Seçimler Sosyalistler İçin Anlamsız Mı?

11 Mayıs 2011 / Foti Benlisoy

Sosyalist solu toplumsal direniş ve mücadeleler içerisinde yeniden kurma çabası, sabır, inat ve sebatla biriktirmeye, iğneyle kuyu kazmaya dayanmak durumunda. Ancak … kitlesel antikapitalist bir siyasal öznenin inşası (elbette sokakta ama “sandıkta” da inşası) meselesinin üzerinden atlamaktan da ısrarla kaçınmak gerekiyor.

AKP Gerçekten Faşist mi?

15 Nisan 2011 / Foti Benlisoy

AKP’nin tüm ezilenler için nasıl bir bela olduğu belli. Bir de korku hikâyeleri yaratarak, zaten güçlü olan mevcut iktidarı olduğundan daha da büyük ve tehlikeli göstermek neoliberalizme, patriyarkaya ve ekolojik yıkıma karşı mücadele etme arzusundakileri pasifize etme, sindirme tehlikesini barındırmaz mı?

Libya’ya ‘İnsani Müdahale’ ve Emperyalist Vesayet Rejimi

23 Mart 2011 / Foti Benlisoy

‘İnsani’ gerekçelerle meşrulaştırılan Libya’ya askeri müdahalenin gayesi, bölgedeki devrimci-demokratik dalgayı kontrol altına almak, onu emperyalizmin himayesinde soğurmak. Müdahale sadece bu ülkedeki gelişmeleri değil, bütün bölgeyi etkilemeye dönük bir girişim. Bu hususta solda hiçbir kafa karışıklığına yer olmamalı: Dünya düzeninin bekçileri, yaşanmakta olan devrimleri-kitlesel başkaldırıları bölge halklarının elinden çalmak istiyor.

Sosyalistler ve Seçimlere Dair Bazı Hatırlatmalar

10 Mart 2011 / Foti Benlisoy

Mesele seçimlerde bağımsız adaylık gibi taktiklerin izlenip izlenmemesi gerektiğine dair bir tartışma değil elbette. Mesele, herhangi, bir seçim taktiğinin hangi strateji dahilinde anlam kazandığı. Yani seçimlerden ne beklediğimiz, hangi toplumsal güçleri seferber etmek, hangi mücadeleleri kışkırtmak, nerelerde güç biriktirmek, hangi talepleri yaygınlaştırmak istediğimizle ilgili soruların anlamlı kılabileceği bir tartışma.

Kemal Okuyan’ın Yazısı ve Devrim, Sol ve Sinizm

25 Şubat 2011 / Foti Benlisoy

Bütün bu meseleler Okuyan’ın devrimden, ayaklanmadan, toplumsal mücadelelerden ne anladığıyla alakalı elbette. O belli ki emir komuta zinciri dahilinde gelişen ve komuta kademesinde mutlaka kendisinin ya da kendisiyle eşdeğer güçlerin yer aldığı mücadeleleri mücadele, ayaklanmaları ayaklanma sayıyor. Gerisi emperyalizmin yeni bir oyunundan başka ne olabilir ki?

Mısır’da Demokrasiye ‘Düzenli Geçiş’ Mümkün mü?

3 Şubat 2011 / Foti Benlisoy

Muktedirlerin arzusu demokrasiye geçilecekse bunun elbette intizam dahilinde gerçekleşmesi, hatta böyle bir geçişin mümkün mertebe “yukarıdan” idare edilmesi. Hiçbir şey değişmesin diye değişimden bahsediyor, “yasalar çerçevesinde” kontrollü demokratikleşme çağrısında bulunuyorlar. Amaç ayaklanmanın açığa çıkardığı muazzam toplumsal enerjiyi soğurmak, kitlesel seferberliği “normalleşme” adı altında nihayete erdirmek.

Tunus’tan Devrim Dersleri

27 Ocak 2011 / Foti Benlisoy

Devrimci bir süreç gelişmeye başladığı andan itibaren hızla uluslararasılaşıyor ve geniş bir coğrafyada kitleleri etkileyip ilham veren bir hadise haline geliyor. Tunus bunun açık bir örneği. 23 yıllık bir diktatörü deviren kitle eylemleri, Tunus’un parçası olduğu geniş coğrafyada otoriter rejimlere ve neoliberalizme karşı direnmek, mücadele etmek isteyen geniş kitlelere özgüven veren bir niteliğe sahip

Tunus: Devrimlerden Devrim Beğenmek

20 Ocak 2011 / Foti Benlisoy

Herhalde bugün Tunus’ta yaşananları beğenmeyenler ya da önemsemeyenler, bundan yüz yıl önce yaşasalar, 1910’da başlayıp neredeyse on yıllık bir sürece yayılan ve teorisyeni, partisi, öncüsü, programı falanı filanı olmayan Meksika devrimini adi bir eşkıyalık vakası olarak değerlendireceklerdi. Ne hikmetse bölge açısından son yılların en ümitvar ve en “devrimci” gelişmesine angaje olmakta tereddüt ediyor, bir dayanışma eylemi dahi düzenlemekten imtina ediyoruz.

Foti Benlisoy: “Kore Savaşı ‘Vatan Müdafaası’ Olunca…”

4 Ocak 2011 / Foti Benlisoy

Modern Türkiye tarihinin en büyük suçlarından biridir Kore Savaşı. Yarımadaya gönderilen askerler egemenlerin dış politika tercihleri için kurbanlık koyun misali savaşın ortasına atılmışlar, bir katliamın parçası kılınmışlardır. Kore Savaşı’na dair “aşağıdan” ya da “yukarıdan” söylenecek her söz önce buradan başlamalıdır.

Ahmet Kaya’yı Nasıl Anmalı, Tayyip’i Nasıl Ağırlamalı?

10 Aralık 2010 / Foti Benlisoy

Erdoğan’ın korumaları ve sivil polislerce abluka altına alınacak bir salonda başbakanın bet sesinden ‘Şafak Türküsü’nü dinlemeyi hangimizin yüreği kaldıracak?

Politeknik, 12 Eylül ve Demokrasi

21 Kasım 2010 / Foti Benlisoy

Oysa kitleler demokrasi, yani kendi kaderlerini tayin etmek noktasında seferber olmayınca darbeyle, askeri rejimle hesaplaşma sözleri de kadük kalıyor. Unutmamakta fayda var: “Tarihle hesaplaşmak” ya da “geçmişle yüzleşmek”, geçmişte bir yerlerde durup bizi bekleyen bir hadisenin keşfedilmesi değil, onun bugünkü gerçeklik içerisinde yeniden tasarlanmasıdır.

‘Sol Liberalizm’ Bir Komplo mudur?

10 Eylül 2010 / Foti Benlisoy

Sol liberalizm, birilerinin ‘satılmış’ ya da ‘dönek’ olmasıyla, ‘liboş’luğuyla açıklanabilecek basitlikte bir olgu değil. Sol liberalizmi bir fikri-siyasal akım olarak değerlendirmek, onun düşünsel temellerini sorgulamak, tarihselleştirmek, kendimizi de sorgulamayı gerektiren hem fikri hem de pratik bir çabayı gerektiriyor.