birleşik-muhalefet

Birleşik Mücadele’nin yanına Acil Eylem Programı gerekli

5 Ocak 2019 / Yunus Öztürk

Son yirmi yıldır, hatta çok daha önceden beri, işçi hareketi içinde olan sosyalistlerin ve sendikacıların en sık karşılaştığı ve cevap vermekte zorlandığı soru ‘neden birleşmiyorsunuz’ biçiminde özetlenebilir. İşçilerden gelen ‘neden birleşmiyorsunuz’ sorusu, sosyalist sola ve sendikal harekete yönelik ‘ne de çok bölünmüşsünüz’ değerlendirmesinin olumlu yönde eleştirisidir. Ne çok bölündünüz yerine neden birleşmiyorsunuz? Son derece zarif ve olumlu bir yaklaşım.

Gezi AKM

birleşik bir hareket için

9 Ocak 2015 / Foti Benlisoy

Toplumsal karşılığı iyice cılızlaşmış, toplumsal ve sınıfsal mücadele alanlarındaki (eylem değil) bütünlüklü “inşa” faaliyetlerinden giderek uzaklaşmış, bu nedenle de “ortaya”, yani genel “kamuoyuna” konuşur hale gelmiş sosyalist solun siyasal hattı giderek daha fazla “genelin” hassasiyetleri çerçevesinde şekilleniyor. Böyle bir süreç, Türkiye’nin 2000’ler içerisinde yaşadığı siyasal alt üst oluşla birleştiğinde, sosyalist solun politik ve ideolojik tutarlılığını yitirmesi ve giderek düzen içi tavır alışların belirleyici hale gelmesi anlamına geliyor. Muhalefetin ufkunun genel geçer (sınıfsal muhtevası cılız) bir “AKP karşıtlığı” ile sınırlanması neticesinde sosyalist sol anlamlı bir ideolojik-politik referans noktası olma özelliğini büyük ölçüde yitirmiş durumda.

yumruklar sıkılı

Yeni Türkiye işçi sınıfı eliyle kurulacak!

11 Eylül 2014 / İşçilerin Sesi

Türkiye’nin büyümesi, emekçilerin yoksulluktan kurtulmasına yol açmıyor. “Böyle bir Yeni Türkiye’den bize ne” demeyi kolaylaştıracak, emekçilere güven verecek bir seçeneğe ihtiyaç var. İnsanca yaşamak için AKP’ye, bankalara, patronlara mahkûm değiliz; geçinmek için 12 saat çalışmak zorunda değiliz!

taşeron mitingi

Taşeron Sistemini yok etmek için, Birleşik Mücadele şart!

4 Haziran 2014 / Seyfi Adalı

Taşeron Çalışma biçimi Soma’daki maden cinayetlerinin ardından yeniden tartışılıyor. Hükümet de belirli değişiklikler yapacağına dair açıklamalarda bulundu. Çalışma Bakanı ise, “taşeronu kaldıracağız” bile dedi. Soma’nın ateşi yüksekken söylenen bu sözlerin üzerinden neredeyse iki hafta geçti ve ortada somut bir adım gözükmüyor. Tek söylenen “kadro verilmeyeceği” oldu ki, onu da Maliye Bakanı net biçimde ifade etti.

gezide_sistem_en_cok_bundan_korktu

KCK: Türkiye halkıyla Kürt halkının direnişi birleştirilmelidir

30 Mayıs 2014 / Sol Defter- Haber

AKP hükümeti Kürt halkının ve Türkiye halklarının mücadelesi sonucu siyasi olarak sıkışmıştır. Karakol yapımı ve buna karşı gelişen halkın direnişi AKP’nin Kürt karşıtı ve çözümsüzlük politikalarını teşhir etmektedir. “Çözüm süreci var” söyleminin demagojik bir yalan ve aldatma olduğu açığa çıkmaktadır. Kürt sorununda bir çözüm politikası olmadığından AKP bir siyasi çıkmazla karşı karşıya gelmiştir. Bir taraftan Türkiye halkının, diğer taraftan Kürt halkının özgür ve demokratik yaşam mücadelesi AKP’yi saldırgan kılmaktadır.

Diren Lice

Direnişin Yarını: Ortak mücadele ya da hiç – Zafer Onat

1 Temmuz 2013 / Sol Defter- Haber

Bir ayda yaşadıklarımız bize çok şey öğretti ve açık, özeleştirel biçimde tartışmayı başarabildiğimiz sürece daha çok şey öğreteceği kuşku götürmez. Örneğin sendikalar ve meslek örgütleri başta olmak üzere kastlaşmış kurumsal yapıların ne kadar atıl ve sistemle barışık olduğunu, en mücadeleci geçinenlerinin bile toplumsal mücadelenin ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak olduklarını yalın biçimde gördük.

