Ayşegül Devecioğlu: Behçet’in Annesi Öldü

26 Temmuz 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Behçet’in annesi oğlunun mezarına gömülmek istedi. Orada oğlunun kemiklerinin olduğunu ama kendisinin olmadığını biliyordu. Yine de oğlunun mezarı olmayan mezara gömülmekten başka tesellisi yoktu.

Gün Zileli: “Taraf yutturmaya çalıştığının aksine statükocu bir organ”

22 Temmuz 2011 / Sarphan Uzunoğlu

1968 devrimci öğrenci hareketinin aşağıdan dalgasının ortaya çıkarttığı biriyim. 1970’lerde, devrimci gençten bir parti bürokratına dönüştüm.1980’lerde bürokrat yöneticiden yeniden aşağıdan devrimci harekete dönüş mücadelesi verdim ve 1990’larda bunu gerçekleştirdiğimi sanıyorum.

Bizim Bir Yıldır Hayat Gibi Bir Derdimiz Var

17 Temmuz 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Jiyan’da bir yıldır birçok yazı yayınladık. Şimdi bakıyorum da hiçbir savaşımız iktidar olmayanlara karşı değildi. Halkın o ayakkabı alacak para bulunca sevinen çocuklarına hiç vurmadık. Biz hayatta kalmak için hayatı kutsamak için bir yol aradık hep.

Meclisin Bahçesinde Bir Sünnetçi: Cemil Çiçek

6 Temmuz 2011 / Sarphan Uzunoğlu

1946 yılında Yozgat’ta dünyaya geldiğinde Türkiye gazetelerinin manşetlerinde hep aynı konu vardı. Türkiye’nin eksikliklerinin öyle ya da böyle birileri tarafından “tamamlanması” gerekiyordu. Dönemin “Ulus” isimli sloganı “Adımız Andımızdır” olan gazetesinin manşetinde ABD Hükümeti’nin Türkiye yapacağı yardım büyük bir şevkle duyuruluyordu.* Ünlü Marshall yardımının omzumuza yüklenmesiyle Çiçek’in vebalinin omzumuza yüklenmesi yaklaşık olarak bu dönemlere rastlıyordu işte……

Read more →

Temsiliyet Teslimiyet mi?

30 Haziran 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Meclise giden kimse beni temsil edemez; sadece inandığım bir davanın cümlelerinden kolajlar sunabilir, siyasette de hayatta da özne benim, özne sensin. Bu yüzden oy vermek Emma Goldman’ın ünlü cümlesinin işaret ettiğinin de ötesinde bir “narkoz” etkisine sahiptir.

Vakıf üniversitesi çalışanları “Artık yeter!” diyor

28 Haziran 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Türkiye’de ilk vakıf üniversitesinin kuruluşundan bu yana geçen süre otuz seneye yaklaşmakta. Vakıf üniversiteleri hakkında süregelen tartışmaların tarihi de bir o kadar var. Garip olan şu ki bu süre zarfında sesi en az duyulan kesimlerden birisi vakıf üniversitelerinin akademik yükünü sırtlanan kadrolar oldu. Oysa vakıf üniversitelerinin ticari zihniyet tarafından biçimlendirilmelerinden, buna paralel olarak özel sektörün…

Read more →

Taksim/Tarlabaşı Hatip Dicle Protestosu ve DSİP’in ‘Gürbüz Erkekler’i

23 Haziran 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Dün DSİP’in büyük bir kısmının Tarlabaşı’na gelmeyişi, polisle çatışmaya katılmayışı ve bunu Ekşi Sözlük üzerinden “Kadınlar ve yaşlılar Tarlabaşı’na gelmedi” beyanı ile açıklamaları bana neden olduğunu çok iyi bilmekle birlikte salon partilerinin sosyal demokratlarını hatırlattı.
Simgesi yumruk olan bir partinin “kadın ve yaşlılar burada kalsın” bakış açısını ortaya koyması maşist bir söylemdir. Dahası blok denen oluşumun genel karakter ve bakış açısına aykırıdır.

Bir Başka Utanmazlığın Anatomisi

21 Haziran 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Perihan Mağden’e cevaben… Yazı: Serkan Aydın & Sarphan Uzunoğlu 90’lı yıllarda bilen bilir çok fazla haysiyetli gazetecinin olmadığı günlerde can simidi kıvamında isimler vardı. Savaşın en yoğun yaşandığı zamanlarda bir nefes alımlık dahi kendimize yakın bir cümle bulabilmek için tüm gazeteleri tarar buna benzer bir şey gördüğümüzde Erivan radyosu dinler gibi olurduk. ( Erivan radyosu…

Read more →

Murat Belge Diye Biri Varmış

4 Haziran 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Soru: Bir masumun, bir proleterin, devletçe öldürülmesine devletin otoritesi sarsılsın diye yapılan bir eylemdir demek 28 Şubat’ın ve 12 Eylül’ün postal parlatanlarından nerede ayrışıyor? Ve merakımı bağışlayın, Murat Belge Hrant’ın katilleriyle hangi amaçla uzlaşıyor?