çelik

4688 taslağı grevsiz sözde bir toplu iş sözleşmesi düzeni ile sınırlı kalmıyor. Bu toplu sözleşme sürecinin bütün aşamalarını da neredeyse iktidara yakın bir konfederasyona altın tepsi içinde sunuyor. Taslak akıllara durgunluk veren hesaplamalarla toplu sözleşme sürecinde bütün yetkileri Memur-Sen konfederasyona bırakıyor. Bir danışıklı toplu sözleşme süreci…

Grev Askeriyede Serbest Bankalarda Yasak!

27 Ekim 2011 / Aziz Çelik

DİSK’in görüşmelelerden çekilmesi sonrasında Bakanlık, Türk-İş, Hak-İş ve TİSK arasında yürütülen görüşmeler sonrasında Bakanlık tarafından hazırlanan taslak 2822’de var olan ve ILO normlarıyla çelişen pek çok düzenlemeyi koruyor. Taslakta minimum düzenlemelerle yetinilmiş ve 2822’nin temel felsefesi korunmuş durumda. Taslak ile işkolu barajı yüzde 10’dan binde 5’e, işkollarının sayısı 28’den 18’e indiriliyor. Ancak mevcut yasada var olan yetki tespit ve itiraz süreci büyük ölçüde korunuyor. Mevcut yetki-tespit ve itiraz süreci sendikal örgütlenmenin önündeki en önemli engeldir. Taslak grev hakkına yönelik sınırlamaları da büyük ölçüde korumakta, hükümetin grev erteleme yetkisinde herhangi bir değişiklik yapmamaktadır.

2821 ve 2822’de Neler Oluyor?

13 Ekim 2011 / Aziz Çelik

2821 sayılı yasada sağlanan uzlaşma eskiye göre ilerlemeler içermektedir fakat asıl sorun 2822’dir. 2822 sendikal faaliyetin can damarıdır. 2822 demokratikleşmediği sürece, 2821’de yapılan değişiklikler sendikal örgütlenmeye katkı sağlamaz. 2822’de var olan yetki sistemi ne olacaktır? Yetki şimdiki sistemde olduğu gibi bakanlık tarafından mı saptanacaktır? Yetki itirazı durumunda yetki işlemleri duracak mıdır? İşkolu düzeyinde yüzde 10 barajı ile işyeri ve işletme düzeyindeki yüzde 50+1 barajı ne olacaktır? Grev yasakları, grev ertelemeleri ve Yüksek Hakem Kurulu’na ilişkin düzenlemeler değişecek mi?

Sendikaları Hükümet Kapattırıyor

6 Ekim 2011 / Aziz Çelik

Sistematik bir sendika kapatma dönemi yaşıyoruz. Önce Emekli-Sen’i kapattılar, sonra Çiftçi-Sen’i; sonra Yargı-Sen’i kapattılar; son olarak da Genç-Sen’i. Emekli-Sen kapatma davasında iç hukuk yolları tükendi. Diğer sendikaların temyiz süreci devam ediyor.

Kırmızı Çizgi: Kıdem Tazminatı

29 Eylül 2011 / Aziz Çelik

Dikkat edilmesi gereken tehlike, kıdem tazminatının tartışmaya açılmasıdır. “Tartışalım, konuşalım, soruna birlikte çözüm üretelim” yaklaşımı ile kıdem tazminatının bir “sorun” olduğu kabul ettirilmeye çalışılıyor. “Kıdem tazminatını masaya yatıralım, soruna çözüm bulalım” tuzağına düşmemek gerekiyor. Tecrübeyle sabittir. İşçiler-sendikalar ne zaman kazanılmış haklarını müzakere etmeye başladıysa kaybettiler. Bunun somut örneği “sosyal güvenlik reformu” olmuştur. Kıdem tazminatı sendikal hareket için “kırmızı çizgi” olarak korunmalıdır.

4688’de Neler Oluyor?

