podemos 2

Podemos’un tuhaf muhalefeti – Korkut Boratav

26 Haziran 2015 / Sol Defter- Haber

Podemos’un mücadelesinin hedefinde kapitalistler, finans kapital, sermaye yok; “onlar, üsttekiler, elitler, (bazen) kast” var. Peki, diğer kutup, “alttakiler, bizler” kim? İglesias meydanlardaki kalabalıklara bakıyor ve bu insanları geleneksel işçi sınıfıyla birleştiren değil, ayrıştıran özellikleri vurguluyor

yeni_safak_yazari_birkac_irgat_toplandi_iktidari_yikti_h90112_8badc

Vekiller ve ırgatlar

18 Haziran 2015 / Aziz Çelik

Meclis’in sosyal-sınıfsal profili ana hatlarıyla ortaya çıktı. Kuşkusuz çok daha ayrıntılı ve bilimsel değerlendirmeler şart ama Meclis’in sosyal-sınıfsal bileşimi kabaca meydanda. Meclis’te ırgatın, amelenin, işçinin esamesi okunmuyor. Yeni Meclis’te 100’ün üzerinde avukat ve hukukçu, 70 civarında tıp doktoru, 50’ye yakın akademisyen, 20 civarında gazeteci-yazar, 50 civarında mimar-mühendis vekil var. 30’a yakın öğretmen, 7 ilahiyatçının yer aldığı Meclis’te esnaf kökenli vekil sayısı ise sadece iki. Meclis pek elit!

ford-otosan tensikat

‘Sendikalar Sendika Olma İşlevini Yitirdiler’

11 Haziran 2015 / Zafer Aydın

Bir emek örgütü, iş yerlerinde üyesi var, o üyelerinden aidat alıyor, aidat karşılığında sözleşme imzalanıyor. Ancak tüm faaliyeti buna indirgenmiş durumda. Emeğin sorunlarını dert edinmiyor, emeğin haklarına saldırılar karşısında direniş sergilemiyorlar. Bir sosyal muhalefet odağı olarak ortaya çıkıp emekçiler için taleplerde bulunmuyorlar. Emekten ve sendikal anlayıştan o kadar uzaklaşıyorlar ki; Hak-İş Başkanı çıkıp “Asgari ücret taleplerinin ayakları yere basmalı”diyebiliyor. İnsanca yaşam için asgari ücretin artırılması için mücadele etmesi gerekenler bir konfederasyonun başkanı bunu telaffuz edebiliyor.

yabancı sermaye

Sermaye ne istediğini biliyor. Ya biz?

10 Haziran 2015 / E.Ahmet Tonak

Önce sermayenin ne istediği üzerinde duralım. İstenenin kod adı “istikrar”dır. Kastedilenin ne olduğunu kavramak ise bu kelimenin arkasına geçmeyi gerektirir.

sosyal politika

Ekonomi kimin için büyüyor? Türkiye’de servet bölüşümü adaletsizliği – K. Murat Güney

22 Mayıs 2015 / Sol Defter- Haber

Türkiye ekonomisine dair önceki değerlendirmemizde son 7 yıldır 10 bin dolar seviyesinde takılıp kalarak yerinde sayan kişi başına düşen gelire dikkat çekmiş, Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkelerin altında kalan büyüme performansını gözler önüne sermiş ve “Ekonomik Büyüme Hikâyesinde Sonun Başlangıcı mı?” diye sormuştuk. Çokça paylaşılan bu yazıya gelen yorumlarda “ekonomik büyümeden herkesin eşit bir biçimde…

Read more →

kadın isci feminizm hindistan

İşçi sınıfı feminizmi capcanlı ve ayakta, tekrar keşfedilmeye ihtiyacı yok – Dawn Foster

19 Mart 2015 / Sol Defter- Haber

Ekonomik gerileme, bazı en yoksul topluluklardaki kadınlar arasında politik bir canlanmaya yol açtı. Fakat bu kadınların hem açığa çıkardıkları deneyimler hem de yürüttükleri politik faaliyetler, çoğunlukla medyanın işçi sınıfına yönelik kötülemeleri ve tüketim-feminizminin bireyci meşgaleleriyle gözden düşürülüyor.