HDK: Türkiye Seçeneksiz Değil

5 Kasım 2011 / Sol Defter

Halkların Demokratik Kongresi, işsizliğin, sefaletin, gelir dağılımında uçurumun, kadın erkek eşitsizliğinin ortadan kalktığı, diller, kimlikler, inançlar ve farklılıklar üzerindeki baskı ve ayrımcılığın olmadığı, eğitimin, sağlığın herkese parasız olduğu, çevrenin yağmalanmadığı, aydınların ve sanatçıların özgür çalışma ve üretme olanaklarına sahip olduğu bir yaşam için mücadele edenlerin birleşik hareketidir.

Halkaların Kongresini Artıları ve Eksiklikleri…

5 Kasım 2011 / İşçilerin Sesi

Birleşik Mücadele için bir kongreye ihtiyaç var ve sosyalistlerin bu kongrede bulunmasının anlamlı yanı, sadece geliştirilen ırkçı-gerici saldırılar karşısında dayanışmayla sınırlı kalmayıp, sermayeye, AKP hükümetine, burjuva devletin baskı ve inkar politikalarına karşı farklı toplumsal mücadeleleri birleştirmek, işçi sınıfıyla Kürt özgürlük mücadelesinin ortak çıkarlarını öne çıkartmaktır.

“Kıdem Tazminatı Cephe Savaşıdır” – İrfan Kaygısız

27 Ekim 2011 / Sol Defter

Toplamda iki şeyin yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Öncelikle, hükümet cephesinden yapılan ve burjuva medya eliyle yayılan bir bilgi kirliliği var. Düzenlemeler konusunda toplum genelinde meşruiyet yaratılmaya çalışılıyor. Buna karşı yaygın bir aydınlatma faaliyeti yürütülmeli. İkinci olarak ise mücadeleye hazırlık anlamında sendikalar üzerindeki baskının arttırılması gerekiyor. Aşağıdan yukarıya herkese sorumluluk yükleyen bir faaliyetle ancak örgütler harekete geçirilebilir ve mücadele programı ortaya konabilir.

Operasyonlar, Yasaklar ve Tecrit… KHK, Fon ve İşsizlik… Birleşik Mücadeleyle Önlenebilir!

9 Ekim 2011 / Seyfi Adalı

Kürt özgürlük hareketiyle işçi-emekçi hareketinin ayrı ayrı yürüyüş ve mücadele tarzının 30 yıl sonraki bilançosuna bakılırsa, iki yürüyüş yolunun kendiliğinden kesişmesi mümkün değildir. İradi olarak bu iki yürüyüş kolunu birleştirme iradesine gerek ve ihtiyaç var. İhtiyaç var çünkü AKP hükümeti ve sermaye sadece işçilere ve Kürtlere değil, insan yaşamına, en temel haklara yönelik soygun ve talan politikalarını (biraz da bu bölünmüşlük sebebiyle) hızla sürdürüyor.

19. Yüzyıl Koşulları Dayatılıyor: Birleşmek Şart

7 Eylül 2011 / Sol Defter- Haber

Hükümet yetkilileri “İşsizlik azaldı, istihdam arttı” gibi açıklamaları yapadursun, işten atılmalarda artış gözlemlendi. Son 8 aylık süre zarfına İstanbul, Ankara, Düzce, İzmir, Adana, Kocaeli ve Samsun gibi illerde yüzlerce işçi işten atılırken, haklarını arayanlara ise polis müdahalesiyle cevap verildi.

Keyfi Tutuklamalar Sürüyor! Birleşik Mücadele Gerekli!

3 Ağustos 2011 / Seyfi Adalı

Mardin’de dört Eğitim Sen üyesi tutuklandı. Eğitim emekçilerinin “suçu” ayağında terlikleriyle evinin kapısının önünde öldürülen 13 yaşındaki Uğur Kaymaz için düzenlenen yürüyüşe katılmaları. Yürüyüşe katılmayı “yasadışı örgüt propagandası yapmak” olarak yorumlayan savcılık, dört sendika üyesi öğretmeni tutuklayarak Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderdi.Temmuz ayının başında ise, Eğitim Sen Van Şube Başkanı Selami Özyaşar, önceki şube başkanı ve yöneticisi de içinde olmak üzere üç sendika üyesi öğretmen “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanmıştı.