23 Eylül 2011 / Aziz Çelik

4688’de bu zihniyetle yapılacak bir tadilat ile kamu çalışanlarının sendikal haklarını genişlemeyecektir. Kamu çalışanlarının sendikal haklarının genişlemesi, bugüne kadar olduğu gibi kendi örgütlü güçlerine, bunu gösterebilme kapasitelerine ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış olan grev ve toplu eylem haklarını kullanabilmelerine bağlıdır. Unutulmamalıdır ki, sendikal hakların yasalaşması genellikle onların fiili ve meşru mücadele yoluyla kullanılmasını takip etmiştir. Kısaca önce hak kullanılmış sonra yasa konusu haline gelmiştir.

Sendikal Güç Birliği Platformu

15 Eylül 2011 / Aziz Çelik

Eğer Sendikal Güç Birliği Platformu bileşenleri açıkladıkları hedefleri önce kendileri yerine getirirse, Türk-İş’te eleştirdikleri zihniyet ve uygulamaların kendi içlerindeki güçlü etkileri ortadan kaldırırlarsa, kendi içlerinde şeffaf demokratik bir yapı oluştururlarsa inandırıcı olurlar ve söyledikleri sözlerin etkisi güçlü olur.

İtibarı Zedeleme İhtimali Tehlikesi Taşıyan Grev

2 Eylül 2011 / Aziz Çelik

Önümüzdeki yıl ILO konfereansında Türkiye’yi rezil edecek bir karar daha alınmış oldu. Bu başarı da CHP’li Belediyeye yeter. Enternasyonal bir fuar için (küresel ticaret) gösterdikleri özeni enternasyonal çalışma kuralları için gösteremeyen bir anlayış söz konusu.

Çalışma ve Toplum

25 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

Dergi çok sayıda akademisyen, hukukçu, uzman ve uygulayıcıya basılı olarak ulaştırılıyor. Ancak bazen bir ansiklopedi cildi hacminde çıkan derginin basılı halini edinemeyenler üzülmesin. Çalışma ve Toplum aynı zamanda online bir dergi www.calismatoplum.org adresinden yeni sayısına ve tüm dergi arşivine ücretsiz olarak ulaşılabilir.

Çalışma Bakanlığı ILO’yu Biliyor mu?

11 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

ILO normlarından söz ediyorsanız asker ve polis dışında bütün çalışanların (hiçbir ayrım gözetmeksizin) sendikalaşma haklarını tanıyacaksınız. ILO normlarından söz ediyorsanız bütün memurları kapsayan grev yasağını kaldıracaksınız.

“İleri Demokrasi” ve Sendika Kapatmaca

4 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

Türkiye’nin onayladığı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri, BM İkiz Sözleşmeleri ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi gibi sendikal haklara ilişkin belgelerde yer alan hükümler ile bu sözleşmelere ilişkin denetim organı ve yargı kararlarına göre yargıç ve savcıların sendika kurması ve sendikal faaliyette bulunması serbesttir ve engellenemez.

Hani, Sendikal Haklar Gelişecekti?

1 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

Referandumdan bu yana yaklaşık bir yıl geçti. Sendikal yasalar olduğu gibi duruyor. Yasaklar olduğu gibi duruyor. Şimdi sormak hakkımız: Hani, sendikal haklar gelişecekti? Yoksa anayasa paketindeki sendikal düzenlemeler tatlandırıcı niyetine mi konmuştu?

Hükümet Programı, Kıdem Tazminatı ve Esneklik

19 Temmuz 2011 / Aziz Çelik

İnanılır gibi değil ama önümüzdeki günlerde işçilerin kazanılmış haklarını budayacak olan esneklikle ilgili düzenlemeler, işçilerin yararına ve yeni iş alanları yaratan politikalar olarak pazarlanacak. Yıllardır sermaye tarafından talep edilen düzenlemeler “işçilerin için” yapılmış gibi yapılacak. Dahası bazı sendikacıların hükümetle yan yana bunları savunduklarını göreceğiz. Şaşırmak yok!