Deva demirtaş

HDP ve sınıf siyaseti üzerine… – Özgür Müftüoğlu

13 Şubat 2015 / Sol Defter- Haber

HDP, etnik kimlik ve inançlarla birlikte işçi sınıfının inkârına karşı geliştireceği politikalarla seçim barajını aşıp bir iktidar alternatifi haline gelerek, demokratik Türkiye’nin inşasında önemli bir rol üstlenme fırsatına sahiptir.

emegin kitabı

“Emeğin Kitabı” – Korkut Boratav

16 Ocak 2015 / Sol Defter- Haber

Emeğin Kitabı… Dört çalışkan insan, Melda Yaman, Güllistan Yarkın, Ş. Gürçağ Tuna ve Fuat Ercan, önemli, güzel bir derleme (Sosyal Araştırmalar Vakfı, 2014) oluşturmuşlar. Amaç, “Emeğe ilişkin kuramsal analizi güncel olanla birleştiren ve her iki düzlemi tarihsel açıdan ele alan” çalışmalardan bazılarını bir araya getirmek. Kitabı, “Soma’da yitirdiğimiz tüm maden işçilerine” adamışlar. Ellerine sağlık…

beyaz_yakalilar

Beyaz Yakalının Örgütlenme Performans Notu – Selin Işık/Nisan Yıldız

13 Ocak 2015 / Sol Defter- Haber

İşçi sınıfının içinde farklı pozisyonlarda ve şartlarda birçok grup var. Bunlardan biri de beyaz yakalı grubu. Beyaz yakalılar işçi olduklarını bilmemekle, statü ve kariyer düşkünü olmakla, işi ile özdeşleşmekle eleştirilir, örgütlenmeye, direnmeye davet edilir[1]. Bu yaklaşım çeşitli varsayımlar içerir; beyaz yakalının direnmediğini, beyaz yakalı işlerin kariyer getireceğini, beyaz yakalı dışındakilerin işi ile özdeşleşmediğini, özdeşleşmenin bireysel bir tercih olduğunu varsayan bu yaklaşım sorunlu ve temelsizdir. Bu varsayımların sanki işçi olduğunu bilen herkes örgütlüymüş gibi aynı zamanda işçi olduğunu öğrenince örgütlenecek bir özne düşüncesi vardır.

taşeron cinayettir

İşçinin gözünden 2014 – Can Şafak

1 Ocak 2015 / Sol Defter- Haber

2014 yılı, 13 Mayıs’ta Soma’da yaşanan toplu işçi kıyımıyla, özelleştirmenin, taşeronlaşmanın neden olduğu toplu iş cinayetiyle hatırlanacak. Yeraltında yitip giden üç yüz bir can, yerüstünde acılı anneler, babalar, eşler… “Sağlam irade”nin, sağlam koruma altındaki görüntüleri. Hayretle, inanamayarak izlediğimiz, acısını haykıran bir madenci yakınına vurduğu ya da vuramadığı sahneler. Yerde tekmelenen işçiler, işçi yakınları. Ve başka yerlerde, başka iş cinayetleri, ölümler, ölümler… Torun Center inşaatında, on işçi öldürüldü. 28 Ekim’de Karaman’ın Ermenek ilçesinde eski ocakta biriken suyun basması sonucu mahsur kalan 18 işçi öldürüldü.

Marksizm-ve-siniflar

“Marksizm ve Sınıflar” – Korkut Boratav

5 Aralık 2014 / Sol Defter- Haber

Sungur Savran, Kurtar Tanyılmaz ve E. Ahmet Tonak önemli bir kitabı yayına hazırlamışlar: Marksizm ve Sınıflar: Dünyada ve Türkiye’de Sınıflar ve Mücadeleleri… (Yordam Kitap, 2014). Kitaptaki ilginç, özgün yazıların tümünü bu köşede değerlendirmem mümkün değil. Son günlerde yaygın tartışma konusu olan orta sınıflar sorunu üzerinde kitapta yer alan bazı katkılara dikkat çekmekle yetineceğim.

yatagan-barikat

“Eskiden Sınıf İndirgemeciliği Diye Eleştirilen, Bugün Devrimci Siyasetin Kendisidir” – Başaran Aksu

30 Kasım 2014 / Sol Defter- Haber

işçi havzalarındaki fabrika ve işyerlerinde ciddi bir komiteleşme eğilimi olduğunu görüyorum. Bunun ciddiye alınması, teşvik edilmesi, büyütülmesi lazım. İş yerlerinde oluşmuş komitelerin, o havzalardaki ve o havzaların etrafındaki bölgelerin siyasetlerini belirleyebilme, yerel düzeyde belirleyebilme şansı vardır. Yani 500 tane fabrikada komitenin olduğunu düşünün; bu komitelerin yan yana geldiği zemin o bölgedeki her tür siyasi gidişata yön verir, geri çağırma hakkını da kullanabileceğin bir tabloyu çıkartır. Kendi demokrasi anlayışını sunar ve bulunduğu bölgelere kendi rengini verebilme potansiyelleri açığa çıkar.