Casper Günlüğü 63: Düğünden Panel’e… Casper İşçisi Heryerde

24 Nisan 2011 / Sol Defter- Haber

Erdinç’in düğünü saat 13.00’de Maltepe Anadolu İmam Hatip Lisesi konferans Salonunda yapılan düğününe katıldık. Düğünün enerjisiyle Eğitim Sen 6 Nolu şubede düzenlenen toplantıya katıldık.

Eğitim Sen İstanbul Şube Kongreleri: Mücadele İçin Umutlanmamızı Sağladı

20 Mart 2011 / Yunus Öztürk

Umarız geçtiğimiz dönemin özellikle de son bir yılın sendikal siyaset ve sendika içi demokrasi açısından bilançosu yapılarak, bürokratik sendikacılığa ve genel merkez destekli şube yönetimlerine baskı ve tasfiye politikalarına son verilir. Birleşik mücadelenin tabandan inşa edilmesinin önü açılarak, tabandan gelen sendikalarda yapısal değişim, grupçu vesayetin terk edilmesi yönünde devrimci adımlar atılır.

Sol Hareket Fikri Zemin Metni…Değişeceğiz Değiştireceğiz!

8 Şubat 2011 / Sol Defter- Haber

Sol hareket olarak yaşamın ve fikir dünyasının bu yeniden üretiminin bir parçasıyız.Geçmişi tüm hatalarıyla ve başarılarıyla kendi geçmişimiz olarak görüyoruz.Hata yapmaktan korkmuyoruz,örgütlenmekten ve mücadele etmekten geri kalmayacağız.
Geçmişteki ve halen yaşamakta olan klasik sol anlayışlardan farklıyız.

Durumumuz Yoktur!

28 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

Tak şak paşaların başlattığı zulüm zincirini, “artık faili meçhullerle kimse öldürülmüyor” diyen AK Parti devralmıştır. Doğrudur da bir bakıma. Gizlenen gerçek Kürtlerin artık yoksullukla öldürülüyor oluşlarıdır.
AK Parti Kürt meselesini çözemez. Siz orduyla anlaştılar da diyebilirsiniz ama sebebi iktisadidir.

KESK Şubeler Platformu Torba Yasaya Karşı Birleşik Mücadelenin İçinde Neden Yok?

25 Ocak 2011 / Yunus Öztürk

DİSK, Türk-İş Şubeler Platformu, TMMOB İKK, İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonunun içinde yer aldığı ve Torba Yasaya karşı mücadeleyi öngören bir etkinlikte KESK Şubeler Platformunun imzasının olmaması açıklanamaz. KESK İstanbul Şubeleri, yanlıştan dönerek, ortak bildiriye KESK’in imzasını koymalı ve yürüyüşe katılmalıdır.

“Güvenli Gelecek İçin Birleşik Mücadele” Kararları

25 Ocak 2011 / Sol Defter- Haber

“Güvenli gelecek için birleşik mücadele” şiarı ile bir araya gelen bileşenlerin mücadele kararlılığının ve taleplerinin kamuoyu ile paylaşılacağı ilk etkinlik 26 Ocak Çarşamba, saat 18:30’da Galatasaray’dan Taksime meşaleli yürüyüş biçiminde olacak.

Kimsenin “Kankası” Değilim

23 Ocak 2011 / Ömer Yıldız

Ben kişiye göre siyaset yapmam. Hiç tanımadığım insanlar devrimci değerler açısından doğru geliyorsa kırk yıllık dostumu “satarım”. Sol siyaset kafakol ilişkisinden çekti ne çektiyse. Ahbaplık bozdu değerlerimizi. Bir iki görüşme, üç beş toplantı sonra “yoldaş” değil “kanka” olduk. Ben kimsenin “kankası” değilim. Yoldaş diyecekseniz ve yoldaş gibi davranacaksanız varım.

Aslolan, Kürtlerin Siyasi Statüsüdür

11 Ocak 2011 / Sırrı Süreyya Önder

BDP artık siyaset yapmaya başlamıştır. ‘İnkar-isyan-bastırma’ döngüsü kırılmıştır. Asgari demokrasiye sahip her yerde rahatlıkla tartışılabilecek bir kavram ve önerme olan ‘demokratik özerklik’ projesi, bu yüzden muktedirlerin her kampında büyük bir şaşkınla karşılanmış ve hepsini hazırlıksız yakalamıştır.