Memurun zammı, işçinin istatistiği

20 Ocak 2012 / Aziz Çelik

İşine geldiğinde bir haftada en temel yasaları bile değiştiren hükümet, 16 aydır sınırlı-kısıtlı bir toplu sözleşme düzeninin yasasını çıkarma zahmetine katlanmıyor ve 2 milyondan fazla kamu çalışanını mağdur ediyor. Kamu çalışanları 2012’ye zamsız giriyor. Böyle keyfilik görülmüş iş değil. Hükümetin bir diğer sorumsuzluğu ve keyfiliği sendikalı işçilere yönelik.

Neredesin Hoffa?

7 Ocak 2012 / Aziz Çelik

En kudretli sendikacılarından biriyken, sendikasında büstü, adı yazılı ışıklı tabelaları, sendikanın her bir santiminde adı ve resmi varken ve herkes karşısında titrerken bir gün bir suç örgütü ile ilişkisi olduğu iddiasıyla tutuklanır. Sorgusuz sualsiz yatarken bir gün aniden tahliye edilir. Sonrası adeta bir Hoffa öyküsü. Islak betona değil ama büyük bir sessizliğe gömülür. O kudretli sendikacı artık yoktur.

Türk-İş 21. Genel Kurulu

6 Aralık 2011 / Aziz Çelik

Türk-İş artık denizin tükendiğinin farkına varacak mı? İdare-i maslahatla, kulisle, hükümetle kurulan yakınlıklarla işçi haklarının korunamayacağını fark edecek mi? Bu yolla parça başı sonuçlar almak, üyelerin bazı günlük sorunlarını çözmek, iş halletmek mümkündür ama sınıfın sorunlarının bu şekilde çözülemeyeceğini anlamak için daha ne olması lazım?

OECD’nin En Sendikasızı Türkiye

25 Kasım 2011 / Aziz Çelik

“Sendikalaşma oranları her yerde geriliyor, bizde de gerilediyse ne olmuş” denebilir. Ama kazın ayağı öyle değil. Türkiye sendikalaşma oranlarında yerlerde sürünmekle kalmıyor, sendikalaşmanın gerilemesi konusunda başa güreşiyor. Evet OECD’de de sendikalaşma oranı gerilemiş. 2001-2099 arasında yüzde 20.4’ten yüzde 18.4’e gerilemiş. Özetle OECD’de yüzde 10’luk bir düşüş var. Türkiye’de ise yüzde 40’lık. Ne diyelim! Bu performansa nazar değmesin.

Yeni Anayasa Mahkemesi nereye?

19 Kasım 2011 / Aziz Çelik

Anayasa Mahkemesi 4/C kararında ilginç bir mutabakat ortaya koydu. Mahkemenin Özal, Demirel, Sezer ve Gül tarafından atanan üyeleri neredeyse tam bir fikir birliği içinde davrandı. Bunun tek istisnasını sosyal politika kökenli bir akademisyen olan Profesör Engin Yıldırım oluşturdu. Yıldırım 4/C statüsününün anayasaya aykırı olduğunu belirterek karara karşı net bir muhalefet şerhi yazdı. Geçmişte laiklik ilkesini korumak adına tuhaf kararlara imza atan ve neredeyse ikiye bölünen AYM, sosyal devlet ilkesini bir kenara bırakan manidar bir uzlaşma görünümü veriyor ve neo-liberal bir içtihatta birleşiyor.

Sarı Toplu Sözleşme Yasası

4 Kasım 2011 / Aziz Çelik

4688 taslağı grevsiz sözde bir toplu iş sözleşmesi düzeni ile sınırlı kalmıyor. Bu toplu sözleşme sürecinin bütün aşamalarını da neredeyse iktidara yakın bir konfederasyona altın tepsi içinde sunuyor. Taslak akıllara durgunluk veren hesaplamalarla toplu sözleşme sürecinde bütün yetkileri Memur-Sen konfederasyona bırakıyor. Bir danışıklı toplu sözleşme süreci…

Grev Askeriyede Serbest Bankalarda Yasak!

