Hani, Sendikal Haklar Gelişecekti?

1 Ağustos 2011 / Aziz Çelik

Referandumdan bu yana yaklaşık bir yıl geçti. Sendikal yasalar olduğu gibi duruyor. Yasaklar olduğu gibi duruyor. Şimdi sormak hakkımız: Hani, sendikal haklar gelişecekti? Yoksa anayasa paketindeki sendikal düzenlemeler tatlandırıcı niyetine mi konmuştu?

Hükümet Programı, Kıdem Tazminatı ve Esneklik

19 Temmuz 2011 / Aziz Çelik

İnanılır gibi değil ama önümüzdeki günlerde işçilerin kazanılmış haklarını budayacak olan esneklikle ilgili düzenlemeler, işçilerin yararına ve yeni iş alanları yaratan politikalar olarak pazarlanacak. Yıllardır sermaye tarafından talep edilen düzenlemeler “işçilerin için” yapılmış gibi yapılacak. Dahası bazı sendikacıların hükümetle yan yana bunları savunduklarını göreceğiz. Şaşırmak yok!

İtinayla Sendika Kapatılır

7 Temmuz 2011 / Aziz Çelik

Türkiye’nin onayladığı ILO sözleşmeleri kamu görevlileri dâhil tüm çalışanların sendikal örgütlenme hakkını güvence altına alıyor. ILO sözleşmeleri sadece asker ve polisler için kısıtlama yapılabileceğini belirtiyor Bu iki kategori dışında hiçbir kamu görevlisinin sendikal örgütlenme hakkı kısıtlanamaz.

“Sosyal” Devlette İşçi Simsarlığı

30 Haziran 2011 / Aziz Çelik

Hile ile işçi kiralayan kamu kurum ve kuruluşları, işçi kiralayarak para kazanan şirketler, işçi kiralamak için açılan ihaleler, tacizi şikâyet eden kadın işçiyi, eyleme katılan hemşireyi anında işten atan cinsiyetçi-ayrımcı simsar şirketler… Son yıllarda perçinlenen güvencesiz çalışma rejiminin resmidir bu yaşananlar.

Sendikalar İçin Uzun Sıcak Yaz

25 Haziran 2011 / Aziz Çelik

İki önemli konu kapıya dayanmış durumda: “Birincisi 30 Haziran’da başlayacak olan işçi sendikalarının yetki ve işkolu barajı kaosu diğeri ise 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasasında yapılması planlanan değişiklikler”.

Türkiye Büyük Sermayedar Meclisi mi?

19 Haziran 2011 / Aziz Çelik

Yeni meclisin sosyal-sınıfsal kompozisyonunda ciddi bir asimetri söz konusu. Sermayedar sınıflar geniş bir temsiliyet sağlarken, işçilerin, ücretlilerin-çalışanların esamisi okunmuyor. Öte yandan meclisin sosyal-sınıfsal kompozisyonu oldukça seçkinci bir karakter arz ediyor. Geçmiş dönemin devletçi-seçkinci ağırlığı yerini bu kez orta ve üst sınıfların seçkinlerine bırakmış almış durumda.

4-B Soruları

9 Haziran 2011 / Aziz Çelik

AKP hükümeti 2006, 2007 ve 2009 yıllarında 4-B’nin kapsamını genişletecek yasal düzenlemeler yaptı. Bunlardan en önemlisi öğretmenlerin sözleşmeli çalıştırılmasına ilişkin 2006 tarihli değişikliktir. Geçen hafta yazdığım gibi bu düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru reddedildi. Hükümet 4-B kapsamını genişleten başka yasal düzenlemeler de yaptı. Ve bu değişiklikler sonucunda sözleşmeli personel sayısında müthiş bir artış yaşandı.

Anaya Mahkemesinden “Asosyal” Kararlar

5 Haziran 2011 / Aziz Çelik

Yeni AYM, sosyal haklarla ilgili üç ayrı kararında da sosyal devlet ve eşitlik ilkesini zedeleyecek ve çalışanların haklarını zayıflatacak kararlara imza attı. Böylece yeni AYM’nin anayasanın sosyal devlet ilkesi konusundaki tutumu, sosyal haklar konusundaki tutumu açıklığa kavuşmuş oldu.

Çalışma Süreleri, 1 Mayıs ve Bir Bakan

28 Nisan 2011 / Aziz Çelik

Şubat ayında “İnsanlarımız haftada 59 saat değil, 49 saat çalışsa haftada ortalama yüzde 16 ilave istihdam anlamına gelir. Türkiye’de yüzde 16 ilave istihdam, işsizliğin sıfıra yaklaşması demektir” diyen Bakan Babacan birkaç gün önce farklı rakamlarla da olsa çalışma sürelerinin kısaltılmasından tekrar dem vurdu. Babacan çalışma saatlerinin 49 saatten 45 saate inmesi durumunda işsizlik oranlarının 5 puan aşağıya çekilebileceğini söyledi.

Deli Gömleği ve Grev Önlüğü

21 Nisan 2011 / Aziz Çelik

Grev yasağına onay veren bir sendikal örgütün genel kurulunda Başbakan grev önlüğünü deli gömleği giymekle, kırmakla ve dökmekle özdeşleştiriyordu. Başbakanın konuşması aynı zamanda kamu görevlilerinin tümün kapsayan grev yasağının teyidi idi. Referandum öncesi sendikal hakların genişleyeceğini iddia edenlerin ve bu iddialara inananların kulakları çınlasın.

