Mahkemelerde Kurulan Cumhuriyet

18 Şubat 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Bu cumhuriyet, sandığınız ya da inanmak istediğiniz gibi Meclis’te değil, mahkemelerde kurulmuştur. Mahkemeler eliyle de tahkim edilmiştir. Şimdi de mahkemelerde dönüştürülmektedir, olan biten bundan ibarettir. “O halde ne yapmalı” sorusunun cevabı, sınıfsal olarak nereden baktığınızla alakalıdır.

Önce Cumartesi Annelerini Kabul Et, Sonra Mutki’ye Yayın Yasağı Getir!

14 Şubat 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Yeni nesil Kırca’yı tanımayabilir. Gözünüzün önüne Cemil Çiçek’i getirin, hah işte üç aşağı beş yukarı öyle bir devletliydi. Bizde devletin zülf-ü yarine dokunacak işler hep komisyonlara havale edilir ve bugüne kadar, sonuç alabilmiş bir komisyon görülmemiştir. ‘Cumartesi Anaları’nı kabul edip, ardından da Mutki’ye yayın yasağı getirmenin ne anlama geldiğini birisi bize anlatsa da öğrensek…

Her Türk Asker Doğar, Ama Sadece Polisler Yırtar!

7 Şubat 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Başbakan, geçen hafta bir polis ailesi ile konuşurken bu durumu kastederek “Yırttı yani” demiş.
Şimdi bu ülkede başbakanlık yapmış ara dönem üretimleri de dahil herkesi gözünüzün önüne getirin. Zorunlu askerlikten kurtulmayı ‘yırtmak’ olarak söyleyecek bir tek lider düşünebiliyor musunuz?
İspiyonlamış gibi olmayayım ama orta yerde, resmen geride kalanları soğutma durumu var.

Kompostodur Komutanım!

31 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Şimdiki eylemleri de muzır bir meydan okuma olarak görmek istiyor insan. Yoksa seküler hayat savunusunu şaraba indirgemek, iktidarın “alın ula, istediğiniz kadar için, yarasın” demesiyle berhava olabilecek güdük bir eylemdir. Biz zamanında içtik, siz şimdi sarhoş olmayın.

Kırmızı Gül Buz İçinde

30 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

İbrahim Kaypakkaya, yoksulların gönlündeki gülistanda ‘ser verip sır vermeyen yiğit’ olarak yatmakta.
24 yıllık ömrüne 5000 sayfalık teorik üretimi sığdırdı. Kemalizmle hesaplaşmayı, Türkiye solunda ilk akıl edenlerden oldu. Gitmediği köy, katılmadığı direniş kalmadı. Pınar Sağ, onu övdüğü için 10 ay hapis cezası almış. Ne diyerek övmüşse aynısını benim de dediğimi sayın.

Durumumuz Yoktur!

28 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Tak şak paşaların başlattığı zulüm zincirini, “artık faili meçhullerle kimse öldürülmüyor” diyen AK Parti devralmıştır. Doğrudur da bir bakıma. Gizlenen gerçek Kürtlerin artık yoksullukla öldürülüyor oluşlarıdır.
AK Parti Kürt meselesini çözemez. Siz orduyla anlaştılar da diyebilirsiniz ama sebebi iktisadidir.

Kerem Öldürmeyen Aşıklar

21 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Bu halk, Hrant o kaldırıma düştüğünde, hiçbir evladına ağlamadığı kadar ağlamışsa iki sebebi vardır. Birincisi, kanlı zalimler hep atlı, devletliyken, o attan düşmüş, yoksul ve yaya kalmıştır. İspatı da altı delik ayakkabısıdır. İkincisi, …

“Biji Apo!”

21 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Ben futboldan anlamam. Ahir ömrümde bir yeşil sahada maç seyretmişliğim yoktur. Lucescu’nun, bazılarınca ‘amele hali’ olarak aşağılanan dervişane bilgeliğini görünce Lucescucu olmuştum. Hele futbolcularına felsefe düşünürlerinin kitaplarını okutma çabasını da öğrenince iyiden iyiye takip etmeye başlamıştım…

Roni Margulies’in Gıcırdayan Teşhisleri

17 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

İngiltere’deki SWP’nin 1990’lı yıllarda her seçimde, işçi sınıfının çoğunluğunu onların temsil ettiği kaydıyla, iktidarı Thatcher’dan sorunsuz devralan İşçi Partisi’ne oy verilmesi çağrısında bulunup durmasıyla, 1995 yılında DSİP’in Türkiye’de CHP’ye oy verilmesini savunması (…) ile 2000’li yıllarda DSİP’in AKP’de bir ‘umut ışığı’ görmesi ve referandumda militanca ‘evet’ politikasını uygulaması sizin politik naturanızdan mı gelmektedir?

