savas

“En müreffeh, en özgür dönem”

2 Mart 2017 / Ergin Yıldızoğlu

Ignatieff’i, Irak’ın işgali sırasındaki, “Liberal Emperyalizm” utanmazlığından anımsıyorum. Bu şahıs, önce solda başladı, 1984 Madenciler grevinde Margaret Thatcher’ın safına geçti. Kosova savaşında Tony Blair’i, Irak’ın işgalinde Bush’un katliamlarını destekledi, “Liberal Emperyalizm”in sözcüsü oldu.

radikal türkler ısid

‘Radikal Türkler’

17 Kasım 2014 / Ergin Yıldızoğlu

Geçen hafta Foreign Affaires dergisinin portalına konan “Radikal Türker” (G. Murat Tezcur, S. Çiftçi,) başlıklı makale, liberal entelijansiyada heyecan yarattı; ancak makale liberallerin bildik yanılsamalarını tekrarlamaktan öteye gidemiyordu.

‘Rejimin adı ne?’ – Ergin Yıldızoğlu

19 Şubat 2014 / Sol Defter

Önceleri demokratikleşmekte olduğumuzu düşünen kimi yazarlar şu sırada “Rejimin adı ne” diye soruyorlar. Belli ki “demokratikleşme” söylemi artık bitti, şimdi nediyeceklerini pek bilemiyorlar.

Düzen Liberalizmse Halk Teferruattır

17 Nisan 2012 / Ömer Yıldız

Özel okullar desteklenirken devlet okulları kötülenecek. Güvenlik ve sağlıkla ilgili bir takım olumsuzluklar çıkıp/çıkarılıp bunun ardından özel okulların ne kadar güvenli olduğu anlatılacak. Basında boy boy devlet okullarını kötüleyen, özel okulları öven yazılar, haberler çıkacak. Sonunda insanlar ikna olup özel okullar yaygınlaşacak.

Filozof Meddah – Sungur Savran

6 Şubat 2012 / Sol Defter

21. yüzyılın başına kadar Zizek’in Marksizm’le ilişkisi ancak ‘yararlanmak’ olarak adlandırılabilecek bir ilişkidir. Ne zaman ki, dünya çapında Marksizm tekrar canlanmaya başlamıştır, Zizek de Marksizm’e yüzünü dönmüştür. Şimdi belki de kendine Marksist diyor. Ama insan elli yaşına kadar Marksizm’e totaliteryanizmin bir biçimi olarak bakmışsa, ondan sonra ne kadar Marksist olabilir? İşte bu kadar.

En sonuncu kavgamızın adresi Orta Doğu ve ‘Dönek Kautsky’ler İttifakı

18 Eylül 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Velev ki Ahmet Altan ve benzerleri gördükleri işlev gereği ‘demokratikleşme motoru’ ilan edilsinler, bugün düşünülmesi gereken, ezilen bir halkın kendi burjuvazisine doğrultması gereken silahtır. Kürt halkı burjuvanın iyisi kötüsü olmadığını görmek ve burjuva önderlerinin ya da kitlesel temsilcilerinin değil, dağda kendisi için çarpışanların yüreklerinin sesini içinde duymalıdır. Kürt halkı ve dostu demokratik unsurlar olarak bizler, ne Kürt ne Türk ne de dünya kapitalistlerinin küçük hesaplarına kanacak kadar şerefimizi unutmuş değiliz.

AKP ve Liberaller, Kürt Sorununun Çözülmesine Engeldir

8 Kasım 2010 / Sırrı Süreyya Önder

Bu düzen, yoksulu yoksula kırdırmakla nefes alıp vermektedir. Sosyalistler kafa karışıklıklarını, Kürtler de küskünlüklerini bir tarafa koymak zorundadırlar. Çözüm ancak Kürtler ve sosyalistlerin ortak aklıyla bulunabilir.