Mısır 30.06 02

Mısır, Türkiye İsyanının Geleceğine Işık mı Tutuyor? – Seyfi Adalı

1 Temmuz 2013 / Seyfi Adalı

Mısır’ın çeşitli kentlerinde Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı başlayan gösteriler, Mursi destekçilerinin sokağa çıkmasıyla birlikte ‘iç savaş’ belirtileri gösteriyor. Bu geceki çatışmaların ilk bilançosu 3 ölü, 174 yaralı.

TKP, 1 Mayıs için “Kadıköy” başvurusu yapmış bile!

19 Nisan 2013 / Seyfi Adalı

TKP’nin Kadıköy başvurusunun kamuoyuna sonradan açıklanmış olması ise, “Türk-İş başvurusu”nu savuşturmaktan çok, neredeyse her 1 Mayıs’ta ayrı kutlamayı zorlayan, geçmişte de fırsat buldukça ayrı 1 Mayıs mitingleri düzenleyen (2006 yılında Kartal mitingi gibi), 2005’den beri her fırsatta ayrı kürsü kuran (2012 mitinginde bile, erken ayrılıp Dolmabahçe’de etkinlik düzenleyen) TKP’nin “politik taktik tutumu” olarak değerlendirildi.

Evrensel Gazetesi “bürokratlar” arasında tercih yapmaktan neden kurtulamıyor?

16 Nisan 2013 / Seyfi Adalı

Türkiye işçi hareketinin önündeki bunca sorun ortada dururken, şimdi bunlardan söz etmenin kime ne yararı var, diye sorulabilir. Ancak pragmatizm sendikal harekette ve siyasetler üzerinde hakim bir yöntem haline geldiyse, solun elinin değdiği her sendika, oda, meslek örgütünde tabandan bağımsız pazarlıklarla yönetimler oluşturulup sonra da siyaset yapıyor olunmaktaysa, bu kirli ilişkilere son vermek üzere bu işin erbaplarından başlayarak “gerçekleri yazmak ve söylemek” zorunlu oluyor.

DİSK Olağanüstü Genel Kurulu: Lastik-İş yönetiminden Türk Metal’e “can suyu”

10 Nisan 2013 / Seyfi Adalı

Birleşik Metal-İş’in toplu sözleşme ve grev döneminde, Türk Metal karşısında inisiyatif aldığı ve Birleşik Metal-İş’e geçişlerin yaşandığı, greve gitme olasılığının gündemde olduğu bir zamanda, Birleşik Metal-İş’in DİSK yönetimine girememesinin politik sonucu, itibarsızlaştırma ve MESS ve Türk Metal’in sevinmesi olur. Metal işçilerinin en ileri örgütünün itibarsızlaştırılması hamlesi, nasıl “devrimci sendikal politika” kazandı diye açıklanabilir ki?

Levent Dokuyucu ya da solcu sendika bürokratlarının hazin sonu!

19 Mart 2013 / Seyfi Adalı

Ağustos 2010’da ne söylediysek çıktı. Levent Dokuyucu’nun girdiği kirli ilişkilerin sonuçlarını ancak 3 yıl sonra gördük. Sendikal Güç Birliği fikriyatının şubeler düzeyindeki ifadesi olan Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu’nun doğal lideri rolünü oynayan Levent Dokuyucunun öyküsü, ibretliktir. Keşke haklı çıkmasaydık!

Troçki okuma zamanı

10 Mart 2013 / Seyfi Adalı

Lenin’i Stalin’den öğrenmek, yozlaşmış bir işçi iktidarının, bürokratik bir devletinin iktidar penceresinden Lenin okumak, çarpık, yalana dayalı ve iktidardakilerin çıkarlarına göre kurgulanmış bir sosyalizm ve parti tarihi okumak demektir. Sendika bürokrasisinin gözlüğüyle işçi sınıfının mücadele tarihini okumaya benzer.

Taşeron sistemini kim gündeme getirdi?

6 Mart 2013 / Seyfi Adalı

“Taşeronluk durup dururken çıkmış bir şey değildir. Taşeronluk bizim gündemimizde yoktu. Sendikalar gündemimize getirdi. Sen böyle diyorsan ben de bunu açıklamak zorundayım”. (Tayyip Erdoğan’ın Türk Metal Sendikasının 18. Kadın Kurultayı’nda Türk Metal Başkanına verdiği cevaptır.)

DİSK, Nisan’da Olağanüstü Genel Kurul’a neden gidiyor?

