venezuela-kurucu-meclis

Venezüella üzerine…

17 Ağustos 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Venezüella’da halk Chavez döneminde kazandıklarını hatta fazlasını kaybetme riskiyle yüz yüze.

ingiltere-seçimleri

Thatcher-Corbyn

12 Haziran 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Corbyn işçi sınıfının hem yeni gelişen kuşağını kazanmış, hem de neo-liberalizmden en çok etkilenmiş geleneksel kesimini kazanmaya başlamış görünüyor. Bu eğilimi konsolide edebilirse, o da Thatcher gibi, TINA (Başka seçenek yok) sloganıyla toplumun yapısını değiştirmeye başlayabilir…

ensar-vakfi-erdogan

“Totaliter” mi dediniz?

1 Haziran 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Karşımızda, yalnızca ekonomik, siyasi olarak değil kültürel ve toplumsal olarak, diğer bir deyişle “yaşamın simgesel” ifadeleri üzerinde, iktidar olmaya (neyin bu alana girip neyin giremeyeceğini belirlemeye) kararlı bir hareket var.

15.feminist-yuruyus

Yarın çok geç olacak!

16 Mart 2017 / Ergin Yıldızoğlu

“İç ve dış dinamikler bizden yana” iddiasıyla başlayan siyasal İslamın AKP rejimi şimdi “içeride dışarıda herkes bize düşman” noktasına geldi; bir süredir de projesini toplumu derinden sarsan “şok”lar üreterek aşabiliyor. Her “şok”tan sonra da toplum biraz daha kutuplaşıyor, dokusu biraz daha çözülüyor. Referandumdan sonra, toplumu yeni bir “şok” bekliyor.

kapitalizm kriz

İkinci kez de trajedi olacak gibi…

6 Mart 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Yüz yıl sonra, yine kronik bir mali kriz ve durgunluk içinde ekonomik korumacılık yükseliyor, büyük güçler arası rekabet, vekâlet savaşları yoğunlaşıyor, uluslararası alanda savunma harcamaları artıyor. “Tarih birincisinde trajedi olduysa ikincisinde komedi olarak tekrarlanır” denir ama, bu kez ikincisi de trajedi olabilir.

savas

“En müreffeh, en özgür dönem”

2 Mart 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Ignatieff’i, Irak’ın işgali sırasındaki, “Liberal Emperyalizm” utanmazlığından anımsıyorum. Bu şahıs, önce solda başladı, 1984 Madenciler grevinde Margaret Thatcher’ın safına geçti. Kosova savaşında Tony Blair’i, Irak’ın işgalinde Bush’un katliamlarını destekledi, “Liberal Emperyalizm”in sözcüsü oldu.

borsa

Bir mülksüzleştirme makinesi: TVF

9 Şubat 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Kamunun mülkiyetindeki bankalar, topraklar, şirketler hiçbir faaliyet sınırlamasına, denetime tabi olmayan, piyasa kurallarına da uymayacağı anlaşılan bir anonim şirkete devrediliyor. Diğer bir deyişle kamu, piyasa ilişkileri bypas edilerek, mülksüzleştiriliyor, böylece el “konan toplumsal değerler” bir anonim şirket biçiminde oluşturulan bir özel mülkiyet nesnesine devrediliyor.

kadinlar

Kadınlar “Hayır” derse!

29 Ocak 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Gücünü yadsınamayacak biçimde ortaya koyabilen bir hareketlilik yaratmadan, hegemonyanın etki alanındakilere sözle nüfuz etmek mümkün olacak gibi görünmüyor

ekim-devrim-demokrasi-lenin-aa

Pazarlıklar, savaşlar, ‘devrimler’ çağı

19 Ocak 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Uluslararası düzlemde “1900’lü yılları andıran bir ‘güçler dengesi’ dönemine” geçildi, ülkelerin içinde toplumsal çelişkileri sertleşiyor

trump3

“Trump krizi” üzerine spekülatif düşünceler

16 Ocak 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Bu “tuhaf” Trump krizine, ABD’de “dış politika paradigması” krizini aşacak bir “Büyük Strateji” arayışı bağlamında bakabiliriz.

emperyalizm

Kurtlar sofrasında AKP Türkiyesi… – Ergin Yıldızoğlu

26 Aralık 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Türkiye’nin konumu belirsizleştikçe, üzerindeki paylaşım rekabeti daha da sertleşecektir; sertleştikçe de konumu daha da belirsizleşecektir. Siyasal İslamcı ve Avrasyacı akıl, ülkeyi bu konumdan kurtarmak bir yana, içine daha da batırıyor! Türkiye’nin bağımlılıktan beslenen geleneksel kapitalist sınıflarının arzusu ise kurtulmaktan yana değildir. Öyleyse…

abd israil

2017’ye girerken iki ölüm arasında

22 Aralık 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Siyasal İslamın projeleri her yerde ölüme açılıyor. Diğer taraftan, sermayenin “kâr makinesinin”, metalaştır ve tüket ilkesi, gezegeni ve üzerinde yaşayanları bir ekolojik felaketten, iklim krizinden kurtarmak için alınması gereken önlemlere, uzun dönemli planlamaya izin vermiyor.

kapitalizm kriz

2007-2017

19 Aralık 2016 / Ergin Yıldızoğlu

“Dünyayı değiştiren 10 yıl” dersek fazla abartmış olmayız. Bu nitelemeyi yansıtan yorumlar da zaten son haftalarda sıkça medyada boy gösteriyor.

asiri-sag%cc%86-avrupa

Dönülmez akşamın ufkunda mıyız?

