koc-tayyip

Koridor ve tecrit: Dekompozisyona doğru…

26 Mart 2017 / Foti Benlisoy

Referandum (Türkeş ya da Perinçek’in uyardığı gibi), Erdoğan için bir kumar olsa da, yeni müttefiklerin bazılarını yabancılaştırma tehlikesini içerse de amaçlanan, devlet katında hizipler arası rekabeti, “şef” merkezli bir biçimde sadeleştirip yeniden örgütlemek.

sandik_referandum_oy

Referanduma doğru: ‘İyimser olmayan bir umut’

20 Şubat 2017 / Foti Benlisoy

“Tarihin tanıklık ettiği gibi Bonapartizm, evrensel ve hatta gizli oy ile çok güzel sürdürülebilmektedir. Bonapartizmin demokratik ayini plebisittir. Zaman zaman vatandaşlara şu soru sunulmaktadır: Lider tarafında mı yoksa ona karşı mı? Ve seçmen namlunun soğukluğunu omuzları arasında hissetmektedir. Şimdi artık taşralı bir yarı aydın gibi görünmekte olan III. Napolyon zamanından bu yana bu teknik olağanüstü bir gelişme göstermiştir.” Troçki’nin Norveç’te sürgündeyken kaleme aldığı bu satırlar Türkiyeli okur için de bir hayli tanıdık.

erdogan_tbmm_meclis_manset

Anayasa ve Türkiye’nin Bonapartist Uğrağı

15 Ocak 2017 / Foti Benlisoy

Rejim, sermaye hâkimiyetine karşı aşağıdan bir meydan okumanın olmadığı ama parlamenter kurum ve kuralların devletteki parçalanmayı durduramadığı koşullarda Bonapartist bir mahiyete bürünüyor. Zira AKP iktidarını geçmişte mümkün kılmış dahili ve harici ittifakların çözülmesinin devletin kurumsal mimarisini kırılganlaştırması, ancak “diktatoryal” yöntemlerle telafi edilebilir.

rus-elc%cc%a7isi-1

Suikast, komplo ve çimenler…

20 Aralık 2016 / Foti Benlisoy

Öngörülebilir olan, saldırının Türkiye-Rusya ilişkilerinde bir kopuşa yol açmayacağı. Türkiye’nin Rusya karşısındaki aktüel bağımlılığını daha da artıracağı, Rusya’nın “pazarlıkta” elini daha da kuvvetlendireceği. Devlet içindeki “Avrasyacı” cenahın sesinin önümüzdeki dönemde daha kuvvetli çıkabileceği.

doviz-boz

Kriz, döviz, vatan, millet, Sakarya…

7 Aralık 2016 / Foti Benlisoy

Döviz bozdurma kampanyası dar anlamda bir ekonomik önlem değil, gülünüp geçilmemesi gereken bir ideolojik kampanya, bir kitle seferberliği girişimi, yani tabanı sıkılaştırma yöntemi.

hdp-tutuklama

Şok ve dehşet

6 Kasım 2016 / Foti Benlisoy

Siyasal iktidar “çıldırmış”, “akıl tutulmasına” maruz kalmış ya da “freni patlamış” filan değil. Askeri strateji uzmanlarına parmak ısırtacak berraklıkta bilinçli bir siyasal stratejiyle karşı karşıyayız. 29 Ekim’den bugüne yaşananları “şok ve dehşet” (Shock and awe) ya da “ani hâkimiyet” (rapid dominance) diye adlandırılan ABD menşeli bir askeri doktrinin neredeyse bire bir uygulanması olarak değerlendirmek mümkün.

Barış

Demirtaş siteminde haklı mı?