5 Mart 2013 / Seyfi Adalı

5 Mart’ta (bugün) DİSK Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “Olağanüstü Genel Kurul kararı alınmasında belirleyici faktörün, işçi sınıfına yönelik saldırıların alabildiğine arttığı bir dönemde yaşanmakta olan sorunların bir an önce çözülerek, içinde bulunduğumuz mücadele sürecine daha etkin müdahale olanaklarının yaratılması” olduğu belirtildi.

THY işçileri davaları kazanıyor: İşe iadeler nasıl sağlanabilir?

20 Şubat 2013 / Seyfi Adalı

Bugün Bakırköy 14. İş Mahkemesinde görülen işe iade davalarından 16’sı işçilerin lehine son buldu. Mahkemeler, ayrıca iki işçinin daha işe iadesine karar verdi. Böylece Haziran ayının sonunda açılan işe iade davalarının 8’inci ayında 100’den fazlası işçi, işe iade kararı almış oldu.

Hava-İş Yönetiminin “işçileri eylem yapmaya zorlamadığı” müfettiş raporlarıyla kesinleşti: Buyrun bakalım…!

16 Şubat 2013 / Seyfi Adalı

TÜMTİS yöneticilerinin 6-7 yıl hapis cezası aldığı, KESK’lilerin tutuklu bulunduğu, taşerona karşı çıktığı için Devrimci Sağlık-İş Genel Başkanının ve yöneticilerinin gözaltına alındığı bir Türkiye’de “üyelerini direnişte bulunmaya teşvik etmek” Bakanlık için suç sayılsa da, işçi vicdanında, işçi hareketinin tarihi açısından en büyük görevdir. Hava-İş yönetimi sendikal görevini yerine getirmemiş, sözleriyle eylemi birbirini tutmamıştır. Bu nedenle de “direniş” adı altında yürüttüğü haftalık basın açıklamaları, genel başkanın şovundan öteye geçememektedir.

“Hakkını Arayan İşçiler İçin – Lenin Okuma Zamanı!”

3 Şubat 2013 / Seyfi Adalı

Eğer bir işçi, hangi ülkede yaşıyor olursa olsun, kapitalist baskı ve sömürü düzeninden kurtulmak istiyorsa; kurtuluşun mevcut düzen içinde mümkün olmadığını yaşayarak gördüyse, devrimci mücadeleye giriştiğinde, işçilerin geçmişte verdiği mücadeleleri, devrim deneyimlerini, devrimci süreçlerde yaşanan tartışmaları, deneyimleri öğrenmek zorundadır.

Türkiye Burjuvazisinin Hedefleri ve Olasılıklar Üzerine

1 Şubat 2013 / Seyfi Adalı

AKP, 10 yılını doldurdu ve kendisini devlet olarak inşa etme sürecinin “ustalık” döneminde. Bu dönem, iddia edildiği gibi, daha ileri bir demokrasiyi değil, giderek daha çok otoriterleşen, hükümetin iktidarlaştığı ve devletleştiği, kendi deyimiyle “ustalaştığı”nı açıkladığı bir siyasal dönem. Tayyip Erdoğan, siyasal ufkunu 2023 ve 2071 olarak tarihlendirirken, yeni bir Anayasa ve “başkanlık sistemi” olarak da somutlamış bulunuyor.

Mısır Devrim Süreci ve Uluslararası Ekonomik Kriz Üzerine Siyasi Notlar

1 Şubat 2013 / Seyfi Adalı

Dünya, Ekim Devriminin gerçekleştiği günlerden çok daha fazla sosyalizm için maddi olanaklara sahiptir. Pekâlâ, iş saatlerinin hızla düşürülmesi, ücretlerin yükseltilmesi, siyasal sistemlerin demokratikleştirilmesi mümkündür. Teknik ve teknolojik olanaklar, endüstrinin geldiği aşama, sınıfsız bir toplumun inşasını bir hayli kolaylaştırmıştır. Bu olanakların işçi sınıfı için kullanılmasını engelleyen tek güç kapitalist/burjuva devlet ve askeri bürokratik aygıtlardır. Bu aygıtların parçalanması halinde insanlığın geleceği sınıf ayrıcalıklara dayanmayan yeni toplumların, yeni insanlığın tarihi olabilir.

