F Tipi Cezaevinden Mektup: Sorunlar Ağırlaşıyor

8 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

Diğer F tiplerindeki uygulamalara göre Tekirdağ 1 nolu F tipi hapishanesi yönetimi ağırlaştırılmış müebbet cezalarının infazını en katı biçimde uygulamaktadır. Havalandırma kapılarının açık bırakılması, yıllarca yasanın en alt sınırı olan 1 saat ile sınırlı tutulmuş, “iyi halli” olma koşulu ile bu süre artırılarak 1 ile 3 saat arasında uygulana gelmiştir.

İşten atılan yemekhane işçileri geri alınsın!

8 Eylül 2010 / N. Cemal

Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Taş-İş-Der) üyesi işçiler tarafından 3 haftadır sürdürülen oturma eylemine -araya giren bayram ve uzun tatil nedeniyle- son verildiği bir basın açıklamasıyla duyuruldu.

Beş yılda gıda yüzde 66-72, ücretler yüzde 45-47 arttı

8 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Asgari ücretlinin elektrik, sağlık, eğitim, kira gibi girdilerle beraber gıda dışındaki fiyat artışları sebebiyle de satın alma gücü azalmakta. Beş yıl önceye göre kamusal hizmetlerin ticarileşmesi sebebiyle eğitim ve sağlığa cebinden çıkan para miktarı daha da arttığı için, sadece gıda fiyat artışları açısından değil, genel olarak satın alma gücü bakımından da (asgari) ücretlilerin yoksullaşması devam etmektedir.

‘6-7 Eylül 1955 bir daha asla’

7 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

Tarihe ‘6-7 Eylül olayları’ diye geçen ve Türkiye’de başta Rumlar olmak üzere azınlıklara yönelik yağma ve linç girişimlerinin yıldönümü nedeniyle İstiklal Caddesi’nde yürüyüş düzenleyen insan hakları savunucuları, benzer girişimlerin İnegöl ve Dörtyol’da Kürtlere yönelik de uygulandığını hatırlatarak, ‘ötekileştirmeye’ karşı mücadele çağrısında bulundu.

Fransa: en az 2,5 milyon kişi sokaklara çıktı

7 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

En yüksek katılımlı eylemler Paris ve Marsilya’da gerçekleşti. Paris’teki eylem saat 14.30’da başladı ve polise göre 80 bin kişi katıldı. Polisin verdiği rakam Haziran’daki eylemin iki katı katılım olduğunu işaret ediyor. Sendikalar ise 270 bin kişinin Paris sokaklarındaki yürüyüşe katıldığını duyurdu.

Bir kınama vesilesiyle…“Yetmez”cilerin “evet”i, AKP’ye yeter!

7 Eylül 2010 / Seyfi Adalı

1970’lerden itibaren, kullandıkları dil, kurdukları ilişkiler ve sola dönük eleştiri adı altında yaptıkları hakaretler sebebiyle genel olarak soldan dışlanan; kendileri dışındaki herkesi “sahte sol” ilan eden Aydınlıkçılar’ın durumu ile bugün “evet” diyen solcuların tırmandırdıkları siyasi gerilim, kullandıkları dil ve eleştirilerinin niteliğinin artan benzerliğini, bu solcu imzacılar görmüyor mu?

Lenin bir gün kütüphaneden çıkar ve Diyarbakır’a gider

6 Eylül 2010 / Özcan Özen

BDP’nin güçlü olduğu şehirlerin dışında işçi sınıfının buna hazır olmadığı, bilinç ve mücadele düzeyinin yüksek olmadığından hareketle boykot değil HAYIR demek gerektiğini savunan sosyalistler hiç de az değildir… Sınıfın en bilinçli kesiminin üç yıl önceki deneyiminden hareketle bu kesimin boykota hazır olduğu açıktır.

Ahmet Tonak: “Burada hayır, orada boykot” vesilesiyle iktisadın sefaleti

6 Eylül 2010 / E.Ahmet Tonak

Geçen hafta, Taraf gazetesinde bir yazının başlığı ‘Kriz bitti! Dönüşüm başlıyor…’ aynı hafta Radikal gazetesinde bir başka yazının başlığı ise ‘Resesyon mu depresyon mu?’ idi. (…) ‘Biten’ bir kriz olmadığı gibi, ‘resesyondur, bu da geçer’ gibi değerlendirmeler de en azından naiflik…

HSGGP: Taşeron işçileri yalnız değildir

6 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

Basın açıklaması yer ve saati aşağıdadır:

Tarih: 07.09.2010 Salı (yarın)

Saat: 12.30

Yer: Çapa Tıp Fakültesi (Acil Girişi Karşısı)

Toplu Görüşme Sürecinde Konfederasyonların Sefaleti

6 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

4688 sayılı yasa 12 Eylül’den sonraki en kitlesel ve etkili emek muhalefetini sistem içine çekerek etkisizleştirmekle kalmadı, aynı zamanda örgüt dinamizmini yok ederek hantal, statükocu bir bürokratik yapıya dönüştürdü.

