Kurdish people shout slogans against the government during a demonstration for the killing of 12 Kurdish rebels by security forces, in Istanbul, on May 16, 2011. Turkish army forces killed at least 12 members of the outlawed (PKK), Kurdistan Worker Party, when they were spotted crossing the border from Iraq in the country's Southeastern Turkey over the weekend. AFP PHOTO / MUSTAFA OZER

‘Kürt Baharı’ndan iç savaşa mı?

26 Mart 2012 /

Son birkaç gündeki neredeyse ayaklanma havası, Kürt meselesini nasıl anlamlandırmamız gerektiğine dair mühim bir gösterge aslında. Kürtlük artık bir ezilmişlik ve mağduriyet deneyimi olduğu kadar bir kolektif siyasallaşma ve radikalizasyon pratiğini de ifade ediyor. Yani Kürtlerin ulusal hareket bağlamında siyasallaşmış kesimleri, sadece ulusal ve sınıfsal baskılara maruz kalmış bir kitle değil artık; aynı zamanda kendi kimliğini siyasal ve toplumsal mücadeleler içerisinde inşa etmekte olan siyasal özneler.

Yüzde 50’nin Gücü Herşeye Yeter mi?

30 Haziran 2011 / Zafer Aydın

Ne yüzde 50’lik oy oranı iktidarın gücünün her şeye yettiği veya yeteceği anlamına gelir, ne de işçilerin oy verdikleri partiye büyük bir sadakatle bağlı kalacakları söylenebilir. Her şeye rağmen yapılacak çok şey var. Yeter ki iktidarın gazabından korkmayan, tehdit ve şantajlarına boyun eğmeyen, hak aramayı, mücadeleyi, itirazı, muhalefeti yeniden hatırlayan bir sendikal irade ortaya çıkabilsin…

Ölmeseydik Ne İyiydi

30 Haziran 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Şimdi bizi Meclis’e çağırıyorlar. “Gelin dertlerinizi burada anlatın” diyorlar. Ben de Atatürk Barajı’nda kurulan ‘özel masa’yı hatırlıyorum. Meclis bu haliyle, şikâyet edeni de ‘bölücü’ ilan edecek bir ‘özel masa’ durumunda. Bunları dile getirdiğinizde dokunulur oluyorsunuz. Maazallah, hırsıza-uğursuza bend olan ‘dokunulmazlık’, bize gelince, ‘terör örgütü propagandası’ gibi ebegümeci bir kavramla anında berhava oluyor.

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku Sokakta

27 Haziran 2011 / N. Cemal

Devletin kendi yasa ve kurallarını tanımaması, kendi seçim sonuçlarını kabul etmemesi ve meşruiyetini yitirmesi de bu temeldedir. Sistem dışı muhalefet -ki bugün için en net ifadesi Kürt özgürlük hareketidir, meclise sokulmak istenmiyor. Kürt özgürlük hareketinin meşruiyetini engellemeye çalıştığını sanan devlet ve AKP hükümeti, kendi sistemin meşruiyetini ve varlık nedenini yok ediyor.

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Blokundan Pazar Günü Eylem Çağrısı

25 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku, Blok İstanbul milletvekillerinin, Blok bileşenlerinin ve destekleyen demokrasi güçlerinin katılımıyla Pazar günü saat 15.00’te Şişli Camii önünde biraraya gelecektir. Etkinlik Taksim Meydanında yapılacak basın açıklamasıyla son bulacaktır.

“Tasarım” Demokrasisi

25 Haziran 2011 / Ömer Yıldız

Seçimden önceki tespitlerine bakınca başbakanın seçim sonrası bu durumu bildiği gibi bir sonuç ortaya çıkabilir. Günlerdir AKP yetkilileri “hem nalına hem mıhına” vuruyor. Hatip Dicle için il seçim kuruluna itiraz ediyor resmi. “İyi niyet elçisi” Arınç durum yanlış diyor. Grup başkan vekili resmi olarak Dicle’nin milletvekilliği bitti diyor; başka AKP’lilerden yumuşak açıklamalar.

Kendi Seçiminin Sonucunu Tanımayan Bir Sistemin Meclisini Kim Tanır?

24 Haziran 2011 / N. Cemal

“Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu, Türkiye halklarının barış içinde ve özgürce bir arada yaşaması amacıyla yan yana geldiği günden beri, birçok operasyonun hedefi haline gelmiştir.

Hatip Dicle ve “İleri Demokrasi”

23 Haziran 2011 / Seyfi Adalı

AKP, yüzde 50’ye yakın oy desteği; yargı, polis, ordu, medya üzerindeki gücüyle “merkez parti” rolüne soyunarak Kürt sorununda ve demokratikleşme konusunda, söylem düzeyinde de geleneksel devlet çizgisine geri dönüyor.

Hatip Dicle Milletvekilli; Ama YSK, Adaylığını Düşürdü!

21 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

Hatip Dicle’nin milletvekiliği adaylığının seçildikten sonra düşürülmüş olmasının abesliği ortadayken, ne Blok ne de Dicle’yi seçenler tarafından YSK kararının kabul edilmesi mümkün görünmüyor. YSK kararı Çarşamba günü (yarın) saat 19.00’da Galatasaray Meydanında protesto edilecek.

Türkiye Büyük Sermayedar Meclisi mi?

