aclik-siniri3

Siyasi rejim tartışmalarına emek merkezli bakmak (3): Neoliberal popülizm modelindeki aşınmalar ve demokrasiye dönüş olanakları – Ümit Akçay

29 Mart 2018 / Sol Defter- Haber

Otoriterliğin kökeni yapısal süreçlerde, yani birikim rejimi ve buna bağlı olarak şekillenen emek rejiminde ise, gerçek bir demokratikleşme nasıl sağlanabilir? Önümüzdeki dönemde gelişebilecek bir demokratikleşme süreci otoriterliğin kaynağı olan emek rejiminin değişmesine bağlıdır

cin-sanayi

“Çin Tutulması” (I): Neoliberal dönem biterken, rejimin yeni iktisadi model arayışları[1] – Cihan Tuğal

13 Mart 2018 / Sol Defter- Haber

Çin tutkusu, basit bir akıl tutulması değil. Türkiye önümüzdeki yıllarda ya insafsızca bir yağmaya ya da katmerlenmiş, yırtıcı bir sömürüye tutulacak

enzo

Enzo Traverso: Neoliberalizm çağımızın totalitarizmi

6 Mart 2018 / Sol Defter- Haber

Totalitarizm düşüncesi yüzyıllık ömrü boyunca, geriye dönüp bakıldığında çok çekişmeli bir hat görünümü veren farklı aşamalardan geçmiştir. Bu sözcük 1920’lerde İtalyan anti-faşistler tarafından, Mussolini’nin kurduğu siyasal rejimin monolitik niteliğini kınamak üzere türetildi. Çok geçmeden, bir “total [mutlak] devlet” inşa etme ihtiraslarını sahiplenen faşistlerin kendileri de bu sözcüğü benimsediler.

italya-antifasizm

Avrupa merkez solu neoliberalizm hoşgörüsünün bedelini mi ödüyor?

6 Mart 2018 / Sol Defter- Haber

Avrupa’nın güçlü ülkelerinde son yıllarda merkez sol partiler kan kaybı yaşarken popülist sağ siyasi hareketler güçlenmeye başladı. Bunun son örneği de İtalya.

abd israil

2017’ye girerken iki ölüm arasında

22 Aralık 2016 / Ergin Yıldızoğlu

Siyasal İslamın projeleri her yerde ölüme açılıyor. Diğer taraftan, sermayenin “kâr makinesinin”, metalaştır ve tüket ilkesi, gezegeni ve üzerinde yaşayanları bir ekolojik felaketten, iklim krizinden kurtarmak için alınması gereken önlemlere, uzun dönemli planlamaya izin vermiyor.

kapitalizm kriz

2007-2017

19 Aralık 2016 / Ergin Yıldızoğlu

“Dünyayı değiştiren 10 yıl” dersek fazla abartmış olmayız. Bu nitelemeyi yansıtan yorumlar da zaten son haftalarda sıkça medyada boy gösteriyor.

trup-avm

Trumponomics 101 – Ümit Akçay

14 Kasım 2016 / Sol Defter- Haber

Sağ popülizmlerin ekonomik reçetesi muğlak. Kapitalizm-sonrası seçenekler masada olmadığına göre, yapılabilecekler kamu harcamalarının artırılması ve kısmi ithal ikamesi ile sınırlı. Bu ise krizin biraz daha derinleşmesini beraberinde getirecek.

imf2

Finans kapitalin Türkiye karneleri – Korkut Boratav

11 Kasım 2016 / Sol Defter- Haber

4 Kasım tarihli IMF belgesinde, OHAL uygulamalarından kaynaklanan tedirginlik öğeleri de yer alıyor: “İş dünyasında güvenin yeniden inşası ve kamuda kurumsal kapasitenin sağlanması kilit öncelik taşımaktadır. Ayrıca, yatırım ortamının da iyileştirilmesi için hukuk sisteminin etkinliğinin geliştirilmesi üzerinde odaklanmak gerekir.”