İtinayla Sendika Kapatılır

7 Temmuz 2011 / Aziz Çelik

Türkiye’nin onayladığı ILO sözleşmeleri kamu görevlileri dâhil tüm çalışanların sendikal örgütlenme hakkını güvence altına alıyor. ILO sözleşmeleri sadece asker ve polisler için kısıtlama yapılabileceğini belirtiyor Bu iki kategori dışında hiçbir kamu görevlisinin sendikal örgütlenme hakkı kısıtlanamaz.

“Sosyal” Devlette İşçi Simsarlığı

30 Haziran 2011 / Aziz Çelik

Hile ile işçi kiralayan kamu kurum ve kuruluşları, işçi kiralayarak para kazanan şirketler, işçi kiralamak için açılan ihaleler, tacizi şikâyet eden kadın işçiyi, eyleme katılan hemşireyi anında işten atan cinsiyetçi-ayrımcı simsar şirketler… Son yıllarda perçinlenen güvencesiz çalışma rejiminin resmidir bu yaşananlar.

Sendikalar İçin Uzun Sıcak Yaz

25 Haziran 2011 / Aziz Çelik

İki önemli konu kapıya dayanmış durumda: “Birincisi 30 Haziran’da başlayacak olan işçi sendikalarının yetki ve işkolu barajı kaosu diğeri ise 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasasında yapılması planlanan değişiklikler”.

Türkiye Büyük Sermayedar Meclisi mi?

19 Haziran 2011 / Aziz Çelik

Yeni meclisin sosyal-sınıfsal kompozisyonunda ciddi bir asimetri söz konusu. Sermayedar sınıflar geniş bir temsiliyet sağlarken, işçilerin, ücretlilerin-çalışanların esamisi okunmuyor. Öte yandan meclisin sosyal-sınıfsal kompozisyonu oldukça seçkinci bir karakter arz ediyor. Geçmiş dönemin devletçi-seçkinci ağırlığı yerini bu kez orta ve üst sınıfların seçkinlerine bırakmış almış durumda.

4-B Soruları

9 Haziran 2011 / Aziz Çelik

AKP hükümeti 2006, 2007 ve 2009 yıllarında 4-B’nin kapsamını genişletecek yasal düzenlemeler yaptı. Bunlardan en önemlisi öğretmenlerin sözleşmeli çalıştırılmasına ilişkin 2006 tarihli değişikliktir. Geçen hafta yazdığım gibi bu düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru reddedildi. Hükümet 4-B kapsamını genişleten başka yasal düzenlemeler de yaptı. Ve bu değişiklikler sonucunda sözleşmeli personel sayısında müthiş bir artış yaşandı.

Anaya Mahkemesinden “Asosyal” Kararlar

5 Haziran 2011 / Aziz Çelik

Yeni AYM, sosyal haklarla ilgili üç ayrı kararında da sosyal devlet ve eşitlik ilkesini zedeleyecek ve çalışanların haklarını zayıflatacak kararlara imza attı. Böylece yeni AYM’nin anayasanın sosyal devlet ilkesi konusundaki tutumu, sosyal haklar konusundaki tutumu açıklığa kavuşmuş oldu.

Çalışma Süreleri, 1 Mayıs ve Bir Bakan

28 Nisan 2011 / Aziz Çelik

Şubat ayında “İnsanlarımız haftada 59 saat değil, 49 saat çalışsa haftada ortalama yüzde 16 ilave istihdam anlamına gelir. Türkiye’de yüzde 16 ilave istihdam, işsizliğin sıfıra yaklaşması demektir” diyen Bakan Babacan birkaç gün önce farklı rakamlarla da olsa çalışma sürelerinin kısaltılmasından tekrar dem vurdu. Babacan çalışma saatlerinin 49 saatten 45 saate inmesi durumunda işsizlik oranlarının 5 puan aşağıya çekilebileceğini söyledi.