23 Aralık 2015 / Foti Benlisoy

Hareketin yükseliş anındaki “kardeşleşme” ne kadar önemli olsa da tek başına asla yeterli değil. Bizde de solun önemli bölümü, açığa çıkmış kitle enerjisinin hareket içerisinde Kürt halkının meşru ve demokratik talepleriyle tanışması, buluşması için ciddi bir inisiyatif gösteremedi.

tert et

Savaş bu ülkede değil ki…

20 Aralık 2015 / Foti Benlisoy

“Bu ülkede savaş varken insanlar neden sessiz” mealindeki sualimiz aslında baştan yanlış. Bu ülkede savaş yok çünkü. Önce savaşın “bu ülkede” değil de başka bir ülkede, daha “teknik” tabirle “dahili sömürgemizde” cereyan ettiğini kabul etmeliyiz.

secimler

Seçim sonuçlarına değil, “yanlışlarımıza” dair bir değerlendirme

2 Kasım 2015 / Foti Benlisoy

Seçim sonuçlarıyla güncellenen sağ ve sol arasındaki bloklaşma, sınıfsal bir polarizasyona tekabül etmiyor. Bu kutuplaşma ne yazık ki Bursa’da sendika-patron-devlet üçgenine bayrak açıp “metal fırtınayı” yaratan işçilerin önemli bir bölümünün dahi muhtemelen dönüp AKP’ye oy vermesine yol açan bir kültürel yarık. Bu işçilere, AKP’ye oy veren plebyen kesimlere “vicdansız” deyip işin içinden sıyrılmayaysa siyaset, hele hele “devrimci” sıfatlı siyaset denemez.

siyasikirim

“Siyasi-kırım” karşısında Kürtler

6 Ekim 2015 / Foti Benlisoy

Kürt sorununun herhangi bir veçhesinin kendi haricindeki düşünülme ve anlamlandırılma, dolayısıyla da siyasallaştırılma biçimlerini bir bütün olarak “terörizm” ile özdeş kılarak siyasal alanın dışına atıyor.

katalan

Katalan Referandumu Arifesinde: Mücadeleyi “Kürtleştirmek”

27 Eylül 2015 / Foti Benlisoy

Kürtlerin kendi kendilerini yönetme talepleriyle sosyalist siyaset arasında bağ kurmayan, bu ikisini iki ayrı politik-pratik evrenin parçası olarak görerek birbirinden koparan anlayış hâkim. Kürtlerin özerklik ve kendi kendini yönetme mücadelesi genelde basitçe bir “kimlik” ve “mağduriyet” meselesi olarak görülüp “saf” bir sınıf meselesi olarak algılanan sosyalist siyasetle pratikte hiçbir rabıtası olmayan bir konu olarak ele alınıyor. Oysa tam da bu iki alanı bütünleştiren, aralarındaki yakınsamaları öne çıkartan bir fikri ve pratik tutuma ihtiyaç var.

6_7 eylul

Cesedin karnına saplanan bayrak

6 Eylül 2015 / Foti Benlisoy

Bugün “6-7 Eylül olayları” diye anılan ve İstanbul’un büyük bir bölümünde 100 bine yakın insanın seferber olduğu o saldırılarda yaklaşık 15 kişi öldürüldü. Merkezden uzak semtlerde saldırılar özellikle hanelerin basılması ve insanların dövülmesi biçimini aldı. O gece yaklaşık 200 kadına saldırganlarca tecavüz edildi. Tam sayıyı bilmek, bu kolektif lincin sonuçlarını kesin rakamlara dökmek mümkün değil.

chp

Tezkere vesilesiyle “CHP ile ne yapılır ne yapılmaz” hakkında kullanma kılavuzu

4 Eylül 2015 / Foti Benlisoy

Bu kısa yazı, CHP’nin savaş tezkeresi lehine oy vermesinin müsebbibi olduğu hayal kırıklığından istifade ederek CHP tipi partilerden (bu “tip” için aşağıya bkz.) ne beklenip ne beklenemeyeceği hususunda çok kısa ve çok kaba bir “kılavuzdan” ibaret.

asker babasi

Asker ailelerinin tepkileri ve savaş karşıtı muhalefet

18 Ağustos 2015 / Foti Benlisoy

Tepkiler, savaşa, savaşın bütün “milletin” ortak “davası” olduğuna dair ulusal anlatıya ve “şehadet kültüne” dönük örtülü bir itirazı içeriyor. Savaşın yükünü sadece altta kalanların sırtına vurulduğuna dair eleştiriden bizzat savaşın eleştirisine açılan bir kapı çıkabilir pekâlâ. Siyasetçilerin askerleri kendi kişisel çıkarları için feda ettiği hissinin yaygınlaşması, bizzat savaşın kaçınılmaz ve hepimizi birleştiren bir milli dava olduğu argümanının altını kemirebilir.

