KESK Üyelerine ve Tüm Kurullarına Açık Mektup

13 Kasım 2010 / Yunus Öztürk

Türk-İş’te Kumlu’nun değişimini isteyip Türkel’i veya KESK ve DİSK yöneticilerini kollamak, onlara hak etmedikleri ayrıcalıklar vermek demek olur. Bu nedenle de Kumlu eleştirisini yapanlar samimiyseler, DİSK ve KESK eleştirisi de yapmak zorundadır.

İşçi-emekçi sınıf mı; yoksa onun sendikal ve siyasal önderleri mi değişti?

8 Kasım 2010 / Yunus Öztürk

Sendika yönetimle­rinde ve sosyalist parti merkezlerin­deki militanlar, kadrolar değişmiş­tir; üstelik bu değişim hızla devam etmekte. Sözünü ettiğimiz değişim olumsuz yöndedir.

TEKEL işçileri, işçi sınıfının talepleri ve güvenli gelecek mücadelesi

31 Ekim 2010 / Yunus Öztürk

TEKEL işçileri sermayenin yeni birikim modelini deşifre eden bir mücadelenin mimarları oldular. Bu yüzden, bu mücadele yalnızca TEKEL işçilerinin kavgası olarak ele alınamaz. Bu mücadele “TEKEL işçilerine bırakılacak kadar” hafife alınacak bir mücadele değildir.

4 C’ye evet demeyeceğiz! (TEKEL işçisi Metin Aslan ile söyleşi)

8 Ekim 2010 / Yunus Öztürk

1-2 Nisan eylemlerinden sonra gelişen her TEKEL işçisi eylemi, ya Tek Gıda-İş’in şube başkanları seviyesinde destek olduğu ya da karşı çıkmadığı eylemler olmuştur.

Bülent Akdağ’ı saygıyla anacağız

17 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Bülent Akdağ, sosyalizme inanmış bir eğitim emekçisi olarak, yoksulluğun girdabında yapayanlız hayatında ayakta dururken, kimseye de muhtaç olmadığını kanıtlayan bir devrimciydi.

THY işvereninin artan baskıları karşısında Hava-İş yönetimi ne yapıyor?

16 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Hava-İş Sendikasının kamuoyundaki sol, devrimci görüntüsüyle gerçek yüzü (işçiler karşısındaki durumu) arasındaki yaman çelişkiyi söyleyen Gökkuşağı Hareketi sayesinde biz de kamuoyu da bazı gerçekleri yeni yeni öğrenmeye başladık.

2010 Anayasa Referandumu Sonuçları Hakkında Geçici Bilanço

13 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Herkesin kendi yolunda gittiği bir durum, AKP’nin ve sermayenin güçlenmesi demektir. Hiç kimsenin, ikincil nedenleri öne çıkartarak keyfiyete dayalı gerekçelerle Türk ve Kürt işçilere ve yoksullara grup çıkarlarını dayatmaya hakkı olmamalı.

Beş yılda gıda yüzde 66-72, ücretler yüzde 45-47 arttı

8 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Asgari ücretlinin elektrik, sağlık, eğitim, kira gibi girdilerle beraber gıda dışındaki fiyat artışları sebebiyle de satın alma gücü azalmakta. Beş yıl önceye göre kamusal hizmetlerin ticarileşmesi sebebiyle eğitim ve sağlığa cebinden çıkan para miktarı daha da arttığı için, sadece gıda fiyat artışları açısından değil, genel olarak satın alma gücü bakımından da (asgari) ücretlilerin yoksullaşması devam etmektedir.

Murat Belge’nin evet’i, boykot’a rağmen evet’te ısrardır!

5 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Referandumda Kürt halkının üçüncü bir cephe yaratarak boykot dediği koşullarda Belge’nin evet’te ısrarı, Kürtlerin haklarına yönelik geleneksel devlet politikasını izleyen AKP’ye destek anlamına geleceği gibi, Kürtlerin de artık BDP ile değil AKP ile temsiliyeti tartışmaya açacağı için kabul edilemez.

Toplu Görüşme sürecinde “kurullar” ve sendikalar

5 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Sendikaların neredeyse tamamı o kadar “gerçekçi” ki, Uzlaşma Kurulu’nun zam oranı önerisi iki konfederasyonun (Kamu Sen ve Memur Sen) önerisinin üstünde, KESK’in zam önerisinin gerisinde kaldı. Üç konfederasyon da tam bir “gerçekçilik” (hükümet tarafını da düşünen önerilerle) ve “kamu” sendikacılığı örneği sergilemiş oldular.

