Mehmet Eroğlu: Türkiye’deki Edebiyat Modasına Uymayacağım!

3 Ekim 2011 / Sol Defter

Fay Kırığı üçlemesini yazmaya karar verdiğimde yıl 2002’di. Etrafa baktığımızda birbirinden farklı üç fay hattıyla bölünmüş bir Türkiye görüyorduk. Bunlardan ilkini yoksul-zengin, ikincisini laik-müslüman, üçüncüsünü ise Türk-Kürt çatlağı diye adlandırmak mümkündü. Benim romanla ilgili araştırma ve planlama yaptığım dönemde İslami burjuvazinin yükselişi ve şimdiki iktidarın egemenlik çabaları henüz emekleme çağındaydı. Panaromik bir roman serisi yazma tasarısının uygulamaya dönüşme sürecinde, Anadolu ya da yeşil sermaye diye adlandırılan taşra burjuvazisinin yükselişi belirgenleşti, dini refaranslarını utangaç bir şekilde kâh kabul eden, kah reddeden hareketin iktidarıysa pekişti.

Emine: İlişkiler Dahil Her Şeyin Politik Olduğu Roman

3 Ekim 2011 / Sarphan Uzunoğlu

Fay Kırığı serisinin ikinci romanı Emine aslında serinin adını aldığı durumun ta kendisine oldukça uygun bir temayı işliyor. Fay Kırığı 1980 sonrası Türkiye’sinde yaşanan beyaz türk sermayesi-yeşil sermaye, Kürt-Türk, İslamcı-Laik ayrışmalarını teker teker işleyen bir seri. Birinci kitap olan Mehmet’te, 90’larda doğuda çatışmalara katılmış Mehmet’in etrafındaki karakterlerin trajedilerini anlatan Eroğlu, birinci kitapta meydana getirdiği kırılmalarla aslında ikinci kitabın sinyalini veriyordu.