8 Aralık 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Avusturya’da başkanlık seçimlerini neredeyse “aşırı sağ” partinin adayı kazanıyordu. İtalya’da seçmen Başbakan Renzi’nin reform paketine hayır diyerek, Avrupa Birliği’nin, “liberal dünya düzeninin” geleceği üzerindeki soru işaretlerine bir yenisini ekledi. Küreselleşme, liberal demokrasiyi peşinden sürükleyerek çökerken popülist bir dalga yükseliyor.

esad tayyip

Bir trajedinin sonuna doğru

5 Aralık 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Trajedi diyorum çünkü maddi koşullara (doğaya, “tanrılara”) karşı, tam bir kendini beğenmişlikle başladı. O zaman, Suriye’de rejim değişikliği projesinin büyük can, mal kaybına, yıkıma yol açacak, sonu belirsiz bir macera olacağını savunduk.

video-oyun

Sosyal medya, video oyunları, “katiller kuşağı”

24 Kasım 2016 / Ergin Yıldızoğlu

“Bugün önemli olan üretici güçlerin gelişmesini hızlandırmak değildir. Durdurmak ve gelişmenin yönünü gözden geçirmek gerekir” gibisinden bir aforizmayı Walter Benjamin’in bir yazısında okumuştum. Gerçekten de, özellikle, kapitalizmin krizinin basıncıyla, teknoloji aldı başını gidiyor. Bu hıza uyum sağlamakta büyük zorluk çekiyoruz. Bu uyumsuzluk insanlığın geleceğini tehdit edecek düzeye ulaşıyor.

boltanski-le-nouvel-esprit-du-capitalisme

Kapitalizmin ‘ruhu’ yine değişiyor

21 Kasım 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Boltanski ve Chiapello’ya göre (Le Nouvel esprit du capitalisme -1999) sınırsız sermaye birikimi gereksinimi dürtüsüyle hareket eden, ahlak kaygısından yoksun bir sistem olarak kapitalizmin işleyebilmesi için gerekli insan kitlesi (ki çoğunun sistemden pay alma şansı son derecede sınırlıdır) salt maddi teşviklerle, baskıyla harekete geçirilemez. Bireyin kişisel çıkarıyla, toplumun çıkarını bağdaştırabilmesi için, bu ikisi arasında ahlaken doğru, inanılır bir bağ kurulabilmelidir. Kapitalizmin “ruhu” işte bu bağın belli bir dönemde aldığı biçime ilişkindir.

donald-trumph

Kriz, Trump ve savaş

17 Kasım 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Trump gerçekten korkutucu ama, “beyaz işçi sınıfının reaksiyoner” eğilimlerinin temsilcisi olduğu için değil. İşçi sınıfının düzene öfkesi başka biçimler de alabilir. Esas korkutucu olan, egemen sınıfın temsilcisi seçkinlerin, Amerikan kapitalizminin, gereksinimlerine uygun ve kullanılabilir olduğunu düşündükleri için Trump’ı (FBI’ın seçim sürecine müdahil olmasının da gösterdiği gibi) desteklemeye başlamış olmaları! Kapitalizmin krizinden kaynaklanan bu tercihin mantıksal uzantısında bir “Büyük Savaş” olasılığı yatıyor.

trump3

Şimdi de Trump paniği

14 Kasım 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Donald Trump’a oy veren seçmenin eğilimini kabaca biliyoruz. Ancak Wall Street Journal’dan G. Seib’in bulguları, Trump seçmeninin yalnızca yüzde 17’sinin göçmen “düşmanlığından”, yüzde 57’sinin serbest ticaret “karşıtlığından”, hemen hepsinin değişim arzusundan oy verdiğini gösteriyor.

rant

Rant ve hayat

31 Ekim 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Geçenlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki şiir gibi laf etti: “Arkadaş… rant olmadan hayat olmaz.” Ne de olsa, şiirsel olan, bilinç dışındanbilince sızanların dilin içinde ifadesi (Kristeva) değil mi? ‘Hayat’ ama hangisi vekimin için? Özhaseki “hayat olmaz” derken sanırım, biyolojik – zoolojik değil, toplumsal bir oluşu kastediyor ama kimi göçebe topluluklar, Amazon ormanlarında yaşayan kimi tarım hayvancılık öncesi kabile yapılarında “hayat” rant olmadan da…

Read more →