Casper Günlüğü 54: İşçiler, Reklamlar ve “Basın Özgürlüğü”

14 Nisan 2011 / Aziz Çelik

Bilişim işçilerinin örgütlenmesi başlı başına haber, büyük bir şirkette sendikal hak ihlali haber, sendikal nedenle işten atılmak haber… Ancak Casper işçileri seslerini duyuramıyor. Taksim’de yürüryorlar haber olamıyorlar. Sendika sesini duyuramıyor. Açıklamaları basında yer almıyor. Çünkü basın özgürlüğü ve halkın haber alma özgürlüğü üzerinde büyük bir iktisadi baskı var.

Bu KHK Çok Tehlikeli, Çok…

10 Nisan 2011 / Aziz Çelik

Hükümete 6 ay süreyle bütün devlet aygıtını ve çalışma hayatıyla ilgili her yasayı istediği gibi değiştirme yetkisi veren bu KHK düzeni ile emekçilerin telafisi güç ciddi hak kayıpları yaşayacağı çok açık. Bu KHK çok tehlikeli, çok…

Zor Zamanda Dik Durmak

31 Mart 2011 / Aziz Çelik

Bugün söz, ifade ve basın özgürlüğü bu kadar rahat ihlal ediliyorsa ve hepimizin söz, ifade ve hatta düşünme özgürlüğü tehdit altındaysa, bilin ki bunda sizin de sorumluluğunuz var. Dahası, geçmişin ve bugünün hukuksuzlukları ve keyfilikleri adil bir yargılamayla mahkûm edilemiyorsa, bilin ki bunda sizin de payınız var.

Bize Bir Ders Olur mu?

26 Mart 2011 / Aziz Çelik

657 sayılı yasanın 125. Maddesinde yapılan değişiklikle memuriyetten çıkarılma sebepleri arasına “kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme” fiili de eklendi. Maddenin eski halinde var olan “işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak” fiiller memuriyetten çıkarmayı gerektiren sebepler olarak korundu.

Torba Yasanın Püf Noktası

17 Mart 2011 / Aziz Çelik

İşsizlik Fonundan işverene prim desteği var, hükümete yatırım desteği var ama kısmi süreli çalışana prim desteği yok, işsize yeterli ödeme yok. Fon son 9 yılda toplam 2,1 milyon işsize, yılda ortalama 230 bin işsize ödeme yapmış. İşsizlik Sigortası Fonu giderek hükümet yatırımlarını ve işverenlerin prim ödemelerini finanse eden bir kaynağa dönüşmektedir.

Seçimden Sonraki “Torba”

17 Mart 2011 / Aziz Çelik

Torbanın büyüğü seçimden sonra gelecek. Torba yasa taslağından çıkarılan esnek çalışma biçimleri de bakanlığın üzerinde çalıştığı bölgesel asgari ücret, alt işveren uygulamasının yaygınlaştırılması, kiralık işçilik ve kıdem tazminatının budanması gibi değişiklikler seçimden sonra tekrar gündeme gelecek.

Grevi Hatırlamak

26 Şubat 2011 / Aziz Çelik

Grevin bir hak olduğu uzun zamandır unutulmuştu. Grev hakkı kullanılmaz olmuştu. Gelin memleketimizdeki grev verilerine bir göz atalım: 2008 ve 2009 yıllarında 8 bin 100 işçi greve gitmiş. Yılda sadece 4 bin işçi! Grevde geçen işgünü sayısı ise 178 bin. 2002-2006 yıllarında ise yılda ortalama 3 bin işçi greve gitmiş. Grevde geçen işgünü sayısı ise 270 bin gün.

Keşke TİP Olsaydı!

24 Şubat 2011 / Aziz Çelik

Birer işçi cehennemine dönüşen işyerlerinde iliklerine kadar sömürülen işçilerin, Ostim’de katledilen işçilerin, Karadon’da cansız bedenleri aylarca yer altında kalan madencilerin, torba yasaya karşı direndiği için su sıkılan, gazlanan emekçinin, sopalanan öğrencinin keşke bir TİP’i olsaydı. Tok sözlü, dik başlı, onların dilinden konuşan bir sol partileri olsaydı…

Yeni Vesayet ve Karakter Aşınması

18 Şubat 2011 / Aziz Çelik

Nasıl güçlü metaller zamanla oksitlenip, paslanıyor ve aşınıyorsa, insan karakteri de zamanla değişebiliyor; zor ve güç karşısında zayıflıyor, paslanıyor ve aşınıyor. Güvencesizlik, esneklik, insanın çalışma sürecinde yalnızlaştırılması ve örgütsüzleştirilmesi yeni kapitalizmde ahlaki bir kimliğin oluşmasını engelliyor Sennett’e göre.

Ekonomi Tartışan “Marksist”!

3 Şubat 2011 / Aziz Çelik

Büyüme istihdam yaratmayan yapay bir büyüme oldu. Dahası işsizlik arttı. Düşük döviz kuruna, reel ücretlerin baskılanmasına ve çalışma koşullarının ağırlaştırılmasına (daha uzun çalışma saatlerine ve daha düşük ücrete dayalı) dayalı bir büyüme yaşandı.