27 Ekim 2011 / Aziz Çelik

DİSK’in görüşmelelerden çekilmesi sonrasında Bakanlık, Türk-İş, Hak-İş ve TİSK arasında yürütülen görüşmeler sonrasında Bakanlık tarafından hazırlanan taslak 2822’de var olan ve ILO normlarıyla çelişen pek çok düzenlemeyi koruyor. Taslakta minimum düzenlemelerle yetinilmiş ve 2822’nin temel felsefesi korunmuş durumda. Taslak ile işkolu barajı yüzde 10’dan binde 5’e, işkollarının sayısı 28’den 18’e indiriliyor. Ancak mevcut yasada var olan yetki tespit ve itiraz süreci büyük ölçüde korunuyor. Mevcut yetki-tespit ve itiraz süreci sendikal örgütlenmenin önündeki en önemli engeldir. Taslak grev hakkına yönelik sınırlamaları da büyük ölçüde korumakta, hükümetin grev erteleme yetkisinde herhangi bir değişiklik yapmamaktadır.

2821 ve 2822’de Neler Oluyor?

13 Ekim 2011 / Aziz Çelik

2821 sayılı yasada sağlanan uzlaşma eskiye göre ilerlemeler içermektedir fakat asıl sorun 2822’dir. 2822 sendikal faaliyetin can damarıdır. 2822 demokratikleşmediği sürece, 2821’de yapılan değişiklikler sendikal örgütlenmeye katkı sağlamaz. 2822’de var olan yetki sistemi ne olacaktır? Yetki şimdiki sistemde olduğu gibi bakanlık tarafından mı saptanacaktır? Yetki itirazı durumunda yetki işlemleri duracak mıdır? İşkolu düzeyinde yüzde 10 barajı ile işyeri ve işletme düzeyindeki yüzde 50+1 barajı ne olacaktır? Grev yasakları, grev ertelemeleri ve Yüksek Hakem Kurulu’na ilişkin düzenlemeler değişecek mi?

Sendikaları Hükümet Kapattırıyor

6 Ekim 2011 / Aziz Çelik

Sistematik bir sendika kapatma dönemi yaşıyoruz. Önce Emekli-Sen’i kapattılar, sonra Çiftçi-Sen’i; sonra Yargı-Sen’i kapattılar; son olarak da Genç-Sen’i. Emekli-Sen kapatma davasında iç hukuk yolları tükendi. Diğer sendikaların temyiz süreci devam ediyor.

Kırmızı Çizgi: Kıdem Tazminatı

29 Eylül 2011 / Aziz Çelik

Dikkat edilmesi gereken tehlike, kıdem tazminatının tartışmaya açılmasıdır. “Tartışalım, konuşalım, soruna birlikte çözüm üretelim” yaklaşımı ile kıdem tazminatının bir “sorun” olduğu kabul ettirilmeye çalışılıyor. “Kıdem tazminatını masaya yatıralım, soruna çözüm bulalım” tuzağına düşmemek gerekiyor. Tecrübeyle sabittir. İşçiler-sendikalar ne zaman kazanılmış haklarını müzakere etmeye başladıysa kaybettiler. Bunun somut örneği “sosyal güvenlik reformu” olmuştur. Kıdem tazminatı sendikal hareket için “kırmızı çizgi” olarak korunmalıdır.

4688’de Neler Oluyor?

23 Eylül 2011 / Aziz Çelik

4688’de bu zihniyetle yapılacak bir tadilat ile kamu çalışanlarının sendikal haklarını genişlemeyecektir. Kamu çalışanlarının sendikal haklarının genişlemesi, bugüne kadar olduğu gibi kendi örgütlü güçlerine, bunu gösterebilme kapasitelerine ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış olan grev ve toplu eylem haklarını kullanabilmelerine bağlıdır. Unutulmamalıdır ki, sendikal hakların yasalaşması genellikle onların fiili ve meşru mücadele yoluyla kullanılmasını takip etmiştir. Kısaca önce hak kullanılmış sonra yasa konusu haline gelmiştir.

