1 Mayıs 1977 Tartışması – Garbis Altınoğlu

18 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

1977 yılında Aydınlık hareketi içinde bulunan ve bugün farklı siyasal çizgilerde yer alan Halil Berktay’ı ve onu eleştiren Gün Zileli’yi “Aydınlıkçılık” siyasal çizgisi üzerinden değerlendiren Altınoğlu, Aydınlıkçı çizginin izini sürerek her iki yazarın bugünkü siyasal tutumlarındaki ortaklığa dikkat çekiyor.

1 Mayıs 77’yi Tanıkları Anlattı

9 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

Toplantıda konuşan tanıkların hepsi o dönem sol içinde kavgaların olduğunu kabul etti ancak bu husumetin “kontgerilla” ya da “derin devlet” tarafından kullanılarak “bilinçli” bir katliam yapıldığını söyledi. Tanıklar o dönem yükselen işçi sınıfı mücadelesi ve sosyalist hareketin devleti korkuttuğunu ve bunun 1 Mayıs’ta katliamla önüne geçilmek istendiğini ifade etti. Tanıklar, bu süre içinde katliamla ilgili belge, fotoğraf, tanık ifadeleri vb delillerin kullanılmayarak sağlıklı bir soruşturma yapılmadığını sadece mağdurların yargılandığını söyledi.

Yıldıray Oğur’dan Rıza’nın İmalatı

8 Mayıs 2012 / Özcan Özen

Berktay ve Oğur’un yüz binleri ve onların geçmişlerini küçümseyen tavırları ve insanları komplo uyduracak denli yalancı çıkartma gayretleri, beyanları kabul edilebilir değil. Üstelik bunları da sadece “Ben” diyerek yapıyorlar, “Ben” dışında hiçbir kanıt ileri sürmüyorlar. Bu megalomani olabilir mi? Tıp, tam da bu noktada devreye girmez mi? Hepsinden önemlisi çare var mı?

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (9): Yalçın Yusufoğlu

8 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

1977 yılına gelindiğinde, toplumsal manzarada eksik olan solun siyasi zayıflığıydı. Hem onca geniş çalışanların örgütlerinde yönetimde olacaksın, ham de siyasi mücadelede güçsüz ve etkisiz duracaksın. O dinamik örgütlerin kitlesini oluşturan insanlar seçimden seçime gidip CHP’ye oy veriyorlardı. Sosyalistlerin siyasi alandaki etkisizlikleri Milliyetçi Cephe ve faşist tırmanış karşısında CHP’yi desteklemeyi çare görmeyi getirmekteydi.

1 Mayıs 1977’nin Tanıkları Konuşacak

8 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

DİSK, dönemin canlı tanıkları ve belgeleri eşliğinde, 1 Mayıs 1977 Katliamı’nın arka planını açıklamak için, 9 Mayıs 2012 Çarşamba günü
(YARIN) saat 11:00’da Taksim Hill Otel’de geniş bir BASIN TOPLANTISI düzenliyor. Basın toplantısına katılacaklar arasında dönemin soruşturma savcısı Çetin Yetkin, DİSK avukatları, gazeteciler de var.

Bir Taraf Klasiği: İtinayla Tarih İmal Edilir – Tora Pekin

7 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

Halil Berktay solla hesaplaşmasında –şimdilik– en büyük adımını attı herhalde: 1 Mayıs 1977 katliamından kontrgerillayı çıkardı, tüm sorumluluğu suç ve günahları say say bitmez sola yükledi. “Solun bir efsanesi daha yıkıldı… Bir tabu daha devrildi…” Günlerdir bunu konuşuyoruz, gerçekten büyük başarı. Elbette demokrasi tasavvurunu şiddetli bir anti-sol üzerinden kuran Taraf’ın ve bazı Taraf yazarlarının buna kayıtsız kalması beklenemezdi. Berktay’ın iddialarını ortaya atmasının hemen ertesinde Taraf konuyu sürmanşete çekti: “İlk kurşunu Maocular attı” (3 Mayıs)

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (8) – Nabi Yağcı

7 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

‘’… Salt spekülasyona dayalı mesnetsiz sıradan bir iddiayı ve 77’de devletin solu hedef gösteren sahte gerekçesini gazetem üst üste manşet yaptığında, devleti, derin devleti aklar biçimde DİSK’i, Türkiye Komünist Partisi’ni, İGD’yi ve tüm solu 77 1 Mayıs katliamının sorumlusu olarak gösterdiğinde mesele değişiyor ve mesele bir iki yazarın görüşü olmaktan çıkıyor. Böyle gördüğüm içindir ki …Taraf’ta yazmayı sürdürmemin kendi açımdan doğru olmayacağına karar verdim…

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (7) – Bülent Uluer

5 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

Dönemin Dev- Genç Başkanı Bülent Uluer, “Solcular devlete gerekli ortamı kendi elleriyle hazırladılar. Devletin çok da büyük bir komplo hazırlamasına gerek kalmamıştı zaten” diyen Uluer, sol kesim içindeki düşmanlığın kaynağında ise Maocuların ve özellikle Aydınlık hareketinin bulunduğunu söyledi. Celalettin Can da, “Altyapıyı Emniyet oluşturdu. MİT de olayları organize etti” diye konuştu.

