John Kerry,  Saud al-Faisal

IŞİD: “Yankee go home” ve sol

14 Eylül 2014 / Foti Benlisoy

9 Eylül günü, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından Suudi Krallığı’ndaki insan hakları ihlallerini incelemek üzere görevlendirilen iki insan hakları uzmanı, “ironik” sıfatını hakeden bir çağrıda bulundu. Obama yönetiminin ABD’li iki gazetecinin kafalarının vahşice kesilmesinin ardından IŞİD’e karşı bir uluslararası koalisyon oluşturmak için diplomatik atağa geçtiği günlerde iki insan hakları uzmanı, Suudi Krallığı’nda çoğu kafa…

Read more →

rezidans-insaatinda-is-kazasi

rezidans ve asıl siyasal saflaşma – foti benlisoy

8 Eylül 2014 / Foti Benlisoy

İşçi ve kadın cinayetleri AKP iktidarının neredeyse alamet-i farikası haline geldi. Ancak kabul edelim, toplumun önemli bir bölümü nezdinde AKP iktidarıyla bu bitmek bilmeyen cinayetler arasında doğrudan bir bağ kurulmuyor. “Fıtrat” argümanını kırmak sandığımız kadar kolay değil.

HDP miting

“Bir liberale oy verdim, allah affeder mi?”

27 Ağustos 2014 / Foti Benlisoy

HDP projesi dışında kalan ve mevcut demokrasinin sınırlarının genişletilmesi anlamında radikal demokratik bir siyasal projeyi değil de kapitalist “demokrasiden” devrimci kopuşu hedefleyen bizler neden Demirtaş’a oy verdik? Hata mı ettik? Bunun için gerçekten Allah’ın affına mı sığınmalıyız? Mümkün mertebe, tane tane izah edelim.

mahsun korkmaz 4

“O heykel” neden yıkıldı?

21 Ağustos 2014 / Foti Benlisoy

Heykelin (90’lı yılların görüntülerini andırırcasına) askerlerce ayaklar altına alınmasını gösteren fotoğraflar da incinmiş milli gururu tamir etmek adına herhalde alelacele kamuoyuna “servis edildi”. Ne oluyor? Öcalan, “30 yıllık savaş büyük bir demokratik müzakereyle sonuçlanma aşamasındadır” demişken, hükümet cenahından “çözüm sürecinde yeni aşamaya geçildiği” minvalinde açıklamalar yapılırken Mahsum Korkmaz heykeline dönük saldırı nasıl yorumlanmalı?

gaziantepte_suriyeli_istemiyoruz

“Suriyeli Sorunu” Yok, “Irkçılık Sorunu” Var…

14 Ağustos 2014 / Foti Benlisoy

Evet sorunun adını koyalım. Türkiye’de bir “Suriyeliler sorunu” yok. Yanlış anlaşılmasın. İç savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınmak zorunda kalmış Suriyelilerin sorunları, hem de çok sayıda ve ciddi sorunları var elbet. Ancak “Türkiye’nin sorunu” başka. O sorun, aleni ve giderek daha tehditkâr hale gelen “ırkçılık sorunu”.

IŞİD 001

IŞİD’in Hedefi: “Vahşetin İdaresi”

10 Ağustos 2014 / Foti Benlisoy

Kafa kesmeler, toplu infazlar, çarmıha gerilen insanlar… IŞİD yahut “İslam Devleti”nin uyguladığı vahşeti görmeyen, duymayan kalmadı. Zaten bizzat örgüt ve taraftarları, bu vahşetin görüntülerini yaygınlaştırmak adına yoğun ve etkili bir “pr” kampanyası yürütüyor.

İbrahim Öksüz Gazi Mah.

İbrahim Öksüz’ün ölümü üzerine

1 Ağustos 2014 / Foti Benlisoy

Mevcut kirlilik ve dolaşıma sokulan ve teyidi mümkün olmayan bilgiler provokatif bir ortam oluşturuyor maalesef. Elbette bunda bu bilgi kirliliğinin şu ya da bu şekilde parçası olan örgütlü yapıların da payı var. Ancak kesin olan ve şimdiden konuşulması gereken bazı “genel” hususlar var.

yahudi gettosu

Gazze gettosu ve apolitik simetriler

26 Temmuz 2014 / Foti Benlisoy

İsrail’in saldırganı mağdur, saldırıya uğrayanı fail haline getiren söyleminin bunca etkili olmasında yukarıda özetlenmeye çalışılan düşünsel iklimin etkisi büyük. Bu nedenle bir çatışmada sadece ‘taraflar’ gören apolitik ‘simetri’ karşısında güç ilişkilerini, yani somut ezme-ezilme ilişkilerini sürekli olarak akılda tutmak, bunları hatırlamak ve hatırlatmak gerekiyor.

