deriteks_sendikasi1-700x373

Sendika hakkını kullanmanın karşılığı kara liste olmamalı – Murat Özveri

31 Mayıs 2018 / Sol Defter- Haber

Bugün işten atılmamış olan işçiler, eğer anayasal haklarını kullandıkları için işten atılan arkadaşlarınız yenilirse bilin ki, bu sizin geleceğinizin de kararmasıdır. Bugün sendika hakkı için, işi için kendisine atılan iftiralara aldırmaksızın mücadele veren arkadaşlarınız kazanırsa bu tüm işçilerin kazanımı olacaktır

referandum1

“Toplumsal bellek” hasarı hizmetindeki Anayasa harekâtı… – İbrahim Kaboğlu

29 Aralık 2016 / Sol Defter- Haber

Fikirler, eylemler ve hukuki düzenlemeler: Bu üçlü, toplumların bir tür özgeçmişini oluşturan anayasalarda somutlaşır. Bir toplumdan diğerine değişse de, anayasa adı verilen metinler, belli ölçüde toplumun özgeçmişi (otobiyografisi) sayılır.

tbmm-yeni-anayasa-yapabilir-mi_1446873691

Bir anayasa hukukçusundan değerlendirme: Elveda kuvvetler ayrılığı, elveda Anayasa – Kemal Gözler

23 Aralık 2016 / Sol Defter- Haber

Anayasa Değişikliği Teklifi kabul edilirse, şüphesiz başlığı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası” olan 2709 sayılı Kanun metni Türkiye’de yürürlükte kalmaya devam edecektir. Ancak bu metin, gerçek anlamda bir “anayasa” değil, iktidarı sınırlandırmayan, vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini devlet karşısında korumayan bir kağıt parçasından başka bir şey olmayacaktır.

page_anayasa-degisikligi-teklifi-1730da-tbmm-baskanligina-sunulacak_741270447

İşte anayasa değişikliği teklifi

10 Aralık 2016 / Sol Defter- Haber

Değişiklik teklifi anayasadaki 70 maddede değişiklik yapılmasını öngören 21 madde içeriyor

sendika yasası DİSK

Gerçekten sendika hakkı var mı? Dr. Murat Özveri

7 Aralık 2016 / Sol Defter- Haber

Sendikal haklardan birisi yoksa diğerlerinin varlığından söz edilemez. Örneğin sendika kurma hakkı var, grev hakkı veya toplu iş sözleşmesi yapma hakkı yoksa artık sendika hakkının varlığından da söz etmek hukuken olanaklı değildir. Bu duruma kısaca sendikal hakların bölünmezliği ilkesi denilir.

anayasa-mahkemesi

Anayasa Mahkemesi ilan etti: Artık bir Anayasamız yok! – Kerem Altıparmak

6 Kasım 2016 / Sol Defter- Haber

Gerekçe açıklanmadan önce şöyle bir soru sormuştum: Madem OHAL KHK’leri denetlenemiyor, bir OHAL KHK’si ile Anayasa Mahkemesi kaldırılabilir mi? Dün Anayasa Mahkemesi buna cevap verdi aslında: Gerek yok, biz kendi kendimizi kaldırdık!

gülten kışanak

Kışanak: AKP yolun sonuna gelindiğinin farkında değil

22 Eylül 2013 / Sol Defter

ANF – BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Eylül’de açıklayacağını söylediği paket konusunda, “12 yıldır halk sabretti, bekledi. Artık beklemek istemiyor” dedi ve ekledi: “Bu yolun sonuna gelindiğinin farkında değiller.” BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ile BDP Şırnak (Şırnex)Milletvekili Hasip Kaplan, katıldıkları Türkiye Barış Meclisi (TBM) tarafından verilen “Barış…

