yabancı sermaye

Sermaye ne istediğini biliyor. Ya biz?

10 Haziran 2015 / E.Ahmet Tonak

Önce sermayenin ne istediği üzerinde duralım. İstenenin kod adı “istikrar”dır. Kastedilenin ne olduğunu kavramak ise bu kelimenin arkasına geçmeyi gerektirir.

AB ABD anlaşması

Büyümenin pornografisi…

31 Mayıs 2015 / E.Ahmet Tonak

ABD ekonomisi dolar bazında hâlâ dünyanın en büyük ekonomisi. 2014 yılı için GSYH’si 17,4 trilyon dolar. Dünya GSYH’nın %22,5’u, yani beşte birinden büyük. ABD ekonomisi tekledi mi, dünya ekonomisi cümleten çuvallıyor. Bu senkronizasyon küreselleşmenin, entegrasyonun, her türlü manipülasyona açık piyasalar egemenliğinin sonucu. Dolayısıyla, ABD’nin iktisat politikalarındaki değişiklikler şu ya da bu şekilde diğer ülkeleri etkiliyor, etkilemeye devam edecek.

tofas 2

Sermayenin kumdan kaleleri…

24 Mayıs 2015 / E.Ahmet Tonak

İşçiler kendi temsilcilerini seçiyor, bizzat patronlarla, yani nam-ı diğer CEO’larla aynı masada, yüz yüze pazarlık yapıyor ve kendi örgütlerini kendilerinin kuracağını ifade ediyorlar. Kısacası, olması gereken oluyor. Bu aşamada bütün talepler elde edilmeyebilir, geri adım atmak zorunda kalınabilir. Ancak, yaşananlar işçi sınıfının deneyimi olarak kayda geçecektir, kimse geri alamaz. Bundan sonrası bu deneyimi esas almak zorundadır. Kimse atlayamaz, metal işçisini yok sayamaz. Kıymetli olan da budur.

ahmet tonak

Emeğe dönük vaatlerin sınırı, sermaye ile ilişkilerin muhtevası…

3 Mayıs 2015 / E.Ahmet Tonak

HDP kendini sol kitle partisi olarak tanımlıyor, CHP ise sosyal demokrat bir parti olduğunu her fırsatta tekrarlıyor. Bu konumlanış, bence bizatihi hem HDP’yi hem de CHP’yi sermayeye yumuşak davranmaya yöneltiyor. Dikkat ederseniz, “emek yanlısı olmamaya yöneltiyor”demiyorum. Çünkü, her iki parti de bildirgelerinde emekçilerin yaşam koşullarını iyileştirecek vaatlerde bulunuyor. Bu vaatlerin sınırı sermaye ile ilişkilerin muhtevası tarafından belirleniyor.

sosyalizm

Yeni Sosyalizmler: Gündemimize alalım, tasarlayalım…

12 Nisan 2015 / E.Ahmet Tonak

Önümüzdeki günlerde partilerin seçim bildirgeleri peyderpey yayımlanacak. Hiçbirinde bulamayacağınız kelimeyi şimdiden söyleyeyim: sosyalizm!

nail-satlıgan2

Bolonya’daki Nail Satlıgan…

5 Nisan 2015 / E.Ahmet Tonak

Mesele’nin Nisan sayısı için Nail üzerine bir yazı yazmayı tasarlarken, önceden planlanmış Bolonya ziyaretim ile Nail’in Bolonya mektubunu birleştirmeyi düşündüm. Hep görmek istediğim bu şehri Mart sonunda biraz tanıma fırsatı çıkmıştı. Nail, İtalya’dan aldığı burs ile 1980’de Bolonya Üniversitesi’ne gitmiş, bayağı bir vakit geçirmişti o şehirde. Orada iken yazıştık; sonraları, Cihangir günlerimizde sık sık Bolonya’da yaşadıklarından özlemle bahseder dururdu.