Rojava

IŞİD, faşizm ve devrim

21 Temmuz 2014 / Foti Benlisoy

“Bölgede” şimdilik kaydıyla akamete uğramış toplumsal kabarış yeniden ve yeni bir dalga halini almadan, ayaklanmaların hürriyet ve ekmek talebi yeni bir güç kazanmadan IŞİD’in olası bir yenilgisi ancak geçici olacak, IŞİD’in temsil ettiği karanlık gerçek bir tehdit olarak kalmaya devam edecektir.

filistin3

“düşman kardeşler”: yahudi karşıtlığı ve siyonizm

19 Temmuz 2014 / Foti Benlisoy

Yahudi karşıtlığının bu topraklarda popülerleşmesi, Nazizmin sıradanlaşması, sadece Türkiye’deki Yahudi toplumu için değil, hepimiz için küçümsenmemesi gereken ciddi bir tehdit. Antisemitizm hiçbir zaman sadece Yahudileri hedef almadı. Rusya’dan Nazi Almanyası’na modern Yahudi karşıtlığı (yani August Bebel’in deyimiyle “aptalların sosyalizmi), toplumsal muhalefet güçlerinin karşısına dikilen bir bariyer, özgürlük ve eşitlik isteyen bütün toplum kesimlerini sindirmeye dönük bir girişim oldu daima.

hitler kavgam

“Tanrım, babamın önderi anlamasına yardım et!”

17 Temmuz 2014 / Foti Benlisoy

Halbritter’in çizgi anekdotları, rejimin gündelik pratiklere uyumu teşvik ederek nasıl pasif de olsa onay devşirdiğini görmemizi sağlıyor. Bu onayın devşirilmesinde çıplak şiddet önemli bir yer tutsa da çoğunlukla rejime ayak uydurmanın ya da hiç olmazsa pasif bir biçimde rıza göstermenin de teşvik edilmesi önemli bir rol oynuyor.

gezi-parkı-eylemcileri

“ne zaman savaşıp ne zaman savaşamayacağını bilen kazanır”

3 Haziran 2014 / Foti Benlisoy

  Kendi kendimize yalan söylemek, kendimizi kandırmak düşeceğimiz belki de en ciddi hata. Dalga geri çekiliyor. Geçen sene bu zamanlarda sokakta olan milyonlardan (dile kolay, resmi makamlar dahi dört küsür milyon insandan bahsediyordu) eser yok bugün. Berkin Elvan’ın cenazesinin ardından bir daha büyük kalabalıkların toplandığı eylemler gerçekleşmedi, gerçekleşemedi. Hepimiz gördük; 1 Mayıs geçen senekinden de…

Read more →

soma mitingi

Olmamış bir mitinge dair not…

26 Mayıs 2014 / Foti Benlisoy

Soma’daki toplu iş cinayetinin ardından bu Pazar Kadıköy’de gerçekleştirilen miting, taşeronlaştırma-güvencesizleştirme rejimine karşı kitlesel bir tepki vermek, AKP’nin sokakta polis eliyle oluşturduğu korku iklimine karşı güçlü bir ses çıkartmak, mevcut moralsizliği kısmen de olsa dağıtmak için elverişli bir kanal oluşturabilirdi. Öfkesini, tepkisini biriktiren; ancak umutsuzluk ve en önemlisi polis terörü nedeniyle kenara çekilen geniş kesimlerin bu mitinge katılımı sıkı bir çalışmayla pekâlâ sağlanabilirdi.

Engels Amerika’da: Bugünün hareketinde gelecek olabilmek

12 Ocak 2014 / Foti Benlisoy

İşçi hareketinin oldukça cılız olduğu, toplumsal hareketlerde ciddi bir canlanma söz konusu olsa da sosyalist hareketin bir bütün olarak siyasal güç ilişkilerini belirlemekten uzak olduğu bir evrede siyasal hafızamızı başka tarihsel örnekler üzerine de kışkırtmakta yarar var.

‘Gayrimüslim lobilerinin paralel devletleri’ mi?