suruc 2

Suruç: Provokasyon değil, savaş

21 Temmuz 2015 / Foti Benlisoy

Suruç’taki katliam bir “provokasyon”, yani siyasal gelişmeleri şu ya da bu yönde etkilemek amacıyla girişilmiş “karanlık” bir kışkırtma değildir; açık, aleni, isterseniz “şeffaf” bir savaş eylemidir. IŞİD’in “savaşını” sınırın bu tarafına taşıdığının ilanıdır.

ab bayragi

Syriza ve “sol Avrupacılığın” stratejik iflası

13 Temmuz 2015 / Foti Benlisoy

Syriza örneği, AB çerçevesi dahilinde kalınarak mutedil bir Keynesyen ekonomik ve sosyal programın dahi uygulanamayacağını tescil etmiş oldu. AB kurumları neoliberal ortodoksiden en ufak bir sapmaya, işçi sınıfının ekonomik ve sosyal gücünü tarumar etmek anlamına gelen kesinti programlarında küçük bir değişime dahi cevaz vermemeye kararlı.

oxi

“OXI” nasıl “evet” oldu: Zafer yenilginin toprağında yeşerecek

11 Temmuz 2015 / Foti Benlisoy

Son anda beklenmedik bir gelişme yaşanmazsa yenilgi kesin ve büyüktür. Yunan solunun tamamını, hatta kıta solunu etkileyecek (her şeyden önce) bir moral mağlubiyetle karşı karşıyayız. Sinizmi, depolitizasyonu tetikleyebilecek bir yenilgi. Ancak kimse yanılmasın. “Atina’da düzen hâkim” demek için daha çok erken. Referandum bizim cehennemimizin kapılarını gerçekten açmıştır. Yunanistan, Syriza liderliğini çok çok aşan bir siyasallaşma, sınıf temelinde bir radikalizasyon yaşıyor. Referandumda Çipras ve ekibini dahi şaşırtan bir güçle kendini belli eden bir siyasallaşma bu. Henüz siyaseten öksüz olan radikal bir sosyal özne Yunanistan üzerinde bir hayalet misali dolanıyor.

yunanistan-hayir-dedi

Referandum sonuçlarına dair: Asıl şimdi başlıyor…

7 Temmuz 2015 / Foti Benlisoy

Yunan emekçileri, IMF ve AB’nin dayattığı yapısal uyum programına çok güçlü bir “hayır” dedi. Bu sadece Yunan işçi sınıfı için değil, bütün Avrupa emekçileri için büyük bir zaferdir.

roma

“Alea Jacta Est”: Syriza ve (biraz da) KKE üzerine

2 Temmuz 2015 / Foti Benlisoy

Bir de ultra sol bir jargonla gerçek bir kavgaya girmekten bir kez daha kaçınan ve referandumu boykot edeceğini açıklayan KKE (Komünist Parti) liderliği var. Sermayenin saldırısını püskürtmekten çok kendi gücünü “hareketin” diğer kesimlerine sergilemeyi hedefleyen sektarizmin sonu, siyasetten, emekçilerin kaderini belirleyecek mücadelelerden kaçmak oluyor.

syriza 01

Kapandan kaçış: Yunanistan’da referandum

27 Haziran 2015 / Foti Benlisoy

Yunan hükümetinin beş aydır “kurumlar” ile yani AB ve IMF temsilcileriyle giriştiği müzakereler en hafif tabirle bir parodiden, aslındaysa tam manasıyla bir kapandan başka şey değildi. SYRIZA merkezli hükümet geri bastıkça, seçim öncesi vaatlerinden ve yapısal uyum ve kesinti paketlerine karşı mücadeleler içerisinde gelişen özlemlerden uzaklaştıkça gerçek bir “taviz kapanına” sıkışmıştı.