Sendikal Güç Birliği Platformu

15 Eylül 2011 / Aziz Çelik

Eğer Sendikal Güç Birliği Platformu bileşenleri açıkladıkları hedefleri önce kendileri yerine getirirse, Türk-İş’te eleştirdikleri zihniyet ve uygulamaların kendi içlerindeki güçlü etkileri ortadan kaldırırlarsa, kendi içlerinde şeffaf demokratik bir yapı oluştururlarsa inandırıcı olurlar ve söyledikleri sözlerin etkisi güçlü olur.

İtibarı Zedeleme İhtimali Tehlikesi Taşıyan Grev

2 Eylül 2011 / Aziz Çelik

Önümüzdeki yıl ILO konfereansında Türkiye’yi rezil edecek bir karar daha alınmış oldu. Bu başarı da CHP’li Belediyeye yeter. Enternasyonal bir fuar için (küresel ticaret) gösterdikleri özeni enternasyonal çalışma kuralları için gösteremeyen bir anlayış söz konusu.

Çalışma ve Toplum

25 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

Dergi çok sayıda akademisyen, hukukçu, uzman ve uygulayıcıya basılı olarak ulaştırılıyor. Ancak bazen bir ansiklopedi cildi hacminde çıkan derginin basılı halini edinemeyenler üzülmesin. Çalışma ve Toplum aynı zamanda online bir dergi www.calismatoplum.org adresinden yeni sayısına ve tüm dergi arşivine ücretsiz olarak ulaşılabilir.

Çalışma Bakanlığı ILO’yu Biliyor mu?

11 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

ILO normlarından söz ediyorsanız asker ve polis dışında bütün çalışanların (hiçbir ayrım gözetmeksizin) sendikalaşma haklarını tanıyacaksınız. ILO normlarından söz ediyorsanız bütün memurları kapsayan grev yasağını kaldıracaksınız.

“İleri Demokrasi” ve Sendika Kapatmaca

4 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

Türkiye’nin onayladığı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri, BM İkiz Sözleşmeleri ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi gibi sendikal haklara ilişkin belgelerde yer alan hükümler ile bu sözleşmelere ilişkin denetim organı ve yargı kararlarına göre yargıç ve savcıların sendika kurması ve sendikal faaliyette bulunması serbesttir ve engellenemez.

Hani, Sendikal Haklar Gelişecekti?

1 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

Referandumdan bu yana yaklaşık bir yıl geçti. Sendikal yasalar olduğu gibi duruyor. Yasaklar olduğu gibi duruyor. Şimdi sormak hakkımız: Hani, sendikal haklar gelişecekti? Yoksa anayasa paketindeki sendikal düzenlemeler tatlandırıcı niyetine mi konmuştu?

Hükümet Programı, Kıdem Tazminatı ve Esneklik

19 Temmuz 2011 / Aziz Çelik

İnanılır gibi değil ama önümüzdeki günlerde işçilerin kazanılmış haklarını budayacak olan esneklikle ilgili düzenlemeler, işçilerin yararına ve yeni iş alanları yaratan politikalar olarak pazarlanacak. Yıllardır sermaye tarafından talep edilen düzenlemeler “işçilerin için” yapılmış gibi yapılacak. Dahası bazı sendikacıların hükümetle yan yana bunları savunduklarını göreceğiz. Şaşırmak yok!

İtinayla Sendika Kapatılır

7 Temmuz 2011 / Aziz Çelik

Türkiye’nin onayladığı ILO sözleşmeleri kamu görevlileri dâhil tüm çalışanların sendikal örgütlenme hakkını güvence altına alıyor. ILO sözleşmeleri sadece asker ve polisler için kısıtlama yapılabileceğini belirtiyor Bu iki kategori dışında hiçbir kamu görevlisinin sendikal örgütlenme hakkı kısıtlanamaz.

“Sosyal” Devlette İşçi Simsarlığı

30 Haziran 2011 / Aziz Çelik

Hile ile işçi kiralayan kamu kurum ve kuruluşları, işçi kiralayarak para kazanan şirketler, işçi kiralamak için açılan ihaleler, tacizi şikâyet eden kadın işçiyi, eyleme katılan hemşireyi anında işten atan cinsiyetçi-ayrımcı simsar şirketler… Son yıllarda perçinlenen güvencesiz çalışma rejiminin resmidir bu yaşananlar.