Referandumda Feminizmin İcabı Bence ‘Hayır’

5 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

Bütün feminist değerlerimize düşman olduğunu ilan etmekten çekinmeyen bir başbakan “kadınlarımıza özel ayrıcalıklar” adı altında bize bir ikram teklif ediyor. Bu da biz kadınlar için bir “düello” konusudur. Ben bu ikiyüzlü ikramı eşitlik, özgürlük ve kurtuluş hedeflerimizin gereği olarak, elimizin tersi ile itmeden güçlenemeyeceğimizi düşünüyorum. Bu yüzden, bu halk oylamasında, feminizmin icabı bence “hayır!” diyorum.

Murat Belge’nin evet’i, boykot’a rağmen evet’te ısrardır!

5 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Referandumda Kürt halkının üçüncü bir cephe yaratarak boykot dediği koşullarda Belge’nin evet’te ısrarı, Kürtlerin haklarına yönelik geleneksel devlet politikasını izleyen AKP’ye destek anlamına geleceği gibi, Kürtlerin de artık BDP ile değil AKP ile temsiliyeti tartışmaya açacağı için kabul edilemez.

Toplu Görüşme sürecinde “kurullar” ve sendikalar

5 Eylül 2010 / Yunus Öztürk

Sendikaların neredeyse tamamı o kadar “gerçekçi” ki, Uzlaşma Kurulu’nun zam oranı önerisi iki konfederasyonun (Kamu Sen ve Memur Sen) önerisinin üstünde, KESK’in zam önerisinin gerisinde kaldı. Üç konfederasyon da tam bir “gerçekçilik” (hükümet tarafını da düşünen önerilerle) ve “kamu” sendikacılığı örneği sergilemiş oldular.

Kağıtçının Ölümü

5 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

Çöpten kazanılan hayatların kaybedecekleri tek şey, kağıtları doldurdukları iki tekerlekli arabaları. Onu da zabıtalar gece yakaladıklarının elinden almaya çalışıyor. Demir çubuklarla dövülüp yaralananlar, öldürülenler var. Yaşamları bile “kabil-i sarf!”

“Aktif boykot”la dayanışmak için Batı’da “aktif hayır”ı örgütlemeliyiz

4 Eylül 2010 / Seyfi Adalı

Emekçilerin siyasallaşması açısından Doğu’da boykot, Batı’da hayır: Düzenin ve hükümetin sömürü ve baskı siyasetine karşı Kürt ve Türk emekçilerinin, yoksullarının birleşik mücadelesi için… 13 Eylül’den sonra da mücadelemizi emekçilerin ve yoksulların arasında büyütmek için gayret göstermeliyiz.

Diyarbakır’dan Kürt halkına da TEKEL işçisine de yanıt gelmedi

3 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

Önce şiddet, sonra görüşme, ardından oyalama ve verilen sözlerin tutulmaması… Başbakan, Kürt sorununda olduğu gibi TEKEL işçilerinin 4 C sorununda da benzer bir siyaset izliyor. Bir kez daha anlaşılıyor ki, aynılar aynı yere, ayrılar ayrı yere: ezilenler ve sömürülenler mücadelelerini birleştirmeli.

Korkmayın, EVET’iniz Kürtlere de yeter!

3 Eylül 2010 / Özcan Özen

12 Eylül darbesini yapanların yargılanmasının yolu açılacak diyerek EVET diyenler son askeri şura öncesi 102 generalin tutuklanması kararı ve sonrasında yaşananları hatırlamalıdır. Kitlelerin arkasında etkin bir şekilde durmayacağı hiçbir yargılama darbecileri mahkum edemeyecektir. Ancak kitlelerin, siyasallaşan insanların yaratacağı bir anayasa sivil ve demokratik olabilir.

Toplu görüşme süreci özeleştirisi

3 Eylül 2010 / Ömer Yıldız

Sizin göreviniz sendikaların bürokratik yapısını devam ettirip; bütçe ayarlamak, çalışan işçilerle cebelleşmek, direnişçi Tekel işçilerini “teşhir ve tecrit” etmek, delegelerin nabzını ölçmek değil. Sizin göreviniz devrim tarihinde önemli bir basamak olan Kesk’in emekçi mücadelesine katkısını en üst düzeye çıkarmaktır.

KPSS-AKP Eliyle Çalınmış Hayatlar

3 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

Öğretmenin çalışabileceği tek yer Milli Eğitim bünyesidir. Öğretmenin çalışma ortamı okuldur. Şansı yaver gider de öğretmen olduğunu zaten diplomasıyla kanıtlayan öğretmen KPSS’den aldığı puanla kopya çekenlere rağmen atama yapılacak sayının içine girebilirse öğretmen olabiliyor.

“Evet” afişi kefeni oldu!..

2 Eylül 2010 / Sol Defter- Haber

AKP ya da CHP’nin yürüttüğü kampanyalar oy avcılığına dayalı. Ne kadar para o kadar reklam, afiş, bağış ve oy anlamına geliyor. Referandum, bir işletmenin çalışma kurallarına göre işliyor. Bu düzene “hayır” deyişimizin politik anlamı, “evet” afişinine sarılarak ölen işçi gerçeğinin ardında yatıyor.