BirGün’ün yeni “yazarlarının”, özrü kabahatlerinden büyük

26 Kasım 2012 / Seyfi Adalı

BirGün gazetesi AKP’ye karşı muhalefet etmek üzere, AKP’nin siyasi baskılarıyla işten çıkartılan veya yargılanan; hapse atılan gazetecileri gazeteye davet ederek, yayın çizgisini ve AKP’ye muhalefetini kuvvetlendireceğini düşünmüştür. Bu yazarların AKP rejimine karşı öfkelerinin BirGün kadar “derin” olduğunu sanmıştır. Ortaya çıkan şudur: BirGün gazetesinin yol arkadaşlarının ileri sürdükleri “özür” gerekçeleri, BirGün gazetesine yazarı olmakla ortaya koydukları tutumdan daha büyük olmuştur.

2012 ABD Seçimi: Obama seçildi, emperyalizm kazandı!

7 Kasım 2012 / Seyfi Adalı

Obama’nın “ılımlı” görüntüsü, geçtiğimiz seçimlerde “rengi”ne dayanarak yapılan tüm analizleri boşa çıkartmış olmasına rağmen, yine de iyimser havanın Obama’dan yana esiyor olması, ABD emperyalizminin esas karar vericileri hakkında yanlış bir fikrin varlığına işaret ediyor.

Kılıçdaroğlu-Erdoğan: 29 Ekim üzerinden bir bardak suda kopartılan fırtına!

25 Ekim 2012 / Seyfi Adalı

29 Ekim’in bu yılki anlamı onlarca cezaevinde açlık grevinin kritik aşamasına gelen Kürt siyasal mapusların taleplerine sahip çıkıp, AKP’nin Kürt halkını tasfiye politikalarına karşı durmaktır. Bu gündem yokmuş gibi, “cumhuriyet” gündemi yaratmak Tayyip Erdoğan’ın işine geldiği için, Başbakan CHP’nin gündeme getirdiği 29 Ekim kutlamalarına getirilen yasak konusunun üzerinde durup, açlık grevlerini es geçmektedir.

TKP’nin “Balyoz Dava Kararı”na karşı “mücadeleyi ortaklaştırma” çağrısı neden yanlıştır?

22 Eylül 2012 / Seyfi Adalı

Balyoz Davası işçi sınıfına ve Kürt halkına karşı işlenen suçlar sebebiyle açılmamıştır. Burjuvazinin kendi iç davası olmakla birlikte, derin devletin tasfiyesi operasyonu da değildir. Burjuva devlet varolduğu sürece “derin”i de olacaktır. Dava sonucuyla AKP’ye kafa tutanların en ağır cezalara çarptırılacağı mesajı, gözdağı verilmektedir. Ancak bütün bunlar komünistlerin politikasını “reel”leştirme adına burjuvazinin kanatlarıyla mücadeleyi birleştirme çağrısı yapmaya yol açmamalıdır. Laik ve cumhuriyetçi sol tabana, adını koyalım CHP tabanına çağrı yapılacaksa, “AKP’ye karşı mücadele etmek istiyorsan generallere umut bağlama; komünistlerle, işçi sınıfıyla, Kürt halkıyla birleş” demek gerekir.

12 Eylülcülerin “yargılanması” ve sol liberalizm

13 Eylül 2012 / Seyfi Adalı

“Eyleyen özne AKP ve neredeyse bütün hayatını ona otomatik tepki vermekle dolduran bir muhalefet! Bu siyasetin toplumda bir karşılığı yok” veya “AKP ile yatıp AKP ile kalkmasak” demek (EDP Genel Başkanı Ferdan Ergut), somut politik alanda sola, emekçiye, kadına hedef şaşırtmak olur. AKP hem hükümet olduğu için hem de devlet üzerindeki denetimiyle birlikte ve sermayeden, ordudan, uluslararası sermayeden aldığı neredeyse koşulsuz sayılabilecek destek sayesinde “iktidar”dır.

Yeni İşçi Hareketi İçin UYEK Model Olabilir!

9 Eylül 2012 / Seyfi Adalı

Umut Yeşerende Emek Kolektifi (UYEK) girişimi ve çabası, mütevazı olsa Antep, Çapa ve THY işçilerinin duygularını ve taleplerini ifade eden, sendikal bürokrasiye karşı aşağıdan gelen işçi hareketini, umudu örgütlemek gerektiğini ifade ediyor.

TİSK’ten yeni açıklama: İstihdamın Geleceği Tehlikede

7 Eylül 2012 / Seyfi Adalı

TİSK’in üst üste iki gündür yaptığı açıklamalar birlikte okunduğunda sözü edilen “verim düşüklüğü”nün nedeni ortaya çıkıyor: İşçilerin ve sendikaların elinin kolunun bağlanıp, patronların salınması siyaseti şirketlerde geçici bir büyüme ve istihdam yaratmış olsa da orta vadede verim azalmasına yol açmaktadır.