Hükümet’ten Memur Sen’e kıyak, kamu emekçilerine referandum “zammı”

29 Ağustos 2010 / Yunus Öztürk

Yüzde 4 + 4 yıllık zam, Ocak 2011’den itibaren 80 TL ek ödeme, 20 TL aile yardımı (sözleşmelilere de), sendika üyelerine yılda 180 TL Toplu görüşme primi… Bu zam oranları sendikaların genelde teklif ettiği oranlar olması itibariyle de, referandum zammı olduğu anlaşılıyor.

Hükümetten KESK’e toplusözleşme dersi: Vermeden almak AKP’ye aittir!

19 Ağustos 2010 / Yunus Öztürk

KESK izlediği yanlış siyasetin yol açtığı ayıbı örtmek için şimdi eylem planlıyor olmalı. Referandumda “hayır” diyerek işe başlamalı. Bu hükümete en iyi yanıt olacaktır. Sonra da pratik eylem programını ilan etmeli ki, tabanda yarattığı güvensizliği telafi edebilsin!

Referandumdan sonra toplu sözleşme hakkımız mı olacak?

17 Ağustos 2010 / Yunus Öztürk

Anayasa değişiklik paketinde yer alan toplusözleşme, 4688 sayılı Kamu Emekçileri Sendikaları Yasasında olduğu gibi, biçim ve içerik olarak sahtedir. KESK, Memur-Sen ve hükümet yanlış bilgi ve yönlendirme içindedir.

2009-2010 Yılı İstanbul İli Okullarına Dair Deprem Raporu

16 Ağustos 2010 / Yunus Öztürk

17 Ağustos depreminin yeni bir yıl dönümünde, özellikle eğitim kurumlarındaki durum düne göre daha iyi durumda mı? Bu soruya verilecek yanıt “kaynak” var mı sorusuna verilecek yanıta bağlı. Her ne kadar okullarda güçlendirme ve yeniden inşa çalışmaları devam ediyor gibi görünse de, önlem adı altında yapılan çalışmaların çoğunda ihaleler ve müteahitler ön plandadır.

“Evet”çi KESK-Memur Sen ittifakına; AKP hükümetine geçit vermeyelim!

15 Ağustos 2010 / Yunus Öztürk

Toplugörüşme sürecine referandumdaki “evet”çi çizginin damgasını vurması, “evet”in kamu emekçilerine nasıl bir ihanet demek olduğunu anlamamızı sağlayacak; ancak kamu emekçi hareketine bedeli de ağır olacaktır. KESK geleneğinin tamamıyla reddi anlamına gelecek olan bu tutum, bertaraf edilemezse, KESK’i dağıtıcı bir sonuca hizmet etmesi kaçınılmaz olacaktır.

Ataması Yapılmayan Öğretmenlerin kaderi, kalp krizi ya da intihar olamaz!

9 Ağustos 2010 / Yunus Öztürk

Talebi karşılayamadığı için öğretmen açığı yok, öğretmen alımı yapılmadığı için ataması yapılmayan öğretmenlerin sayısı artıyor. AKP hükümetinin eğitimi özelleştirme politikaları sebebiyle bu kısıtlama devam ediyor.

AKP, yargının “Yerindelik Denetimi”nden kaçıyor

8 Ağustos 2010 / Yunus Öztürk

1980 12 Eylül’ünün ekonomi politikası AKP’nin özelleştirmeci siyasetinin temellerini atmış bir askeri darbe olmuştur. 12 Eylül’den siyasi olarak kurtulmak için, bu siyasetin maddi temelini, ekonomik alt yapısını oluşturan “piyasa ekonomisi”ne, özelleştirmeye son vermekle olabilir.

Referandumun kilit mevzu, Kürt sorunudur

2 Ağustos 2010 / Yunus Öztürk

Kürt ulusal hareketinin evet’çiliğe değil, kirli savaşa ve neoliberalizme “hayır” üzerinden netleşmesine yardımcı olabilirsek, Kürt sorunuyla emekçilerin sorunlarının ortak çıkarlarını ve ortak çözümlerini oluşturmanın zeminini yaratmış olabiliriz.

AKP, 12 Eylül’den Hesap mı Soracak?

23 Temmuz 2010 / Yunus Öztürk

Sağ ve sol’un referandumdaki duruşları “evet” ve “hayır” ile “boykot” biçimindedir. “Evet” oyu kullanmayı 12 Eylül ile hesaplaşmak gibi algılayanların, 12 Eylülcülerin zaman aşımı olmadan yargılanması önergesine AKP’nin “hayır” oyu kullandığını hatırlatmak gerekir.

“Yetmez ama evet” ya da “yorgunum ama demokratım”

20 Temmuz 2010 / Yunus Öztürk

BDP’nin Türkiye’nin Doğusunda uygulayabileceği ve denetleyebileceği boykot kararı ne kadar doğruysa, Türkiye’nin Batısında BDP’nin boykotuna denk gelecek tutum, referandumda “hayır” demek olabilir.