sinif_temelli_tabakalasma_piramidi

Orta Sınıf(lar)…

9 Eylül 2014 / Selim Ergunalp

Marksizm orta sınıfın varlığını inkar etmez ama bu sınıfın, Anglo-Sakson sosyoloji okulunun veya Weberyan sosyologların ele aldıkları biçimde gelir seviyelerine ve refah yani tüketim alışkanlıklarına bağlı olarak tanımlanmasına karşıdır. Şayet diğer sınıflardan bağımsız, özgün bir “orta sınıf”tan söz edilecek ise, bu sınıfın mensuplarının kapitalist üretim ilişkileri içinde burjuvaziden ve işçi sınıfından farklı olarak hangi ilişkiler içinde olduğunu, kapitalist üretim sürecindeki rollerini irdelemek, ortaya koymak gerekir.

tekstil işçileri

“İşçileri limon gibi sıkıyorlar”

22 Ağustos 2014 / Sol Defter- Haber

Alman radyo ve televizyon kanalı Deutsche Welle’nin (DW) yaptırmış olduğu araştırma tekstilde emekçiler için tablonun ne denli ağır olduğunu ortaya koydu. Tekstil işçileri, durumun gittikçe kötü olduğundan yakınırken, Türkiye’de faaliyet gösteren Alman tekstil tekellerinin de durumu farklı değil.

yatagan-barikat-2

Türkiye işçi sınıfının kapsam, nitelik ve mücadele olanaklarına dair – Yeşim Akmeraner & Faruk Adıgüzel

21 Ağustos 2014 / Sol Defter- Haber

Bu yazı ile Türkiye işçi sınıfının kapsam, nitelik ve mücadele olanaklarını anlamak amacıyla yapılacak bir değerlendirme için gerekli olan bir takım tartışmaların sunulması hedeflenmiştir. Ampirik bulgular üzerinden daha ayrıntı bir tartışmaya özellikle girilmemiştir. Böyle bir değerlendirmeye ihtiyacımız olduğu açık olmakla birlikte kuramsal ve yöntemsel bir takım meseleler üzerinde durmadan bu çalışmaya soyunmak sağlıklı olmayacaktır.

işçi sınıfı

İşçi Sınıfını Devrimci Bir Özne Yapan Nedir? – Michael A. Lebowitz

30 Temmuz 2014 / Sol Defter- Haber

Kapitalizm işçi sınıfını değiştirdiği için artık isçi sınıfının devrimci bir özne olmadığı sonucuna varanlar, Marksizm’in alfabesini dahi anlamadıklarını ifşa etmiş oluyorlar. İsçi sınıfı mücadelesiyle kendisini devrimci bir özne kılar – bizzat kendi kendini dönüştürür.

Greif işgal

Taşeron Kapitalizm

20 Haziran 2014 / Selim Ergunalp

Güvencesizleştirme; ne son 20 – 30 yılda ortaya çıkmış bir olgudur, ne de sadece “üçüncü dünya” ülkelerinde, kapitalizmin henüz tam gelişmediği toplumlarda görülen bir olgudur. Aksine kapitalizmin doğasında olan temel eğilimlerinden biridir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; batılı sol ve sol-liberal yazında, R. Castel, M. Castells, P. Bourdieu ve G. Standing gibi sosyolog ve yazarların Prekarya kavramı çerçevesinde inceledikleri sosyal olgular Türkiye’de taşeronlaşma adı altında tartışılan olgularla aynı öze sahiptirler. ‘Prekerleşme’ güvencesiz şartlarda çalışmadır.

hindistan işçiler

Hindistan: Mesai baskısı, CEO’nun öldürülmesine yol açtı!

20 Haziran 2014 / Sol Defter- Haber

Hindistan’da çalışma saatlerinin artırılma konusunda işyeri ile anlaşma sağlayamayan 200 fabrika işçisi, CEO’yu demir çubuklar ve taşlarla döverek öldürdü, fabrika müdürünü ağır yaraladı.

Gezi Parkı ve işçiler – Kıvanç Eliaçık

4 Şubat 2014 / Sol Defter

Yer yer hareketin sözcülüğünü de üstlenen sendikalar, bugüne kadar temsil etmedikleri ve üye kaydetmedikleri işçi kesimleriyle tanıştılar.

Gündem dışı bir tartışma veya yeni sınıf keşifleri – Selim Ergunalp

2 Şubat 2014 / Sol Defter

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu buhran; sadece bir hükümet buhranı, sadece siyasal sistemin yetersizliğinin veya çürümüşlüğünün yol açtığı bir buhran değildir. Aksine çürümüşlük toplumsal sistemin tüm yapılarına; ekonomiden siyasete, kültürden eğitime ve hukuka kadar her alana yayılmıştır. Tüm kavga – gürültünün arkasında belirli toplumsal sınıf ve tabakaların çıkarları tayin edici bir rol oynamaktadır.