kapitalizm_483782

Bir neoliberalizm eleştirisi – Korkut Boratav

3 Haziran 2016 / Sol Defter- Haber

Yazının başlığı, haklı olarak, “neoliberalizm yıllardır eleştiriliyor; söylenecek ne kaldı?” tepkisine yol açmalıdır. Ne var ki, böyle bir eleştiri IMF’den gelmişse işler değişir; haber ve tartışma konusu olur. Zira, neoliberalizmi ülkelerimize, günlük hayatlarımıza sokan, uygulatan kurumların başında IMF gelir. Kendi dergisinde (Finance and Development, Haziran 2016’da), “Ölçüsü Kaçan Neoliberalizm” başlıklı bir makale üç IMF yetkilisinin imzasıyla yayımlanınca, merak, sorgulama peşinen başlar: “Özeleştiri mi? Hangi dozda?”

küresel kriz

Çöküyor, çöküş giderek hızlanıyor

13 Ekim 2015 / Ergin Yıldızoğlu

Küreselleşmeyle oluşan ekonomik “düzen” (kriz yönetme modeli) 2007 mali krizinde sürdürülebilirliğini kaybetti. Bu küresel düzen “uzun durgunluk” içinde çökmeye başladı. Hafta sonu Lima’da yapılan IMF-Dünya Bankası toplantısının öncesinde ve sonrasında yoğunlaşan tartışmalar, yorumlar, toplantıda dile getirilen analizler, çöküşün giderek hızlandığını, daha da vahim olanı, gidişi durduracak olası önlemlerin gündeme gelemediğini, daha doğrusu ekonomileri tutsak almış mali sermayenin engeline takıldığını gösteriyordu.

kapitalizm kriz

‘Ama bize anlatılan bu değildi’

20 Ağustos 2015 / Ergin Yıldızoğlu

Son 13 ayda yükselen piyasalardan toplan 1 trilyon dolar sermaye kaçtı. Halbuki,“Yükselen piyasalar, dünya ekonomisinin geleceğine damga vuracak, onu biçimlendireceklerdi”, küresel “büyümenin yeni motoruydular”.

KURESELLESME CAGINDA BUYUME GELIR DAGILIMI VE EKONOMIK POLITIKA

Kemal Derviş’in neo-sosyal demokrasisi ve CHP (AKP)…

29 Mart 2015 / E.Ahmet Tonak

Geçtiğimiz Perşembe günü Kemal Derviş ta Ankara’ya kadar giderek Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Merkezi’nde buluştu. Tam bir gazeteciler-birlikteliğimizi-fotoğraflasınlar durumu yaratıldı. Fotoğraflar çekildi, anlamsız laflar edildi. Bu arada, Derviş’e alelacele bakanlık sözü bile verildi!

isyan 0

‘Nefes alamıyorum’: Başkaldırının farkında mısınız? – Cihan Tuğal

12 Aralık 2014 / Sol Defter- Haber

Artık tescillendi. Dünya sistemi derin bir krizde. Balık baştan kokarmış. Sistemin önderi Amerika Birleşik Devletleri ilk olarak 2011’de sallanmıştı. Şimdi ayaklanmalar yine hayatı kilitlemeye doğru gidiyor. Temmuz’dan Aralık’a radikal sokak eylemleri durulmadı. Üç yıl önceki “İşgal Et” eylemlerinde sistemin ekonomik, eşitsizlikçi boyutu ön plana çıkmıştı. Bugün siyasi boyutu dikkat çekiyor. Neresinden tutsanız, devam ettirilemeyecek bir neoliberal hegemonya yani.

kobane van'da polisi protesto

‘Sıfır mantık’

15 Ekim 2014 / Ergin Yıldızoğlu

Gerçeklik içinde kalmak istersek, AKP’nin bırakın devlet tarafından belirlenmeyi, devraldığı devleti ilk döneminden bu yana hep bir yönde dönüştürecek adımlar attığını (bizim de o sıralarda “pasif devrim” sürecinden söz ettiğimizi) hatırlatabiliriz.

