ortadoğu

Ayaklanmalar Zamanı – Mustafa Özcan

13 Temmuz 2013 / Sol Defter- Haber

Anlamak, politik metinlerin, tarihsel birikimlerin rüya yorumlar tarzda ya da analitik çözümlemesi yoluyla değil; tarihsel birikimin hafızasıyla olasılıkların olasılığı seviyesinde olasısız gibi görünen şeylerin keşfiyle oluşuyor. Anlayamayan manipüle edemeyip eklemleniyor. Solun Gezi ile kurduğu ilişkinin anlatımı tamda budur.

Kapitalistler Kimi Sever?

20 Mart 2011 / Ömer Yıldız

Takke düştü kel göründü. Emperyalist güçler sanki önemliymişsin gibi yapar menfaati uğruna anında satar. Galiba AB-ABD’nin AKP ile işi bitti.

Kemal Okuyan’ın Yazısı ve Devrim, Sol ve Sinizm

25 Şubat 2011 /

Bütün bu meseleler Okuyan’ın devrimden, ayaklanmadan, toplumsal mücadelelerden ne anladığıyla alakalı elbette. O belli ki emir komuta zinciri dahilinde gelişen ve komuta kademesinde mutlaka kendisinin ya da kendisiyle eşdeğer güçlerin yer aldığı mücadeleleri mücadele, ayaklanmaları ayaklanma sayıyor. Gerisi emperyalizmin yeni bir oyunundan başka ne olabilir ki?

Zafer Yörük: “Mısır Devrimi Gerçekleşmedi!”

23 Şubat 2011 / Sol Defter

Mısır Devrimi’nin gerçekliğinden kuşku duymayı gerektiren birçok “gerçek” sebep mevcut. 1789’dan bu yana yaşanmış devrim deneyimlerinin ışığıyla baktığımızda, asıl zorluk devrim güçleri ile “eski rejim” güçlerini birbirinden ayırmakta ortaya çıkıyor. Devrimler, var olan düzenleri bütün geleneksel aygıtları, kurumları ve mentaliteleriyle birlikte ortadan kaldırırlar.

Tunus’ta Solu Bölmek İçin İslamcıları Kullandılar

17 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

DEFNE GÜRSOY-PARİS Tunus’ta rejim tarafından yasaklanan Tunus Komünist Partisi’nin eski liderlerinden Habib Kazdaghli ülkesinde yaşanan gelişmeleri BirGün’e değerlendirdi. 1955 doğumlu Kazdaghli Manouba Sosyal Bilimler Fakültesinde çağdaş tarih profesörü. Kazdaghli ayrıca Ettajdid (Tecdid: Yenilenme) partisi kurucu üyesi ve danışmanı.

Esam el-Amin: “Mısır Devriminin Perde Arkası”

14 Şubat 2011 / Sol Defter

Mısır halkının önündeki asıl sınav, Batı ve onun yerli uşaklarının, onun rejimini kurtarmak üzere Mübarek’ten vazgeçtikleri zaman etkileyici devrimlerini durdurup durdurmayacağıdır. Bu devrime katılan liderler ve sivil toplum grupları, şu ana kadar rejim değişikliği için bastırıyorlar, karakterlerin değişmesi için değil.

Tarık Ali: “Arap Dünyasında Siyasal Akıl Çağına Geri Dönülüyor”

11 Şubat 2011 / Sol Defter

Mısır kitlelerinin greve çıkan işçilerle, sokaklarda gösteri yapan yargıçlarla birlikte yükselen dalgası ve gelecek hafta daha fazla sayıda bir kitlenin toplanacağı beklentisi, Washington’ın Mübarek’te ve şakşakçılarında direnmesini imkansız kıldı. Şimdi, Arap dünyasında siyasal akıl çağına geri dönülüyor. Bu arada Ürdün, Cezayir ve Yemen’deki siyasal barometre de yükseliyor.