19 Haziran 2011 / Aziz Çelik

Yeni meclisin sosyal-sınıfsal kompozisyonunda ciddi bir asimetri söz konusu. Sermayedar sınıflar geniş bir temsiliyet sağlarken, işçilerin, ücretlilerin-çalışanların esamisi okunmuyor. Öte yandan meclisin sosyal-sınıfsal kompozisyonu oldukça seçkinci bir karakter arz ediyor. Geçmiş dönemin devletçi-seçkinci ağırlığı yerini bu kez orta ve üst sınıfların seçkinlerine bırakmış almış durumda.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Seçim Tarihimizden Manzaralar – (Mehmet Ö. Alkan)

18 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

Bu yazıda 1908’de ilk çok partili seçimi ve Türkiye’de sonraki yıllarda yapılan seçimleri takip ederek 1990’ların başına kadar geleceğiz. Malzememiz seçim kitapları, afişler, sloganlar, seçim anketleri, şarkılar, mizah dergileri, farklı seçim dönemlerinde ön plana çıkan olaylar, satışmalar ve bunlara verilen yanıtlar gibi oldukça renkli.

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku Kadıköy’de Seçim Kutlaması Yaptı

16 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu İstanbul 1. Bölge Milletvekili Sebahat Tuncel tarafından yapılan konuşmada, “Zafer kutlamalarımıza bile izin verilmiyor. Operasyonlara devam ediliyor, Batman’da 20 kişi gözaltına alındı. Savaş politikaları hala devam ediyor” dedi.

Ertuğrul Kürkçü ile 40 bin Kişilik Seçim Şenliği

16 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

Ertuğrul Kürkçü’nün seçim zaferi için düzenlenen 40 bin kişilik şenlik Mersin Mezopotamya Kültür Merkezinden sanatçılarının konseriyle geç saatlere kadar sürdü.

Kürtler Liberalleri Üzdü

16 Haziran 2011 / Özcan Özen

Özgürlük Blokunun milletvekili sayısını 36 olmasına bakıp “her şeye rağmen seçilebiliyorsunuz” diyorlar ve ekliyorlar “o halde silah bırakın, teslim olun.” Devlet söylemini tek bir harf bile değiştirmeye gerek duymuyorlar liberallerimiz.

TKP, Başarısızlığını Dışında Değil, Siyasetinde Aramalı

16 Haziran 2011 / Seyfi Adalı

TKP, her fırsatta Kürt halkına karşı şovenist bir dil kullanan, kendisi dışında herkesi “sahte sol” gören, “Komünist Parti” ismini burjuvaziden almış olmasına dayanarak, tüm komünistler adına konuşma hakkını kendinde bulan küçük burjuva siyasetiyle giderek kaybetmektedir.

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun 15 İlde Karşılaştırmalı Seçim Başarısı

15 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

2007’de 15 ilde aldığı 913 bin oyu da neredeyse iki katına çıkararak 1 milyon 750 bine yükselten Blok, Diyarbakır, Van, Batman, Mardin, Hakkari ve Şırnak’ta yüzde 50 ve üzerinde oy aldı. 12 Haziran’daki başarı, Kürt politik hareketine 2007 seçimlerine göre dokuz fazla milletvekili kazandırırken, AKP’nin bölgedeki milletvekili sayısı sekiz azaldı.

Seçim Notları II

14 Haziran 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Türkiye halkları, emek, barış ve özgürlüklerin savunulması anlamında blokumuza önemli bir destek sunmuştur. Savaşın dilini önceleyen diğer partilerin zaferi ya da hezimetinden daha önemli bir olgudur bu. Meclisi demokratik bir mevziye dönüştürerek özgürleşme ve ortaklaşma pratiğinde önemli işler görebiliriz. Uzun yılların, zihinlerde ve gönüllerde oluşturduğu tekçi kalıpları doğru ve sabırlı bir çabayla kırabiliriz.

Çatı Partisi

14 Haziran 2011 / Ömer Yıldız

Türkiye liberal sağ, liberal sol, zamanla azalan ve daha da azalacağı görülen milliyetçi sağ ve Kürt ağırlıklı sosyalist bloktan oluşmaktadır. Cumhuriyet tarihindeki en güçlü sosyalist blok oluşmuştur. Göstergeler büyümeye de devam edeceği yönündedir. Sırrı Süreyya ve Levent Tüzel sosyal demokratlardan da oy almışlardır.

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku Umut Oldu

13 Haziran 2011 / N. Cemal

Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun önemli başarılarından birisi de kadınların temsiliyle ilgilidir. 2011 seçimlerinde -şu anki verilerle- 11 kadın vekil blok adına meclise girmektedir.

Yeni Mecliste 107 Hukukçu Var: Hukuk Da Olacak mı?

13 Haziran 2011 / Sol Defter- Haber

Yeni Mecliste 107 hukukçu, 71 mühendis, 37 doktor ve 10 gazeteci milletvekili “grubu” var. 2 sendika genel başkanı, 8 ticaret ve sanayi odası başkanı, Kiler grubundan Koç Holding’e ve Toprak Holding’e kadar sermaye çevreleri de mecliste. Meclisin beşte birinin hukuçulardan oluşmuş olması ise, hukuksuzluğa son verileceğinin garantisi olacak mı?