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (6) – Ümit Kıvanç

5 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

1 Mayıs 1977’ye ortam hazırlanmasında bizim o zamanki dargörüşlülüğümüz ve mankafalığımız konu edilmeli, doğru. Ama bunu bizim gazetede yapıldığı gibi, içinde “sol” geçen her şeye –nedense– duyulan, içten bir düşmanlıkla, “hah, bulduk!” edâsıyla yaptığınızda, amacınızın hakikate hizmet olduğuna inanmak zordur. Bülent Uluer’le yapılmış görüşmeye “İlk kurşun Maoculardan” başlığını atmak, sadece gazeteciliğe ihanet değil, düpedüz kötü niyetliliktir (çünkü okuduğumuz habere göre, adam öyle bir şey dememiş).

1 Mayıs 1977 – (Birikim Dergisi Sayı 28/29 – Mayıs 1977)

5 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

Olayı düzenleyenler, her şeyin üç kademede olup biteceğini tasarlamış ol­malılar; kendileri, bu üç kademenin sadece bir tanesine doğrudan müdahale edeceklerdi. İlk işareti verecek olan, solcular kendileriydi. Pro-vokasyoncuların, saldıran grup içinde adam bulundurup bulundurmadıkları bilinmez, ama olayın kendiliğinden gelişimi içinde de silâh atılması kaçınılmaz görünüyordu. İşte bundan sonraki ikinci kademede, provokatörler kendi işlevlerini yerine getireceklerdi. Bu, ateşi yay­gınlaştırmak ve belirli noktalarda yoğunlaştır­maktı. Solcular birbirlerini ürkütmek için kuru-sıkı atabilir, havaya ateş edebilirlerdi. Bu an­da, stratejik yerlere mevzilenen kişiler kitleyi kurşunlarsa, bu hem paniği sağlar, hem de, aralarında gerginlik olan sol gruplar, ateşin karşı taraftan geldiğini düşünerek savunmaya geçebilirlerdi. Bu yayılma, üçüncü kademeyi başlatırdı.

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (5) – Rıdvan Akar

5 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

Berktay’ın tarihçiliğine itirazımız olmasa da bir tarihçi ve akademisyene yakışmayacak bir üslup savurganlığı ve saygısızlıkla 1 Mayıs 1977’de devletin rolü olmadığını, solun kepazeliği olduğunu iddia etti. Gerekçesi ise “Oradaydım, ben ateş edildiğini görmedim” şeklindeydi. Yani Berktay görmemişse tarihsel olgular da anlamını ve önemini yitiriyordu

“Tetikçi Halil Berktay’dı!”

4 Mayıs 2012 / Özcan Özen

Daha da yıllar sonra benzer bir yeteneksizlik sergisini Taraf gazetesindeki köşe yazılarında açtı Halil Berktay. Burada bıkıp usanmadan ve onu en çok güdüleyenin hınç olduğunu aşikâr edecek umarsızlıkla sosyalistlere, sosyalizme ve Marksizme saldırıp durdu. O kadar bilgiçti ki Çelik Bilgin bile onun yanında mütevazı kalırdı. Sık sık “teori” üretir ve “teorik” eksiklikler tespit edip “buraların çalışılması gerektiğini” bildirir; çayı koymaz, sofrayı toplamaz. Bunlar parya işleridir, onun gibi yüceler yücesi bu sıradanlıklarla uğraşamaz. Sayesinde “kibir”in adı değişmiştir.

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (4): Ömer Laçiner

4 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

Şaşkınlığım geçti, öfkem başladı. Ortadaki açık verilere rağmen Berktay’ın bunu söyleyebilmesine öfkeleniyorum.

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (3) – Selami Gürel

3 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

1 Mayıs 1977 provokasyonu, solcularla, işçiler, emekçiler arasındaki köprülerin yıkıldığı, solun marjinalleşmesinin başladığı ve sınıfla köprülerin yeniden bir daha inşa edilemediği “derin” bir eylemdi.

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (2) – Yalçın Ergündoğan

2 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

1 Mayıs’77 katliamı değerlendirmesini, bizzat alanda kürsü önünde bulunan, sonradan da “mağdurken”, “1 Mayıs’77 sanığı(!)” olmuş biri olarak ,en hafifinden “hayret” içinde okuduğumu itiraf etmeliyim… 1 Mayıs, yakın siyasi tarihimiz içinde,“derin devlet”in, o günkü adı ile “kontrgerilla”nın ülkeyi12 Eylül 1980 darbesine götüren yolda önemli bir kilometre taşı oluşturan henüz aydınlatılamamış en büyük siyasi tertiplerinden ve kitle kırımlarından biridir.

Halil Berktay’ı Tanıklar Yalanlıyor (1) – Gün Zileli

2 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

meydandaki paniği tetikleyen, orada “üçlü blok” tarafından açılan ateşle dört DİSK görevlisi Uzel işçisinin ölümüne sebep olan bu silahlı çatışmanın yarattığı büyük gürültü ve tarrakadır. Bu doğru. Ama eğer Meydanda o polis panzerleri kalabalığı önüne katıp kovalamasa ve kenarlara sürmeseydi, kısa süreli bir panik yaşansa bile o korkunç sıkışma ve bunun sonucunda 30 kişinin ölümü söz konusu olmayacaktı.

1 Mayıs 1977’de Devlet Boş Durmadı – (Munzur Pekgüleç)

4 Mayıs 2011 / N. Cemal

1 Mayıs 1977 katliamının benzerlerinin bazı Latin Amerika ülkelerinde de uygulandığını ve ABD-CIA operasyon belgelerinde yer aldığını sonradan öğrendik. Miting alanlarında toplanan kitlelere yönelik panik yaratacak türden provakatif saldırılar yapılıyor ve katliamla sonuçlanıyor. Asıl amacı ise işçi sınıfının yükselişinin ve devrimci hareketteki gelişmenin önünü kesmekti.