KURESELLESME CAGINDA BUYUME GELIR DAGILIMI VE EKONOMIK POLITIKA

Kemal Derviş’in neo-sosyal demokrasisi ve CHP (AKP)…

29 Mart 2015 / E.Ahmet Tonak

Geçtiğimiz Perşembe günü Kemal Derviş ta Ankara’ya kadar giderek Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Merkezi’nde buluştu. Tam bir gazeteciler-birlikteliğimizi-fotoğraflasınlar durumu yaratıldı. Fotoğraflar çekildi, anlamsız laflar edildi. Bu arada, Derviş’e alelacele bakanlık sözü bile verildi!

syriza

Sol içi ilişkiler…

15 Mart 2015 / E.Ahmet Tonak

Syriza, Troyka ile müzakerelerinde taktik bir yenilgiye maruz kaldı. Taktik kelimesi ile planlanmış bir yenilgiyi değil, tam tersini kastediyorum. Hazırlıksız olduğu, B planı olmadığı için, olmayan planı da karşı tarafa sezdirtemeyeceği için (bu aşamada) taktik bir yenilgi aldı. Ama, stratejik olarak aynı şeyi söylemek için erken. Onu, zaman, yani “kazanılmış” 4 aylık sürenin nasıl kullanılacağı belirleyecek.

koc holding

Şirketler aile değil sömürü makinesidir…

8 Mart 2015 / E.Ahmet Tonak

Koç Holding, “çalışanları ve yöneticileri ile birlikte çalışarak” katma değer yaratmadığı gibi, sadece ve sadeceüretken çalışanlarının yarattığı yaklaşık her 3 TL’lik katma değerin 2 TL’sine el koyarak, çalışanlarını sömürerek kârına kâr katmaktadır.

yunanistan

“Yaratıcı muğlaklık” ile olmaz…

1 Mart 2015 / E.Ahmet Tonak

AB ile yapılan 4 aylık geçici anlaşma sonrası Syriza’nın lideri Alexis Tsipras’ın ettiği lafa bakın: “Muharebeyi kazandık, savaşı değil.”
Doğrusu, “Muharebeyi kaybettik, savaşın ne olacağını göreceğiz” olmalıydı. Ya da siyasetin dili kazanmamalıydı.

kapitalizm kriz

Sermayedarlar parsayı toplarken…

23 Şubat 2015 / E.Ahmet Tonak

2007’de başlayan kriz ile taşlar yerinden oynadı. Sermaye sıkıştı, toparlanamıyor. Bilinen yöntemlerle yumuşak regülasyonlar dünyasında spekülatif yatırımlardan bol kârlılık tarihe karışmış gibi. Genel bir şaşkınlık, ne yapacağını bilememe durumu her şeye hâkim. Bu durum sadece siyaset kertesinde hükümet edememe şeklinde tezahür etmiyor. İktisat kertesinde de sermaye sahipleri telaş ve çaresizlik içinde el yordamıyla kâr peşinde koşturuyorlar.

vergi eatonak-grafik

Kim ve nasıl yakalayacak bu hırsızları?

15 Şubat 2015 / E.Ahmet Tonak

Geçenlerde bu sitede dam üstünde saksağan misali, “Vergi kaçakçılığını deşifre ediyoruz…” başlıklı bir yazı yazmıştım. Nasıl vergi kaçırılır konusunda danışmanlık hizmeti veren bir şirkete ve kayıt dışı küresel servetin boyutlarına değinmiştim. Her şey yasadışı ve gizli olduğu için söz konusu servetin boyutunu tam olarak tespit etmenin imkanı yok. O yüzden de tahminler 6.7 trilyon dolardan…

Read more →

syriza kimdir

Yunanistan seçimlerinin ardından…

27 Ocak 2015 / E.Ahmet Tonak

Hem teorik hem de pratik sonuçları bakımdan çok önemli bir eşik ve deneyim Yunanistan’da olanlar. Şimdiye kadar yapabildiğimizden daha fazla, daha yakından izlememiz ve etkileşim içinde olmamız gerekiyor. Daha ayrıntılı ve kapsamlı yazıları şimdilik erteleyerek, bu kısa yazıda sadece üç konuya dair gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

yunanistanda-bir-cafe-ahmet-tonak-1

Yunanistan izlenimleri: Önceki gece…

25 Ocak 2015 / E.Ahmet Tonak

Tartışmalarda en çok vurgulanan Syriza’nın toplumsal hareketlerle ilişkisi. Malum, bu ilişkinin muhtevası gri alan. Kimilerine göre Syriza kısmen başarılı, yani bu hareketlere oldukça açık, hareketler parti içinde olabildiğince otonom. Kimilerine göre ise Syriza hareketlere yeterince açık değil, hatta dışlayıcı. Bu bağlamda, iktidarı hedeflemenin partileşmeyi gerektirdiği, öte yandan modern zamanların toplumsal hareketliliğinin parti disiplini ile yaşadığı ikircikli gerilim sürekli gündemde. Biricik bir çözümü yok tabii bu sorunun, hayatın içinde sorunun varlığını kabul etmek ve duyarlılıkları canlı kılmak gerekli.