orta sınıf

“Orta Gelir Tuzağı” ve Türkiye – Korkut Boratav

10 Ekim 2014 / Sol Defter- Haber

ILO, 40 ülke için, “15-29 yaş gruplarında, çalışmayan, iş aramayan, okumayan, stajda ve askerde olmayan” insanların oranını belirlemiştir. Türkiye yüzde 34,6 oranıyla ve açık farkla birincidir

Şükrü kitap

“Gezi’nin Neşesi vs. Neo-Liberalizmin Yaydığı Keder” – Gün Zileli

18 Haziran 2014 / Sol Defter- Haber

“İnsanların hayatı gibi toplumların tarihi de esasında uçsuz bucaksız bir üzüntü, keder ve elem okyanusu’nda zaman zaman yükselen anlık ‘sevinç, keyif ve neşe dalgaları’ndan ibarettir. Bu itibarla, Gezi Direnişi’nin doksan yıllık Cumhuriyet tarihimizde yaşanmış en sevinçli, en keyifli ve en neşeli kolektif ruh kabarışı olduğu rahatlıkla söylenebilir sanırım.”

Hırsızlık, paralel devletler, daha neler… – Ergin Yıldızoğlu

8 Ocak 2014 / Sol Defter

Bu “yararlı salaklara” göre, AKP hükümet olmuştu, ama henüz iktidar olamamıştı. İşte o yüzden demokratik reformlar ilerleyemiyor, Avrupa Birliği’ne giremiyorduk. Ah! Askeri vesayet kalksa, bürokrasideki Kemalist saplantılar bir temizlense, Kürt sorunu da çözülecek, Türkiye Ortadoğu’da büyük güç olacaktı. Bunlar, AKP’yi iktidar yapacak anayasa önlerine gelince de “Yetmez ama evet” sloganlarıyla desteklediler, sağın en gerici entelektüelleriyle panel paylaşmaktan çekinmediler, sonra da gidip Başbakan’ı tebrik ettiler.

Devletin Malı Deniz, AKP Yer, İhalesiz…

7 Ocak 2014 / Mustafa Sönmez

Neoliberalizm, ne kadar devleti küçültmek istese de sonuçta, mal alan, hizmet alan, altyapı yatırımları için harcayan bir devlet hep oluyor. Bu harcamalar için vergi, yetmeyince özelleştirme, yetmeyince borçlanma yine oluyor. Özet olarak, her zaman devletin hatırı sayılır harcamaları ve ondan nasiplenmek için devlete mal ve hizmet satan, devlet yatırımlarını üstlenen şirketler hep oluyor, olacak.

Yeni-Kadro’cu Aydınlık Kadroları Şimdi Nerede? – Gün Zileli

5 Ocak 2014 / Sol Defter

Yeni-Kadro’cu kesimin lideri durumunda olan Doğu Perinçek, hareketi ulusalcı-sosyalist bir mecrada sürdürdü ve tasfiye edilen eski devlete bağlı kaldığı için yeni AKP devleti tarafından müebbet hapisle “ödül”lendirildi. Yeni-Kadro’cu kadrolardan bir kısmı ise, kadroculuklarını yeni AKP devletinin saflarında sürdürdüler. Ne var ki, artık “anti-emperyalizm” çağı kapanmış ve yeni parlayan yıldız, emperyalizmin güdümündeki demokrasi olmuştu. Bu kadrolar da bu sefer anti-emperyalizmi bir yana bıraktılar ve AKP destekçisi bir “demokrasi”nin ideolojik parlatıcısı rolüne soyundular.

Depremle Korkutup Ağaoğlu’na Razı Etmek

23 Ekim 2012 / Sarphan Uzunoğlu

Felaket kapitalizminin yeni stratejisinin bu kadar proaktif olması belki de bundan. Öyle ya, İstanbul mevcut ekonomik sistemin kalbi ve buradaki fiziki yapının yıkılması, “kurtarılamayacak” bir bilgi toplumu krizi yaratır, üstelik Ağaoğlu gibi kapitalistler, “yıkılmış bir İstanbul” üzerinden yeterince kar edemezler.