10 Ocak 2014 / Foti Benlisoy

Peki, bir yıldan az zaman zarfında Rum, Ermeni ve Yahudi ‘lobilerinin’ birer ‘paralel devlet’ meydana getirdiği yönünde bu birbirine ‘paralel’ iki açıklama sadece bir tesadüften mi ibaret? Kürt hareketinin 30 yıllık mücadelesiyle nasıl bir demokratik potansiyeli harekete geçirmiş olduğu üzerine fazla söze gerek yok. Dahası Kürt siyasal hareketinin bu topraklardaki farklı etnik-dini toplulukların kendi kültürel taleplerini ortaya koymaları yolunda nasıl kanallar açtığı da tartışılmaz bir gerçek. Peki, bunca mücadelenin yarattığı bu birikimle tezat teşkil eden bu açıklamaları nasıl yorumlamak gerekiyor? Basit birer sürç-i lisan mı? ‘Maksadını aşan’ ifadeler mi?

Rumlar haç

Muharrem İnce’ye kıymayın ya da ‘gâvurun’ siyasal işlevleri

13 Kasım 2013 / Foti Benlisoy

Muharrem İnce’ye haksızlık ediliyor. Ne demiş ki adam? “Atatürk olmasaydı, adınız Ahmet, Hasan, Hüseyin olmazdı. Adınız Dimitri olurdu, Yorgo olurdu” demiş. Ne var bunda? Başbakan’ın ne kadar haksız ithamlara uğradığına dair sitemini ifade ederken “Affedersiniz bana Rum bile dediler” diye beyanat verdiği bir memlekette yaşıyoruz.

naziler yunanistan

Altın Şafak operasyonu ne anlama geliyor?

28 Eylül 2013 / Foti Benlisoy

  Yunanistan’da nazi çetesi Altın Şafak lideri ve kimi milletvekillerinin gözaltına alındığı, “partiye” karşı ciddi bir polis operasyonunun gerçekleşmekte olduğu haberlerini nasıl yorumlamak gerekiyor? Bu kısa yazı bu konuda hızlı bir düşünme denemesi… Hemen başlayalım: 1- Pavlos Fissas cinayeti “maksadını aşan” bir nazi kabadayısının işgüzarlığı değil, Altın Şafak için “vites yükseltmeye” dönük planlı bir gerilim…

Read more →

barikatlar

Eskisi ve yenisiyle barikat savaşları

19 Eylül 2013 / Foti Benlisoy

Askeri sorunlara, bilhassa da “ayaklanma sanatına” teorik ve pratik meyli nedeniyle “general” sıfatıyla da anılan Engels, 1890’larda, yani hayatının sonuna doğru, 19. yüzyılın ayaklanmalarının bir muhasebesine girişiyordu. Engels’e göre askeri teknolojideki gelişmelerden kentsel mekândaki dönüşümlere bir dizi faktör, barikat savaşlarının bir devrimci kalkışmadaki potansiyel gücünü zayıflatmıştı. “Bu söylenenler, sokak savaşının bundan sonra artık hiçbir rol…

Read more →

akp savaş

Savaş karşıtlığı yeter mi?

5 Eylül 2013 / Foti Benlisoy

  Lafı fazla dolandırmanın, amiyane tabirle tereciye tere satmanın lüzumu yok, zaten malum konu hakkında hayli kapsamlı bir literatür mevcut: “Askeri hümanizm” olarak da anılan “insani müdahale” tezi, yani ulusal düzeyde gerçekleşen vahim insan hakları ihlalleri karşısında “uluslararası toplumun” askeri müdahalede bulunma hakkı olduğu argümanı, ABD’nin Bosna, Kosova ve hatta Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi…

Read more →

arap-bahari

Emperyal hevesler ve “hesap hataları”

18 Ağustos 2013 / Foti Benlisoy

AKP hükümetinin önce Suriye ve şimdi de Mısır’da yaşananlar dolayısıyla ciddi bir sıkıntı içerisinde olduğu konusunda hemen hemen bütün gözlemciler hemfikir. “Stratejik derinlik” arayışının Türkiye’yi bölgesinde ne ölçüde yalnızlaştırmış olduğu üzerine çokça şey yazıldı ve söylendi. Amiyane tabirle “evdeki hesabın çarşıya uymadığı” söylenebilir elbette ama AKP’nin onca tantanayla ilan edilmiş emperyal tınılı dış siyasetinin karaya…

Read more →