syriza-iktisat

Syriza’nın iktisat politikalarından sorumlu milletvekili Efklidis Tsakalotos ile söyleşi

24 Ocak 2015 / E.Ahmet Tonak

Ahmet Tonak (EAT): Avrupa Birliği’nin (AB) ne iktisadi ne de siyasi olarak umut verici bir gelecek vaat etmediği, kendi içinden birçok merkezkaç güç tarafından tehdit edildiği bir dönemde, Yunanistan için AB içinde kalmak niçin önemli? Ulus devletlere tek mümkün uluslararası alternatifi AB mi temsil ediyor? Avrupa genelinde bir sosyalist alternatif -Avrupa Sosyalist Birleşik Devletleri- için mücadele etmeye…

Read more →

syriza

Syriza, emekçiler ve sosyalistler

18 Ocak 2015 / E.Ahmet Tonak

Syriza’nın sol bir parti olduğunda anlaşmazlık yok, siyasetin her kanadı anlaşıyor bu konuda. Oysa, nasıl ve ne kadar sol bir parti olduğu derin anlaşmazlıklara yol açıyor. Syriza, kimilerine göre aşırı sol, kimilerine göre reformist bile değil.

Vergi-Cennetleri-800x434

Vergi kaçakçılığını deşifre ediyoruz…

11 Ocak 2015 / E.Ahmet Tonak

Vergi cennetlerinin, kazançları, serveti gizlemek, dolayısıyla vergi kaçırmak için kullanıldığı öteden beri bilinen bir olgu. Bilinmeyen ise, bu yoldan kaçırılan servetin miktarı. Fakat, bu konuda artık yaklaşık da olsa bir fikrimiz var. Thomas Piketty’nin öğrencisi Gabriel Zucman bir dizi çalışma ile merakımızı gidermiş vaziyette.

syriza2

Syriza iktidara geldiğinde…

4 Ocak 2015 / E.Ahmet Tonak

Syriza’nın Ulusal Yeniden İnşa Planı asgari ücret seviyesini hemen eski 751 avro seviyesine yükselteceğini söylüyor… dış borç faiz ödemelerinin askıya alınması ile istihdam programına yöneltilebilecek bütçe gelirleri. Yunanistan’ın yaklaşık yılda 7,5 milyar avro borç faizi ödediği düşünülürse bu alternatifin Syriza’ya Ulusal Yeniden İnşa Planı’nın diğer ögelerini gerçekleştirebilme için de manevra imkanı sağlayacağını öngörebiliriz.

daron-acemoglu

Daron Acemoğlu: “Yunanistan’ın gerisindeyiz…”

21 Aralık 2014 / E.Ahmet Tonak

Neyse, biz AKP’nin “şu kadar büyüdük, bu kadar büyüdük, 10. büyük ekonomi olmak üzereyiz” böbürlenmelerine bakalım. Acemoğlu’nun “10 kişi 5 kişiden daha çok üretir, siz kişi başına ne ürettiğinize bakın” şeklindeki yerinde müdahelesini iktisat öğrencileri eğitimlerinin ilk haftasında öğrenirler. Bu bilginin her seviyedeki AKP siyasilerinin kafalarına kakılması ihtiyacını ikide bir hissetmek bile utandırıcı. Al sana Yunanistan’dan geri olduğumuz bir alan daha: kalitesiz, hatta kafasız siyasetçiler. Bu yazının konusu medyamızın sefaleti değil. Ama, eleştirel bir bağlamda kullanılmış olsa bile “padişah” lafını duyunca, onu alelacele manşete taşıma heyecanı ile, “Yunanistan’ın gerisindeyiz” lafına kulak asılmamasını kaydetmeden geçemeyeceğim.

Greif işgal

Prekarya mı, Proleterya mı?

7 Aralık 2014 / E.Ahmet Tonak

Prekarya üzerine hatırı sayılır miktarda literatür birikti. Bu literatürün de önde gelen isimleri var. Tanımların örtüşen yanları olmasına rağmen kimin tanımını seçtiğinize bağlı olarak prekarya denilen kesimin de (sosyal tabaka/sınıf?) farklı özellikleri öne çıkarılıyor. Biraz şaşırtıcı geleceğini bilerek, Loic Wacquant veya Guy Standing gibi bu literatürün yıldızları dururken, kendimi Samir Amin’in tanımına yakın hissettiğimi söyleyeyim.