Slavoj Zizek: “Tahrir Meydanı Mucizesi”

11 Şubat 2011 / Sol Defter

Mübarek, Obama’dan çok daha iyi farkında: burada uzlaşmaya yer yok, tıpkı 1980’lerin sonlarında Komünist rejimlere karşı yaşanan ayaklanmalarda olduğu gibi. Ya Mübarek’in iktidar yapısı bütünüyle çökecek, ya da isyan rejim tarafından yutulacak ve ihaneye uğrayacak.

Aykut Tunç Kılıç: “Tahrir, Tiananmen mi Olacak?”

11 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

Eğer bir katliama girişmeleri emredilirse ordunun tepesi emir komuta zincirini korumayı başarabilecek mi? Mısır halkı silahlar üzerlerine doğrultulduğunda aynı özgüvene sahip olabilecek mi? ABD ve AB’nin tavrına rağmen Mübarek ve ordu böyle bir katliama cesaret edebilecek mi?

Ahdaf Soueif: “Tank Paletlerinin Önüne Yatan Protestocular Mısır’ın Ruhuna Sahip Çıkıyor”

8 Şubat 2011 / Sol Defter

İnsanlar açıkça şöyle diyorlar: “Bizim bölünmüş, aşırı görüşlü, cahil, fanatik olduğumuzu söylüyorlardı – İşte çıktık ortaya: bölünmüş ama kapsayıcı, misafirperver, cömert, karmaşık, yaratıcı ve zekiyiz.” Sokaklarımızda ve evlerimizde yaşanmakta olan bu büyük devrim, Mısır halkının devletlerine, miraslarına, seslerine, kimliklerine sahip çıkışıdır. Bize omuz verin.

Zafer Yörük: “Devrim Kahire Kapılarına Dayandı: ‘La Vache Qui Rit (Gülen İnek)’ Artık Gülmüyor”

8 Şubat 2011 / Sol Defter

Mısır hem “tepeden devrimlerin” hem de bu devrimlerin oligarşik diktatörlüklere dönüşerek yozlaşmalarının modeli olduğunu dikkate alırsak, “Cuma Gazabı”nın Mübarek’in şahsi diktatörlüğünün hatta Mısır’da Nasır modelinin sonu olmanın ötesinde Ortadoğu’daki Arap milliyetçiliği temelinde oluşmuş bütün rejimlerin sonunu haber verdiğini iddia edebiliriz.

Tarık Ali: “Bugün Mısır’daki Kaos, Despot Arap Dünyasında Akan Kanı Gösteriyor”

7 Şubat 2011 / Sol Defter

NATO’nun İstanbul’daki gözde İslamcıları Washington’la sorunsuzca iş kotarabiliyorsa, aynısını niçin Mısır’daki muadilleri yapmasın? Belli ki onlar da on yılı aşkın bir süredir ABD’nin gayri-resmi elçileriyle bu yönde özel görüşmeler yapıp duruyorlar.

Diyarbakır Mısır’a Dönerse, Barış O Zaman Gelir

4 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

Öcalan, “Diyarbakır’da halk, Mısır’daki gibi günlerce sokaklardan ayrılmazsa, taleplerini dile getirirse, işte o zaman barış gelir, bakın bakalım o zaman AKP kalır mı kalmaz mı, işte o zaman Erdoğan’ın kendisi bu sorunun çözümünü talep edecektir” dedi.

Tarık Ali: “Arap 1848’i: Despotlar Sallanıp Düşerken”

3 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

Ocak’tan bu yana yaşadıklarımız Arap Dünyasının 1967 yenilgisinden bu yana gerçekleştirdiği ilk gerçek diriliş dönemini işaretledi. Tarihin yanlış tarafında olmamak ve yenilgiden payını almamak adına her daim uyanık davranan tüm dönekler bu ayaklanmalara hazırlıksız yakalandı. Değişimin henüz başındayız. Arap halkları bu kez zor kullanılarak ezilmedi ve ezilmeyecekler de. Tunus ve Kahire’deki despotların yerine geçecek isimler halka ne sunacaklar? Bilmeliler ki artık yalnızca demokrasi onların karnını doyurmaz…

Mısır’da Demokrasiye ‘Düzenli Geçiş’ Mümkün mü?