Read more →

tayyip

Reform mu kurnazlık mı? – Burak Cop

19 Ağustos 2013 / Sol Defter

  18 Ağustos 2013 Temmuz sonu ve Ağustos başında AKP ileri gelenleri seçimler ve partilerle alakalı bazı önemli konuları düzenleyen kuralların değişebileceğinden söz ettiler. Bunlar başkanlık sistemi, seçim barajı ve siyasi partilere Hazine yardımı ile ilgiliydi. Önce Bülent Arınç konuştu (25 Temmuz). Yüzde 10’luk seçim barajını düşürmeyeceklerini, ancak bir takım ek tedbirlerle temsilde adaletin güçlendirilebileceğini…

Read more →

Başkanlık rejimi ve CHP tabanının geleceği -Veysi Sarısözen

9 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

Bu ortamda Başkanlık rejimi, hızla yaklaşan istikrarsızlık ve kriz koşullarında, iç savaşa ve bölgesel savaşa hazırlık anlamına geliyor. Anayasal diktatörlük ve buradan “tek millet, tek devlet, tek din ve tek şef”sloganının işaret ettiği faşizme yönelme riski büyüyor. Anayasa konusu artık “nasıl bir anayasa?” sorusu olmaktan çıkmış; Erdoğan diktatörlüğünü resmen ilan edecek bir Anayasa çizgisine karşı kitlesel mücadele konusu olmuştur.

Anayasa Kurultayına Çağrı – HDK

4 Mayıs 2012 / Sol Defter- Haber

12 Eylül rejiminden kopuşu sağlayacak, evrensel anlamda hak ve özgürlükleri, halkların kimlik ve anadilinde eğitim taleplerini, din ve vicdan özgürlüğünü güvenceye kavuşturacak, emekten yana, cinsiyet eşitlikçi, ekolojik, ademi merkeziyetçi bir anayasa için sürece etkili bir biçimde müdahale ihtiyacı ivedilik kazanmış durumda.

Anayasa Arayışı ve Tartışma Süreci – Demokratik Anayasa Hareketi (Belge)

20 Şubat 2012 / Sol Defter- Haber

Anayasa tartışmalarının bilinçli olarak iktidar tarafından gündemde tutulduğu ve bu tartışmaların dışında kalarak iktidar partisinin oyununa alet olmaktan kaçınmak gerektiğini savunan çevreler, bu konuda etkin ve alternatif tartışma platformları oluşturmaya güç yetirememektedirler. Tartışmaların nesnesi olmaktan çıkıp, etkin ve aktif öznesi olarak belirleyici bir irade sergilemek ise toplumsal dinamikler açısından ciddi bir zorunluluk olarak görülmektedir.

Bize Bir Ders Olur mu?

26 Mart 2011 / Aziz Çelik

657 sayılı yasanın 125. Maddesinde yapılan değişiklikle memuriyetten çıkarılma sebepleri arasına “kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme” fiili de eklendi. Maddenin eski halinde var olan “işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak” fiiller memuriyetten çıkarmayı gerektiren sebepler olarak korundu.

Yeni Rejim Eski Zihniyet

24 Kasım 2010 / Zafer Aydın

Eski rejimin otoriter karakterini muhafaza ederek yeni rejimi tesis eden AKP, sanki muktedir olan kendisi değilmiş gibi hala eski rejime yumruk sallıyor.

Edeb yâ hû!

16 Eylül 2010 / Aziz Çelik

Asimetrik “milli irade” 12 Eylül referandumunun ardından neredeyse “milli irade” bayramı ilan edilecek. Türk sağının geleneksel “milli irade” fetişizminde şaşırtıcı bir yan yok. “Siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz” derekesine inen çoğunlukçu (ama çoğulcu olmayan) zihniyet biliniyor. Şaşırtıcı olan sandık sonuçlarını neredeyse demokrasinin tek ölçütü ilan eden ve “liberal” demokrasinin en temel ilkelerini bile unutan liberaller….

Read more →

Anayasa değişikliği mi dediniz?

2 Mayıs 2010 / Seyfi Adalı

İktidar sözcülerinin ve iktidarın medyadaki kuyrukçularının ‘üçüncü seçeneğe’ saldırmaları boşuna değildir. Arzuları, ‘darbe korkutuculuğu’yla işçileri ve yoksulları; solu ve BDP’yi aldatmaktır.