Ağniyayı Şakirin, Fukarayı Sabirin

16 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Güncel yoksulluğun en büyük sebebi neo-liberal politikalardır. En temel argümanları, özelleştirme, sosyal güvenlik alanlarını daraltma, emeğin sömürüsü ve borç-faiz sarmalıdır. Tüm sistem, yoksulları evvela sadakaya muhtaç hale getirip sonra sadakaya bağlamak üzerine kuruludur.

Aslolan, Kürtlerin Siyasi Statüsüdür

11 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

BDP artık siyaset yapmaya başlamıştır. ‘İnkar-isyan-bastırma’ döngüsü kırılmıştır. Asgari demokrasiye sahip her yerde rahatlıkla tartışılabilecek bir kavram ve önerme olan ‘demokratik özerklik’ projesi, bu yüzden muktedirlerin her kampında büyük bir şaşkınla karşılanmış ve hepsini hazırlıksız yakalamıştır.

Sağdıç Emeği – ‘Yetmez Ama Evetçiler’in Rolü

7 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Kardeşler, hayat şimdi size, her zaman sunamayacağı bir onurlu vazgeçme fırsatı sunuyor.
Yoksulların 6 ayına sebep oldunuz, seçime de 6 ay var. Ortada 12 Eylül generallerinden sorulacak bir hesap zırvalığı da kalmadığına göre ne yapacaksınız? Solcular, işçiler, yoksullar, Kürtler bir araya gelerek önümüzdeki seçimlerde bu zulüm çarkına çomak sokmaya çalışıyorlar. Onlardan bir aferin almak istemez misiniz?

BDP Politika Yapmaya Başlayınca Çarşı Karıştı…

30 Aralık 2010 / Sırrı Süreyya Önder

BDP özerklik ve iki dil meselesini dillendirene kadar herkes konuşmanın ve siyaset üzerinden yöntemler önermenin faziletlerini sayıp dökerdi. Meclis’teki Kürt milletvekillerini siyaset yapmamakla, barışçıl çözüm önerileri geliştirmemekle suçlardı. BDP ne zaman politika yapmaya başladı, işte o zaman çarşı karıştı.
“Hani her şeyi konuşacaktık” diyenler neredeyse vatan hainliği ile yaftalanmaya başlanıyor.

Sol Baştan Kürt Kadınları

26 Aralık 2010 / Sırrı Süreyya Önder

Kürt kadını 80 yıllık cumhuriyet ülküsünün beceremediği bir devrimi, kendi içinde ve tüm coğrafyayı bu anlamda dönüştürerek başardı. Kürt kadını özgürleşme yolunda diğer dünya halklarına ve Türk kadınlarına parmak ısırtacak bir dönüşüm yaşamış ve yaşatmıştır.

Kürt’e Kurt, ABD’ye Kuzu

24 Aralık 2010 / Sırrı Süreyya Önder

Ömer Çelik’in ABD’ye dönük bu hışırtılı tavrı sanırım onların dillerini iyi bilmekten kaynaklanıyor. Ağasına gösterdiği sitem dilinin yarısını Kürt kardeşlerine gösterse hiçbir sorun kalmayacak.

Şirin Canıma Gelsin Size Gelen Gadalar

17 Aralık 2010 / Sırrı Süreyya Önder

‘Yumurta’dan ‘saldırı’, ‘şiddet’ ya da ‘faşizm’ çıkartmak bir tek şeye hizmet eder: İktidar sahipleri adına, hükümete karşı olan muhalif duruşları boğmaya, yaftalamaya, karalamaya, muhalefet imkânlarını ortadan kaldırmanın siyasal-hukuksal zeminini hazırlamaya.

Dilleri Ali Söyler, Gözleri Muaviye Bakar

13 Aralık 2010 / Sırrı Süreyya Önder

Öğrenci tepkilerine karşı dillendirilen itirazlara dikkatlice bakın, bir tane bile evrensel hukuk ve demokrasiye yaslandırılmış referans göremezsiniz.

Güzel Günler Görebiliriz Çocuklar

7 Aralık 2010 / Sırrı Süreyya Önder

Sol güçler dağınıklık hallerini birbirlerine dayatmaktan vazgeçmezlerse, mevcut yapı bir Putin–Medvedev döngüsüne mahkûm edilecek ve bundan başta yoksullar olmak üzere tüm emekçiler zarar görecektir.

Komünistler Moskova’ya

4 Aralık 2010 / Sırrı Süreyya Önder

Karl Marks, kapitalistin kendi öznel alışkanlıkları ve tarzlarından dolayı kınanmaması gerektiğini söyler. Sistemin doğası gereği doğurduğu kötücüllüğe dikkati çeker.

Faşizm Çok Ayıp Bir Şeydir

21 Kasım 2010 / Sırrı Süreyya Önder

Sayın Özkök, Nazi subayının ettiği “Savaşı ben icat etmedim ki” lafı size bir yerlerden tanıdık geliyor mu? Peki çocuğun akıbetini merak ediyor musunuz? Sizce Nazi subayı, bu muhteşem cevap karşısında çocuğun yanağını okşayıp gözlerinden öpmüş olabilir mi?