3 Şubat 2011 /

Muktedirlerin arzusu demokrasiye geçilecekse bunun elbette intizam dahilinde gerçekleşmesi, hatta böyle bir geçişin mümkün mertebe “yukarıdan” idare edilmesi. Hiçbir şey değişmesin diye değişimden bahsediyor, “yasalar çerçevesinde” kontrollü demokratikleşme çağrısında bulunuyorlar. Amaç ayaklanmanın açığa çıkardığı muazzam toplumsal enerjiyi soğurmak, kitlesel seferberliği “normalleşme” adı altında nihayete erdirmek.

Ahdaf Soueif: “Rejim Çapulcularını Yine Salıverdi!”

3 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

Keşke insanları tedavi eden, çoğu genç kadın gönüllü doktorlarla dolu küçük sahra hastanesini ve geçmiş olsun diyenlerden yağan ilaçları görebilseydiniz; keşke geçen hafta insanların Tahrir Meydanı’nda kazandıkları şeyi korumak için düşük belli kotları, tepesi görünen boxerlarıyla insan zinciri oluşturan genç adamları görebilseydiniz. Keşke bütün bunların ortasında saçları dalga dalga uçuşurken sevgili hayat için mesaj geçen yeğenlerimi görebilseydiniz; bir tek kuşkunun bile gölgesi olmaksızın bilirdiniz: Mısır güneşteki yerine, bu zalim rejimin gölgesinden kurtulmaya layık.

Baltagayyah Sorunu: Mısır Devletinin Ücretli Paramilisleri

3 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

Serbestçe “çeteler” olarak tercüme edilen Baltagayyah’nın Mısır’da hemen hemen herkes için özel bir anlamı vardır: Mısır devletinin ücretli paramilisleridir bunlar. Bu adilerden çok vardır ve Mısır devletinin başlıca ajan provakatörleridirler. Yağmaları gerçekleştiren, barışçı protestoculara saldıran ya da mülklere hasar verenlerin aslında güvenlik güçleri olduğu yolundaki komplo hikayelerinin genellikle doğru olduğu anlaşılıyor.

Enteresan (ve Arabî) Günler Geceler

2 Şubat 2011 / Sol Defter

Kendi payımıza bu günlerin -şu an itibariyle- en ‘enteresan ve kederli’ tarafı, ‘Arap isyanı’nı toplu bir coşkuyla takip edişimizin, Diyarbakır’da olsun, İstanbul ve Ankara’da olsun, halen sol üzerinde ‘nüfuzlu’ parti ve sendikalarca, “şu Tunus ve Mısır’ın yaptığını münasip konjonktürde bir de bir başından biz tutalım bakalım” arzusuyla kitlesel bir gösteri çağrısıyla taçlandırılmamış olması…

Mısır Sarsılırsa İsrail’in Titremesine Şaşmamalı

2 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

İsraillilerin başını zonklatan senaryo şu: Hüsnü Mübarek giderse onun yerini nihayetinde Müslüman Kardeşler’in hâkimiyetindeki güçler alacak. Seçimlere gidilecek; ama bunlar “tek adam, tek seçim, tek sefer” tarzı olacak. Yeni rejimin ilk hamlelerinden biri İsrail’le barış antlaşmasını yırtıp atmak olacak; Tahrir Meydanı’nda Mübarek’e “Tel Aviv’e evine dönmesini” haykıran kalabalıkların taleplerine bakılırsa.

Slavoj Zizek: “Arap Devrimci Ruhundan Niye Korkalım ki?”

1 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

Batılı liberallerin iki yüzlülüğü nefes kesici: açıkça demokrasiyi savundular, ve şimdi halk din adına değil, laik bir özgürlük ve adalet talebiyle tiranlara karşı ayaklandığında, büyük bir kaygıya düştüler. Neden dertleniyorsunuz? Neden özgürlüğe bir şans verilmesine sevinmiyorsunuz? Mao Zedong’un eski bir sözü bugün her zamankinden daha fazla yerine oturuyor: “Göğün altında büyük bir kaos var -şahane bir durum.”